Karım Artık Başkasının

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım Artık Başkasının

Mesut benim iş arkadaşım, aynı zamanda komşumuz… Karısı Demet ve karım da çok iyi anlaşırlar, sürekli birbirimize gidip geliriz. Çok iyi görüşürüz. Demet tombul memeli, çok güzel vücuda sahip, seksi bir kadın. Karım da hemen hemen onunla aynı yapıda, yalnız biraz daha zayıfça bir kadın…

Mesut evli olmasına rağmen çok zampara, karşılaştığı her kadını seks yönünden değerlendiren, tavlamaya çalışan, sikici bakan birisidir. Onlarla birlikte olduğumuzda şakaları, cinsel imalarla dolu esprileriyle, fıkralarıyla bizi güldürür, neşelendirir.

Arkadaş olmamıza rağmen, zaman zaman karımı yer gibi baktığını ben de eşim de fark ettik. Bozuntuya vermedik ikimiz de… Ne de olsa arkadaş… Önceleri içten içe kızdık, sinirlendik, ben karımı kıskandım.

Karım da önceleri kızıyordu, köpürüyordu arkadaşımın onu dikizlemesine… Sikecek gibi bakmalarına… Ama zamanla alıştık. Önce kızmayı bıraktı. Sonra benim cinsel fantezilerime katılmaya, hayal kurmada benden ileriye gitmeye başladı. Onlar evlerine dönünce yatakta,

“Nasıl bakıyordu bana, gördün mü sen de?” diyordu karım… Artık utanıp çekinmeyi bırakmış, ikimizi de tahrik eden yatak fantezileri kurmaya başlamıştık baş başa kaldığımızda…

“Gördüm tabi de… Adam bakmakta haklı be karıcım. Nasıl da kısa giydin bu akşam… Adam bacaklarına bakmasın da ne yapsın, nerdeyse küloduna kadar açıldın otururken…” diyordum ben de… Yorganın altından sikime el atıyordu karım,

“Yine taş gibi olmuşsun. Hoşuna mı gidiyor Mesut’un karına bakması?”

“Evet, hoşuma gidiyor, tahrik oluyorum. Sen de deli oluyorsun bakışlarına, sakın inkar etme. Baksana amcığın nasıl da sulanmış…”

Bacaklarını aralayıp içine girmiş oluyorum bu aşamaya geldiğimizde…

“Mmm… Sen de Demet’e bakıyorsun ama… O koca memelerini açtıkça kadının içine düşüyorsun pezevenk herif… Ne hayaller kuruyorsun kim bilir… Sikin ondan kalkıyor senin… Mesut’un bana bakmasından değil sanki…”

“Ne yapayım aşkım… Senin memeler portakal, onun memeler karpuz gibi… Off, sikimi iki memesinin arasına soksam, gidip gelsem Demet’in memelerine boşalsam…”

“Ohhh… Belki Mesut da karpuz yemekten bıkmıştır, portakal istiyordur canı… Ne dersin aşkım? Portakal yesin mi arkadaşın?”

“Yesin canım… Mesut senin portakalları yesin, şeftalini yesin, ben de karpuz yerim. Ohhh… Siksin seni…”

“Oh aşkım… Senin yanında mı siksin?”

“Evet karıcım… Benim yanımda siksin… Siksin seni… Amına koysun senin… Ben de sizin yanınızda onun karısını sikeyim. Hep beraber sevişelim…”

Neredeyse her sevişmemizde aynı hayaller kuruluyor, her orgazmımızda arkadaşlarımızın da katkısı oluyordu. Onlarsız yatağa girmez olmuştuk karımla… Gecelerimiz, cinsel yaşantımız onlarla daha renkli bir hale gelmişti. Sanki birbirimizle sevişmiyorduk da, Mesut ve karısıyla sevişiyorduk.

Artık o beraber oturduğumuz akşam bizi tahrik eden ne yaşandıysa, neler konuşulduysa, gece yatakta o minik olayları birbirimize anlatıyorduk. Mesut’un karıma bakışını, karımın giydiği mini eteği otururken nasıl açtığını, Demet’in bluzunun dekoltesinden sütyenin dantellerini nasıl gördüğüme varıncaya kadar, birbirimizi azdırıyor, sonra da kıyasıya birbirimize dalıyorduk.

Mesut karımı dikizlerken, benim de onun karısına, özellikle karpuz memelerine her açıldığında çekinmeden baktığımı görmüyor muydu? Elbette… İkisi de görüyordu. Hatta onlarla her buluştuğumuzda daha bir açılıyordu karısının dekoltesi, bluzların yakaları nedense hiç iliklenmiyordu.

Adeta dile getirilmeyen, sözsüz bir anlaşma oluşmuştu aramızda… Sen karını ne kadar açarsan, ben de kendi karımın açılmasını sağlayayım. Sen benim karımı dikizle, ben de senin karını… İyice tahrik olalım, sikimiz kalksın, eşlerimizin amcığı sulansın, gece yatakta canlarını çıkartalım.

Derken yaz sezonu geldi. Bir akşam onlarda oturmuştuk. Bir yandan yiyip içerken, bir yandan da birbirimizin karılarını dikizleyip gece yatak odamızda kullanılacak fanteziler biriktiriyorduk Sohbet sırasında yaz mevsiminden, sıcaklardan, yıllık izinden bahsedilirken nasıl olduysa konu döndü dolaştı, yaz tatilini birlikte Kuşadası’nda geçirmeyi kararlaştırıverdik.

Bir hafta sonra hep birlikte çadırlarımızı alıp Kuşadası’na tatile gidecektik. Tatil, deniz olayına, hele hep birlikte olacağımıza çok sevinen eşlerimiz bu sürede hazırlıklarını yaptılar. Heyecanla, sabırsızlıkla gideceğimiz zamanı bekliyorduk, günler, saatler geçmiyordu bir türlü… Gece yatakta karımla sevişirken konu hep denizde neler yaşayabileceğimizdi.

“Bakıyorum, Demet’in koca memelerini bikiniyle görmeye pek heveslisin kocacım…” diyordu karım…

“Sen de Mesut’u şortla, mayoyla çıplak göreceksin işte… O da seni görecek. Etek altından amcığını dikizlicem diye yamulmasına gerek kalmayacak zamparanın… Bikiniyi biraz küçük al da rahat rahat amcığını götünü seyretsin adamcağız…”

“Off… Pezevenk kocam benim… Karısının amcığını arkadaşına seyrettiren kocam… Hadi artık, bırak konuşmayı da sik beni… İyice azdırdın konuşa konuşa…”

“Ben mi azdırdım, yoksa Mesut’un yarrağı mı azdırdı seni orospu? Şimdi yanımızda olsaydı nasıl da bayıla bayıla siktirirdin kendini…”

“Canım, senin sikin armut mu topluyor? Mesut sikerken sen de ağzıma verirsin, kıskanma işte…”

“Ohh… Amına koduğumun orospusu seni… Sen adamı laflarınla boşaltırsın ulan azgın fahişe… Siktiricem ulan seni… Mesut’a siktiricem, gör bak…”

“Siktir… Kime istersen siktir… Hadi sok şu sikini de biraz avans ver bakalım… Mesut’un siki niyetine yedir bana…”

Nihayet günü geldi. Çadırımızı ve eşyalarımızı arabalara yükleyip Kuşadası yoluna koyulduk. Akşam üzeri kamp yerine vardık. Fazla kalabalık olmayan bir yerde çadırlarımızı yanyana kurduk. Mesut’u bilmiyorum ama, çadırlarımızın bunca yakın olması birbirine değmesi ayrı bir heyecanlandırıyordu beni…

“Off…” dedi karım çadır kurulduktan sonra… “Rahat sevişemicez tatil boyunca aşkım… Baksana, dipdibe, burun buruna çadırlarımız… Sesimizi duyacaklar diye kasıcaz kendimizi…” Sımsıkı sarılıp öptüm karımı, dudaklarını ısırdım,

“Sakın… Tatile geldik karıcım. Kasmak yok, çekinmek yok… İçimizden geldiği gibi sevişeceğiz. Onlar bizi duysunlar, biz de onların sevişme seslerini… Daha iyi işte… Tahrik bombası…”

Çadırlarımızı kurduk, eşyalarımızı yerleştirdikten sonra bikinileri, şortları giyip denize girdik. Demet’i ilk kez bu kadar yakından, el kadar kumaş içinde görüyordum. Gerçekten hayalini kurduğum kadar vardı memeleri… Bikini üstü o harika şeyleri kapatmakta zorlanıyor, memelerinden gözümü ayıramıyordum. Hele bikinisinin altı, bacak arasındaki yarığının belli olduğu yer beni kudurtuyordu.

Denize girip çıkıyorduk. Bikiniler ıslanıyor, şezlonglarda yayılırken o ıslak kumaşlar içlerindeki hazineleri gizlemekte yetersiz kalıyordu. Hele Demet’in denizin soğuk suyundan sonra güneşin sıcaklığıyla şişip kabaran amcığı… Bitiyordum o görüntüye… Elimden gelse onu orada sikerdim. Orospu Demet de ona sikecek gibi baktığımı gördükçe iyice yayılıyordu.

Tabi ben karısına yan yan baktıkça Mesut un gözleri de aynı şekilde karımı sikiyordu. Karım dediğimi yapmış, bulabildiği en küçük bikiniyi giymişti üzerine… İnce bikini kumaşı karımın kurabiye gibi amcığını gizlemekten çok olmadık hayaller kurduruyordu görenlere…

Akşam olduğu için sahilden ayrılıp duşumuzu yaptıktan sonra giyindik, yemeklerimizi yedik. Çadırın önünde biralarımızı içtik. Aynı zamanda karılarımızın üzerlerine giydikleri yazlık ince kumaştan, minicik, olabildiğince kısa ve dekolte elbiselerin altında cömertçe sergiledikleri vücutlarına baka baka kuduruyorduk.

Bu durum birkaç gün boyunca hep böyle oldu. Kadınların cilveli cilveli, bakılmaktan zevk alan göz süzmeleri, biz erkeklerin sikici bakışları, kabaran ve kalkan, şortların önünden belli olan siklerimizi düzeltmeye çalışmalar…

Onca açılıp saçılmaya, birbirimizi olabildiğince tahrik etme çalışmalarımıza, denizde oyunlar oynarken birbirine sürtünen ve tahrik olan bedenlerimizin çığlıklarına rağmen bir türlü birbirimize açılamıyorduk.

Ve gece çadırımızda karımla sevişirken yan çadırdan gelen zevk inlemeleri, orgazm feryatları, Mesut’un kalın sesli boşalma böğürmeleri… Onlar bizi tahrik etti gün boyu ayarttı, biz de onları… Sabahlara kadar, yorgunluktan bitene kadar sürdü bu…

Bir gün kızlar çadırdan sıkıldıklarını söyleyerek Tusan oteline doğru gitmek istediler. Mesut gelmek istemedi, çadırda kaldı. Biz üç kişi sohbet ede ede yorulana kadar kumsalda yürüyerek gittik. Dönüşte denizin içinden gidelim dediler.

Bir ara Demet’in bana seslendiğini duydum. Denizin çok derin olmamasına rağmen bazı yerlerde dalga ve akıntıların oluşturduğu çukurlardan birine girmişti farkına varmadan… Aslında boyu geçmiyordu fakat aniden düştüğünden panik yapmış, boğuluyorum diye çırpınıyordu.

Hemen bulunduğu yere doğru koşup belinden yakaladım, kaldırıp başını su yüzeyinde tutmaya çalıştım. Bu sırada çırpınmalarından dolayı memeleri olduğu gibi dışarı çıkmış füze gibi duruyordu. Uçları deniz suyunun soğukluğundan parmak gibi kabarmış, iştah açıcı bir manzara sergiliyordu hayran gözlerime…

Bu arada sağ elimi omzundan tutup yukarı kaldırırken sol elimle de gayri ihtiyari bacak arasından tuttuğum için amını avuçlamış vaziyetteydim. Aynı anda iki güzellikle karşı karşıyaydım. Bir tarafta memeleri bir tarafta amcığı… Panik geçmiş, rahatlamıştı Demet… Kızarmış yanakları, kısık gözleriyle baktı bana… Göğüslerini örtmek için en küçük bir çaba sarf etmemişti.

“Harikasın” dedim. O da kısık bir sesle,

“Sen de öyle…” dedi.

Dudakları titriyor, öpülmek ister gibi aralanmış, beyaz dişleriyle çok seksi görünüyordu. O etli dudaklara yumulmamak, emmemek için insan üstü bir çaba sarf ettim. Kendimi zor toplayıp istemeden Demet’i bel hizasına gelen denizin içinde yere bıraktım. Başımı çevirip etrafa bakındım. Karım biraz ileride şeytanca parlayan bakışlarla bizi süzüyordu.

Oradan ayrılıp çadıra geldik. Akşam müzikli bir yere gitmeye karar verdik. Eşlerimiz hazırlandı. İkisi de bir içim su gibiydiler. Karım kısacık bir etek giymiş, üstünde geniş kollu dar bir bady. İçinde sütyen olmadığı için memelerinin uçları belli oluyordu.

Demet ise uzun, içi görünen tül gibi bir etek giymişti. Üzerine askılı bir bluz giymişti. Onun da içinde sütyen yoktu. Memelerinin yarısı ortadaydı. Bu gece bir şeyler olacağa benziyordu.

Canlı müzik çalan güzel bir restorana gittik. Bir yer bulup oturduk. İçeceklerimizi ve yiyeceklerimizi söyledikten sonra gırgır şamata derken zaman epey geçmişti. Bizim de kafalarımız bayağı iyi olmuştu. Birbirimize espriler ve şakalar yapıp eğleniyorduk. Piyanist romantik slow şarkıları çalıp söylemeye başlayınca eşlerimizi alarak piste çıktık.

Her zaman olduğu gibi dans ederken bile gözlerim Demet’in üzerindeydi. Denizde yaşadığımız olay geliyordu aklıma, o güzel memeleri çıplak görmüştüm, amını avuçlamıştım. Hatırladıkça sikim kalkıyor, sertleşiyordu. Karım da fark etti sertliği, karnını iyice bastırarak kulağıma,

“Ne oldu yine? Sikin taş gibi herkesin içinde…” diye fısıldadı.

“Sorma aşkım…” dedim. “Gündüz denizin içinde Demet’e sarılışım geldi aklıma, acayip tahrik oldum.” Gülerek kulak mememi ısırdı,

“Hain pezevenk… Hiç benim karımın canı yok mu, o ne yapar diye düşünmüyorsun. Ben de onun kocasına asılayım bari, belki bu gece ben de Mesut’u koparırım…”

Artık karım da benimle dans ederken yanımızdakilere laf atıyor, Mesut’la şakalaşıyordu. Aleni flört ediyordu adamla, hem de bizim yanımızda… Sanki yaptıkları yetmezmiş gibi, yeni bir şarkıya geçildiğinde Mesut’a,

“Hadi kanka, eşleri değiştirelim, hareket gelsin biraz…” demez mi?

Mesut piçi de bu teklif karşısında balıklamasına atladı. Ben Demet’le, karım da Mesut’la dans etmeye başladık. Şarkı slow olduğu için birbirimize iyice sarılmaya başladık. Demet alev alev yanıyordu kollarımın arasında… Benim alet yavaş yavaş dikildi. Dekolte giysilerinin içinde yarı çıplak bir yılan gibi kıvrılıyordu bedeni müziğin nağmeleriyle…

Esk**en olsa kendimi geriye çeker, çaktırmamaya çalışırdım. Artık umursamıyordum. Utanmazca kendime çekiyor, sertliği ona hissettirmeye çalışıyordum tam aksine… Sertleşen aletim Demet’in kasıklarına değdikçe bana daha sıkı sarılmaya başladı. Bir ara tüm cesaretimi topladım, kulağına eğilip,

“Off… Demet… Bugün memelerin bir harikaydı.” dedim.

“Madem harikaydı, keşke yeseydin onları…” diyerek ellerini boynuma doladı. O harikalar benim göğsümde eziliyordu şimdi… Özellikle bastırıyor, büyüklüklerine rağmen ne kadar sert olduklarını bana hissettirmeye çalışıyordu sanki…

Karımla Mesut da aynı durumdalardı. Aralarından ne su, ne ışık sızabilirdi, o derece yapışmışlardı bedenleri… Daha fazla dayanamayacaktım. Kollarımın arasında sımsıkı kucakladığım kadınla bir an önce sevişmeliydim. Tadına bakmalıydım. Göğsümde ezilen memelerini avuçlayıp uçlarını emmeliydim. Kısacası bir an önce sikmek istiyordum onu…

Bizimkilere seslendim, dikey sevişme yapmayı bırakıp toparlandılar. Hesabı ödedikten sonra yürüyerek yola koyulduk. Eşimle Mesut yarım kalan sohbetlerine deyam ederek konuşa konuşa önden yürüdüler. Biz de arkalarından…

Arkada kaldığımızdan bizi görmediklerini düşünerek Demet’in elini tuttum. Heyecandan ölecek gibiydim. Başını çevirip dumanlı gözlerle bana baktı, sonra tekrar önüne çevirdi başını… İtiraz yoktu. On adım önümüzde karım ve arkadaşım yürürlerken, biz de geride onun karısının elini tutmuş, el ele aşıklar gibi yürüyorduk.

Sokak lambaları azalan yolda sadece mehtabın ışığında asfaltta yürüyorduk. Yol kenarlarında ağaçlar, gölgeler, karanlıklar… O karanlık yerlere geldiğimizde önümüzde giden Mesut’un bizden çekinmeksizin karıma sarıldığını, boynunu öptüğünü gördük. Hatta bir ara durup sarıldı, dudaklarına yumuldu karımın…

“Bizimkiler çadırı beklemeyecekler galiba…” diye fısıldadım yanımdaki Demet’e…

“Evet, öyle görünüyor.” dedi Demet de aynı tonda… “Aslında biz neyi bekliyoruz, onu merak ediyorum.” dedi kollarımın arasına girip bana sarılırken…

“Oh, Demet..” dedim. Hırsla kendime çekip kasıklarıma bastırdım, sikimin ne kadar sertleştiğini ona belli ettim. Dudakları aralandı, başını yukarıya kaldırdı.

“Öp beni…” diye fısıldadı. Öpüştük.

Okşamaya başladım. İncecik eteğinin üstünden kalçalarını okşarken parmaklarımın altında külot olmadığını hissettim. Dudaklarımız birbirini somururken eteğini yukarı toplayarak elimi bacaklarının arasına soktum. Kadınlığı sırılsıklamdı.

“Islanmışsın” dedim dudaklarını yerken…

“Evet canım… Çok ıslandım hem de… Seni deli gibi istiyorum, biliyor musun?”

Sevişe sevişe çadırlara kadar geldik. Bunun üstüne bira içilirdi artık. Çadırın önünde sandalyelerimize oturup epey bira içtik. Bu sırada Demet’i seyrettikçe sertleşen sikim artık zonklamaya başlamıştı. Mesut da benden farksız durumdaydı. Gözünü ayırmadan eşimi dikizliyor, sertleştiği açıkça görünenen sikini ovuşturuyordu.

Karım ve Demet tuvalet ihtiyacı için kalktılar, kampingin tuvaletlerine yöneldiler. Biz de Mesut’la ikimiz oturduk. Önce bir sessizlik oldu. Sonra Mesut söze başladı,

“Kanka… Ben…” Ne söyleyeceğini bilemez gibi durdu. Devamı gelmeyince ben konuştum gülümsemeye çalışarak,

“Karımla öpüştünüz kanka…” dedim. “Bunu mu söyleyecektin?”

“Şeyy… Evet… Kızmadın değil mi?”

“Kızmadım kardeşim… Tam aksine… Sen karımı öperken ben de arkada senin güzel karını öptüm. Sen bana kızdın mı?”

“Yoo… Ben de kızmadım. Peki şimdi ne olacak kanka? Ne yapacağız?”

“Bilmiyorum ama…” İkimiz de sustuk. Bir eşik kalmıştı aşılacak. Bir söz, bir hareket o eşiği aşmamızı sağlayacaktı. Başımı kaldırıp baktım, gözlerini kaçırdı. Ayağıyla yerde kum zeminde çizgiler çiziyordu. Anlaşılan iş bana düşüyordu.

“Baksana Mesut… Öpüşmekle kalacak mıyız? Sen karımla ileri gitmek istemez miydin?”

“Off… Hem de nasıl isterdim kardeşim.” Yüzüme baktı, cesareti artmış gibiydi. Sonunda söyledi, “Senin karına hastayım ben…”

Oh… Sonunda… Ben de içimi dökmeye başladım karşılık olarak…

“Ben de Demet’e hastayım Mesut. O koca memeleri bitiriyor beni… Yatakta karımla sevişirken Demet’le sevişiyorum her gece…”

“Ben de senin karının portakallarına hastayım. Güzel, uzun bacaklarına…”

“Hassiktir… Mesut, biliyor musun, karımla fantezi yapıyoruz hep sevişirken… Ben senin karını becerirken, karım da seninle sevişiyor. Kanka… Karım da seni istiyor aslında…”

“Biliyorum. Karının öyle seksi bir bakışı var ki bana, iliklerimi eritiyor. Kanka, karınla sevişmek istiyorum, hem de çok fena istiyorum. Baksana şu yarak nasıl kalktı, sızlamaya başladı lan…”

“Ne dersin Mesut? Bu gece bitirelim bu işi…”

“Tamam lan… Canıma yetti artık… Bu gece bitirelim bu işi, ne dersin? Sen benimkini al çadıra, ben seninkini…”

“Tamam kanka… Bu gece ne olacaksa olsun artık… Dayanacak gücüm kalmadı benim de… Yalnız, bizim hayalimizde dördümüz birlikte oluyoruz hep… Aynı çadırda kalsak? Birbirimizi göre göre destek çıksak?”

Anlaştık. Elini uzattı, tokalaştık. Sanki arabaları değişiyoruz Mesut’la… Doğal bir şeymiş gibi… Az sonra bizimkiler geldi el ele, gülüşe gülüşe… Ben durumu ve erkekler olarak aldığımız kararı bildirdim,

“Kızlar, biz Mesut’la konuşup anlaştık. Bu gece bizim çadırda kalıyoruz.”

Yüzlerine baktım. Önce hayretle açılan gözleri parlamaya başladı. Birbirlerine baktılar,

“Tamam…” dedi karım. Onlar da anlaşmıştı. “Biz önce girip yatakları hazırlayalım, bize beş dakika izin verin…”

İçeriye girdiler. Kıkırdamalarını duyuyorduk dışarıdan… Bir süre sonra sesleri kesildi. Biz iki erkek kalkıp içeri girdiğimizde gördüğümüz manzara karşısında afalladık. İkisi de çırılçıplak vaziyette, yer yataklarının üzerine uzanmış, bizi bekliyordu.

Ben hiç sorup sorgulamadan direkt olarak Demet’e yöneldim. Mesut da karıma… Bir çırpıda üstümdekileri çıkardıktan sonra Demet’in dudaklarına yapıştım Bir elimle memelerini yoğururken diğer elimle de üçgenini avuçluyordum.

Karım ise çoktan Mesut’un erkekliğini ağzına almış, yalıyor, sert aleti boğazına kadar sokuyordu. Mesut da dilini karımın amına sokuyordu. Ben sırt üstü yattım Demet üstüme çıktı artık sızlayan penisimi ağzına aldı, ıslanan kadınlığını da benim ağzıma verdi.

Manzara çıldırtıcıydı. Bir yanda karım ve Mesut’un zevk inlemeleri, çığlıkları, bir yanda aylardır sevişme hayalleri kurduğum Demet’in kollarımın arasında şehvetle kıvranması….

Bu heyecan içinde daha fazla dayanamadım. Demet’in ağzına boşalırken Demet de benim ağzıma boşaldı. Ama penisim sertliğinden hiç bir şey kaybetmedi. Yerimden doğruldum. Demet’i domaltıp az önce boşalan sırılsıklam vajinasına köklediğimde karım Mesut’un üstünde bağıra bağıra boşalıyordu.

Demet’in memelerinden tutmuş, sert hareketlerle arkasından amına pompalarken karım ve Mesut boşaldılar. Küçük çadırın içi seksi şapırtılardan, zevk feryatlarından geçilmiyordu. Mesut’un penisi de sertliğinden kaybetmemişti. Kısa sürede karımın öpücükleriyle, yalamalarıyla eski halini almış durumdaydı.

Şimdi o da karımın arkasına geçmiş götünü delmeye çalışıyordu. Karımı hiç götten sikmediğim için karım çok acı çekiyordu. Arkadaşım karımı bağırta bağırta götünden sikerken ben de sikimi amından çıkarıp Demet’in götüne kökledim.

Amının sularında ıslanıp kayganlaşan sikim arka deliğinde gidip gelirken öyle zevk alıyordu ki boşalmamak mümkün değildi. Sonunda haykıra haykıra belimde kalan bütün dölümü götünün içine boşalttım. Bacak arasından döllerim aşağı doğru akarken Demet götünü sıkıp gevşetiyordu.

O gece çadırın içinde iki erkek iki kadın, sabaha kadar denemediğimiz pozisyon, yapmadığımız seks varvasyonu kalmadı. İkişerli, üçlü, dörtlü… Aklımıza ne gelirse, canımız ne isterse…

Tatil boyunca aynı şekilde devam ettik. Tabi, tatil sonrası da… Karım artık benden çok, başkasının malı oldu.

Akşamları iş çıkışı karım onlara gidiyor. Bana sormadan hem de… Az sonra, o gece şanslıysam eğer, Demet kapıyı çalıyor. Ben Mesut’un karısıyla sevişirken, Mesut da benim karımı sikiyor.

Ama genelde dörtlü yapıyoruz, bizim ikiz yatakta, çadırdaki seks gecemizi canlandırmaya çalışıyoruz.

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bakire Sevgilimle, Arkadaşı Salondayken…

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bakire Sevgilimle, Arkadaşı Salondayken…

Tüm çocukluğunu beraber geçirmiş, 5 kişilik arkadaş grubunun hepimiz iyi-kötü bir yerlerde yaşama adım atmıştık. Ben ve birimiz daha o hafta içerisinde birliklerimize teslim olacaktık. Kısacası uzun bir ayrılıktan önce son buluşmamızdı. Taksimde, cebinde eğlensin çocuklar diye harçlığı bol tutulmuş 5 sapı kabul edecek bir yerde oturup içtik. Mekandan ayrılmış çakır keyif 5 çok iyi arkadaş İstiklal’de amaçsız sohbet edip yürüyorduk.

Telefonun çalışı şaşırtıcı olmadı benim için. Kız sevgilisini başka şehre 6 aylığına gönderiyor olmanın üzüntüsünü yaşıyor, yetmiyormuş gibi tüm gece aramalarına kısa cevaplar alıyordu. Açtım.
– “Nerdesin?” dedi.
-“Hala Taksim’deyim” dedim.
-“Neresinde?” dedi.
Dayanamayıp, her güzel kızın yanında olan çirkin kankasını alıp gelmişti. Önce kızdım, sonra neden geldiğini anlamaya çalıştım.

Arkadaşlarla vedalaştık, yine görüşüp buluşacaktık, öyle anlaştık, ayrıldık. Otobüs duraklarında beklemesini söylemiştim, yanına gittim. Açık mavi kotu, kısa boyu, yuvarlak ve çıkık kalçası, kahverengi boyalı saçları ve esmer teniyle sevdiğim kız karşımdaydı. Yanında etine dolgun, sivilceli suratıyla arkadaşı vardı ve sevdiğimi olduğundan da güzel gösteriyordu. Sarıldık, ağladı, konuştuk. Saat on biri geçiyordu. Otobüs seferleri bittiği için sarı dolmuşlara bindirip evine gönderdim. Ama konuşma sırasında “Evdekiler bekler.”, “Evdekiler bu saatte bir şey demeyecek mi?”, “Nasıl geldin?” gibi soru ve telkinlerime dayanamayıp “Annemler düğün için köye gitti.” demişti. Bir şeylerin kafanıza sonradan dank ettiği olmuştur. Kız bindi, gitti. Sigara yaktım. Bizim eve giden otobüslerin seferi on iki buçuğa kadar devam ediyordu. Ve onların evi boştu.

Kızla evleneceğim. Çok seviyorum. O istemez böyle bir şey ama istese de yapmamam gerekir.
-“Evleneceksin oğlum kızla.”.
Kendi kendime kurarken, telefon yine çaldı.
“Özledim.”, “Gideceksin.”, “Görüşemeyeceğiz.”.
“Tamam.” dedim “Geliyorum.”.

On beş dakika olmuştu o gideli. Onun bindiği dolmuştan sonra kalkacak dolmuş önümde duruyordu hala. Bindim, parayı verdim. Yol boyunca mesajlaştık. İndiğimde durakta bekliyorlardı zaten. Ev durağa on dakika yürüme mesafesindeydi. Evin önüne vardığımızda arkadaşıyla ben aşağıda kaldık, o önden girdi. Bir dakika geçmeden aradı, yukarı çıktık.

Önce bir kahve seansı, havadan sudan muhabbet. Arkadaşının verdiği rahatsızlığı umursamayışımız. Kucağıma oturması, öpüşmeye başlamamız. Hepsi kahveler bittikten sonra beş dakika içinde olmuştu. Kafam güzel değil ama çakır keyiftim. Sevdiğim kadın kucağımda, ellerim kalçalarında dudaklarımız emişmekte. Bizi izleyen bir çift kıskanç göz. Arkadaşı rahatsız oldukça ben daha rahatsız oluyordum. Kafası güzel olan ben iken, rahat davranan nasıl o oluyordu anlamıyordum. Anlamam için çok beklememe gerek yokmuş.

Arkadaşı dudaklarımızdan çıkan öpücük seslerinin arasına girip ben artık gideyim diyebildi. Bir “Saçamala bu saatte.” “Nasıl?” “Nereye?” “Neyle?” muhabbetinden sonra benimkinin odasına geçmeye karar verdik. Direkt yatağa yan yana uzandık ki, başka bir oturma ve yatma mobilyası yoktu zaten odada. Uzun öpüşmeleri oldum olası sevmişimdir ama sonrası olmayacağını düşündüğümden midir nedir, hayatımın en uzun ön sevişmesini yaşadık. Arkadaşı iki kere odaya gelip “Kahve ister misiniz?” ve “Ben gitsem mi ya?” diye meraklı gözlerle böldüğüne göre epey uzun sürmüştü.

Yatakta sırtüstü uzanmış, onu üzerime almıştım. Kalçası tam kasıklarımın üzerinde, vajinası penisime denk gelecek şekilde öne eğilmişti. Sutyenle göğüslerine ulaşmak çok konforsuz olduğundan kopçasını açtım. Oldum olası bu mereti tek elle ve hızlı açarım. Bir yıldır sevgilimdi ve göğüslerine ilk defa çıplak ellerimle dokunuyordum. Ben kopçayı açınca, askıları çözüp tişörtün altından çekip, kenara fırlattı sutyeni. Şimdi küçücük göğüslerini ve göğüslerine oranla anormal derecede büyük göğüs başlarını okşuyordum. Kalçası kasıklarımda gidip geliyor fakat ikimizde de hala kot olduğundan pek bir şey anlamıyordum. Bir elim kalçasında, diğer elim göğsünde öpüşmeye devam ettik.

Yatakta doğruldum, üzerimdeki kazağı içindeki atletle beraber çıkardım, sutyeninin üzerine fırlattım. Daha önce vücudumun bu bölümünü hiç görmemişti. Kısa süre inceledi. Dikkati göğüs kafesimdeyken pantolonunun düğmelerine elimi attım, elimi tuttu ama faydasızdı. Parmağımı kemer askısına takıp pantolonunu o pozisyonda çıkmayacağını bile bile aşağı çekeledim. Poposunu olabildiğince açmak istiyordum. Direndi ama ellerini tutup kafi derecede sıyırdım pantolonunu.

Elimi attığımda tipik iç çamaşırı beklerken tenine dokunmuştum. Benim masum sevgilim g-string tercih etmişti. Parmaklarımı olabildiğince yarığa uzatmaya çalışıyordum, o da bileğimi tutmuş olabildiğince deliklerinden uzak tutmaya çalışıyordu. Bir süre güreştikten sonra kolu yoruldu ve orta parmağım vücudunun daha önce hiç ellenmemiş en küçük ama en tatlı deliğine ulaştı. İçine sokmuyor ama okşuyordum. Daha aşağılara inmeye çalıştıkça kendini geri çekiyordu.

Bir hışımla kucağımda alıp önce yanıma sonra altıma yatırdım. Tişörtünü boğazına kadar sıyırıp, dikleşmekten burnuna değecek göğüs uçlarından birini ağzıma aldım ama aklım daha aşağılardaydı. Elim pantolonunun içerisinde g-stringini kaydırıp vajinasına ulaşmaya, onun eli de buna engel olmaya çalışıyordu. Diğer elime ulaşamadan kotunun bir tarafını sıyırdım, daha sonra diğer yanını. Benim sıyırdığım yanları çekmeye uğraşıyordu ama nafile. Pantolonu dizlerini üzerine kadar sıyrılmış, bacaklarının arasında bedenim olduğundan kapayamayacak durumdaydı. G-stringi güreş esnasında epey sünmüştü.

Ben pantolonumun düğmelerini çoktan açmıştım. Penisim pantolonun fermuar bölümünde boxerımı germiş, çadırını kurmuştu. Artık aramızdaki tek engel sünmüş bir g-stringti. Ve kenarları ipli olan modellerdendi. Derdim aslında koparmak değildi ama iki el farklı yönde iki üç tarafa çekince kopuverdi.

Bu gece buraya gelirken planım bu değildi. En azından bu noktaya gelmesini planlamamıştım. Daha ötesini hayal dahi ettiğimi hatırlamıyorum. E o zaman hayatımın aşkı kararı vermiş, şimdi tekrar gözden geçiriyordu. Kızların istediği halde zora koşması evrensel bir kural zaten. Yine de ondan sonra yaşadığım deneyimlerle karşılaştırırsak zor da olmamıştı.

Biraz debelense de kotu da g-stringi de çıkmış, yeni traş edilmiş, şişkin dudaklı, deliği henüz görünmeyen esmer şeftalisi loş ışıkta parlıyordu. Çok fazla incelememem için beni üzerine çekiyor öpmeye çalışıyordu. Benim aklım kotumu çıkarmaktaydı. Bir yandan boxerın üzerinden penisimi vajinasına sürtüyor, bir yandan kotumu bacaklarımdan sıyırıyordum.

Kotu çıkardım. Dilimi boynundan göğüslerine kaydırdım. Oradan göbeğine, oradan daha aşağılara. Elleri kafamı itiyor, çekiyor , sırtımı tırmalıyordu. Bacak arasına indiğimi anladığında birden beni göğsüne çekti. Artık hazırdı. Boxerımı sıyırdım, elini tutup penisime götürdüm. Dokunduğu anda çekti. Bir daha götürdüm. Tuttu ve tuttuğu haliyle duruyordu. Gereğinden fazla sıkıyor ve hiç hareket ettirmiyordu. Elinin dolu olmasından istifade edip parmaklarımla deliğini arıyordum. Vajinası vıcık vıcıktı.

Penisle ne yapması gerektiğini anlatmak için elini aşağı yukarı kaydırdım. Uzun süredir hiç konuşmamıştık. Büyüyü bozmadım sadece göstermekle yetindim. Bir süre gösterdiğimi yapmaya çalıştı. Ya çok sıkıyor ya az dokunuyordu. Zaten aklım daha keyifli bir organındaydı. Bacaklarının arasına iyice yerleştim, bacaklarını belime doladım. Penisimin başını rastgele bastırdım vajinasına. Suyu ıslatmıştı ama yine de dardı. Aşağı yukarı sürttüm bir süre. Hoşuna gittiği belliydi ama bacakları hala kaskatı belimi sıkıyordu. Henüz deliği kapalı idi, açıkçası tecrübemde o kadar değildi o zamanlar deliği arıyordum penisimle. Bu zamana kadar aceleci olmadım hiç. Bir süre penisimin başını tutup sürttüm vajinasına. Altlardaydı delik biliyorum, penisimin başı oralarda bir yere yerleşiyordu ama girebileceği bir kuytuluk değildi.

Sürtmekten vazgeçip iteklemeye başladım, rastgele. Ve oldu. Oralarda sıcak, kaygan, sıkı bir yer buldu sonunda. Yavaş yavaş ittirip çekiyordum, başı bile henüz yerleşmemişti. Ama iniltiler çıkarıyordu sevdiğim derinden sessiz. Kayganlaşmaya başladı önce sonra başı girdi. Dedim ya aceleci değildim ama azmışlığın tanımıydım o an. Biraz daha girdi, çektim. Bir sonraki iteklememde biraz daha, biraz daha, biraz daha…

Tamamı içindeydi. Sapına kadar, taşaklarım ezilene kadar bastırdım. Üzerine yattım. Üst dudağını dudaklarımın arasına aldım. Dilimi önce diline sonra damağına değdirdim. Emebildiğim kadar çok emdim dudaklarını. Gidip gelmeden önce onu ne kadar sevdiğimi anlattım belki de.

Hafif geri çekildim. Tekrar girdim. Yavaş fakat ritimliydim. Yanaklarımı tuttu, dudaklarını yanaştırdı. Öpmeye başladığında tamamını çıkarıp, sert soktum. Git gele başladım, inlemeye başladı. Dudaklarım dudaklarında olmasa bağıracaktı ama sadece inliyordu. Aklımda tek soru, çıkarıp bakamıyorum, anın büyüsünü bozamam ama merak konsantrasyonumu etkiliyordu. “Kan geldi mi acaba?”

Sokak lambası perdeye rağmen aydınlatıyordu yatağı, kapı tarafı gece lambasıyla aydınlıktı zaten. Bir fırsat olsa, baksam göreceğim ama yok. Kollarımı yatağa yasladım kendimi geri çektim, pompalamaya devam ederken boynumu büküp baktım, karanlıktı ama penisimin üstünde tenimden daha koyu bir lekeyi görüyordum. Sevgilim bakireydi ve ben onun ilk erkeğiydim. Daha da hızlandım, çığlığını bastıracak dudaklarımda yoktu. Zevkle, acı karışımı inliyordu.

Kapıyı tıkladı. Sevgilimin ismini söyledi. Arkadaşının evde olduğunu unutmuştum, he o an hangi evde hangi semtte olduğumu bile unutmuştum ya. İstifimi bile bozmadım. Sevgilim inlemeyi kesti ama cevap vermeye fırsat kalmadı. Amına koydumunun ayısı açtı kapıyı, soktu kafasını. Misyoner pozisyonundaydık, kapı sırtma bakıyordu. Görmemesi gereken sikim, taşaklarım, sevgilimin vajinası ,ona girişim, kan… Dikkatli baktıysa hepsini görmüştür. Birden ikimizde ona doğru baktık.
-“Napıyosunuz?”
-“Hamd olsun. Sende ne var ne yok.”
Allahın malı. Kız arkdaşım insaflı çıktı da, “Görmüyor musun? Çıksana.” diye aklını başına getirdi. Çıktı. Ama ortamın içine sıçtı işte. Kaktık, toparlandık. Hala kanıyor mu ona baktık. Yataktaki kana baktık. Sonra penisime bulaşmış olanı sildik. Yataktaki kanla uğraştı ama tam çıkaramadı. Umursamadım da, yıkardı ne de olsa.
Salona geçtiğimizde teşekkürü bir puanla kaçırmış memur çocuğu sıfatıyla karşıladı bizi. Neler olup bittiğini biliyordu ama soruları teyit etmek için soruyordu. “Neden?”, “Nasıl?”. Bi sigara içimlik vakitte öğreneceğini öğrendi, fakat ben henüz boşalmadığımdan aklım oradaydı. Arkadaşı bile güzel görünüyordu gözüme, en azından devasa memeleri. Sigaraları bitirdik, içeri geçeceğimizi söyledik. Daha odanın kapısına vardık ki peşimizden geldi.
– “İçeride sıkıldım, bende görmek istiyorum” dedi.
– “Neyi görceksin?” bile demedik.

Odaya girip yatağa uzandık. Arkadaşı yatağın karşısındaki duvara yaslanıp yere oturdu. Kotlarımızı ve üstlerimizi giymiştik içeri geçerken ama içlerinde çamaşır yoktu. Zaten benimki çıktığım andan beri inmemişti. Önce onun üzerini çıkardım.Sonra kendiminkiyi. Sonra kotlar. İkimizde arkadaşına bakmıyor hatta o yokmuş gibi sevişmeye devam ediyorduk. Eminim ilk çıkardığımda direk penisime bakmadı ama salondan beri önümdeki şişliğide ölesiye merak ediyordu.

Kısa bir süre öpüştükten sonra ben penisimin başıyla deliğini aramaya başladım bile. Ama kuruyan kan kayganlığını kaybettirmişti vajinasına. Tükürüğümü önce vajinasına sonra penisimin başına sürdüm. Arkadaşı aşağıda neler yaptığımı net görebilecek pozisyonda değildi ama kıyısından köşesinden birşeyler görebiliyordu heralde. Yavaşça içine girdim yine. Fakat bu kez sabırlı davranamadım. Hemen pompalamaya başladım.

Hayatımda birkaç istisna dışında hiç erken boşalmadım. Hatta geç boşalma diye bir hastalık varsa o bende var galiba. En kısa pompam 40-45 dk sürüyo, bazen bir saati geçtiği oluyo. Ama o gün o dakika birşeyler değişikti. Henüz beş dk bile olmamıştı ikinci kez pompalamaya başlayalı. Sevgilimin zevk mi acı mı duyduğunu bile anlayamadım çıkardığı seslerden, ya da yüzünden. Boşalırken kendimi geri çektim.

Elimde taş sertliğinde penisim. Vücudumdaki tüm kaslar gerilmiş. Önümde sevgilim ve pürüssüz, terlerimizden dolayı parlayan göbeği. En garibi de tüm bunları profilden izleyen bir çift meraklı göz. Uzun ön sevişmemiz boyunca şişen taşaklarım, işi bir kez yarıda bölmem ve sevgilime duyduğum arzu. Öylesine boşalıyordum ve öylesine bir ağrı hissediyordum ki taşaklarımda. Döllerimin birazı yüzüne, birazı boynuna ve göğüslerine fışkırdı. Ben o sevişme için biriken döllerimin neredeyse tamamını fışkırtmıştım ama henüz göbeğine değen yoktu.

Üzerinden kalktım. Sevgilim hemen pantolonunu istedi. Tişörtüne uzanıp onu da giydi. Ben çömelmiş vaziyette, yarrağım elimden bir süre yatakta oturup kaslarımın kendine gelmesini bekledim. Sevgilim atletimi ve boxerımı almış artık kendimi sergilemememi istemediğini belli edercesine bana uzatıyordu. Giyindik, salona geçtik. Acıyıp acımadığını, zevk alıp almadığını, içine döl kaçıp kalmadığını, aklında ne varsa soruyordu arkadaşı sevgilime.

Dayıları, kuzenleri yakın oturduğu için gece orada kalamazdım, sabah çatkapı gelme ihtimalleri vardı. Gecenin dördünde çıktım evden. Üç gün sonra askere gidecektim. Uğurlamaya geldi yine arkadaşıyla beraber. Konu üzerinde hiç konuşmadık ama arkadaşının bakışlarını da önümdeki şişlikten hiç alamadık.

Askere gideli dört ay olmuştu ama telefonda sürekli kavga etmiştik bu süre içinde. Nitekim ayrılıkla bitti. Biz ayrıldıktan bir hafta sonra arkadaşı msn’den hal hatır sormak için yazdı. Konuşmaya telefonda devam ettik. Bunlardan eski sevgilimin haberi olmamasını istedi fakat ben olursa olsun havasındaydım. Bir iki görüşmeden sonra hafta sonu askerliğimi yaptığım şehre gelmesini istedim. Önce mırın kırın etti, sonra “Ne yapacam gelip?” muhhabbetine sardı. Açıkçası çok da üstelemedim. Bir daha ne o aradı, ne ben.

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Otobuste Turbanliyi Tacizle Baslayan Grup Seks Mac

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Otobuste Turbanliyi Tacizle Baslayan Grup Seks Mac

Fuat çalan telefonunu açtığında Kenan’ın heyecanlı sesiyle irkildi; “Oğlum bir çiftle tanıştım az önce. Kadının adı Yeliz. Otobüste yanlışlıkla poposuna dokundum. Bana baktı ve güldü. Fuat, çok güzel kadın. Türbanlı hem de. Daracık uzun elbise giyiyordu. İncecik belinin altında yusyuvarlak poposu muhteşem! O gülünce ben de cesaret ettim bu kez okşadım poposunu. Yanında da kocası varmış. Gördü ve öğrenci misin diye sordu. Evet dedim. İki öğrenci arkadaşını daha bul ve bize gidelim dedi. Adam karısına grup yaptıracakmış. Söz vermiş. Oğlum Turgut’u da ara. Bu fırsatı kaçırmayalım. Ama adam önce bizim üçümüzü de görüp karısı beğenirse götürecek. Acele et, Beşiktaş’taki AVM ye gel hemen”.

Kenan, Fuat ve Turgut üniversiteye yeni başlayan üç genç arkadaş. İlk cinsel deneyimlerini üniversite yurdunda tanıştıktan sonra birbirlerini gaza getirerek gittikleri masaj salonunda yaşamışlardı. Gerçi oraya harcadıkları para fazla olunca iki ay sıkıntı çekmişlerdi ama üçü de durumlarından memnundu. Sonrasında Turgut bir kız arkadaş edindi kendisine. İkinci haftasında üniversitedeki başka bir erkekle aldatılınca intikamını farklı bir yolla almayı seçti. Sevgilisinin telefon ve facebook gibi bilgilerini Fuat ve Kenan’la paylaştı. Kızın zaaflarını ve ilgi alanlarını anlatarak ikisinin de onunla birlikte olmasını sağlamıştı. Birinci yılın sonuna geldikleri şu günlerde bu olay başlarına gelen en müthiş seks deneyimi olacaktı. Aynı kızla ayrı ayrı birlikte olunca içlerinde grup seks yapma merakı gizliden gizliye uyanmıştı zaten. Şimdi hiç beklenmedik bir şekilde bu fırsat ayaklarına gelmişti.

Yeliz zengin ve olgun yaşta bir iş adamının genç ve güzel karısıydı. Kocası iyi biriydi ama Yeliz’i cinsel olarak tatmin etmekte yetersiz kalıyordu. Son zamanlarda porno izlemeye ve bu filmlerin konuları nedeniyle birlikte fanteziler kurmaya başlamışlardı. Bir gün Yeliz “beni bir grup erkekle seks yaparken hayal eder misin?” diye sorduğunda başlattıkları düşler onları bugüne getirdi. Kalabalık bir otobüsü seçip bindiler ve eli yüzü düzgün ve genç birisini aramaya koyuldular. Yeliz’i gözüyle soyan çok insan vardı ama hiçbiri onlara uygun değildi. En son Kenan ile tanıştıklarında öğrenci bir genç grubun en iyisi olacağına karar vermişlerdi. Üç genç AVM önünde buluştuğunda Yeliz kocasının lüks arabasında ön koltukta oturuyordu. Kocası da şoför koltuğundaydı. Yeliz üç genci de süzdükten sonra “Olur” dedi. Kocası dışarı çıkıp üç gençle de tanıştı ve arabaya geçmelerini söyledi. Genç kafadarlar cinsel zevkin sarhoşluğuna şimdiden yakalanmışlardı. İki katlı, geniş bahçeli villaya geldiklerinde önde Yeliz ve kocası, arkada gençler girdi evin büyük kapısından.

Evde kimse yoktu. Burası arada kafa dinlemek için geldikleri Beykoz’da bulunan bir villaydı. Yeliz salona geçti. Kocası gençleri durdurdu ve “Gençler sizden sadece doğal olmanızı, gerektiği kadar sert gerektiği kadar yumuşak davranmanızı istiyorum. Ben sizi izliyor olacağım. Girin ve karımı memnun edin.” dedikten sonra yandaki odaya geçti. Burada salona açılan aynalı bir cam vardı. Yani salondakiler bu odayı göremiyordu. Üç arkadaş odaya girdiklerinde karşılarında kelimenin tam anlamıyla bir afet duruyordu. Türbanlıydı, kapalıydı her yanı. Ama öyle bir elbise giymişti ki, göğüslerinin harika şekli, poposunun yuvarlaklığı, omuz hatları tüm mükemmelliğini sunuyordu seyredene. Yeliz de heyecanlıydı gençler gibi. Önce Kenan yanına geldi. Yüzüne biraz baktıktan sonra dudaklarına yapıştı. Sarıldı sımsıkı. Sevgilisini öper gibi öpüyorlardı birbirlerini. Derken Turgut Yeliz’in arkasına geçti ve sırtını, poposunu okşamaya başladı. Onun elinin nezaketi altında etkilenen Yeliz döndü ve bu kez Turgut’la öpüşmeye başladı. Fuat biraz onları seyrettikten sonra Yeliz’in nefes almak için ayrılmasını fırsat bilip elinden çekti ve o da başladı öpüşmeye. Üç genç ve yakışıklı erkeğin dudaklarında eriyen Yeliz zevk yorgunluğuyla kendini kanepeye bıraktı. Turgut yanına oturup elbisesinin üstünden memelerini okşamaya başlarken diğer yanına oturan Fuat dudaklarında eksik kalan buselerini tamamlıyordu. Kenan da Yeliz’in önüne diz çökmüş, ayak ucundan başladığı, elbise üzerinden okşama hareketleri diz ve baldırları geçerek bacak arasına gelmişti. Bu harika yeri okşuyor ve arada da burnunu dayayıp kokluyordu kadınlığını Yeliz’in. Turgut aşama atlamaları gerektiğine karar vermiş olacak ki Yeliz’i biraz eğip sırtındaki fermuarını açtı. Bembeyaz teni V harfi gibi açılan koyu sarı elbisenin altında, ortada siyah bir sutyenin sırt bağlantısı ve kopçasıyla parlıyordu. İpek gibi bir teni vardı Yeliz’in. Elbisenin arkasının açıldığını gören Fuat, Yeliz’e kollarını çıkartması için yardım ederek üst kısmını soydu. Dizleri dibindeki Kenan da elbiseyi poposunun altından sıyırıp bacaklarından çıkarttı ve attı arkasındaki boşluğa. Üzerinde siyah bir külot, siyah bir sutyen, siyah bir türbanla ve bembeyaz teniyle Yeliz üç gencin arasında oturuyordu. Turgut bu sonuçla da yetinmedi ve siyah sutyeni bir çırpıda çıkartarak güzel, orta büyüklükteki sert ve diri göğüsleri özgürlüğüne kavuşturdu. Meme uçları dimdik olmuştu Yeliz’in. Turgut ve Fuat bu güzelliğe seyirci kalamayıp birer göğsü emmeye başladılar. Bu arada Kenan da önündeki külotu yana doğru kaydırıp, Yeliz’in bembeyaz, âdete dokunulmamış gibi tertemiz duran, ıslanmış vajinasını açmış, biraz okşadıktan sonra yalamaya başlamıştı. Az sonra Yeliz’in vücudunun her noktasında ya bir dil ya da bir el geziniyor, bedeninin her yerindeki zevk noktaları en yüksek sinyalleri gönderiyordu beynine.

Fuat daha fazla dayanamayıp pantolonunu ve baksırını çıkarttı. Kanepenin üstünde ayağa kalktı ve sem sert olmuş penisini Yeliz’in ağzına dayadı. Bir elini Fuat’ın poposuna koyan Yeliz poposundan kendine çekerek hayatında canlı olarak gördüğü ikinci penisi büyük bir zevkle ağzına doğru bastırıyordu. Vajinasına sokulan dilin etkisiyle iki kez boşalmış, yeni boşalmalar için hazırlanıyordu. Turgut da pantolon ve baksırını çıkartmış, penisini Yeliz’in diğer eline vermiş okşatıyordu, onun muhteşem meme uçlarını ısırırken. Derken Kenan da altındakileri çıkartıp büyük penisini sıvazlarken “Yeliz Hanımı yere alalım” dedi arkadaşlarına ve yere uzandı. Kenan Yeliz’in elinden tutup önce penisine oturmasını sonra üzerine doğru yatmasını sağladı. Yeliz yerde oturmuş ve Kenan’a doğru eğilmiş şekilde ileri geri hareket ederken, Fuat da Yeliz’in popo deliğine sehpanın üzerinde bulunan kayganlaştırıcıyı sürüp penisini soktu. Yeliz, Fuat ve Kenan arasında tost olmuştu adeta. Yeliz Kenan üzerinde gidip gelirken aynı zamanda Fuat’ın penisi de arkasına girip çıkıyordu. Turgut da Yeliz’in baş hizasına gelmiş bu git geller sırasında penisini ağzına sokuyordu.

Karısının üç üniversite öğrencisinin arasında becerilmesini izleyen Yeliz’in kocası da aynalı camın arkasında otururken penisini çıkartmış mastürbasyon yapıyordu. Yaptığının yanlış olduğunu biliyordu. Aslında çok kıskanırdı karısını. Bir başkasına gülümsediğini görse o kişinin yerinde olmak isterdi. Sadece ona gülsün, sadece onunla sohbet etsin isterdi. Ama asla böyle bir kısıtlama da getirmemişti. Onu çok seviyordu. O derece seviyordu ki, onun istediği zevki yaşamasına engel olmamıştı. Seks hayatları çok da kötü sayılmazdı. Ama karısı çok gençti ve istekleri, onun verebildiğinden fazlaydı. Bu şekilde en azından kendisini aldatmadan, sadece zevk almak için istediği zevki doruklarda yaşayabileceği bir ortam sunmuştu ona. Ve hala kendisini seveceğinden de emindi.

Üç arkadaş Yeliz’in vajinasına, poposuna ve ağzına boşalmış ve Yeliz’in etrafında buldukları yere uzanıp kalmışlardı. Az sonra Yeliz yerden kalktı ve banyoya gitti. Geldiğinde sanki hiç seks yapmamış gibi şık duruyordu. Yeni bir elbise giymişti üzerine. Kocası da salonda gençlerle konuşuyordu. Yeliz üç gençle de tek tek öpüşüp vedalaştı. Kocası gençleri kapıya kadar uğurladı ve sonradan çağrıldığı belli olan şoföre misafirleri istedikleri yere bırakmasını tembihleyerek villaya geri döndü.

Bu üç genç için de hayatları boyunca unutamayacakları bir deneyim olmuştu. Hatta hayatlarını belki de kökten etkileyecek ve değiştirecek bir deneyim. Üç arkadaş da bundan sonra türbanlı kızlardan hoşlanacak ve evliliklerini de Yeliz’i hatırlatacak kızlarla yapacaklardı mesela.

Not: Roman tarzında yazmakta olduğum hikayemin devamını okumak isterseniz bana mesaj atınız…

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

PARIS’TE SEKS BASKADIR. BOLUM 9

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

PARIS’TE SEKS BASKADIR. BOLUM 9

AHLAKSIZ KARIM NASIL KIZIŞTI

(Onceki bolumden hatirlatma) Karimin uzerinde kucucuk bir string kulot, coraplari ve yuksek okceli ayakkabilari vardi. Ayakkabilarinin baglarini cozdum ve ayaklarini agzima alip, parmaklarini yalamaya, ellerimle de bacaklarini oksamaya basladim. Benimkinde artik hic bir kimildama olmuyordu. Ama bunlari, yattigi yerden bizi seyreden, koca yarakli Besir’i heyecanlandirip, biraz eglenmek icin yapiyordum. Sonra, yavas yavas, Elif’in bacaklarini coraplarinin uzerinden yalayarak, amina kadar geldim. Karim, amini yalarken ufak ufak inliyordu. Bu arada, goz ucuyla Besir’e bakiyordum. Herif, “cekinmeden siz benim onumde sevisirseniz, ben de bos durmam arkadas” der gibi, uyuklamaya calisan Nihal’in arkasinda, kizin apus arasina yarragini sokmus, gidip geliyordu. Besir, Nihal’in sikilesi kalcalarina arkadan yaslanmis, gidip geldikce, uzun yarragi Nihal’in amina surtunerek, apus arasinda bir beliriyor, bir kayboluyordu. Derken, Elif’in uzerine cikip sikmeyi denedim. Ama sikim bir turlu sertlesmiyordu. Karim da “hadi ben banyoya gideyim. Sabah beni becerirsin” diyince isi biraktim. Elif banyodan gelip, yatagimiza girdi ve sarilip uyuduk.

Sabah uyandigimda, aksamin sarhoslugu hala gecmemis gibiydi. Odanin ici aydinlikti. Karim bana donuk bir vaziyette yan yatmis, uzerime dogru gidip geliyor (!!) ve kızışmış bir bicimde gulumsuyordu. Simdi becereyim artik sevgili karimi, ayip olmasin, derken, Elif sanki masturbasyon yapar gibi, yan yatmis bir pozisyonda bana yaklasip uzaklasmaya devam ediyordu. Uyku mahmurlugunu biraz uzerimden atip, daha dikkatli bakinca, amaan o da ne! Arkasinda, azman yarrakli, siska Besir de yan yatmis vaziyette, Elif’in sirtini opuyor ve sanirim karimi bizim yatagimizda, burnumun dibinde sikiyordu. Biraz asagilara bakinca, karimin bir bacagini, arkaya dogru, Besir’in bacaklarinin uzerine atmis oldugunu gordum. Ve iste herifin gorkemli siki, bizim hanimin amina girip cikiyordu. Elif uyandigimi gorunce dudaklarima yapisti.

Bu arada fisildayarak “Engincim, bu Besir muhtesem valla. Once hic anlamadim, bizim yataga girmis, arkamdan yaklasmis, surtunup duruyordu. Tabiki uyandim. Ama nutkum tutuldu, bir sey diyemedim. Sonra, sikini arkadan apus arama sokup, amima surterek gidip gelmeye basladi. Soyle bir bakmak icin kafami cevirince dudaklarima yumuldu ve once dudaklarimi yalamaya basladi. Heyecandan nefes alabilmek icin dudaklarimi aralayinca, dilini agzimin icin soktu. Sanki diliyle agzimi sikiyordu. Ben de karsilik olarak dilimi disari cikartinca, bu sefer dilimi emmeye basladi. Amim inanilmaz sulandi. Resmen azdim ve bacagimi kaldirip buyur ettim. Yine terbiyeli adammis valla, “kocan bozulmasin? Gel banyoya gidelim istersen” bile dedi. Her yanimi ates basti, dayanamadim, “sik beni yatagimizda, kocam yakindan gorsun bakalim, karisi baska heriflerle nasil sikisiyor” deyince sopasini amima sokmaya basladi. Hepsini aldim icime.”

Elif boyle anlatinca, yine muthis zevk aldim. Sanki Elif’i kendim sikiyormusum gibi hissettim. Bu arada, Besir kafasini kaldirip, “abi karin muhtesem, biliyorsun onceden de soylemistim sana. Hele şu amcigini kasip, gevsetmesi, beni mahvetti valla. Oh yavrum, buyuk zevk aliyorum seni sikmekten” diyerek, karima da birseyler soylemeyi ihmal etmiyordu. Karim da “Uhh Besir, ben de seninle sikismenin tadina doyamiyorum. Kocamin onunde sok yarragini amima, sik beni. Nasil boyle hosuna gidiyormu?” diye Besir’in dudaklarina yapisiyordu. Sonra bana donuyor “Sevgilim, bu Besir’i biz Istanbul’a da davet edelim. Ben bununla sikismeyi cok ozlerim valla” diyor ve kendini herife bastirip, herifin azman yarraginin, amcigina iyice girmesini sagliyordu. Besir “gel Elif ustume, boyle cok seviyorum” deyip, sirtustu yatip, karimi uzerine aldi. Simdi, Elif ustte, Besir altta, karimin goguslerini sıka sıka okşuyordu. Ben de, butun bu olup biteni, karimin daha dun gece tanistigimiz, tamamen yabanci bir herifle azginca sikismesini, beraberce yattigimiz yatakta, karimin iki karış otesinde tarifi imkansiz bir zevkle seyrediyordum. Besir, ellerini karimin kalcalarina indirip oksamaya, avuclamaya, sıkıştırmaya basladi. Bizim hanim, Bekir’e “sok bakalim parmagini oraya” deyince, Besir, parmagini Elif’in aminin sulariyla islatip, gotune sokmaya basladi. Derken iki parmagini soktu. Karim deliye donmus gibiydi. Bana donup “Kocacim gel hadi. Ne oyle sikinle oynuyorsun? Bak gotumu senin icin hazirlattim” deyince, yerimden bir ok gibi firlayip arkasinda yerimi aldim ve sikimi Besir’in parmaklariyla genisletilmis Elif’in gotune soktum. Dun gece Nihal’i, simdi de karimi beraberce sikerken, bu Besir’le kanka olmus gibiydik. Onumuze gelen kadini arkadan, onden sandvic yapiyorduk… Bu arada, tasaklarimiz birbirine flop flop diye carpiyor, karim elini uzatip, bir onun, bir benim tasaklarimizi avucluyordu. Ben Elif’in arkasindan uzanmis, memelerini yakalamis, sıkıştırirken, Besir de karimi uzerine dogru cekip, yermis gibi opuyordu. Besir, bana “abi sen yengeyi her zaman sikiyorsun. Simdi biraz da biz zevkini cikartiyoruz, bozulmuyorsun di mi?” diye sorunca, Elif bana donup “sevgilim sen gotumu sikmeye devam et, ama n’olur bozulma, bu koca yarrakli arkadasimizla, şöyle, hem doyasiya sikiseyim, hem de seviseyim” deyince, diyecek birsey bulamadim. Karimla Besir’in, sesler cikartarak sikismelerinden ve sevismelerinden acayip tahrik olup, Elif’in gotunun icine muthis bir sekilde patladim ve banyonun yolunu tuttum. Ben kalkinca, karim, iyice hoplaya ziplaya sikise devam etti.

Banyodan cikinca, bunlari, Besir ustte, karim altinda, yuz yuze yatmis, opusurlerken buldum. Karim bacaklarini Besir’in beline dolamis vaziyette, Besir’n yarragi hala Elif’in amciginda, ikisi de kivranip duruyorlardi. Onlari seyrettigimi gorunce, Elif bana donup “tamam kalkiyoruz” dedi. Kaytan biyikli Besir, karimin uzerine olanca gucuyle abanarak “bi yere gitmek yok sevgilim. Bak benimki yine hazir” diyince, Elif bana donup, “vallahi iki dakika once bosaldi, ama bak sopasi hic cikartmadan yine sertlesti. Sikisicem bu hayvanla bi daha” dedi. Bizim hanim tekrar Besir’in ritmine uydu ve yine gidip gelmeye basladilar. Bu arada, bu kadar gurultu uzerine, kendi yataginda cirilciplak yatmakta olan Nihal nihayet uyandi. Bizim yatakta karimla sikisen erkegin ben oldugumu sanmis olacak ki, beni kanepede oturuyor gorunce cok sasirdi. “Oh Engin, ne guzel, gozlerinin onunde herif karini beceriyor, sen de burada oturmus onlari seyrediyorsun. Karini baskalari ile sikisirken izlemek hosuna mi gidiyor?” diye sorunca, “sen bunu kocana sor bakalim. Sen, kocanin kuzeniyle, onun gozleri onunde siksirken, kocanin hosuna gitmis mi gitmemis mi?” diye cevap verdim. Yan yataktaki sikis solenini biraz izledikten sonra, belli ki tahrik oldu ve kanepeye benim yanima geldi. Cirilciplak sikimin uzerine oturdu ve harika kalcalarini oynatmaya basladi. Donup Elif’e “arkadasim, sen kocanin gozu onunde baska adamlarla sikisiyorsun, herhalde kocana da beni becermesi icin izin verirsin, degil mi?” diyince, Elif cok mesgul, evet anlaminda basini salladi.

Nihal beni elimden tutup, karimla Besir’in sevistigi yataga goturdu ve yatagin uzerinde onumde domaldi. Arkasinda yerimi aldim ve bizimkini dogruca iceri daldirdim. Bu arada Besir karim’i yine uzerine oturtmustu. Ben Nihal’i sikerken, Nihal, karimla sikismekte olan Besir’in uzerine egilmis, onunla opusuyordu, ben de Besir’in uzerinde hoplamakta olan karimla. Simdi karimla yan yana, o bir herifin sikinin uzerinde hoplarken ve ben de arkadasinin sahane kalcalarinin arkasinda, Nihal’in amcigina sokup cikartirken, kari-koca atesli bir bicimde opusuyorduk. Besir benden once bosaldi ve karimi yataga devirip, banyoya gitti.

Karim yataga sirt ustu yatinca, domalmis bir vaziyette bana kendisini siktiren Nihal, yavas yavas karimin goguslerini oksamaya, sonra opup yalamaya ve meme uclarini dislemeye basladi. Karima “sekerim kocan beni sikiyor, kiskanclik yapmayasin diye, ben de seni zevklendirmeye calisiyorum” deyince karim da “oh ne guzel valla, bizim aileye calisiyorsun. Kocam seni sikiyor, sen beni kızıştırıyorsun, bayildim bu işe valla. İşte kizim, arkadas dedigin boyle olur” diye sakayla karisik Nihal’i cesaretlendirince, Nihal Elif’i dudaklarindan opmeye basladi. Karimda boyle bir sey hissetmedim ama, bu Nihal’de lezzo egilimler oldugu, ilk geceden beri bizim hanimla biraz fazla hasir nesir olusundan belliydi. Bizim hanim da iyice tahrik olmus olacak ki, Nihal’in, dudaklarina yumulmasina izin verdi. Nihal ters bir tepki gormeyince, sirtustu yatmakta olan Elif’in uzerine dogru gelip, bir yandan operken, bir yandan da uzerine yatip, vucudunu karimin vucuduna surtturmeye basladi. Iki tane agizlara layik, taş gibi karinin, alt alta, ust uste sehvetle yiyismelerini seyretmek, sanki uzun suredir abaza kalmisim gibi, beni sehvetten deliye döndurdu. Nihal bu isi iyi biliyor, goguslerini karimin goguslerine bastiriyordu. Bu arada, Nihal, Elif’in uzerine yatinca, benim yarrak havada kaldi. Bizim hanimlarin sevismelerini biraz seyredip, arkadan Nihal’in uzerine, muhtesem kalcalarina abandim. Basladim, iceri sokmadan amcigina surtturmeye. En altta karim, ustte ben, Nihal ikimizin arasinda kivraniyordu. Hemen bosalip, bu sahneleri kacirmak istemiyordum. Elif ve Nihal’in dilleri disarida, acayip opusuyorlar, bibirlerini tatli tatli oksuyorlardi. Bu arada, Nihal baldirlari ile karimin amcigina baski uyguluyor, kendi apus arasini da, karimin bacaginin ust kisimlarina surtturuyordu. Nihal, belirgin bir sekilde gidip gelmeye basladi. Bacaklari birbirlerinin amciklarina surtunuyor ve belli ki, ozellikle Nihal bundan cok zevk aliyordu. Ben de, sikimi Nihal’in amcigi ile karimin bacagi arasina soktum. Nihal ayni zamanda hem benim sikime, hem de Elif’in baldirina surtunuyordu. Nihal’in sallanan memeleri, Elif’in goguslerine, oksar gibi degmeye devam ediyordu. Her ikisinin de gogus uclari iyice irilesmisti. Nihal’in ami iyice vicik vicik olunca, gotunu zorlamaya basladim. Kari iyice alismisti artik, gikini bile cikarmadan sokturdu. Simdi, karimla, Nihal’i aramizda sandvic yapmistik. Bizim hanim, en altta zevkle inliyordu. Ben Nihal’in sıkı gotune daha fazla dayanamadim, oldugu gibi icine fiskirttim. Besir banyodan cikinca, biz, birer, birer girdik. Besir giyinmis, gitmeye hazirlaniyordu. Bizim hanimlar, koca yarrakli arkadaslarini uzun uzun operek ugurladilar. Neredeyse aglayacaklardi. Evet, karim tutkulu ve erotik bir kadindi, ama Paris’te bu yasadiklarimiza degin, ben bile Elif’in bu denli ihtirasli ve isterik oldugunu dusunememistim. Bu Paris gezisi hepimizin gizli duygularini ortaya cikarmisti.

Besir gidince oglene kadar uyuduk.

Super luks butikte neler yasandi… Bir sonraki bolumde.

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Romantik bir Gay Filmi: Sonsuza Kadar

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Romantik bir Gay Filmi: Sonsuza Kadar
Efe Akın, katıldığı bir yemek programında şarkı söyleyerek şöhret olduktan sonra başarılı albüm çalışmalarına imza atmış, bazı müzik ödülleri kazanmış ve birkaç popüler TV dizisinde rol almış, genç kızlar tarafından sevilen yakışıklı bir pop şarkıcısıydı. Kimileri onu yaptığı romantik şarkılarla tanıyor, magazin basınında çıkan ünlü mankenlerle ve oyuncularla çekilmiş fotoğrafları yüzünden onu bir hayli çapkın bir erkek zannediyordu. Tüm bunların sadece bir PR göz boyaması olduğunu, imajının aksine Efe’nin iri yarı ve sert erkeklerden hoşlanan bir pasif olduğunu bilenler de vardı ama kimse bunu yüzüne vuramıyordu. Şöhret ve para, ona böylesi bir dokunulmazlık sağlamıştı. Henüz yirmi altı yaşındaydı ama on altı yaşından beri pasif oluyordu. Şöhret olduktan sonra Efe’yi esk**en birlikte olduğu bazı kişiler para istemek için sürekli arayıp, onu afişe etmek için tehdit ediyorlardı ama çok şükür Efe’nin seks tape’leri ya da uygunsuz fotoğrafları da yoktu. Yani bazı vücut ve popo resimleri vardı tabi ama bunların ona ait olduğunu kanıtlayacak bir şey yoktu o fotoğraflarda. Fakat Efe’nin tek uğraştığı kesim bunlar değildi, bir de kökten dinci bir yobaz tayfası vardı ki onu sürekli ölümle tehdit ediyorlardı. Bu da şöhret ve paranın bedeliydi. Efe yazın Rumeli Hisarı konserlerindeki performansından sonra evine dönerken uğradığı silahlı saldırıdan sonra menejeri artık her yere bir özel korumayla gitmesi gerektiğini düşünerek ona tecrübeli bir koruma aramaya başladı. Askerliğini Hakkari’de komando olarak yaptıktan sonra özel güvenlik sektöründe çalışmaya başlamış olan Murat Akdağ, son on yıl içinde birçok siyasetçinin ve ünlünün de özel korumalığını yapmış profesyonel bir korumaydı. Efe’nin menejeri ona teklif götürdüğünde Efe Akın gibi adı kötüye çıkmış biri adına çalışmak konusunda biraz isteksiz davranan Murat, sonunda bu işi sırf parası iyi olduğu için yapmaya karar verdi. İşin aslı Murat homofobik bir adamdı, eşcinsellerden rahatsız oluyordu. Sportif üçgen vücudu yüzünden bu tiplerin kendisine sürekli asılmasından rahatsız olan Murat, Efe’nin çevresinde bu tarz çok fazla insanla karşılaşmaktan çekiniyordu ama işi kabul etmişti bir kere.

Efe, Murat’ı görür görmez onun homofobik bir adam olduğunu anlamıştı ama homofobi aynı zamanda eşcinselliğin de göstergesiydi. Eşcinsellerden en çok rahatsız olan tiplerin genelde gizli eşcinsel çıktığı da ortadaydı. Murat bir gün Efe’nin birlikte olmak için eve çağırdığı bir aktifi içeri almayınca Efe küplere binmişti. “Sen benim misafirimi nasıl olur da benim evime almazsın ya, sen kimsin?! Kim oluyorsun?!!”, demişti. Murat da kendini savunarak, “Kusura bakmayın Efe bey ama ben özel korumayım, bugüne kadar da kimse için pezevenklik yapmadım, bundan sonra da yapmam”, deyince Efe terbiyesini bozup, “Ay defol ya siktir git hadi! Seni kovuyorum! Derhal çık!!!”, diyerek Murat’a kapıyı gösterdi. Menejeri hemen Efe’yi aradı: “Efe, gözünü seveyim, ya bu adamı ikna edene kadar akla karayı seçtim. Yapma nolursun. Evet biraz pirpirikli bir adam kabul ediyorum ama gerekirse senin hayatı pahasına korur. Bu adam işinin ehli biri, hadi nolursun kırma beni”, dedi. Efe, “Ya nerden buldun bu ayıyı, gerçekten de tam bir ayı gibi”. Menejeri espirili bir şekilde, “Sen ayıları seversin hadi yapma, arayıp söylüyorum yarın tekrar dönsün işinin başına”, dedi. İki gün sonra Efe’nin yeni açılan bir alış veriş merkezinde üç şarkılık kısa bir akustik konser vermesi gerekiyordu ve açıkçası o izdihamda yeniden saldırıya uğramaktan çekindiğinden “Tamam ya üfff, başka birini bulana kadar idare ederim”, diyerek Murat’ın geri dönmesine razı oldu. Efe konsere kadar Murat’la “günaydın” ve “iyi akşamlar” demek dışında tek kelime konuşmamıştı, sanki yokmuş gibi davranıyordu. Konser günü geldiğinde Efe sahneye çıktı ama alış veriş merkezi yönetimi daha fazla insan çekmek için büyük indirimler yapılacağını, çekilişler düzenleneceğini de duyurunca izdiham yaşandı. Efe’nin şarkı söylediği küçük sahneyi aydınlatan büyük spotlardan biri sahneye devrilince Efe ölüm tehlikesi atlatmış ama Murat onu son anda kucaklayarak sahneden uzaklaştırmıştı. Efe, Murat’ın kaslı kollarında geçirdiği, birden bire yakınlaştıkları bu birkaç saniyeden sonra ondan hoşlanmaya başlamıştı. Murat da tuhaf bir çekim duymuştu ona karşı ama adını koyamıyordu. O gece Efe, Murat’a teşekkür etmek için beraber yemeğe gitmeyi tekif etti. Murat önce,”Gerek yok buna, benim görevim bu”, dediyse de Efe’nin ısrarlarını kıramadı.

O gece Efe’nin bir arkadaşının boğaz manzaralı restoranında ikisi için romantik bir akşam yemeği hazırlatmıştı. Efe, Murat’a kendisi hakkında merak ettiği ama soramadığı her şeyi sorabileceğini söyledi. Murat, “Merak ettiğim bir şey yok, zaten siz sürekli göz önündesiniz…”, deyince Efe, “O zaman ben sorayım sana, ister misin?…”, dedi. Murat başıyla onayladı. “Sen neden bu kadar gerginsin bu ibnelik mevzusunda?”, dedi. Murat da geçmişte kendisine sarkıntılıkta bulunan, hatta isim vermeden kendisine ilişki teklif eden tanınmış bazı eşcinsellerin olduğunu da söyleyerek, “Bunlar bana ters şeyler Efe bey, beni rahatsız ediyor sadece”, dedi. “Tamam ama hayatta böyle bir gerçek de var. Ben kendimi bildim bileli böyle hissediyorum. Ve bugün beni sadece eşcinsel olarak değil bir insan olarak görüp yardım ettiğin içinde sana minnettarım”, dedi Efe. “Dediğim gibi bu benim görevim”. “Tamam ama eşcinselleri sevmiyorum dedin”. “Ama yine de… bu benim görevimdi”. “Peki peki, sana bir şey vermek istiyorum”, dedi Efe ve yanında getirdiği çantadan bir kutu çıkardı. “Bunu kabul etmeni istiyorum”, diyerek kutuyu Murat’a uzattı. Murat, “Kusura bakmayın bu profesyonelliğe aykırı”, diyerek kutuyu almak istemedi. “Hep böyle gıcık mısındır?”, dedi Efe, “Ya bir kere de uyumlu davran, bir kere de tamam de”. Murat kutuyu eline alıp açtı, içinden son derece şık ve pahalı bir kol saati çıkmıştı. “Bu… gerçekten çok pahalı bunu kabule edemem,” dedi Murat. Efe, “Sen beğendin mi bu saati?”, diye sordu. “Evet ama…”, dedi Murat, “Bu gerçekten çok pahalı bir saat Efe bey”. Efe yerinden kalkıp saati kutudan çıkardı, elini Murat’a uzatarak, “Takmama izin verir misin?”, dedi. Murat elini ona uzattığında ilk defa elini tuttu, elleri kocaman ve çok seksiydi. Efe Murat’ın koluna saati takarken göz göze geldiler. Murat utanarak gözlerini kaçırdı. “Teşekkür ederim, hiç gerek yoktu”, dedi Murat. Efe, “Boşver. Sana çok yakıştı”.

Efe’nin villasına döndüklerinde Efe iyi geceler dileyerek üst kattaki yatak odasına çekildi. Murat’ı uyku tutmamıştı, kolundaki saati çıkarıp kutuya koydu. İçi rahat etmediğinden onu Efe’nin üst kattaki prova odasına bırakmaya karar verdi. Merdivenleri yavaşça çıktı ve tam prova odasına girecekken, Efe’nin odasının kapısı açıldı. İçerisi karanlıktı. Kutuyu koridordaki vazolu sehpanın üzerine bırakarak merakla ordaya girdi. “Efe bey… iyi misiniz?” “Evet, sadece yalnız hissediyorum”, dedi Efe, “Bu gece benimle uyur musun?…” Murat, “Hayır bunu yapamam”, dedi hemen. “Uyumak dedim sadece”, dedi Efe, “Söz veriyorum sana dokunmayacağım, zaten yatağım bir hayli büyük”. Murat’ın içi içini yiyordu ama Efe’yi kırmak istemedi. “Tamam bir şartla bunu yaparım, bana aldığınız saati yarın geri vereceksiniz. Bunu kabul ediyor musunuz?”, diye sordu. Efe, “Artık uyumak istiyorum”, diyerek sırtını döndü. Bu Murat’ın sorusunun cevabı değildi ama Murat gene de yatağın boş olan pencere kısmına elbiseleriyle uzandı. Belki o gece içtiği birkaç kadeh ya da belki de yorgunluktan uyuyakalmıştı. Sabah erken bir saatte uyandığında kollarıyla Efe’yi sardığını ve ona sarılarak uyuduğunu farketti. Murat hemen yataktan kalkıp aşağıya kata, kendi odasına döndü. Sabah kahvaltıda Efe ile yeniden bir araya geldiler. “Uyandığımda yoktun”, dedi Efe, “Neden gittin?” Murat, “Bakın Efe bey, ben sadece bir korumayım, erkek arkadaşınız değil”, dedi kaba bir şekilde, “Saati de bugün geri vereceksiniz, söz verdiniz”. Efe sakin bir şekilde, “Tamam, geri verdiririm. Sen götürür geri verirsin”, dedi, “Belki o zaman için rahat eder”. Sonra masadan kalkıp odasına çekildi. O gün reklam çekimleri için beraber gittikleri sette Efe, ünlü reklamcı Tekin Koç ile epeyce yakınlaşmıştı. Murat adamın eşcinsel olduğunu Efe’ye gösterdiği ilgiden anlayabiliyordu. Efe, çekimler boyunca Tekin Koç’la flört ederek yakınlaşmasına katlanmak zorunda kalan Murat’a, “Sen saati geri götürecektin. Haydi sen git o işi hallet. Ben burada Tekin beyle oldukça güvendeyim zaten”, diyerek onu uzaklaştırmıştı setten.

Murat saati dükkana iade edip gelene dek Efe’yi düşünmüş, Tekin bey’in ona gösterdiği ilgiden rahatsız olmuştu. Sete geri döndüğünde ise Efe’nin çoktan eve döndüğünü öğrenmiş ve iyice endişelenmişti. Mümkün olduğunca hızla eve döndüğünde Efe’yi evin her yerinde arayıp bulamayınca yatak odasına dalmıştı. Efe yatağında sırt üstü ve çırılçıplak uzanıyordu. Bacakları havada ve hafifçe ayrılmıştı ve muhteşem kılsız poposu son derece davetkar bir görünüm sergiliyordu. Elinde pembe renkli bir dildo vardı ve kalçaları sürdüğü kayganlaştırıcı yüzünden ışıl ışıl parlıyordu. Murat gördüğü bu muhteşem manzaradan etkilenmiş ve penisi hafifçe sertleşmişti. Efe dönüp, “Neden geldin?”, dedi, “Yoksa Tekin’le seks yaptığımı mı düşünüyordun?…” Murat daha fazla dayanamayıp yatağın üzerine çıkarak Efe’nin dudaklarına yapıştı. Efe de Murat’ın üzerindekileri çıkartarak onu sırt üstü yatağa yatırdı ve kucağına çıktı. Murat’ın kaslı göğüslerini okşarken, Murat da onun kalçalarını okşuyor, iyice sertleşen penisini Efe’nin nemli ve kaygan deliğine sürtüyordu. Efe tek eliyle Murat’ın kalın yarrağını kavrayarak deliğine bastırdı,”Seni içimde istiyorum Murat”, dedi. Murat da kalçalarından tutup Efe’yi kucağına bastırarak penisini Efe’nin deliğine geçirdi. “Böyle iyi mi?”, diye sordu Murat. Efe inleyerek Murat’ın penisini dibine kadar içine aldı ve Murat’ın kucağında hoplamaya başladı. “Ahhh harikasın Murat, haydi sik! Sik lütfen! Onu içimden hiç çıkarma!”

Efe zaman zaman eğilerek Murat’ı dudaklarından, boynundan ve göğsünden öpüyor ve bir yandan da kendi penisiyle oynuyordu. Murat alttan vurduğu sert ve seri darbelerle Efe’yi zevkten kendinden geçirmişti. Murat aniden yataktan kalktığında Efe onun gideceğini düşünmüştü ki tam bu sırada Murat’ın o kocaman ellerinin kalçalarından tutarak onu yatağın kenarına çektiğini hissetti. Murat az sonra kendisi ayaktayken onu yatağa domalmış halde dört ayak üzerindeyken sertçe sikmeye başlamıştı. Murat’ın iri testislerinin kendininkilere çarptığını hissederek ard arda zevk patlamaları yaşayan Efe, “Lütfen yüzüme fışkırt spermlerini erkeğim!”, diyordu, “Ağzımı yüzümü spermlerinle yıka bebeğim!” Murat aniden penisini Efe’nin deliğinden çıkarıp bir panter gibi yatağın üzerine atladı. Bir eliyle Efe’yi saçlarından tutup sikine yaklaştırdı, diğer eliyle de hızla otuzbir çekiyordu. Efe ağzını açmış bekliyordu. Sperm gözlerini yaktığından onları kapatmalıydı ama Murat’ı da izlemek istiyordu boşalırken. Murat birden oluk oluk fışkırtmaya başladı. Spermler Murat’ın penisinin deliğinden kalın iplikler halinde fışkırarak Efe’nin yüzüne çarpmaya başlamıştı. Bu sırada Efe’nin ağzına da birkaç damla gelmişti. Murat’ın sperm tadını dilinin üzerinde hisseden Efe hiç düşünmeden onları zevkle yuttu. Murat’ın kaslı ve kıllı vücudu ter içinde kalmıştı. Efe dizlerinin üzerine doğrularak Murat’ın hala sert halde olan ve aşağı yukarı kasılarak zıplayan penisinin kafasını ağzına alarak emmeye başladı. “Dışarıda hep gıcıksın ama yatakta mükemmelsin”, dedi Efe gülerek. Murat eğilip onu dudaklarından öptü, “Seni çok kıskandım”, dedi. “Biliyorum”, dedi Efe, “Bunu yaşamanı istedim”. Aslında Tekin’le aralarında hiçbir şey olmadığını, onun da kendisi gibi pasif olduğunu anlattı sonra beraber uzanırlarken.

Efe artık daha mutluydu çünkü artık hayatında Murat gibi bir adam da vardı. Kendini yalnız hissetmediği gibi daha da güvende hissetmeye başlamıştı. Murat artık onunla yatak odasında uyuyordu ama bunu sadece evdeki hizmetçiler biliyordu. Efe onları kimseye bir şey söylememeleri için tembihlemişti. Birkaç ay sonra prestijli bir TV kanalının ödül programında o yılın en iyi albümü kategorisine aday olduğunu öğrendi Efe. Daha önce hiç bu kadar mutlu olmadığını düşünerek törene katılacağını bildirdi organizasyonu düzenleyen kanala. Ödül töreni sabahında Efe’nin telefonuna bir tehdit mesajı daha gelmişti. “O gece törende sahneye çıkarsan Allah şahidim olsun ki leşini oraya sererim senin göteveren ibne”, diyordu bir tarikat mensubu. Efe yanında Murat varken bu tehditlere artık kulak asmıyordu. Nihayet tören gecesinde en iyi albüm adayları açıklandıktan sonra sunucu, “Evet sayın seyirciler, bu yılın en iyi albümü kategorisinde kazandığı ödülü almak için… Efe Akın’ı sahneye davet ediyoruz! KARŞINIZDA EFE AKIN!” Efe sahneye yürürken, Murat da kalabalığı gözlemliyordu. Tam bu sırada konser salonunun balkonunda bir hareketlilik gözüne çarptı Murat’ın. Sakallı bir suikastçi elindeki dürbünlü tüfeği sahneye doğru çevirmişti. Efe ödülü eline almak için sahnenin merdivenlerinden çıkarken Murat aniden Efe’nin üzerine atıldı ve bir el ateş edildi. Salonda çığlıklar koptu ve büyük bir panik yaşanmaya başladı. Tüfekten çıkan kurşun Murat’a isabet etti ama Murat ayağa kalkıp tekrar Efe’ye ateş etmeye çalışan yobazı alnının ortasından vurarak yere yığıldı. Törene katılan herkes adeta birbirini ezerek salondan çıkmaya çalıştığı için ambulans görevlileri içeri girip Murat’a müdahale edemiyorlardı. Efe Murat’ın yanına oturmuş, “Yardım edin! Arkadaşım ölüyor!”, diye bağırıyordu. Mecburen arkadaşım demek zorundaydı çünkü kimse ilişkilerini bilmiyordu. Oysa “hayatımın aşkı” demek isterdi Murat için…

Birkaç hafta sonra Murat’ın kurşun yarası nihayet iyileşmiş ve Murat da hastaneden taburcu edilmişti. Murat, Efe’nin menejerinden Efe’nin yurtdışında bir yapımcıyla İngilizce bir albüm üzerinde çalışmak için Amerika’ya gideceğini öğrenmişti. “Efe bugün öğleden sonra özel uçakla saat dörtte Los Angeles’a uçuyor”, dedi menejeri, “Bu albüm çok büyük olay olacak, bak göreceksin”. Albüm Murat’ın umurunda değildi, Efe gitmeden önce onu görmek için bir an önce havaalanına sürdü arabasını. Efe’yi uçuş öncesi VIP salonunda beklerken buldu. Efe onu gördüğüne çok sevinmişti, hemen boynun sarıldı ama herkesin içinde onu öpemezdi. “İyi olduğuna sevindim”, dedi Efe, “En fazla beş altı ay sürecek bu albüm, sonra döneceğim…” Murat gözlerinin içine bakarak, “Sonrası yok Efe, sen de çok iyi biliyorsun”, dedi, “Bizi rahat bırakmazlar…”. Efe de bunun yürümeyeceğini biliyordu çünkü eninde sonunda birileri öğrenecekti ve bu onun bugüne kadar inşa ettiği kariyerinin sonu anlamına geliyordu. Kimse eşcinsel olduğu ortaya dökülmüş birinin albümlerini satın almazdı. “Tuhaf bir durum bu…”, dedi Efe, “Oysa neredeyse herkes herşeyin farkında ama ben sürekli bir şeyleri gizlemek zorundayım… Haklısın”. O sırada gelen bir görevli Efe’ye uçağının kalkışa hazır olduğunu söyledi. Efe Murat’ı yanağından öptü ve “Hoşçakal”, diyerek çıkışa yürüdü. Sonra aniden dönüp “Eve uğrayıp anahtarları bırakırsın deği mi?”, dedi buruk bir gülümsemeyle. “Tabi ki”, dedi Murat. Murat eve döndüğünde anahtarları evin hizmetçisine verdiğinde kadın, “Murat bey, Efe bey bunu size vermemi söyledi”, diyerek ona bir kutu uzattı. Murat arabasına binip kutuyu açtığında içinde geri verdiği saati gördü yeniden. Saatin iç kısmında “Seni Sonsuza Kadar Seveceğim” yazıyordu. Murat uzun zamandır hiç ağlamamıştı. Gözlerinden birkaç damla yaş süzülürken saati koluna geçirdi ve bir daha da hiç çıkarmadı.

-SON-

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sonunda olacağı buydu…

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sonunda olacağı buydu…

Ortalama boyda ve orta üstü kiloda kendi halinde biriydim. Yalniz kaldigimda ozellikle siyah jartiyerli corap seksi bir sutyen kilot takımı hatta siyah bir elbise olmazsa olmazimdir.

Ama bir türlü birisi ile olacak cesaretim olmadi, giyindim suslendim en fazla cam show ile kendimi tatmin ettim.

Belk**e sorun kilomdu, belk**e kendime güvenemiyordum. Bir gün zayıflama yöntemleri nelerdir diye araştırma yaparken kendimi kapsamlı bir diyet ve spor egzersinde buldum.

Durmadan spor yapıyor hiç durmadan çalışıyordum günler günleri aylar ayları kovaladı istediğim bir fit bir vücuda kavuştum. Bu arada spor yaparken kalça ağırlık yaptığı sporlar elimden geldiğince östrojen içeren gıdalarla beslenmek günde 2 tane doğum kontrol hapı içerek kalçalarımın yuvarlak olmasını göğüslerimin büyümesini sağladım.

Artık bir afet olmuştum zaten hiç kıl yoktu. Sadece yalnız kalınca değil isanlar içinde içime bir şeyler giymeye devam ettim ama yeter cesareti bulabildiğim zannetmiyorum.

Birgün istanbul’da işim çıkınca, aksam is cikisi çok eski arkadaşım Serdari görmeye gittim. Birkaç bira bol bol üniversite anıları kakara kikiri akşam vakit geçirdik gece 11 gibi ben otele geçeyim deyip izin istedim aklımda otelde muhteşem bir afet olmak vardı.

Serdar izin vermedi ya dedi kaç yıldır görüşmüyoruz benim hanım evde yok bomboş ev a sen de bir yerde yatırırsa işte hem sohbet ederiz aslında istemeye istemeye kabul ettim çünkü serdar’ın yanında giyinmem mümkün olmayacaktı çok ısrar ettiği için evine doğru yola çıktık

Evdede birer votka sonrasi saat gece 2 gibi hadi artık yatalım yarın iş var diye konuştuk. Ben nerede yatacağım dediğimde Serdar oğlum iki kişilik yatak gel işte yat bir yan tarafta diye aklınca espri yaptı. Birden bir cesaret geldi içimden işte Cansu aradığın fırsat bu dedim.

Ya iyi diyorsun hoş diyorsun da seni bilmem mi ne azginsindir, bu yataga kız giren kadın çıkar, artık benim başıma ne gelir kim bilir dedi

Serdar’ın da zaten kafa güzel vallahi Bizim karı da yok 20 gündür gözüm dönmüş delikli kuruşa bile sulanıyorum dedi.

İçimden Cansu bir şeyler olabilir dedim ayıldım, kendimdeydim artık. Yatağa doğru ilerlerken espri olarak başlattığım işi sürdürdüm. Bak Serdar vaat edip bir şey yapmayacaksan ben salonda yatıyorum falan takılıyorum oda sen yatağa bir gel bak bakalım o küçük Serdar mı büyük Serdar mi espri yapmaya devam ediyor.

Neyse bu şortla üstü çıplak atladı yatağın içine, ya bu konu öyle bir şaka olarak kalacaktı ya da ciddilesecekti.

Önce üstümü çıkardım Serdar tam sarhoş hafif baygın gözlerle bana bakıyordu gömleğimi çıkarttığında gözlerinin buyudugunu ve uzerimdeki azdirici gücünü fark ettim

Serdar oğlum nasıl meme benim karı da yok öylesi hayır kilon da yok bak kötü şeyler olabilir deyip güldü

He he kötü şeyler olacak nerede sende o malzeme diye cevapladim.

Ve pantonunda indirdim. Tahmin ettiğiniz gibi altında çok seksi bir string külot vardı ama Serdar külot fark ettim bilmiyorum

Yatağa girdim ama şakalaşma devam bak göğüslerde büyütmüşsün 2 dil atayım mı hafiften ellemeler ben küçük küçük cevap vermeye başladım

İlk kim kimi öptü bilmiyorum ama dillerimiz birleşmişti öylesine öpüşüyordum ki muhtemelen ?kimizinde dudakları morarmıştı yavaşça memelerime doğru indi, yalamıyordu, bildiğin somuruyordu. Ben çoktan gitmiştim artık ne yapsa hayır diyecek durumda değildim.

Elinden kurtulur gibi olduğumda o özlediğim siki once avuçladım sonra sonuna kadar ağzıma aldım ama nasıl anlatilmaz.

Serdar bildiğin bogurmeye başladı, çıkarmadım durmadım da, oluk oluk agzima boşaldı, zerresini ziyan etmeden yuttum. Ben bu ani yillardir bekliyordum..

Boşalma sirasinda Serdar ayildi, biz ne yaptik surat ifadesi ile bana bakmaya çalıştı ama hem ağzım hem gördüğü manzara tekrar indik hazır olmasını sağladı.
Ağzımdan çıkardığımda zaten üniversitede bile niyetin kötüydü sonunda istediğin oldu dedim, tam olmadı şuraya yüzüstü yat dedi

Çekmeceden vazelin alıp deligimin içine bir parmağıyla yedirmeye başladı Bir anda iki parmak oldu sonra 3 , 4’te bu sefer ben Çığlık atmaya başladım.

Arkamda yerini alıp gidip geldiğinde bunu bu kadar zamandır beklediğime hem bin pişman olmuş hem de anın tadını çıkarıyordum.

Sabah kalktım çantamdan siyah jartiyer takımimi, topuklarimi giyip mutfağa gittim kahvaltı hazırladım. Sonra neler mi oldu anlatacağım…
Ama yataga ilk girdigimdeki halim için asagiya iki foto biraktim

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

BLONDE IN THE ORIENT

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

Hillary Bond looked out the window as the 747 went into a slow bank lining itself up with the runway. It was 9:00PM in Tokyo and the lights of the world’s largest city shown like a million diamonds, rubies, and sapphires in the clear night sky. This was her first trip to the Far East, and she felt the excitement building as the big jet settled down and taxied over to the terminal. Disembarking the plane, Hillary scanned the hundreds of Asian faces to see if anyone of them recognized her while off to her left she heard a quiet voice question, “Miss Bond?” Hillary nodded and asked, “Mr. Tanaka?” “No, he is waiting for you at your hotel, I am Hoito, Mr. Bond’s assistant, I will see you back to the hotel.” Hoito took care of picking up Hillary’s luggage and overnight bag and helped her into a waiting limousine. It would be about a forty five minute drive to the downtown Tokyo Intercontinental so on the way Hillary and Hoito exchanged polite small talk as the chauffeur deftly moved the big limo through the heavy Tokyo traffic. As she talked with Hoito, she thought to herself how amazing it was for her to even be here! Only two weeks ago she answered and ad in the New York News about a job overseas for American or Canadian women for entertainment jobs in Japan. She called the number and was given a prescreening interview right over the phone. The girls had to be under twenty six, be at least 5’5″ tall, weigh no more than 135 lbs., and be a natural blond. Hillary was all of the above, and set up a face to face interview for the next day in a downtown hotel suite. When she arrived at for the meeting she was met by an American male who called himself a talent scout. He gave Hillary an application to fill out and took a couple of Polaroids of her dressed in everyday business clothes, and after reviewing her application, he got right down to brass tacks. This was no ordinary job she was applying for, it would require her to go to Japan as the guest of a high powered business man, and well, be his companion for at least ten days in Tokyo, and possibly other locales throughout Asia. Her pay for this type of work would $5000.00 per day for every day she stayed with him as his companion. She would be free to leave at anytime and return to the States, but her compensation would cease the moment she left. She would be guaranteed at least one days fee and one night’s stay in the hotel. If she found the arrangement unsuitable, she could leave and return escort bayan home immediately no questions asked!

Hillary had sat dumbfounded when she heard the details of her “employment”! She wanted to know what her “employer” looked like for starters, and Johnny Haller, the talent scout, quickly produced a picture of an attractive Japanese gentleman of about forty five. “This is the man,” Johnny said, “he owns his own import-export business and is worth at least one hundred million dollars! He likes American blondes and has the money to get what he wants! I’m only one of four agents who supply him with the girls as he is very specific on the type of girl he wants.” After getting the answers to rest of her questions, Hillary decided to give it a try, after all, he was good looking and it was $5000.00 a day!!!

The limo pulled up to the hotel and a porter quickly removed her bags from the trunk and onto the elevator and straight up to the thirty eighth floor while Hoito explained that Mr. Tanaka would join her in about a half and hour, giving her time to freshen up!!! Hillary had never had a hotel room anything quite like this, no, she hadn’t even seen one like this!!! It wasn’t just a room, it was a whole suite with a separate bedroom, a library, and even a kitchenette! Finding the bathroom, she found it had a huge four person hot tub with whirlpool. So far Mr. Tanaka had exceeded all her expectations, she hoped that he would be as good in person! Just then she heard the bell and knew she was about to find out if this was all to good to be true. After opening the door to her suite, she was met by the man whose picture she had seen in New York. With a slight bow at the waist he introduced himself as Tominga Tanaka. Hillary stepped back into the room and invited him in while intoning, “I am pleased to make your acquaintance, Mr. Tanaka!!!” “Please,” he replied, “call me Tommy, all my friends do!” They moved over to the couch where Tommy poured two glasses of sake, after which they sat down to chat.

Hillary commented on his perfect English, and he told her that he had spent five years in the United State attending Harvard business school, upon graduation he returned home to run the family company. He was divorced with two children in high school, and they lived with his ex wife in Kyoto. After sipping on their drinks for a few more minutes, Tommy then got down to her reason for being there. “Hillary, I like Japanese women very much,” kocaeli escort bayan he said, “but when I was in the States I of course dated American girls, and they were exciting beyond my wildest dreams! I especially came to have a great fondness for tall blond girls, such as Marilyn Monroe, the movie actress! I am fortunate that I can indulge myself in this one pleasure, but believe me when I tell you that I will treat you with the utmost respect and courtesy.” Hillary nodded, then stood up and said, “Tommy, I have something I want to show you!” Leading him by the hand she they went through the bedroom to the huge bathroom, and while pointing to the hot tub, she asked him, “Do you think you can show me how this thing works?” As she asked the question Hillary was softly rubbing Tommy’s arm and leaning up against him. He took her in his arms and gave her a deep kiss that made her legs tremble. Sensing her desire, he let his hands roam over her ass, feeling the soft globes give as he pressed against them. “You are absolutely beautiful,” he gushed, as his he began undressing her. Standing now in only a bra and panties, Tommy took in the sight of her body with obvious lust while quickly removing his own clothing!! Looking down at his crotch, Hillary could see that a tent had formed inside the front of his shorts as his cock was now straining to free itself of it’s cotton prison! Reaching around her back, Hillary unhooked her 36D bra and dropped it to the floor while Tommy made an audible gasp as her full chest spilled freely into the air! They were very large, but defied gravity as they had little or no sag. Hillary had very puffy nipples that were extremely sensitive to the touch, and many a time she had orgasmed by just having her lover tenderly suck on them! Tommy reached eagerly for them, but Hillary pushed his hands away and said, “Just wait a minute, I have something else to show you first!” “Please hurry,” he said in a tight voice! Slowly, almost in slow motion, Hillary slid her panties down over her hips and on to the floor around her ankles, and after stepping out of them, she asked, “Do you like momma’s pussy?” Tommy licked his lips and in a very hoarse voice croaked, “Oh yes, please may I touch you now?!?” “I don’t know, let me see what do you have in there,” she said, pointing at his white jockey shorts!!! Like a man possessed, he practically ripped them off his legs, letting his dick spring out to freedom! kocaeli escort “May I touch it,” she asked coyly? “Jesus, woman, you’re driving me crazy,” he pleaded, as he took her hand and guided it to his swollen member! Now out of his mind with lust, his hands and mouth seemed to be everywhere, with his mouth alternating between her nipples and his hand was doing all sorts of nasty things to her pussy, which by now was on fire and growing wetter by the second!

Continuing with her gentle teasing, she pushed him away and in a light admonishment said, “Tommy, I asked you in here to show me how to use the whirlpool, not to show me how my pussy and tits work!” Now practically dragging her into the water, he flipped on the switch that started up the pump, and immediately bubbles filled the tub and the water began circulating over their bodies. Taking charge now, he said, “Now I’ll show you how this works,” as he slid between her legs and pushed his erection against her vaginal opening! Throwing her arms around his shoulders, she let out a deep groan as he buried his cock deep into her pussy with one hard thrust, and although he didn’t have the biggest cock in the world, Hillary couldn’t remember ever being this turned on! Maybe it was the sake, the fancy hotel room, being in Tokyo, or just being with a new man for the first time, whatever it was, her cunt had become a blast furnace of heat and passion! Tommy was now grunting harder as his climax neared while Hillary begged him to fuck her harder! Just hearing her use the word fuck drove his into a frenzy of passion! The American girls, so unlike their Japanese counterparts, told you exactly what they wanted and how they wanted you to do it! Their crotches now totally in rhythm together, drove each towards the orgasm both so desperately needed!!! Tommy was right on the edge, trying to hold back as long as he could, but knowing that at any moment he would lose control and shoot his load! Violently, Hillary’s cunt began to grip and release Tommy’s dick over and over again! Upon on the first spasm, his cock couldn’t hold back any longer as it ejaculated all over the inside of Hillary’s pussy while both of them groaned as they kissed during their orgasm, grinding their genitals, together trying to prolong the ecstasy for just a little longer!

As they lay side by side in the water, in keeping with Hillary’s biting humor, Tommy said, “And that my dear, is how you use the hot tub!” Both of them laughed, and gave each other a long kiss. “We may just need more than ten days to figure out how the shower works,” laughed Tommy! “At least ten,” answered Hilliary!!!

THE END

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Beginner’s Meeting, A Play (Third Stab At Humor)

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Alex Bishop

Beginner’s Meeting, A Play

Scene 1: A church basement. An odd looking assortment of people are sitting on metal folding chairs arranged in a circle. In the corner is a table with coffee and donuts.
Characters:
Charles: Middle aged man, about 40 dressed in a plaid sweater. He is the group leader.
Pete: a.k.a. Pervert Pete, a graying man of about 60 dressed in a raincoat.
Bob: A fidgety man of about 35 who continually clutches an inflatable sheep.
Alan: Middle aged man of about 48 dressed casually in jeans and a dress shirt.
Carrie: Middle aged woman, about 45 dressed rather scantily. Looks sort of like a cross between a transvestite hooker and a hooker.
Gwen: A ‘little person,’ she is dressed in a leather dominatrix outfit.

Act 1, Scene 1:
Charles: Welcome to the Parlin, New Jersey Beginner’s meeting of Sex and Love Addicts Anonymous. My name is Charles. I am a sex addict.

Group: Hi Charles, welcome.

Charles: I will be your group leader tonight. I want to welcome any new members. I also want to say that Sex and Love Addicts Anonymous is a self-sufficient non-profit organization that depends on your donations. I will pass the collection basket around as I continue the introduction. I would like to remind you again that we accept coins and currency but peep show tokens are not considered currency. Did you hear that, Pete?

Pete: Ah, yeah.

Charles: (passes around basket) Also, I would like to say that there is coffee and donuts on the table for your enjoyment. I have been getting complaints about someone fucking the holes in the donuts. Did you hear me, Pete?

Carrie: Did someone say fuck, I wanna fuck!

Charles: Did you hear me Pete?

Pete: Ah, yeah.

Charles: OK, does anyone have any announcements before we start the meeting?

(Silence)

Charles: OK, Sex and Love Addicts Anonymous is a 12-step group designed to help people with sex addictions. We were all in need once but now we are helping each other…

Carrie: I’m in need!

Charles: We are helping each other through support and service to others still suffering with sex addiction. kocaeli escort We will start by going around the room and introducing ourselves and briefly talk about how our week went. Um, Pete.

Pete: Hi. My name is Pete, I’m a sex addict.

Group: Hi Pete. Welcome.

Charles: Um, Pete. Put the donut down.

Bob: Hey that’s my donut! I was saving that for Sheepy-Poo!

Pete: Ah, sorry. Um, let’s see. I came here because they threw me out of the local peep show house because they said I was too creepy and something about being bad for business. Then after my third offense for flashing schoolgirls, my parole officer suggested I come to this place. I think it has helped me a lot though. Really.

Charles: That’s good to hear, Pete. How has it helped?

Pete: Well, I went into the local video store the other day and usually I get four or five videos at a time but this time I only got two, “Transgendered Midgets Golden Watersports Spectacular Part 3” and “Barnyard Fist-Fuck Part 7”.

Gwen: They are called “little people!”

Pete: Say, what?

Gwen: They are called “little people,” not midgets!

Pete: Look bitch, I’m just tellin’ ya what it says on the video. You can call up the fuckin’ distributor!

Carrie: Did someone say fuck? I wanna fuck!

Charles: OK, people, calm down. Bob, you want to tell us how your week went?

Bob: Ah, hi, my name is Bob and this is Sheepy-Poo. I guess I’m a sex addict.

Group: Hi Bob, welcome.

Charles: It does not hurt to admit it, Bob. That is the first step to recovery.

Bob: Yeah, um, anyway, my week was pretty good. I bought a new schoolgirl outfit for Sheepy-Poo but it only came with one pair of knee socks. I tried to explain to the guy on the phone that I needed two pairs of knee socks. I don’t want Sheepy-Poo’s hind legs getting cold. Sheepy-Poo looked sooo good. Didn’t you Sheepy-Poo? Yes, good Sheepy-Poo…

Pete: Will you let up, it’s a fuckin’ inflatable sheep!

Carrie: Did someone say fuck? I wanna fuck!

Charles: People! People! Calm down. Let’s act like civilized humans. Go on, Bob.

Bob: Thank you. Anyway, darıca escort Sheepy-Poo looked so good dressed as a schoolgirl in her plaid skirt that I took pictures of me and Sheepy-Poo and put them on the net. She looked even better than in her French maid outfit. I sang “Mary Had A Little Lamb” to her over a nice candlelight dinner I made. I made all her favorites that night. We had a great time.

Charles: Hmmm. Well, I’m glad to see you’re doing better. We have a newcomer tonight. Would you like to introduce yourself?

Alan: Well, um. My name is Alan. I don’t really know if I’m in the right place…really.

Charles: We all said that at first. The first step is to admit it. Come on, say it. “I am a sex addict.”

Alan: OK, OK. Um, my name is Alan and I am a sex addict.

Group: Hi Alan, welcome.

Charles: Do you want to tell us what brought you here?

Alan: Well, um, actually it was my fianc?s idea. She thinks I have a problem with sex addiction.

Charles: And I take it you don’t think so?

Alan: Well, it’s just little things that are bothering her. Like, she, um, she says I spend too much time on the computer since I joined this sex fantasy site.

Charles: Well, are you?

Alan: Um, well, I don’t know. I mean I maybe forgot to go to work a couple of times, this week. OK, so maybe I missed a couple of important dates…

Charles: Like what?

Alan: Um, OK, so I missed her birthday, and, um, one wedding rehearsal. I mean, big deal right?

Charles: Any other problems?

Alan: Oh, she says we don’t communicate.

Charles: And you don’t agree I take it.

Alan: Look, if she wants to talk to me all she has to do is open a chat window. We have a computer in the other room. I even set up an account for her on the sex fantasy site. You would think she would appreciate it but all did was complain about the screen name I picked.

Charles: What was it?

Alan: “MyLittleSlut6969.”

Charles: Hmmm….

Alan: I mean it’s not like I’m cheating on her. I told her the only f-word here is fantasy, right?

Carrie: Did someone say gölcük escort the f-word? I wanna fuck!

Alan: She says she is embarrassed to tell her friends I write sex stories for the net. She says I’m just an Internet pornographer. I told her someone has to write Internet pornography. I mean, it’s not going to write itself, right?

Pete: Here, here!

Alan: She says me being on this sex fantasy site can only lead to no good. She says pretty soon I’ll be hanging out with a bunch of perverts.

(There is a murmur in the crowd.)

Pete: Uh, we don’t like that word here.

Bob: No, Sheepy-Poo does not like that word. Would you like to touch Sheepy-Poo?

Charles: Uh, Bob. Not everyone shares your fantasy about gang banging your inflatable sheep. Please.

Bob: But Sheepy-Poo would like that.

Alan: Dude, uh what is with you and Sheepy-Poo? I mean it’s a fuckin’ inflatable sheep for Christ sakes!

Carrie: Did someone say fuck? I wanna fuck!

Charles: OK, look, calm down, people. We are all civilized people here. Do you have any other problems? I mean how is your sex life?

Alan: Well, I think it’s pretty good. But she doesn’t seem to agree.

Charles: What is the problem?

Alan: I don’t know. Just the other day she comes over to me all excited dressed in a silk negligee. I told her to quick go in the other room and log on to the computer and we can cyber.

Charles: Hmmm. I see.

Alan: I mean what is the problem? I don’t see anything wrong? Do you people?

Pete: I don’t see anything wrong.

Bob: I don’t see a problem. Are you sure you don’t want to pet Sheepy-Poo?

Charles: Well, we don’t see a problem. I guess you’re one of us now.

Alan: Thanks guys. I knew you would understand. I’ll go home and tell my fianc?she’s the one with the problem. Hey, I feel better already.

Charles: Glad we could help. That’s about all the time we have. The Parlin, New Jersey Beginner’s Group of Sex and Love Addicts Anonymous will now come to a close. If you would all join hands we will end with the Serenity Prayer.

Pete: Ouch!

Charles: Carrie, I said hands. Bob, please put that sheep down! Pete, the donuts. Thank you…

Group: God, grant me the serenity to accept the things I cannot change…

05-25-09.

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

A Surprisingly Good Haircut

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hitachi

Some parts of the story are important, and some are not. Some, likewise, are believable, and others are not.

The least believable part of the story is that Lola decided to get her hair cut, not at her preferred salon, but at an old-fashioned men’s barber shop. The young man who worked there, whose name she did not know, was certainly attractive, but there must have been other ways of meeting him, talking to him, looking at him. A myriad such will suggest themselves the moment you try to think of any. Judge her impractical if you will, but Lola determined that a haircut from this boy was the thing she wanted, and it was, incredibly, what she got.

Of Lola.

She was not old, and not too young. Her specific age is unimportant to the storyteller, so make it what you will. Her appearance you may fill in for yourself if you will, simply by blocking out the fact that she was somewhat short with very pale white skin, and long, wavy auburn hair that flowed and flamed up like a deciduous forest in high autumn. You may substitute for her beautiful curves -a figure which harkened back to standards of beauty last seen just after the second World War- whatever form you wish to see. She is what you want her to be, though truly she was beautiful with sexy hips that sway when she walked. She had slightly red cheeks, though not rosy, and an almost pointed, catlike nose. Her eyes were blue, lively, and playful.

The young man on whom Lola’s eye had fallen was, like her, not old and not too young. His chin was firm, his eyes piercing, his nose strong, and his skin a few Mediterranean shades darker than mine. See him: not smiling often, but when he did it was a thing worth noticing. Though his profession required little in the way of muscle, he was in peak physical condition with broad, muscular shoulders and short, jet black hair. Credit his physique to swimming or to rowing or to sailing, for the setting, though this is again unimportant, was a maritime one. An ocean breeze blew through the empty summer streets in this quiet ocean-side town.

Enter Lola.

She walked slowly and uncertainly up to the door of the barber shop, nervous about what might happen. She wanted a close look at this man, but she wasn’t sure what her limits were. He had intrigued her, caught her eye, perhaps at a bar on a previous night, or as she walked past. It doesn’t matter. She loved her long and luscious hair, but she was on an adventure, and adventures require unexpected sacrifice.

She wore a white halter-top dress with navy blue stripes which hugged and accentuated her figure backwards and forwards, leaving some, but not all, to the imagination. Her legs, like the white on her dress and the swell of the upper part of her breasts, reflected the sunlight that streamed down upon the street quite dazzlingly. If she had known how good she looked, things might have followed differently, but everything was just as it was.

Passing the striped pole that has been the symbol of the barber’s trade for centuries, she pushed open the door and stepped inside. A small bell rang, and the aging barber who owned the shop looked briefly up from his work, before indicating an empty rocking chair and returning to his craft. The elderly man whose few hairs had apparently needed trimming stood up out of the barber’s chair, grunted his satisfaction, and handed the barber some money. There were two other people in the shop, a portly gentleman in checkered shorts, polo shirt and straw hat, and a young boy of ten with bright blond hair.

While the portly man, the boy’s father, sat for his haircut, the young boy and Lola passed the time with a game of checkers, played on top of a barrel between their two rocking chairs. The young boy won, though not all rules of the game survived intact. When the father’s cut was finished some time later, the lad took his place, and the former sat observing the barber’s progress. Lola paid heavy attention alternatively to her nails, the street, and the rest of the shop.

The air was hot and thin and humid and suddenly shattered by the ringing of the bell on the door, which signaled the arrival of the young man Lola had come to explore.

He was there, by happy chance, to conduct the latter part of the day’s business, and then to close the shop for the day. With a workmanlike expression he crisply offered the barber’s chair to Lola, who nearly slipped in nervous haste, but didn’t. She sat with grace and poise, she hoped, and he covered her beautiful dress with the standard protection, a black cape. Being a good deal taller than Lola, the young barber gave her seat a few pumps to bring her up to a convenient height so that he would not have to stoop as he worked. As he ran tissue around her neck to keep the clippings out, he asked her what he could do for her today.

She said none of the lewd things that quickly popped into her mind as she admired the mans muscles through his thin, white t-shirt, and instead said, “Just a trim please, to even the length up. Nothing special.”

The man smiled a becoming smile, and reached for his clippers and comb.

He spent ten minutes or so trimming around the edges, pausing only to wet his comb, and ever so intent upon his work. Lola was free to look where she would, and roved the man’s body boldly with her eyes. She traced the lines from his pectoral muscles up through his strong shoulders, down the lengths of his arms, and back again.

Snip. Snip. Snip.

Suddenly the young boy in the next chair said, “WHEW, finally!” And hopped up from his chair. His father shrugged to the barber apologetically, paid for their cuts, and walked the boy out the door with promises of ice cream leading the way.

The elder barber turned to his young colleague and remarked, “it’s been slow like this all afternoon. People staying away on account of the heat. If you don’t mind finishing up here I’m going to go home early to help Betty out with the washing up. She won’t ask for the help, but both of us are starting to get to the age where we can’t turn it down either, when it’s offered. D’you mind at all, Max?” [a sensible enough name, Lola thought]

“Not at all. You tell Betty I said hello.”

“I’ll do that. When you meet your wife you’ll know how helpful a thing like this is. You’re not a bad kid, we’ll keep you around for a while longer. I’d say you can’t succeed as a barber being slow as molasses, but if business is that slow too, why not? And you’re young and picking it up. You’ll be ok.”

“You flatter me, sir. Have a good one.”

The door closed behind the man, leaving Lola and Max alone in the dusty barbershop.

“Well… how am I doing?” Max asked a little awkwardly.

“Well, thank you. Very well” Lola said encouragingly, meeting his eyes for a moment and smiling. He turned to refresh the water on his comb and went back to work. He ran her hands through her hair to find the strands whose length he had been about to compare, but this time his touch seemed both gentler and firmer, as if his purpose were different. It probably meant nothing.

Snip. Snip. Snip.

He continued cutting. There was probably very little left to do, given what a light job it was in general, but he said nothing and Lola didn’t press him. She closed her eyes as he trimmed the hair above her forehead, and realized that she loved his smell, a deep, manly scent that blended with the ocean air in a most enticing fashion. She opened her eyes and went back to admiring the man’s shoulders, and then followed his torso down in her mind across the stomach, which she was sure would be flat, if not muscular, to the plain, belted blue jeans he wore. She followed her imagination further down, across the forbidden line, mentally undressing the barber completely as he stood not six inches from her, but as ignorant of the fact as if he had been six hundred miles distant.

The idea of such public, secret naughtiness caused Lola to flush, slightly. She felt it more and more, and became aware of the fact that her substantial breasts were slightly firmer and more sensitive than they had been moments ago, and that she was beginning to feel a bit damp between the legs. She did not stop imagining the young barber naked, and the dampness resolved itself first into moistness, and then she was positively wet.

Snip. Snip. Snip.

The black cape which covered her went straight from her shoulders to her knees, leaving a large empty space between it and her body. It was possible, she thought doubtfully at first, to moved her arms and hands beneath the cape without the barber being any the wiser. She tested movements to see if any motion would be detectable, and decided that she could play a violin under that cape without anyone else knowing about it. Except for the sound, of course.

She moved her hands slowly down the front of her dress, and pulled the bottom up towards her stomach slowly, inch by inch. After a minute of bunching it up, the dress was high enough up that she could slip her right hand down to press over the front of the silk, white thong escort izmit she was wearing. It was quite wet, and as she ran her fingers slowly along it’s edges, she realized it was leaking a little as well.

Letting the rest of the dress fall back around her arm, she put her left hand back on the arm of the barber’s chair, as if to say, “I’m not up to anything! Nothing to see here!” Max clearly had no idea that anything was afoot, as he simply continued his slow, methodical chopping.

Snip. Snip. Snip.

She rubbed her middle finger slowly and gently around the bottom of things, touching herself just a little bit at a time. She stroked her thong’s edges teasingly, where it met skin, shocking herself with her own softness. As she ran her fingers up and down her thong her wetness increased noticeably. Finally she could resist herself no longer, and she edged her hand beneath the fabric and right up against her naked flesh. She didn’t succumb completely, however; she paused to run her middle finger up and down the length of her now-soaking pussy before she stuck it all the way in.

Remembering herself just a little, she looked up to check on her companion. If he was aware of any change in the room, there was no indication. How wrong this was, she thought to herself! How much trouble she could get in! It excited her more, and she pulled her finger out, and reinserted it along with a second finger. As she slowly fingered herself under the cape, she grew bolder in the realization that the secret was hers alone.

Snip. Snip. Snip.

Now she was finger-fucking herself while looking at the man she lusted for, while he touched her and ran his hands through her hair, and he had no idea. Lola was so pleased and in such pleasure that she didn’t look away when Max happened to look up at the mirror, straight into her eyes. She held his gaze, secretly fingering herself faster and faster, and they held eye contact for a long moment before he looked back down again.

She was unbelievably hot now, more turned on than she had ever been. Her left hand gripped the arm of the chair to steady herself as she masturbated beneath the folds of the protecting cape.

Max stepped away for a moment to moisten his comb again. Stepping back past Lola’s left, he passed so close to her that his the front of his waist, which was at a level with the chair, brushed right up against Lola’s covered left hand. She reflexively yanked her hand away and both studiously acted as if nothing had happened. Lola awkwardly cleared her throat. But she could have sworn that she had felt a certain amount of stiffness in the moment’s contact, and not of the figurative variety.

Was he enjoying her as much as she was enjoying him? She dared not to hope so, but it was her adventure after all, and it wasn’t over yet.

Snip. Snip. Snip.

She had lessened her fingering for a moment, but she resumed it with increased fervor, fueling her arousal with thoughts of what she had just touched. For it to reach her hand across the space separating them, it must have been a very careless action… or a fairly big thing. Or both?

His penis had been so close she could touch it. She had touched it, sort of. It was as if she was being teased by the room itself, with its hotness and humidity and the tightness of his jeans and dusty, musty smell in the room. It was as if she was being squeezed slowly by the room and the lust which she couldn’t possibly divulge, on which she had already acted far too much. The tension was terrible, but she could not stop, and a growing part of her wanted more.

Snip. Snip. Snip.

The next time she made eye contact in the mirror with the man she lusted for he held it for so long that she finally dropped her gaze. He sniffed the air and asked, “Does it smell funny in here to you?”

Lola realized that the smell was emanating from her wet, swollen pussy, and blushed. She said, “Um, yeah a little bit. I wonder what that is?”

“It is… vaguely familiar.” answered the young barber, who had somehow managed to drag out what might easily have been a ten- or twenty-minute trim into a time that felt like centuries. The clock showed that, indeed, some forty minutes had passed since the ordeal began.

Snip. Snip. Snip.

The next time Max’s somewhat stiff cock brushed, through his jeans, against the hand which Lola had replaced on the arm rest when she had gone back to finger-fucking herself, it was harder to believe it was an accident, though he kept on moving as if it hadn’t happened. Lola’s “Hmmm” detector might have gone off earlier if she hadn’t been so busy paying attention to shoving her soaked fingers in and out and in and out of her ridiculously wet pussy, but now she tried to imagine herself inside the man’s mind for a moment.

She said to herself, “He has kept me here for a seriously long time without letting me leave. If I were cutting hair I’d have finished and kicked me out the door to close ages ago. He hasn’t said much or smiled much, but he’s a shy boy. And he smiled a little. The eye contact… The brush-ups…” The realization that someone likes you is, unless you are used to it, a very gradual thing. As we remarked earlier, Lola was not so self-aware, and it was therefore only at this point that she began to believe that the palpable sexual tension in the room was not only constricting her.

Snip. Snip. Stop.

Stop!

It appeared that the trim had reached a point of climax, though Lola had not. Max, the young barber, reached for the small hand mirror, which in reflection from the larger would show Lola how well and how evenly he had cut her hair. He stooped a little to look into the mirror levelly, from the same height as Lola’s own head, and absentmindedly asked her if she was pleased with the result. Pleased? Oh yes. And the hair looks surprisingly good too!

Using her feet to push off from the ground she whirled the chair around to face him. “I love it,” she purred, looking directly and expectantly into his eyes, and slowly leaned forward towards him.

The speed with which they went from a foot apart to having their tongues in each other’s mouths was breathtaking. Their kiss was violent at first, as they probed and explored each other with their tongues snaking, but the force lessened over time because of the awkwardness of her sitting in a chair and his stooping over her. She stood up a little, running her hands up and down his back. He slid his hands up her neck and down it again, across the tops of her smooth, bare shoulders, and then massaged her cheeks sensually as he held her kiss.

It might have gone on this way with great passion for both, but Lola was far too worked up already to have too lengthy a make-out session. To make her intentions clear she ran her hands down the man’s back to his jeans and grabbed his ass with force. He proclaimed the message heard loud and clear by moving both his hands down to cup, squeeze and press together her swelling breasts, gently but forcefully.

Breaking the kiss finally for a moment he said, “But here…?”

Lola, in no mood to wait for a change of scenery, stopped his mouth with a kiss again and responded in the affirmative by swiftly unbuttoning his jeans and pulling the zipper down.

She had been gradually sitting back down and he had been gradually following her, but then she pushed his chest up and sat down hard in the chair. Her feet found the pedal to the chair and lowered the height swiftly until her face was even with his belly button. She quickly reached into the black briefs he wore, found the stiffening penis hidden there, and pulled it up, exposing it to the air.

For just a moment she admired the size, shape and color of his throbbing cock before she stuck her tongue out and teasingly swirled it around the head. She looked up at him, and locking eyes with him once more, ran her tongue slowly down the length of his shaft, back up it, and then under the swelling head, just teasing it with the tip of her tongue.

Glancing to her left at the large window which opened onto the deserted main street of the town, and considering the unlocked door and “Open” sign, Lola rotated the barber’s chair so that it’s back concealed both herself and her barber’s partial nakedness. It would be suspicious to a passerby and lead to certain capture if someone should enter the store… but she just didn’t care at this point. Her pussy was dripping, and she wanted Max’s cock, and that was that.

Returning her attention to the be-hardened barber, Lola held her head closer to his cock, easing it into her mouth slowly. He groaned as she closed her lips about his dick and slowly worked it around her mouth with her moist tongue. She was pleased by its size; it did not stretch her mouth, and would not hurt her, but it was big enough to be almost uncomfortable. But not quite. It filled her mouth up though, that was certain, and her pussy, seemingly with a mind of its own watered at the prospect of feeling it soon.

She pulled her head back and sucked forward down the length izmit escort of his cock, pulled back and sucked him in, letting as much saliva as she could muster coat the throbbing cock in her mouth. The taste of it was meaty and salty and intoxicating, and she sucked it some more. As she sucked forward and backwards, up and down on his dick, she reached her left hand up to caress and coax his soft testicles. Though he had been making pleasurable noises for some time he let out a particularly deep and satisfied sound as she did this, and she determined not to stop. She ran her right arm up through his shirt to caress his chest, and kept working his dick in and out of her mouth, oh so wetly.

She said “Mmmm” and then pulled his dick slurpily out of her mouth briefly to observe “your dick is delightful” before shaking it a little bit to encourage stiffness, rubbing it against her cheek, and then circling the head a few times with her tongue. She plunged the cock back into her mouth with abandon, sucking gently but quickly, urgently, for real. He was just incredibly hard, she thought.

He reached down and took her right hand, pulling her slightly up with it, and brought it up to his mouth. He slowly and sexily sucked on her fingers one by one, running his own soft tongue up and down them. She loved it and it turned her the fuck on. He pulled her fingers out, realizing that they tasted the way the room smelled, and said, “you seemed like the calmest customer ever while I was cutting your hair. I had no idea you found it so exciting. You have been very bad today.”

She slurped greedily on his dick again three more times before pulling it out of her mouth to ask him if he had any problems with the situation.

He began what might have been a clever response, but it simply emerged as “aaaah” when she stuffed his cock back into her mouth and rubbed her left hand on his balls.

Taking stock of the situation and the peril it presented, Max asked between groans of pleasure if he had not better “close up the shop real quick.”

She seemed to relent, but then held onto him just a little longer, sucking down on him and up, down and up, down and up, slowly and wetly. When she finally let him go, she withdrew his cock from her mouth slowly, teasing the end of it with her tongue again.

Reluctantly free, Max swiftly shoved his wet penis into his jeans for a moment, staggering towards the door to turn the sign around to “closed” and deadbolt the door. The shop was old-fashioned, as we observed earlier, however, and had, instead of blinds, very thin curtains. They would have to do, he thought, pulling them shut. They didn’t conceal everything, but a would-be viewer would have to peer through a crack to see in.

Max briefly considered the possibility of getting into trouble out of lack of care, with eyes absentmindedly trained on the floor as he turned around. As he slowly looked up, his eyes took in a white dress with navy blue stripes in the chair nearest him, and then traveled over to see Lola partially sitting up in his own barber’s chair with her legs spread as wide as she could hold them, her left hand holding her thong to the side, and her right rapidly exploring and fingering her beautiful pussy.

She had hair, there, but not much. Or a lot or none. It is not important. She was fucking the hell out of it with her dripping fingers, her mouth was slightly open, her tongue was sticking out between her lips, and her eyes screamed “FUCK ME” in a way that only eyes can.

He strode purposefully over to her open body, losing his shirt as he went. He pulled his cock back out and knelt just slightly so that the head of it would be against her swollen labia. He held his cock in his hands, enjoying her wetness on the tip of his penis, and then rubbed it slowly up and down, beguiling Lola’s pussy with alternating promises of gentle caresses and a forceful fucking to come.

He took his cock and slowly spread her pussy lips apart with it. She was so fucking wet, it was just wonderful. He pushed into her very slowly and cautiously at first, not wanting to hurt her. She reached up with one hand and ran it sexily through his hair, rubbing his scalp erotically in a way that took any remaining limpness, if there had been any, out of his cock.

He pushed himself the last three inches into her, and stayed there for a few moments, locking his mouth to hers in a passionate kiss. As their tongues chased each other, dancing around in each other’s mouths, he began slowly to withdraw his dick from her. When he was halfway out, he slowly pushed his girth back in again.

Lola couldn’t believe how good his cock felt in her pussy. She moaned aloud “ooooh.” “mmmmm,” and as he fucked in and out a little faster, in and out a little faster, in and out just a little faster still, she said “oh yeah, just like that. Fuck me honey. Fuck my wet pussy.”

He started pumping, thrusting in and out of her, reveling in her wetness. He reached his arms out to spread her legs even wider, marveling at the loveliness of her pale skin, particularly the large breasts with wide areolae and soft, puffy nipples, the palest shade of pink. As she held her legs apart so that he could keep fucking her, in and out, in and out, smoothly and wetly, he reached his arms up to encircle her wrists, pinning them to the back of the chair.

He had her completely in his power now, and the vigor with which he shoved his cock into her beautiful, soaking, gaping pussy increased and increased, in-out-in-out-in-out. The force with which he fucked her caused his balls to slap up against her thighs and her sensitive asshole, increasing her pleasure even more.

They carried on like this, he spreading her pussy lips apart as he thrust into Lola, then backing out, only to reacquaint himself with her wetness half a moment later. As he humped her her breasts swayed gently to the rhythm. She was spread wide open for him, as wide as she could be. She pulled a had free for a moment and reached down to gently tease her clit as he continued to hump her.

Suddenly Lola pushed him back and out of her, reaching up with a hand to grip his hair sexily but strongly, and gently pushed him downwards. He had an idea of what she wanted, and having tasted the essence of her delicious pussy on her fingers, had every wish to accommodate her desire.

He knelt down, bending towards her swollen pussy, and reaching his strong arms around and under her thighs, pulled her hips up towards his face.

He didn’t rush things, not by any means. He slowly kissed and teased with his tongue around the inside of one, slower and slower towards Lola’s gaping gash, but then just kissing her wetness and continuing on over to the other thigh. Having kissed and licked around her inner thighs in this way for what seemed like eons, he slowly worked his way inwards until his tongue began to flick casually at her pussy lips.

When he knew that she was at the peak of her anticipation Max stuck his tongue as far as he could up Lola’s pussy. She gasped “Oooh” with pleasure and arched her back. He ran a hand up and over the front of her pubic mound, massaging her there as he gently ate her pussy.

He ran his tongue up and down her pussy, sucking in her delicious juice. He pulled his face back for a moment, inserting a finger to explore her more deeply before sticking his face back up to tongue-fuck her with increasing urgency and speed. She gasped and moaned and ooh-ed and ah-ed as he tongued her pussy and waves of pleasure washed over her.

Lola wanted that cock back in her. She sat up, pulling the barber’s hair up as well until he was standing. She got sharply up, stood to the side, and pushed him roughly down into the seat. His ass firmly in the chair, his cock pointed straight and hard to the ceiling like a compass. She stood up on the bars beneath the chair until her pussy was positioned directly over the head of his cock. She lowered herself slowly onto him, gasping as he re-entered her.

Her gorgeous ass, perfectly curved, soft, and firm was in Max’s face at first, then down towards his stomach, and then it was moving up and down on his midsection as she rode him. She fucked up and down on him, increasing her tempo as she slowly accustomed herself to the awkwardness of her foothold. Her beautiful tits bounced slowly up and down with the motion of her body as she fucked him harder and harder.

Her pussy lips were quite swollen and she held her breasts, squeezing her own nipples for just a moment to send a small thrill of pleasure up her spine. She fucked down on his erect dick steadily, enjoying the feeling of him coming out of her and then filling her up.

She looked up to the mirror and beheld herself, mouth open, nipples hard, and hair streaming as she rode the beautiful man she had lusted for, and her pussy juices flowed harder. Lola’s ass was flying to and from Max’s point of vision, and he fucked up to meet it. But Lola’s feet and legs were growing tired in the strange position they were in, so she blithely hopped off izmit kendi evi olan escort of his dick, turned around, and climbed back up.

Facing her man, she was able to straddle him and rest her knees against the bottom of the chair on the sides. It was a tight fit, but the chair was a fairly large one, and it allowed them enough room. Her big tits were directly in his face now, and pressed together and almost against his nose by the closeness of her arms. He stuck his tongue out and adeptly circled around and around her stiffly pointing nipples with it. He brought his hands up to squeeze them for a moment, but she turned the tables on him by grabbing them and holding them back against the chair. She was in charge.

She looked back at the barber’s mirror to see his stiff, throbbing cock pointing at her dripping pussy expectantly as it hovered above him. She slowly moved herself down until he was just barely inside her. He groaned with anticipation as she held the pose, very gradually moving her soaking pussy down his shaft. Having just barely covered the head, she slowly pulled herself back up until her pussy hovered completely above him. She savored the moment and the expectation, and then suddenly shoved her pussy all the way down his prick, filling herself up with him.

His cock was so hard, so firm, it felt just wonderful, it filled her as her pussy flowed around it. She pulled up and then sat down on his cock hard, and again harder, and again harder, and again harder. Up and down and up and down her taught, curvaceous ass rode in the mirror, and up and down and up and down her big tits bounced and flew in his face, and up and down her drench pussy lips slid on his solid dick.

The sight of his prick fucking in and out of her as she looked over her shoulder into the mirror drove her into a frenzy, and she began to shriek out “FUCK ME! OH YES! OH YES! FUCK ME! JUST LIKE THAT! FUCK ME! YEAH OOH YEAH OOH YEAH OOH YEAH OOH YEAH FUCK!” He thrust up to meet her gaping pussy and she engulfed him again and again and again. Their rhythm and timing suggested a couple that had been fucking for years, but they had only just met.

He moved his hands to her ass, squeezing it and helping to support her and regulate their rhythm, but it got in the way of the view, so he moved them up to squeeze her breasts and her nipples, just a little at first, but then harder, and then good and hard.

She rode him with abandon, feeling her pussy tightening as her clit rubbed up and down the top of his cock, loving the feeling of him playing with her nipples, and loving the feeling of her clit rubbing up and down his cock. Her clit sent shock waves through her pussy and through her body, and she gave up trying to regulate the speed of his thrusts and her own fucking down onto his dick as he shoved it into her.

Then she felt her pussy begin to spasm and tighten and she could sense her climax coming, roaring towards her, and she lost any control she had left, pulling her pussy up and down and up and down the big throbbing dick of this man she had just met, fucking him and fucking him until her pussy began to clench and unclench and clench and unclench.

Just as this happened, she felt his dick lurch and begin cumming within her. His hot cum spurted up into her pussy over and over and over again with more and more urgency. He pushed all the way into her for his last spasm, as far as he could go, and she pressed down on him, taking his cock and keeping it there, locking the lips of her spasming pussy around the base of it as she moaned out “OOH OOH OOH OOH OOH OOOOOOOOOH” in her own triumphant and exhausting orgasm.

She slouched against him with his cock, his cum, and her wetness all inside her, her bulging breasts just below his head, trying to catch her breath. He gripped her ass and heaved, his own exertions hadn’t been anything to sneeze at. They stayed that way for several minutes, all fucked out.

She clutched at his muscles admiringly, and shifted her pussy around on his cock a little, producing the desired twin groan of pleasure and discomfort. Her mischievous eyes looked down at him as he slowly massaged her breasts, cupping and squeezing them gently. He was still inside her, and she could feel his dick, so recently spent, slowly beginning to come to life again. She pushed herself down and up on him slightly to gauge the reaction, and he stiffened palpably. They weren’t done yet.

She hopped suddenly off of his slowly-hardening dick and kicked the foot-stand to raise him into the air. She was fine with kneeling, but it was there and it was convenient, so she brought him up to her.

She came towards him as before, slowly, and gingerly, but suddenly and passionately plunged his whole dick into her mouth, cum, pussy juice, and all as she felt her lust returning and building again.

She swirled his cock around in her mouth with her tongue, causing him to groan deeply, and she reached up to support his testicles again with one hand while she circled his shaft with the other. She pumped him in and out of her mouth with her hand squeezing his shaft and running up and down it, up and down up and down and her mouth was filled with wetness which she spread around the cock, from the head down the length of it, rubbing in the soft liquid with her hand as she jacked him off.

She held the shaft up towards her head from the base for a moment, pulled back, sucked up a bunch of saliva, and then spat it all down onto the head of the penis, swiftly taking him back into her mouth and sucking up and down on his hard, wet dick again. He became longer and firmer as she sucked him up and down, up and down, swirling her tongue on his prick and rubbing him with her smooth hands.

When she thought he could get no stiffer Lola got up again, and turned around. She bent over directly towards the mirror and wiggled her ass provocatively at the barber’s face.

He did not need to be told twice.

He stood up and rubbed his cock along her still-soaked slit, then pushed sharply into her. He could see her breasts hanging down in the mirror, looking bigger than ever as her beautiful nipples bounced with the fucking he proceeded to give her. He shoved his dick into her and pulled back, waited, and shoved it in even harder. He held her ass with his hands, and it fucked his mind just as much as he fucked her pussy to see him going into her and out of her, to see her pussy lips pulling backwards towards him as he came out, to see her amazing wetness on his cock. Her asshole was lovely and pink, and the sight of it engorged his cock.

As he fucked her harder and harder, he reached up and pulled her head back towards him. He worked his cock in and out, in and out, wetly, hardly, roughly, smoothly, in and out, in and out he fucked her and he pulled her hair. As her head came back her breasts came up until they were almost pressing against his barber’s mirror, flying forward and back with the rest of her body as he fucked her.

He stood still for a moment, stopped fucking her to see how she would respond, and she looked back at him coyly. She smiled playfully and slowly eased her pussy back onto his throbbing dick. Then she pulled forward again… and eased herself back onto his dick. Then she pulled forward again and pushed herself back to him harder, her ass slamming against him, and then she fucked back on him harder and harder, her ass shaking gloriously with the force of the contact.

He pulled her hair again and began to meet her strokes. Lola could not believe how excellent she felt as his cock filled her up, left, and filled her again. He shoved it into her and into her and into her and she was so wet and he so firm. She had thought it was in her head but realized it was out loud that she was thinking, saying, yelling, screaming “YES! YES! AH! OH! OH! OH! AH! YES! FUCK ME! OH YES! OH YES! AH AH AH AH AH AH YES YES YESYESYESYESYES!”

Their rhythm was ridiculously fast, he slammed into her, fucked the shit out of her, thrust harder and harder. Harder and harder, in and out in and out with her beautiful pussy lips sliding up and down his throbbing cock and her beautiful cream-colored ass slapping against him noisily and her huge tits swaying and bouncing with the force of it. He could stand it no longer and spent himself, less forcefully than before, but still with a great deal of cum into her wet, yielding pussy.

Lola, knowing that this was it, thrust herself back against him, burying his erupting dick as deeply as she could manage it into her throbbing pussy. His stiffness, his spasming against her clit, the sexiness of him pulling her hair, and the image of it all right in front of her in the mirror all exploded together in her second orgasm. He shoved his dick into her one last time. “OOOOOAAAAAAAAHHHHHHHHHHOOOOOO!” she screamed as she came

She gripped his cock between her legs tightly, her mouth gaping open and her tits resting against the desk as his cum began to leak out of her pussy and trail down her leg.

The caught their breath gradually in that position, holding it until his cock finally slipped out of her, spilling his seed to the ground.

She was all shagged out, dazed. But she was happy.

Even the haircut was good.

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Brother Sister and Virginity, Part 1

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

I woke up at 11:00am. It was Saturday, and finally I had a day to relax without work and school. I laid back on my bed, wondering of what to do today. Maybe hang out with my friends at the mall? Sleep a little bit more? Grab breakfast at local store?

I decided to get my 16 year old body off the bed; heading for the washroom, still thinking of what to do. After using the toilet, I realized that there was a pack of pills left beside the sink. There were several small pills which contained very different colours every two rows. What got me interested was that there were days of the week written on the package. The first few were taken out, including today’s (Saturday).

I poured milk into my bowl of cereal. My sister came up to the living room and turned on the t.v. I was wondering what those pills were for in the washroom. I knew it was from my sister as Mom and Dad have a bathroom connected to their bedroom. My sister and I shared a bathroom between our two rooms. Was my sister on drugs?

“Hey sis,” I said curiously. My sister ignored me as usual as she paid close attention to Jersey Shore coming on t.v. When it went into commercial, I asked again.

“Cuss-andra, I found some pills in the bathroom.” I managed to say as I was eating. My sister turned her face towards me and gave me a dirty look.

“They are birth-control pills, genius.” She said angrily.

“What are hell are those?” I asked.

“Well, when I have sex, it protects me from getting pregnant.”

I chuckled when she said that. But I didn’t want to hurt my sisters feelings. “Huh, um, okay.” I said hoping this wouldn’t hurt her feelings.

My sister’s name is Cassandra but I call her Cuss-andra. She is 14 years old. She has really pale skin and is very skinny. Her face and body has a lot of pimples, zits, and big pink and black dots over her body. She’s never had the ability to talk to a boy or get a boyfriend. All the boys and girls make fun of her at school, she always is home and rarely goes outside. Her taking birth control pills surprised escort me as maybe she was scared of getting raped or something.

I finished eating breakfast and started heading to my room.
“Dan-Fart, come to my room for a sec.” My sister said as she got off the couch. Yup, that’s what she called me. I fart a lot and my name is Danny. So guess what she calls me… I went into her room and looked around to see if she needed my help to move something. My sister came into her room and sat on her bed. She then just sat there for a while while I stood wondering what she was thinking.

“Look, um.” She quickly stood up and started to take off her shirt. She was wearing a small white bra which she also took off as well.

“Sis, what the f*ck are you doing? Stop!” I pleaded. But my sister didn’t.

She then began to take off her pants and panties until she stood in front of me, all nude.

I looked at her in awe. She smiled and told me to sit down on the bed with her. I was in such a shock that I followed her order. “What is she even thinking?” I thought to myself.

“I want to know what a boy looks like. And I want to know how sex feels like.” My sister said real quickly. Her face started turning pink and she looked at the floor. I didn’t know what to say or do.

“Why do you want to have sex? Like I’m your brother, it’s probably illegal.” I couldn’t help but peek at my sisters boobs and pussy. My penis was erect but luckily she didn’t know. This felt like a dream but it wasn’t.

“I want to just, you know, want to know how sex feels like. I won’t tell anyone. I promise. I need your help, just please.” She had this sad look on her face. I knew that boys always made fun of her looks. She wasn’t cute, she always embarrassed herself, and her ONLY friend was probably me. I waited until she made eye-contact with me. Then I stood up from her bed and started to take off my clothes. I took off my shirt and then my boxers until I stood infront of my sister nude. My sister got off of her bed and stood infront of me.

There we izmit escort bayan stood. Brother and Sister. Danny and Cassandra. Nude in front of each other. I looked at my first real life boobs and pussy. She looked at her first penis and first boy nude. We both stared at each-other until I started to get an erection. It came up really quickly until my penis grew to 6 inches and the tip touched my sisters clit. We both smiled and then started laughing. We always hated one-another but this time, it seemed like we were happy in each-others company.

I decided to take a risk. I went and hugged my sister. It was the best hug in the world. Not only was I hugging a girl, but she was naked. My penis was in between her legs and I held my sister tight and we just held each-other as tight as we could. After we both started to let go, my sister laid back on her bed and spread her legs. I looked at her pussy in awe. I went onto my knees on my sisters bed and went in-between my sisters legs. Then I held my penis and rubbed it against my sisters pussy. We both moaned real quietly as pleasure was felt all across our body. I found an opening in her pussy and knew what was to go inside. I aimed my penis in her hole, rubbed around it. Unable to wait another second, he slid into her womb, the way primed by his fingers. Sarah gasped as her brother filled her. She had been with some well endowed men but nothing, ever, like this. She wrapped her muscled legs around him, locking her brother in place as he drilled deeper.

We both let out a quick moan as both our bodies were filled with pleasureful feelings starting from our private part which reached our brains. My 6-inch penis went in half-way inside my sisters pussy until I felt it hit something which blocked my way. I looked at my sister who was staring at me. She nodded and so did I. I pulled my penis out a little and with one swift swoop, I push my penis all the way inside my sisters forbidden zone. My sister quickly let out a scream of pain. She never said stop so I started to pump my izmit sınırsız escort penis in and out of my little sisters pussy. The feeling was estatic once again.

My sister and I started to groan and moan with each-other as we continued to fuck each-other dry. My sister’s eyes were closed, like she kept feeling pain over and over as my body kept feeling pleasure. I felt myself going to the point of no return. My penis was about to explode and I closed my eyes as I let out a groan of pleasure.

“Knock Knock Knock.”

My body shook for two reasons. The first was because I was about to unleash a load of sperm into my little sisters pussy. The second reason being that Mom and Dad were home from Saturday’s groceries shopping. I looked at my sister who opened her eyes and stared at me. I had to do something quick.

I pulled my erect un-ejaculated penis out of my sister and got myself away from between her legs and off her bed. I put my boxers and shirt on as fast as I possibly could. I ran out of my sisters room and closed her room door. Then I opened our entrance door to see Mom and Dad holding a bunch of bags full of food. I was sweating so much not only from the sex but also from my parents who might have heard my groan.

“Well, are you going to give us a hand?” My Mom asked. I grabbed a few bags from my Mom and Dad and placed them inside the kitchen table. Did my parents hear anything suspicious?

“Why are you sweating so much.” My Mom looking through her purse.

“I was working out, I will take a shower.” I said.

“You men are weird. You work out during the morning and sleep all afternoon.” My Mom chuckled. My Dad looked at me and gave me a thumbs up, which he always does when Mom makes fun of boys.

I went and took a cold shower. I realized that my penis had dry blood all over it. My sisters blood. Thoughts went all through-out my head wondering what my sister might be thinking of. As I left the bathroom, my sister entered the bathroom.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

This is a test story to see what you (the readers) like.

Feel free to log in, comment, rate, or private message me. I read all comments so feel free to post.
Thanks.

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32