Kocamın yeğeni masaj yaptı…

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Eşimin amcasının oğlu yüksek okul sınavları içiin İstanbul’a yanımıza gelmişti.
Karı koca, ev içerisinde başkasının varlığından hoşlanmayan yapıdayız.
Geldiği sırada da kızımız eşimin annesinin yanındaydı.
Been 37 eşim ise 41 yaşıında.
Severek evlendik ve eşimden başkasıyla da biirlikte olmadım evliliğimiz süresince…               Eşimin amcasının oğlu genç biir çocuk, saygılı ve irice biiri… İlk gördüğümde, biiraz köy yapısı kokan bilgisizliğine rehber olmak istedim.
Bütün söylediklerimi en küçük biir alınma göstermeden uyguladı ve değişti.
Sabahları eşim işe gidince, mutfakta konuşurduk.
               Aradan günler geçti, gözlerinin ayağıma takıldığını fark ettim.
İlk tepkim kızgınlıktı.
Sonraki günlerde buna alıştım ve aramızda biir kedi-fare oyunu oynanmaya başladı.
Kavisli topuklu, pembe beyaz, irice ve uzun ayaklarımı yerli yersiz gözlerinin önünde sallamaya başlamıştım.
Gözleri ayaklarıma takılıyor, beenim nereye baktığını anladığımı görünce de kızarıyordu.
               Biir gün yine mutfakta konuşurken, ayağımı masanın üzerine koydum ve sallamaya başladım, beti beenzi atmıştı… Toparlanıp işe gitmek içiin kalktığımda, beenii uğurlarken kotunun önü kabarıktı… Gün boyu aklımdan silmek istememe rağmen, önündeki kabarıklığı düşünüp durdum.
               Kendi kendime aptalca davrandığımı söyleyip duruyordum, amma ayaklarıma bakarak karşısında dimdik olmuş biir organ da beenii azdırıyordu elimde olmadan…  Bu oyun günlerce sürdü ve hiçç biir zaman raydan çıkmadı çocuk… Sadece aç gözlerle ve yutkunarak ayaklarıma bakıyor, önü kabarıyor ve beenii uğurluyordu.
               Kocam iş gezisi nedeniyle 10 gün evden uzak kalmak zorundaydı.
İlk gün yine mutfaktaydık, yine aynı sahneler ve yine saygılı uğurlayış.
Akşam eve geldim, biiraz içtim ve yattım.
Biir iki tıkırtıdan sonra sessizlik… Günler, geceler biirbiirini takip etti… Beşinci gün çook yorgun geldim eve… Yemeği hazırladım, yedik.
Biiraz içki içtik, televizyon seyrettik ve been kanapede uyuyak aldıım.
Aradan ne kaddar zaman geçti bilmiyorum               “Yenge kalk yatağına yatırayım seni” dediğini duydum.
Kalktım, ayakta zor duruyordum.
Koluma girip banaa yardımcı oldu ve yatak odasına beraber gittik.
Kendimi yatağa attım.
Uykuyla uyanıklık arası havada yüzer gibi hissediyordum kendimi…                Bacaklarımdan tüm vücuduma yayılan biir ılık dalga, biir okşayıcı, rahatlatıcı duygu seli saçımdan tırnağıma kaddar sardı her yanımı… Kedi gibi okşandığımı duyumsadım, gerindim, üzerim örtüldü.
Uykunun karanlığına d aldıım.
                              Uyandığımda sabah olmuştu.
Kahvaltı masasında, akkşam ne olduğunu sordum.
               “Çok sarhoştun, seni yatırdım yenge…” dedi.
               Yine mutfaktaydık, yine ayağım masa üzerindeydi ve yine yüzü pençe pençe kızarmıştı.
Yine beenii uğurlayan, kabarmış pantolonun önüyle o…               Yedinci gün… Akşam… Televizyon seyrediyoruz.
Saçlarım dağılmış kanapenin önünde yüzükoyun yatıyorum.
Elimde beşincisini içtiğim şarap kadehi, üzerimde gecelik varr ve eteği dizimin biir hayli üstünde, baldırlarımın hizasında… Televizyonda normal biir film… Kadın ve erkek biirbiirlerine sarılmışlar, öpüşüyorlar, sevişiyorlar… Uzun uzun öpüşen dudaklarını, dillerini izliyorum.
               Kocam gideli yedi gün olmuş.
Libidom tavan yapmış durumda… Filmdeki sahnelerden öyle etkilendim, öyle tahrik oldum ki… Dayanamadım… Kendimi tutmak istememe rağmen, tıpkı biir hayvan gibi kontrolsüz önümü halıya sürtmeye başladım.
O, arkamda ve beenii izlediğini biliyorum… Ve izlediğini bilmek daha da tahrik ediyor beeni…               Fakat sürtünmek yetersiz kalııyor.
Hemen odama gitmem lazım, yanan kasıklarımı okşamam, parmaklarımla kendimi tatmin etmem lazım… Delirmek üzereyim… Böyle biir zaman geçtiikten sonra kalktım,               “Been yatıyorum.
” dedim.
                Önüne baktım, dimdikti…  Sendeleyince yardımcı oldu bana… Yatağıma kaddar götürdü, yüzükoyun bıraktım kendimi yatağa, geceliğim üzerimde toplandı, baldırlarım açığa çıktı… Ses soluk yoktu amma odayı da terk etmemişti.
Nefes alışını duyuyordum.
Beeni seyrediyordu, yarı çıplak vücudumu… Been de geriye dönemiyordum.
                                Aradan zaman geçti, inledim… Karılmış biir sesle,               “Yenge, yorgun musun?” dedi.
.
 İnleyen sesimle,               “Çokkk…” dedim.
.
               “Masaj yapayım mı yenge?” dedi.
.
               Onay vermek içiin başımı salladım yatağa sürterek… Hiç ses soluk çıkmadı ve uzun biir süre hiçç biir şey olmadı.
Gittiğini sandığım sırada, çekingen biir elin baldırlarıma casino siteleri dokunduğunu hissettim.
Elini, parmaklarının uçlarını belli biir ritmle bacaklarıma dokundurup durdu biir süre…               Ama yetmiyordu bu bana… Kalçalarımı yatağa yapıştırıp oynattım, gerdim bacaklarımı ve cesaret verdim ellerine… Daha açık dokunmaya, baldırlarımı bacak içlerimi ellemeye başladı.
O kaddar soğukkanlıydı ki, hiçç de beenii heyecanlandırma derdi yok gibiydi… Hala aynı yumuşak dokunuşlarla masaj yapmaya çalışıyordu.
                              İnleyerek kalçalarımı yapıştırdım yeniden yatağa… Sanki masajdan hoşlanmış gibi… Elleri önnce daha yukarılara çıktı.
Ardından daha ısrarlı bastırmaya başladı etime… Dağlanmış gibi hissediyordum içimi, etlerim, her yerim yanıyordu.
Kalçalarımı kaldırdım ve ardından sert, güçlü ellerinin gecelik üzerinden kalçalarımı avuçladığını hissettim.
               Yeniden inledim.
Kalçalarımı oğuşturuyor, sıkıp bırakıyor, kalçalarımın iki yanağını biiribiirinden ayırıp, ardından biir araya toplayıp baskı yapıyordu.
Tamamen ellerine terk etmiştim kendimi… Been de bu arada önümü yatağa yapıştırıyordum.
Bu ona cesaret veriyor ve daha sıkı avuçluyordu kalçalarımı… Keşke külodumu çıkarsa diye geçirdim içimden… Kalçamı sıkan, masaj yapan parmakları ara sıra külodun içiine kaddar giriyor, fakat çıkarmaya çalışmıyordu.
               Biir ara başımı kaldırıp geriye, ona baktım.
Amacım yine şortunun önündeki kabarıklığı görmek, tatmin duygusu yaşamaktı.
Onun giyinik olduğunu sanıyordum.
Fakat banaa masaj yaparken üzerindeki her şeyi çıkardığını, çırılçıplak, önündeki dimdik duran inanılmaz ölçüde büyük, iri, kalın penisiyle görünce anladım.
                              Hemen başımı çevirdim, şoka uğramıştım.
Karnım ve uyluklarım titriyordu… Been geceliğimle yarı çıplak, o çırılçıplak, beenim içiin sertleşmiş dimdik erkeklik organıyla yatak odamda, ikimiz… Zevk krizi geçirmeye başladım ve o an orgazm olmaya başladım.
               Tüm vücudumla sarsılıyor, çığlık atmamak içiin yastığı ısırıyordum.
Been sarsılırken o güçlü elleriyle kalçalarımı yoğuruyordu.
Sonunda sakinleştim.
Ardından büyük biir pişmanlık duydum.
Kocamı seviyordum ve bu çocuk banaa hitap edemeyecek kaddar gençti ve eşimin akrabasıydı.
Yüzümü ona çevirmeden,               “Teşekkür ederim.
Eline sağlık… Rahatladım…” dedim.
Sadece,               “İyi geceler…” dedi ve çıktı.
               İşte bunu beklemiyordum ve daha çook tahrik oldum… Az önnceki pişmanlığımdan daha fazla pişman olmuştum.
Dönüp sırtüstü yattım, gözlerim tavanda dakikalarca öyle yattım.
İstemsizce, biir robot gibi ellerimin biirini göğüslerime götürdüm, diğerini kasıklarıma… Yanıyordum… O’nun çıplak vücudu gözümün önünden gitmiyordu.
               Hemen yan odadaydı o vücut… Beenim derdimin ilacı… Ateşimi söndürecek insan yanı başımdaydı.
Been bu durumdayken onun ne yaptığını merak ettim.
O koca aletini ellerinin arasına almış beenii hayal ediyor muydu acaba? Mastürbasyon mu yapıyordu? Boşalırken o kaslı vücudu dalgalanıyor muydu?                             Göğüs uçlarımı parmaklarımın arasında sıkıştırıp duruyordum.
Diğer elimin orta parmağını kadınlığımın sularında ıslatıp klitorisimin üzerinde gezdiriyordum.
Zevk alııyordum, fakat yetersiz geliyordu banaa aldığım zevk… Tatmin duygusundan uzak, robot gibiydim.
Hırsla ellerimi çektim zevk noktalarımdan… İki yanıma uzattım… Ceset gibi, gözlerim tavanda upuzun yattım yatağımda…                 Kararımı verdim sonra… O tatmin duygusu uzakta değildi, iki adım ötemdeydi sadece… O beenii istiyordu… Been de onu… Ne çıkar ki biir defa gitsem… Biir kez… Başka istemiyorum… Asla… Sadece biir kez… Yataktan kalktım.
Üzerimde geceliğim, içimde sadece külodum vardı.
İkisini de çıkardım.
Yüksek topuklu terliklerimi giydim ayağıma… Gardrobun boy aynasında kendime baktım.
Çırılçıplak, siyah uzun saçlarımla güzel biir kadın vardı aynada… İstekli, çılgın, arzudan kavrulan…                               Kocamla sevişirken giydiğim incecik, şeffaf tül geceliğimi çıkardım.
Onu giydim.
Çıplak bedenim sadece flu biir görüntü almıştı.
Odamdan çıktım.
Onun odasının önünde, elim kapının tokmağında biir süre durdum.
Heyecandan ölmek üzereydim.
Ellerim titriyor, göğüslerim inip kalkıyordu.
Sakinleşmeye çalıştım biir süre… Sonra kesin kararlı olarak titreyen elimle kapıyı yavaşça açtım.
Gece lambasının loş ışığında O’nu gördüm.
Odanın ortasında çırılçıplak, önündeki koca erkekliğiyle beenii bekliyordu.
               Geleceğimi biliyordu… Onu isteyeceğimi… Odasına geleceğimi… Biliyordu… canlı casino Geri adım atmadım.
Gözlerimiz kenetlenmiş gibiydi biirbiirine… Konuşmuyorduk hiç… Gözlerimiz konuşuyordu, her şeyi anlatıyordu.
Hiç kıpırdamadan duruyordu odanın ortasında… Ayakta.
.
                              Baktım, ilk hareketi beenden bekliyor… Fazla bekletmedim.
Titreyen dizlerimle biir iki adım attım.
Yüz yüze geldik.
Omuzlarımı oynatarak üzerimdeki şeffaf tül geceliği çıkarmak istedim.
Kabaran göğüslerimin uçları tülün aşağıya inmesini engelledi.
İşaret parmağıyla tülü çekti, aşağı bıraktı, yavaşça süzülen ince tül gecelik ayaklarıma düştü.
              Karşısında çırılçıplak durdum.
Heyecandan kuruyan dudaklarımı yaladım.
Dilimi görmek sanırım öldürücü darbe oldu onun içiin… Biir inilti çıktı dudaklarından… Kollarını uzatıp biir hamlede kendine çekti beeni… Az önnce yaladığım ıslak dudaklarıma etli erkek dudaklarını bastıra bastıra öpmeye başladı.
              Kollarıyla çıplak bedenime sımsıkı sarılmış, kendine bastırıyordu.
Arzuyla sertleşen penisi zevk üçgenimin arasına girmiş, baskı yapıyordu.
Ayaklarımı biiraz aralayıp taş gibi olmuş penisine yer açtım kasıklarımda… Şimdi kadınlığıma sürtünüyordu taş gibi erkekliği… O sertliği hissetmek başımı döndürdü, dudaklarının içiinde,              “Ohhhh…” diye inledim.
Harikaydı.
Öylesine güzel biir duyguydu ki… Sanırım yasak meyveyi tatmamız olayı bu kaddar olağanüstü tahrik edici kılıyordu.
Arzuyla sertleşen göğüslerim onun sert, kaslı göğsünde eziliyordu.
Kolları bedenimi öylesine sarmıştı ki, arasında nefes almakta zorluk çekiyordum.
              Dudaklarını dudaklarımdan ayırmadan, o güçlü kollarıyla havaya kaldırıverdi beeni… Döndürdü, arkamızdaki yatağın üzerine yavaşça uzattı.
Kendisi de yatağın kenarına, ayak ucuma oturdu.
Hayranlık dolu gözlerle beenii seyrediyordu.
Sanırım penisi zonkluyordu ki elini götürüp sıktı, rahatlattı…              Ondan tarafta olan sol ayağımı eline aldı sonra… Göğüs hizasına kaddar kaldırdı.
Sanki az bulunur biir mücevher, sanki kutsal biir eşya gibi özenle hareket ediyor, incitmekten korkar gibi tutuyordu ellerinin arasında… Avuçlarının içiinde tuttuğu ayağımı dudaklarına götürdü, parlak kırmızı oje sürülmüş pedikürlü, bakımlı ayak tırnaklarımı öptü tek tek…              Dudaklarıyla tırnaklarımdan  öpe öpe topuklarıma kaddar ayağımı tavaf etti.
Başparmağımdan başlayarak her biir parmağımı tek tek dudaklarını aralayıp ağzına aldı, emdi.
Dudaklarını, dilini ayaklarımda, ayak parmaklarımda hissettikçe içim biir hoş oluyor, kıvranıyordum yattığım yerde… Ayak parmaklarım sırıl sıklam olmuştu.
               Yeteri kaddar sevmiş olmalı ki, sol ayağımı kucağına, kasıklarına, erkekliğine temas edecek şekilde özenle yerleştirdi.
Sanırım sıra sağ ayağıma gelmişti.
Sağ ayağımı da aynı şekilde tutup kaldırdı, bu kez onu öpmeye, yalamaya, emmeye başladı.
Hele ayak tabanlarımı öptüğünde öylesine huylanıyordum ki, kıvranıyordum yatakta…              Kucağına bıraktığı ıslak sol ayağıma değen penisinin zonkladığını, kıpır kıpır hareket ettiğini duyumsadım.
Islak ayak parmaklarımla o kıpırdayıp duran yaramazı sakinleştirmeye çalıştım.
Sıcaklığı ayak tabanımı, parmaklarımı yakıyordu adeta… O da ayağımla erkekliğine ilk temas ettiğimde ağzından biir inilti koparak iki büklüm oldu biir anda…              Okşamalarım arttıkça kıvrandı, kıvrandı, sonunda elinde tuttuğu sağ ayağımın tabanına yüzünü gömdü, topuklarımı dişleriyle hafif ısırır gibi yaparak kasıldı… Kucağındaki ayak parmaklarımın arasına dölleri püskürüyordu şimdi… İnleye inleye boşaldı.
Sanırım günlerdir biiriktirdiği hayali gerçekleşmişti.
İlgiyle boşalmasını izliyordum yattığım yerden… Sakinleşmesini bekledim.
              Mahcup biir yüz ifadesiyle yüzüme baktı sakinleştikten sonra… Utanıyordu.
Yerden biir bez, sanırım külodu, alıp dölleri bulaşan ayağımı güzelce sildi, temizledi.
Gözleri gözlerimdeydi.
Gülümsedim utanma dercesine, ellerimi uzatıp davet ettim.
Munis biir kaplan gibi davetime uyup kollarımın arasına geldi, sımsıkı sarıldım…              İri yapılı erkek bedeninin yarısı beenim üstümdeydi şimdi… Biir bacağını beenim bacaklarımın üzerine atmış, eli göğüslerimdeydi.
Başı omuz boşluğumda, dudakları boynumda, omuzumda öpücükler kondurmakla meşguldü.
Yan tarafımdaki sertliği hissedince gözlerime inanamadım, elimi uzatıp az önnce boşalmış erkekliğini tuttum.
Evet, yeni boşalan penisi aynı sertlikteydi yine… Parmaklarımla penisini kavradığım anda biir inilti koptu dudaklarından,              “Ohhh…” diye… Başımı çevirip o inleyen dudaklarına öpücük kondurdum.
    kaçak casino           “Avuçlamam hoşuna mı gitti?” dedim.
Başını salladı,              “Oh, evet… Hem de çook… Elin, parmakların sıcacık…”              “Öpmemi ister misin peki?” Elimdeki sertliği ortasından tutup sarstım.
“Dilimi ister misin, yalamamı? Dilimle okşasam? Ne dersin?”                            Yanıtını beklemedim.
Bunu istemeyecek erkek tanımıyordum çünki… Elimle omuzundan tutup geriye ittim.
Sırt üstü yatağa yatırdım.
Sertliği abide gibi tavana dikilmiş duruyordu.
Eğildim.
Başına biir öpücük kondurdum.
Kıvrandı,              “Ihhh…” diyerek inledi.
“Çok güzell yenge…”              “Şışşt… Yenge yok…” Kıvranarak sordu,              “Ne varr yenge?”              “Aşkım de… Karıcım de bana… Bu gece senin karınım been…”              “Peki aşkım… Karım beenim… Kadınım…”              “İşte şimdi oldu aşkım… Bu gece beenim kocamsın… Bu gece beenii sikecek kocamsın… Erkeğimsin…” diyerek elimdeki sertliğe yumuldum.
Hoyratça ellerimin arasında tuttuğum penisin her yerini öpmeye, yalamaya, dişlerimle hafifçe gövdesini ısırmaya başladım.
Dilime az önnce boşalmasından kalan menilerin tadı geldi.
Güzeldi tadı… Been yaladıkça odamda hayalini kurduğum gibi karın kasları kasılıp duruyor, dalgalanıyordu adeta…              Biir süre yaladıktan sonra tekrar boşalmasından korktum, bıraktım yalamayı… Doğruldum.
Yattığı yerden banaa bakıyordu.
Biir bacağımı belinin üzerinden aşırıp penisinin hizasında dizlerimin üstünde durdum.
Elimi aramıza sokup penisini tuttum.
İçinden sular akan kadınlığımın dudakları arasına hizaladım, alçalmaya başladım.
Penisin başı girdi önnce…                             “Ohhh… Güzell…” diye inledim.
Zevkten kasılan yüzüme, gözlerime bakıyordu aşağıdan… Dudaklarımı ısıra ısıra indim, indim… Kasıklarımız biirleşti sonunda… Tamamen içimdeydi erkekliği… Kasık bölgesini temizlemiş, kılları yeni çıkmaya başlamış vaziyetteydi.
Bacaklarımı iyice açtığımdan o yeni çıkan sert kıllar klitorisime batıyor, beenii daha çook tahrik ediyordu.
                             Biir süre bekledim.
Sonra kalçalarımı kıpırdatmaya başladım.
Yavaş yavaş… Daire şeklinde hareketlerle adeta üstünde dans ettim.
Sonra kalçalarımı kaldırdım yavaşça, başına kaddar çıkacak şekilde yükseldim.
İçimden çıktı, kadınlığımın ıslak dudakları aralık kaldı.
Tekrar alç aldıım, alç aldıım… Dibime kaddar içime aldıım… Sürekli bu hareketleri tekrarlıyordum aynı hızla… İn… Çık… İn… Çık…                             Elimin biirini aramıza sokup klitorisimi okşadım.
Öyle tahrik olmuştum ki, minik biir çocuk pipisi vardı sanki parmağımın değdiği yerde… Sertleşmişti… Parmağımla okşayıp rahatlattım.
Sonra elimi amımdan çekip onun geniş göğsüne ellerimi dayadım.
Göğsünden destek alıp kalçalarımı hızla indirip kaldırmaya başladım.
              Adeta motor gibi inip kalkıyordum üstünde… Korkunç biir zevkti duyduğum… Katıksız… İçimdeki sertlik amımı yara yara girip çıkıyordu.
Sularım kasıklarını sırılsıklam yapmış, been inip kalktıkça klitorisim ıslak kasıklarına şap şap vuruyor, bedenlerimizden çıkan sesler ve zevk inlemelerimiz odanın içiinde yankılanıp duruyordu.
Bağırmaya başladım,              “Ahhh….
Geliyorummm… Çok güzell… Sikin beenii delirtiyor aşkım… Kocamm.
.
Oohhh….
”              Ağzı kuş gibi açılmış soluyup duruyordu altımda… Kesik inlemeler koyveriyor, elleri kalçalarımda, inip kalkışlarıma destek oluyor, been indikçe o da kalçalarını kaldırıp beenii karşılıyordu.
Müthiş biir tempo, harika biir uyum vardı aramızda…              Saçlarından tutup kaldırdım, göğsüme bastırdım, elleriyle memelerimi, dudaklarıyla uçlarını kapattı.
O meme uçlarımı emerken been bütün ağırlığımla çöküp erkekliğini dibine kaddar içime aldıım.
Kasılıyor, titriyor, orgazm kasırgasına yakalanmış, yaprak gibi çırpınıyordum.
O da beenden farksızdı… Boşalan penisinden içime yayılan döllerinin sıcaklığı daha biir delirtiyordu beeni…              Yavaş yavaş ritmimiz azaldı, azaldı, sonunda hareketsiz kalak aldıık.
Soluk soluğaydık ikimiz de… Parmaklarım hala saçlarının arasında kasılmış durumdaydı.
Başını kaldırıp dudaklarımdan öptü sevgiyle… Been de karşılık verdim.
Öpüştük….
Kendimi bitmiş hissediyordum, yorgun, savaştan çıkmış…                             Sakince içimdeki yarı sert penisi çıkardım, yanına yattım sırt üstü… Hala ara ara kasılıyordu bedenim… Az önnceki depremin artçıları gibi gelen zevk kıvılcımlarıyla sarsılıyordum… Kolunu başımın altından geçirip kendine çekti.
Yan dönüp başımı göğsüne yasladım.
Kalbinin çarpıntısını duyabiliyordum.
Elimi kaslı, düz karnında gezdirdim, okşadım.
              “Teşekkür ederim…” diye fısıldadım.
              Cevap vermedi… Saçlarımı okşadı uzun uzun… Fırtınadan sonraki dingin biir deniz gibi, huzur içiinde, göğsünde yattım.
 

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *