Hey şey nasıl başladı – 6 / Yoldan çıktım

Hey şey nasıl başladı – 6 / Yoldan çıktım
(Bu hikayenin kendisi, yer ve karakterler tamamen hayal ürünüdür.)

Not: Hikayenin ilk 2 kısmı konuşma ağırlıklı gidecektir. Sıkılabilirsiniz. Şimdiden uyarayım 🙂

Akşam gelen mesaj ile ortam şenleniyor

Rüya ile olan macerama yeniden döneceğim. Ama bir ara hikaye yazarak yoldan çıkış sürecimi sizlerle paylaşmak istedim.

Haziran ayının 2. haftası Rüya ile buluşmuş 3. haftanın bitmesini bekliyordum. Bu sayede biraz İstanbul dışına çıkıp az da olsa kafa dinleyebilecektim. Evde yalnız olduğumdan işten eve her gelişimde yemek yemeden bilgisayarı açıyor ve xhamster/skype girişlerini yapıp gelen giden mesaj var mı diye bakıyordum. Rüya ile yazışamıyorduk. Çünkü ailesi gelmişti. Ben ise hala rahattım ve bu rahatlığı sonuna kadar sömürebilmek için xhamsterda yeni eklenen tüm içerikleri(fotoğraf/video) olabildiğince takip etmeye çalışıyordum.

Ben insanlara yazardım ama kimse bana yazmazdı. Çünkü profil çok boştu. O dönemde hikaye de yazmıyordum. :))))

Bir akşam yine xhamster üzerinde takılırken mesaj ikonunun kızardığını ve 1 yazdığını gördüm. Yine kime yazdım, kim acaba günler sonra cevap verdi diye düşüne düşüne mesajı açtım. Açtım açmasına da ilk mesajı benim atmadığım biri yazmıştı. Noluyo amına koyayım diye düşüne düşüne mesaja çok da dikkat etmeden profile tıkladım.

55 years yazısına dikkat ettim. Zaten çok da ayrıntı yoktu. Profil fotoğrafı da af edersiniz bir sikime benzemiyordu. Sonra mesaja yeniden döndüm. Mesajı yönlendiren kişi aşağıdaki mesajı yazmıştı.

– Temsili de olsa sikinin fotoğrafı çok hoşumuza gitti.

Evde yalnızım, bastım kahkayı amına koyayım. Umarım komşular çok rahatsız olmamıştır. Yalnız hoşumuz derken? Çoğul yapma eki var la orda diye iç geçirdim. Yeniden profile doğru gittim. Ta ta ta taaaammmm.

– male and female couple.

Hahaha. 55 yaşında erkek, kadın çift. Hiç ilgimi çekmez. Mesaja geyiğine aşağıdaki cevabı yazdım.

– Teşekkür ederim. Gerçeği o boyutta ama o kadar düzgün değil. Yamuk yumuk. Keşke ben de temsili de olsa sizin fotoğraflarınızı görebilseydim. 🙂

Aradan 2 dakika geçti ya da geçmedi mesaj ile bir fotoğraf geldi. Balık etli bir hanım efendi ve biraz şişman bir abi. Bana geyik lazım. Zaman geçmiyor. Sohbete daldım.

– Fotoğraflar güzel de bana göre baya büyüksünüz abi.

Cevap gecikmeden geldi.

– Evet ama diriyiz kardeşşşş.

Al başına belayı amına koyayım. Ne güzel sessiz sakin takılıyoruz. Siz kaşındınız baba. Ben işi geyiğe vururum.

– Abi siz 18 yaşındayken ben doğmuşum. Tabi yenge senden küçük değilse. :)))))))

El cevap.

– Tecrübe yenilen yarakların bileşkesidir kardeşşşşş. Yengen tecrübe ile yoğrulmuş 35-40 yaşlarında gibi. Bakıyor kendisine.

Baktım bu böyle sürüp gidecek Skype var mı? dedim. Yaşlar büyük, kullanmıyorlardır. Adam mail adresini yazdı. Ekliyorum amına koyayım dedim. Onlar da geyik arıyorlar.

Skype ile konuşmaya başlıyoruz

Skype ekleme talebini gönderdim. Hemen kabul ettiler. Ben abiye yaşlısınız dedikçe abi ruhlarının genç olduklarından dem vuruyor. En sonunda sonsuz geyiğe son vermek için aşağıdaki yazışmaları yaptık.

Yazışmada kim kim? SP: Scarpenis Abi: Abi Yenge: Yenge 🙂

SP: Abi benden ne istiyorsunuz amına koyayım? Vicdan azabı gibi sardınız her yanımı.

Abi: Gerçekten de sikin o kadar ufak mı? Yengen sormamı istedi.

SP: Evet abi. Ufak ve üzerinde izler var. Biraz da kıllıdır.

Abi: Yengen görmek istiyormuş.

SP: Ben göstermek istemiyorum.

Abi: Yengen üzülüyor ama. 🙁

SP: Abi, sabahtan beri abi diyorum. Sen de yengen deyip duruyorsun. Kimi kime siktiricen amına koyum. Derdiniz nedir. Bulaşmayın bana.

Abi: Yengen olgunlaşmış erik gibidir. Kütür kütür. Tadından yenmez.

SP: Abi orada bir yenge olup olmadığı bile meçhul. Beni mi sikicen ne yapıcan anlamadım ki? 🙂

Çaaattttttttttttt diye tokat gibi Skype araması vurdu yüzüme. Benim kamera her zaman hem donanım olarak kapalı olur, hem de ne olur ne olmaz diye kamerayı bantlarım. Gönül rahat, açtım.

Simsiyah ve seksi bir kıyafet içinde yüzünde maske olan bir hanımefendi ile yüzünde maskesi olan şişman abimiz yanyana oturuyordu ve artık sesli olarak konuşmaya başladı.

Abi: İnandın mı kardeşşş seni sikmeyeceğime?

Yenge: O minik siki görmek istiyorum. Kamera açar mısın?

SP: …

Abi: Şoka soktun çocuğu hatun.

Şen kahkalar…

SP: Kamera açmam. Fotoğraf gönderiyorum. (Fotoğrafı gönderdim.)

Yenge: Ben bunu istiyorum.

Rüya’ya bile zar zor güvenmişim. Riskli işlere gelemem ben.

SP: Sen istiyorsun da ben istemiyorum. İn misiniz, cin misiniz? Akşam akşam katakulli. Ben gelemem öyle işe.

Bu ve benzer konuşmalar sonrasında ikna kabiliyeti çok yüksek olan Yenge sunumunu yaptı ve kendini bana satmaya devam etti, ama ben hala kıvırmaya çalışıyorum.

SP: Ben yalnızca cumartesi günleri ve yalnızca sabah saatlerinde(07.00 – 10.00 arası) müsait oluyorum. 3 saatten fazla kalmam. Deplasmana gelmem. En küçük risk kamera ile çekim, orta dereceli risk organlara elvada, en büyük risk götü kaybetmek.

Abi: Nasıl ya? Götün organlardan daha mı kıymetli? Muhahuauhauha. Ya gel oğlum. Şurada 10-15 senemiz var. Göçüp gidicez. Yengeni ilk defa bu kadar hevesli görüyorum. Keyifli vakit geçiririz.

Burun kırın sonrası ikna kabiliyeti yüksek Yenge satış kapamayı yapıp cumartesi günü deplasmana davet etti. Ulan nasıl gerginsem aşağıdaki konuşmayı yaptım.

SP: Tamam ama boş gelmem bilginiz olsun. Sonra benden korkmayın. Kamera vb şeyler istemem. Sabah erken gelirim. Karnı aç olan, karnı aç olduğu için ya da salam sucuk yediği için ağzı kokan ya da esneyen kimseyi istemem, erken yatın. Abi sen bana yavşarsan sadece Yengeyi değil senin de ağzını yüzünü sikerim. Ben tamam dediğim anda biter. Israr olursa can sıkarım. Abi ben sana çık dersem çıkarsın. Prezervatif olmadan kimseye sikimi sokmam.

Yenge: Huhahuahua. Türkan Şoray kanunları gibi kanunların var. Net adamsın. Sevdim.

Abi: Muhahuahuahua(Yalnızca kahkaha atıyor)

SP: Tanışmadık. İsimler nedir? Birinizin telefonunu ve adresi yazar mısınız?

Abi: Murat – 0XXX XXX XX XX

Yenge: Fatma. Beylikdüzü XYZ sitesi. B Blok. Kat: 6 Daire: YY. Girişte bu bilgileri verirsen sorun çıkmaz.

Gerginlik hat safhada.

SP: Tamam cumartesi sabah 06.00’dan sonra ararım sizi. Benim adım da C B. Hadi görüşürüz.

Dedim ve kapadım. Gitmeyecektim. Beni nereden bulabilirlerdi ki. Telefonları da not etmem. Kapatırım Skype ı, engellerim. Mis, temiz. Riskli oğlum.

Kendi kendime 1-2 saat konuştum ve zar zor uykuya daldım. Artık Cuma günü gelmişti. Düşüncelerden kaçamıyordum. Uzun zamandır gitmediğim bir yere gidip hem Rüya olayını unutmak, hem de bir daha olmamak üzere Tanrı’dan özür dilemeliydim. Öğlen vakti yola koyuldum. Gitmek istediğim yere 50-100 metre kalmışken şeytan bana büyük bir oyun oynadı. O gün Skype üzerinden gördüğüm yengenin tıpkı basımı önümden sallaya sallaya geçti. Gözlerimi ondan alamadım. Gidip özür dileyeceğim yeri geçtim ve bankamatiğe uğradım. Yarın sabah bineceğim taksi için para çektim ve sanırım artık hazırdım. Lanet olası şeytan.

Alarm çalıyor, uyanma vakti

Alarmım çaldı ve 05.30 gibi uyandım. Hızlıca kahvaltımı yapıp duşa girdim. Dişlerimi fırçaladım. Belki sevişirim donumu giydim ve yola revan oldum. Bindiğim taksiye Beylikdüzü XYZ sitesi dedim. Taksici yolun boş olmasında dolayı beni hızlıca ve sağ olsun az sohbet ile gideceğim yere götürdü. Güvenlikten hızlıca geçtikten sonra B Blok önünde taksiden indim. 10 katlı binaya bakarken 6. kattan Murat’ın bana baktığını gördüm. La bu adam şişman değil miydi gardaşım diye düşünürken apartmanın kapısının zııııtttttt sesi ile irildim. Kapı açılmıştı. Asansöre bindim. 6 Kata çıktım.

Daire YY’nin önüne geldiğimde kapı açıldı. Murat şişmanmış, uzaktan zayıf görünüyormuş. 🙂 Fatma üzerindeki bornoz benzeri sabahlık ile hoş geldin diye sarıldı bana. Sanırım akrabasını karşılıyor havası uyandırmak istedi diye düşündüm ama sitelerde kim kime dumduma. Kimse kimseyi siklemiyor.

İçeri girdim. Murat ile tokalaştık.

– Bu havada ellerin buz gibi heyecanlı mısın? dedi.

– Evet dedim.

Evi kesiyordum.

– Ya korkma. Herhangi bir yerde herhangi bir şey yok. Her şey senin istediğin gibi. Güven bize. Fatma bayıldı sana. Şu anda duyguları değişti mi bilmiyorum ama 3 gündür kafamı sikiyor acaba gelecek mi diye.

Fatma’ya bakarak hafifçe gülümsedim. Fatma bana bakarak;

– Evet duygularım değişti. Ben yalnızca bir cumartesi istiyordum ama keşke her cumartesi gelse diye düşünmeye başladım dedi.

Bu kadar azgınlık, daha hiçbir şey görmeden bu kadar istekli olmalarını garipsedim. Dedim ya netim ben.

– Daha hiçbir şey yapmadık. Benim performansım o kadar iyi değildir. Kelim, göbekliyim, kıllıyım, küçük sikliyim erken boşalıyorum. diyerek sayıyordum ki Fatma lafımı kesti.

– Bakışların bıçak gibi!!

Kamera şakası mı? Tuzaklarla dolu bir gün mü? Bunların derdi ne? diye diye Alı Kırgız’ın Ramiz Dayı karşısında her göt olduğunda söylediği gibi “Noluyo lan?” diye düşünürken Fatma’nın sabahlığı birden aşağı doğru iniverdi.

Murat beni şoka sokuyor

İniverdi inivermesine de benim sikim de dikiliverdi. 160 cm boyunda, 67 kg olan 55 yaşındaki bu hanımefendide ne varisli bir damar, ne sarkmış bir göbek(hafif göbek var) ne de bazı bölgeler hariç selülitli bir bacak vardı. Siyahlar içinde tombul bir kuğu gibi süzülüyordu.

Süzülerek yanıma doğru geldi ve diz çökerek bana doğru bakmaya başladı. Rüya’dan deneyimliydim ama Murat’ın bana baktığını bildiğimden biraz tedirgindim. Murat tedirginliği anlamış olacak ki – rahat ol, o senin – dedi.

Murat’tan aldığım güven duygusu ile birlikte hafifçe eğilerek Fatma’nın dudaklarına yapıştım. Bir yandan da 90 bedene yakın ve hala diri durumda olan memelerini mıncıklıyordum. Meme uçları biraz içe kaçıktı ama beni ilgilendirmezdi. Sonuçta memelerinden süt içmeyecektim. 🙂

Oturduğum tekli koltuktan kalkarak Murat’ı oturduğu iki koltuktan kaldırdım. Hiçbir şey söylemeden ve itiraz etmeden yandaki tekli koltuğa oturdu. Ayakta Fatma’ya sarıldım ve kulağına Murat biraz masumlaştı, ilk defa mı yapıyorsunuz dedim. Hayır ama biz ne zaman 3. kişiyi aramıza alsak Murat kenara çekilir ve sadece söylenilenleri yapar dedi.

Benim kafada şimşekler çakmıştı. Fatma’yı öperken Murat’a bakarak gel işareti yaptım. Yine hiçbir şey söylemeden geldi. Fatma’yı biraz kenara çekip Murat’a kemerimi çöz ve pantolonumu indir, güzelce katla ve kenara koy dedim. La adam yine bir şey demedi ve söylenileni harfiyen yerine getirdi. Artık gazı almış ve vitesi 5 takmıştım. Muhteşem Yüzyıl’daki Süleyman edasıyla elimle git derken aynı anda da çekilebilirsin dedim. :)))))

Murat’ın gözleri parlıyor ve gözlerinin içi gülüyordu. Sanırım aradığı buydu. Fatma’nın ise hem gözleri, hem de dudakları gülüyordu. Yine Fatma’nın dudaklarına yapışarak onu kendime doğru çektim. İkili koltuğun ortasına oturdum ve Fatma’yı kucağıma aldım. Dudaklarına ve memelerine yapışmıştım. Fatma’nın nefes alışverişleri değişmişti. Bir yandan ara ara gözlerimi açıyor Murat’ı kesiyordum.

Murat heyecandan ölecekti. 55 yaşındaki adama kalp krizi geçirtmek istemiyordum. Fatma’nın inanılmaz diri ama az da olsa yer çekimine boyun eğmiş memelerini emiyordum. “Murat, gel” diye komut ile Murat’ı çağırdım. Murat yanımıza geldi. Sen de soyun, izin veriyorum, dedim. Murat robot gibiydi. Yalnızca emir alıyordu. Bu durum ve benim aşırı sert tavrım Fatma’yı da çıldırtmaya başlamıştı. Tabi benim Fatma’nın memeleri ile geçirdiğim vakit de bu çıldırmada etkiliydi.

Murat soyunmuş bir sonraki söyleyeceğim şey için ağzımın içine bakıyordu. Fatma’nın memelerini sömürürken yere otur işareti yaptım ve sonra ellerimi Fatma’nın götünde birleştirdim. 55 yaşındaydı ama sıkı gibiydi. Ben Fatma ile uğraşırken Murat masum bir kedi gibi bizi izliyordu. Az da olsa sikinde hareketlenme vardı. Ama artık yaştan mı, kilodan mı, şekerden mi bilmem. Çok da sertleşmiyordu siki. Ben izin vermeden herhangi bir şey yapmaması beni daha da hareketlendirmişti.

Bir ara Murat’a yanıma otur işareti yaptım. Murat koltuğun tepesine oturabilmişti. Bizi oradan izlemesi için izin verdiğimden kendini şanslı hissediyordu. Fatma’ya ben erken boşalıyorum, daha önce de söylemiştim, beni bir tur rahatlatır mısın? dedim.

Fatma kucağımdan inerek külotu çkardı ve sikime yapıştı. Ben o sırada Murat’a bakıyordum. Fatma’yı çok dikkatli bir şekilde izliyor ve sanki sikimi Fatma değil de Murat emiyormuş gibi düşüncelerde geziyor gibiydi. Murat’a Fatma’nın göt deliğini yalaması söyledim.

Fatma beni emerken biraz pozisyon değiştirip arkasına geçen Murat’a doğru domaldı. Murat’a iyi em, oradan da sikeceğim dedim. Ben bu lafı söylerken Fatma’nın sikimi hafif ısırması biraz canımı acıtmadı değil. Fatma’nın saçlarından tutup gözlerine doğru baktım ve siktirmeyecek misin dedim. Ağzı doluydu ve gözleri ile evet dercesine işaret etti.

İkisi de zevkten kuduruyordu. Ama ben o ara bunlar ne ara slave oldular, beni ne ara master seviyesine soktular amına koyayım diye düşünüyordum. İnsan bir garip oluyor. Şimdiye kadar boşalmış olması gereken ben neden boşalmıyordum? 🙂 Boşalmayı düşünürsen boşalırsın tabi.

Fatma’nın ağzına boşalmıştım. Fatma birazını yutmuştu. Murat ise hala Fatma’nın götünü yalıyordu. Fatma götü yalandıkça hafif hafif inliyordu. Tabi bu inlemelerde benim memeleri ile oynamamın etkisi de gözardı edilemezdi. 🙂

İnsan çok garip bir yaratık. Daha 3-4 gün önce korkan ben şimdi Fatma ve Murat’a Köle İzaura(Escrava Isaura) muamelesi yapıyordum.

Fatma’ya git ağzını yıka gel istersen, geçerken Murat’ı da öp dedim. Tamam deyip kalktı ve giderken Murat’a bir öpücük kondurdu. Murat’ın kenarlarda kalan spermleri 2400 watt elektrik süpürgesi edasıyla çekmesini görmezden gelemezdim ama bu kadar sert de olmak istemiyordum. Piştt masum Murat, tadına bakmak ister misin dedim. Evet dedi. Fatma gelene kadar gel em, belki içerde sana da bir şeyler kalmıştır dedim. Gelip önümde eğildiğinde içim cız etti. Karısının yanında adama emdirecektim ve dayanamadım Fatma üzülmesin dedim. Hoşuna bile gider dedi. Ne biçim ilişkisi var bunların diye düşünürken Murat’ın kafasını sikime bastırdım. Harbiden de Murat 2400 Watt elektrik süpürgesi gibi sömürüyordu. Ağzı da büyük amına koyayım. Benim sik o ağıza iyice küçük gelmişti.

Fatma gittiği yerden bir türlü gelmemişti. Ağız yıkamak bu kadar uzun sürmez diye düşünürken siyahların gidip beyazların giyildiğini gördüm. Fatma’ya beyaz da çok yakışıyordu. Murat benim sikimi emerken Fatma gelip yanıma oturdu ve ayaklarının birini benim kucağıma, diğerini de Murat’ın sırtına doğru uzattı. Murat’ı ezmek onun da hoşuna gitmeye başlamıştı.

Kulaklarını emmek için eğildiğimde daha önce böyle davrandım mı diye sordum. Hayır, bu kadarını hiç yapmamıştım, senden cesaret aldım. Senden sonra bana ne yapar bilmiyorum ama umurumda değil, hoşuma gitti, dedi.

İşler iyice garipleşmeye başlamıştı.

55 yaşında 2 kişinin evinde, cuck-old sevdalısı bir çifti master-slave kategorisine sokabilmiştim. Az önce de söylediğim gibi bedenim oradaydı ama ruhum Ali Kırgız gibi “Noluyo laaannnn?” diye diye bir hal olmuştu.

Hikayemiz ikinci bölümünde yaşanan seks ve üçüncü bölümde yaşanan aşırı slave seks bölümü ile devam edecek. Murat’cığım, Fatma’cığım. Cumartesi günlerini sizinle daha çok sevmeye başladım. 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *