Alıntı – Çarşaflı Hanife Bölüm – 2

Alıntı – Çarşaflı Hanife Bölüm – 2
Beklediğim fırsat iki hafta kadar sonra geldi. Faruk abi bir cenaze nedeniyle İstanbul’a gideceğini söyledi. “Ben dönene kadar sen dükkâna göz kulak olursun, arada hanım da gelecek, bir şey lazım falan olursa sen ilgilenir misin?” deyince, “Ne demek abi, gözün arkada kalmasın!” dedim keyifle. Altın bir fırsattı bu ve mutlaka değerlendirmeliydim. O süre boyunca Hanife’yi sikme hayalleri kurmuş, arada bir resim ve videolara bakarak 31 çekmiştim.

Ertesi gün çalışırken kapı açıldı ve Hanife girdi içeri. Birden karşımda görünce şaşırdım ve heyecanlandım. Yine siyah çarşafını giymişti. Beyaz yüzü görünüyordu sadece. Selam verip dükkânın kepenklerini açıp açamayacağımı sordu. “Ne demek, hemen!” dedim. Anahtarları ucundan tutarak uzattı, elinin elime değmesinden çekiniyordu. Paslanmış kepenkleri kaldırdım. Hanife teşekkür edip içeri geçtikten sonra ben de işime döndüm.

Koltuğa oturdum, ama aklım Hanife’deydi. Hemen yanı başımdaydı. Üstelik tek başınaydı. Fırsat ayağıma gelmişti, ama bu sefer de nasıl adım atmam gerektiğine karar veremiyordum. Ancak kapı açılıp da yeniden onu karşımda görünce işleri oluruna bırakmaya karar verdim. “Bizim dükkânda çay bitmiş, sizde varsa biraz alabilir miyim?” diye sordu. “Abla eğer istersen hiç demleme, ben yeni demlemiştim zaten, getireyim bir bardak!” dediğimde, “Zahmet olmasın size!” diyerek olmaz gibilerden teşekkür etti, ama ben ısrar edince kabul ederek geri döndü.

Hemen bir bardak sıcak çay doldurdum, yanına da birkaç parça bisküvi koyup, küçük bir tepsiyle götürdüm. Hanife, “Allah razı olsun, sağ olun!” derken masasına bıraktım. Bana, “Siz içmiyor musunuz?” deyince, “Ben içerde içerim.” dedim. İlk andan onu ürkütmek istemiyordum. “Siz de bir bardak alın kendinize, beraber içelim!” deyince, içimden (Canıma minnet!) dedim. “Peki öyleyse, getireyim!” diyerek gidip kendime de bir bardak çay aldım.

Yıllardır komşuyduk ve tanıyorduk birbirimizi. O nedenle benden çekinmiyordu. Ancak benim kendisiyle ilgili kurduğum hayalleri, planları bilmiyordu. Bir süre havadan sudan konuştuk. Karımı ve çocuklarımı sordu. Ben de kızlarını sordum. Dakikalar ilerleyip de çaylarımız bittiğinde artık konuya girme vaktinin geldiğini anladım.

“Geçen Faruk abi bilgisayarını getirmişti. Arızalanmış, virüs girmiş içine, tamir etmemi istedi. Ben de hallettim. Ama o ara bir şeyler buldum bilgisayarında, çok acayip şeyler!” dediğimde Hanife’nin yüzü değişti birden. Sanki söyleyeceklerimi anlamış yada tahmin ediyormuş gibi, “Siz gitseniz iyi olur bence!” dedi. “Giderim, sorun yok. Ama gitmem senin için iyi olmaz!” dedim kalkarken. Göz bebekleri fırıl fırıl dönüyor, beyaz yüzü renkten renge giriyordu. Kocasının bilgisayarındaki resim ve videolardan haberi vardı anlaşılan.

“Ne demek bu?” diye sordu titreyen sesiyle. “Cevabı merak ediyorsan benim dükkâna gel!” dediğimde ayağa kalkıp, “Koray Bey!” dedi kıpkırmızı yüzüyle. “Allah aşkına, ne yapmaya çalışıyorsun?” dedi ağlamaklı bir halde. Hanife ben daha bir şey demeden meselenin ne olduğunu anlamıştı. “Faruk abinin bilgisayarındakileri biliyorsun değil mi?” dediğimde ağlayacak gibi oldu. Dudaklarını ısırdı. Ellerini masanın üzerine koymuş, öylece duruyordu.

Onu öyle bırakıp bir şey demeden dükkâna geçtim. Geleceğini biliyordum. Nitekim 10 dakika kadar sonra kapı açıldı, Hanife karşımdaydı. Kapıyı kapatıp, “Ne istiyorsun?” dedi. Ağladığı belliydi, gözleri kızarmıştı. Bütün cesaretimi toplayıp, “Seni istiyorum!” deyince bembeyaz yüzü pancar gibi kızardı, bir eliyle ağzını kapattı. Utanç ve korkudan ne yapacağını bilmez bir haldeydi, sanki bir anda düşüp bayılacaktı.

Hanife hayatının şokunu yaşıyordu karşımda. Kızarmış gözlerinde yeniden yaşlar belirdi. “Korkma, aramızda kalacak. Ne kocanın ne başkasının haberi olmayacak. Kabul etmezsen o resimlerin hepsini internete koyarım, herkes öğrenir!” dediğimde yaşadığı utanç ve şaşkınlık tavan yaptı. “Senin yaptığın insanlığa, Müslümanlığa sığar mı?” dedi korkudan titreyen sesiyle. Sonra da, “Birisi senin karına yapsa…” dedi, ama onun lafını kesip, “Kimse benim karıma yapamaz, çünkü ben onun öyle resimlerini çekmiyorum!” dedim sert bir sesle.

“Koray Bey, ben seni böyle bilmezdim!” dediğindeyse, “Ben de seni öyle bilmiyordum!” dedim yanıt olarak. “Ne olur, kocam yaptı bir hata. Benim başımı yakma, üç çocuğum var benim, onların başı için, Allah rızası için…” diyerek bir yandan ağlayıp bir yandan da beni ikna etmeye çalışıyordu.

“Ben sana teklifimi yaptım. Düşün taşın, sana yarın sabaha kadar süre, ya kabul edersin, yada yarın hepsini koyarım internete. Kocana yada başka birine söylersen de aynısı olur. Afyonlu Hanife’nin marifetlerini herkes görür!” dediğimde gözleri yuvalarından fırlayacakmış gibi oldu. “Ha, eğer bana inanmıyorsan al bak!” dedim ve çıplak resimlerinden telefonuma yüklediğim bir tanesini gösterdim.

Yüzünü diğer tarafa çevirdi hızlıca ve bir şey demeden kapıyı açıp gitti. Birkaç dakika sonra da kendi dükkânlarının kapısının kapandığını duydum. Bakınca Hanife’nin hızlı adımlarla gittiğini gördüm. Meseleyi kocasına yada bir akrabasına açabilirdi, öyle bir durumda hayatım tehlikeye girerdi. Ama Hanife gibi bir kadının böyle bir şey yapmayacağını adım gibi biliyordum. Kendi küçük dünyasında yaşayan bir kadındı. Elimdeki resim ve videoları zorla almaya çalışmak, beni şikâyet etmek, birilerine konuyu anlatmak yapacağı en son işti.

İki saat kadar sonra dükkânlarının kapısının açıldığını duydum. Ancak o sırada bir müşterim vardı, o nedenle bakamadım. Birkaç dakika sonra benim kapıda Hanife’yi gördüm, ama içerde birinin olduğunu görünce girmedi. Müşteri 10 dakika kadar sonra çıktı. Hanife de peşinden girdi. Sanki adamın çıkmasını gözlüyordu. Kapıyı aralık bırakıp yeniden beni ikna edici sözler söylemeye başladı. “Bak, ben sana söyleyeceğimi söyledim. Boşuna çeneni yorma, ya kabul edersin, yada olacakları sen bilirsin. Ben her şeyi göze aldım!” dedim. Bu son cümlem sanki bir kurşun yemiş gibi olmasına neden oldu.

Saate baktım, 16:00’ya geliyordu. “Sana yarın sabah 10:00’a kadar süre. Kabul etmezsen saat on 11:00’de hepsini internete koyarım!” dediğimdeyse düşmemek için sandalyeden tutundu. Korkudan ne yapacağını bilmiyordu, kendini kaybetmişti sanki. Bir süre o halde kaldı. Derken beklediğim sözler döküldü titreyen dudaklarından ve “Aramızda kalacak, sonra hepsini sileceksin…” dedi.

“Tamam, aramızda kalacak, sonra hepsini sileceğim!” dedim. Hanife gözlerini kaçırırken, ona, “Eğer istersen şimdi yapalım, içerisi müsait!” dedim elimle arkayı göstererek. Hanife sanki birden cesaretlenmiş gibi, “Bitirelim artık şu işi! Dükkânın kapısını kapatıp geleyim…” dedi ve çıktı. Her şeyin bu kadar kolay olacağını tahmin etmemiştim ama olmuştu. Biraz sonra yan tarafın kapısı kapandı ve Hanife içeri girdi.

Hanife’ye, “Sen şu arkaya geç!” derken ben de dışarı baktım. Gelen giden yoktu, kapıyı kilitledim ve içeri geçtim. Hanife tezgâhın önünde ayakta duruyordu. Bana hiç bakmıyor yan duvara bakıyordu sadece. “Geç şöyle, eğil!” dedim ve ondan tezgâhtan tutunarak domalmasını istedim. Ellerini tezgâha koydu ve öne doğru eğildi biraz. Orta boyluydu, ama ayağına siyah renkli kalın tabanlı ayakkabı giydiğinden boyu uzamış ve nerdeyse benim boyuma gelmişti.

Arkasına geçtim hemen. Hanife’nin bu kadar kolay ‘Evet’ diyeceğini hiç tahmin etmiyordum. Halen daha inanmakta zorlanıyordum. Pantolonumu ve külotumu indirdim. Hanife sadece önüne bakıyordu. Çarşafının alt kısmını altındaki bordo renkli eteğiyle beraber tutup kaldırdım. Dizlerinin altına gelen ince siyah çoraplar giymişti. Etekle çarşafı iyice kaldırdığımdaysa kırmızı külotu ile kaldı.

Bembeyaz kalçalarının üzerinde kırmızı külotlu dolgun götünü görmek bir anda sikimi sertleştirdi. Külotu lastiklerinden tutup dizlerine indirdiğimde bembeyaz götü çıktı karşıma. Ellerimi göt yanaklarına attım hemen. Taş gibi sert, dolgun göt yanaklarını ayırdım. Resim ve videolarda gördüğümden çok daha güzel bir manzara vardı karşımda. Biçimli ve etli amı tam sikimin hizasındaydı. Kasıklarında çok az kıl vardı. Minik bir çukuru andıran göt deliğiyse amından da cezbediciydi.

Sikimi tuttum ve sıvazladım, ardından sikimin kafasını bastırdım amına. O an irkildi Hanife, yerinde kıpırdadı. Kocasının 12-13 santimlik siki gitmiş, şimdi yerine benim 19 santimlik ufaklık gelmişti. Sikimi bastırdım yavaşça, ama girmiyordu bir türlü. Amı sikimi almamakta inat ediyordu sanki.

“Az bacaklarını aç, arala biraz!” dediğimde, Hanife iki ayağını ayırdı. Dizlerindeki külotunun lastikleri bir yay gibi gergindi. “Biraz daha eğil öne doğru!” deyinceyse ellerini tezgâhın üzerinde iki yana açtı biraz daha ve iyice eğildi. Çarşafıyla eteğini topladım belinde. Sikimin kafasına tükürdüm ve amına bastırdım yeniden.

Bu kez sikim yavaş yavaş girmeye başladı içine. Ve girdikçe amının kışkırtıcı, yakıcı sıcaklığını hissediyordum. Muhteşem bir duyguydu. Bastırdıkça Hanife’nin amı sikimi alıyordu içine. Ancak sikim kocasınınkinden daha büyük olduğundan gene de biraz zorlanıyordum. Kendini kasıyordu ayrıca. “Rahat ol, kasma kendini!” dedim ama bir şey demedi Hanife. Bir ara, “Ihhh!” diye bir inilti çıktı dudaklarından. “Yavaş ol!” dedi fısıltıyla peşi sıra. “Sen kasma kendini!” dedim karşılık olarak.

Sikimi çıkardım ve bolca tükürdüm üzerine, sıvazladım iyice. Ardından yeniden bastırmaya başladım. Bu kez daha rahat giriyordu sikim amına. Ara ara sikimi sokup çıkartarak genişletiyordum amını. Yarısından fazlası girdiğindeyse gidip gelmeye başladım amında. O an, “Ahhh, yavaşşş!” diyen bir inilti koyuverdi Hanife, ama benim yavaşlamaya niyetim yoktu. Ellerimi göt yanaklarına attım, sıkıca tuttum ve o halde sikmeye başladım. Hanife ara ara, “Ahhh, ayyy, yavaşşş, ıhhh!” derken ben zevkten dört köşe olmuştum. Başını geriye atıp, “İçime boşalma sakın!” dedi ve tekrar etti birkaç kez. “Tamam, merak etme!” dedim onu sakinleştirmek için.

Amı, üç çocuk doğurmuş olmasına rağmen dardı, yıllarca kocasının küçük sikine alışmıştı. Şimdi büyük bir yarağı yiyince zorlanıyor, acı çekiyordu. Amında gidip geldikçe sikim daha fazla girip çıkmaya başlamıştı amına. Gittikçe genişliyordu amı, ama henüz ıslanmadığından kaygan değildi, bu da Hanife’nin canını acıtıyordu.

Hanife acı çekiyor, ama ben zevk alıyordum, iki zıt kutuptaydık. “Haa, böyle sikiyo mu kocan seni, haa, söylesene, böyle sikiyo mu?” deyip duruyordum bir taraftan. İki elim iki dolgun göt yanağındaydı. Pompaladıkça göt yanaklarının löpürdeyişlerini izliyordum. Minik göt deliğine bastırdım sağ başparmağımla. Bu ara Hanife biraz daha öne doğru eğildi, elleri yerine dirseklerini dayadı tezgâha. Bu halde biraz daha az canının yanmasını umuyordu, ama sikimin karşısında amı teslim bayrağını çekmişti bir kere.

“Ihh, yavaşş, ayyyy, ahhh, uhhhh…” diye diye acı dolu inlemeleri kesilmeden sürüyordu. Siyah çarşafı rüzgârla birlikte dalgalanıyordu önümde. “Tamam, yeter bu kadar, hadi, çık artık, yeterrr!” demeye başladı bu sefer. “Yetip yetmeyeceğine ben karar veririm, daha yeni başladık!” dedim sertçe. İtiraz edecek gibi olduğunda iyice bastırdım sikimi amına. O anda derin bir hırıltı çıkardı, “Aahhhh, oorrrospu çocuğuuu!” dedi olanca öfkesiyle.

Hoşuma gitti bu tepkisi. “Ha şöyle yola gel!” dedim keyifle. Aynı şiddette bastırmaya devam ettikçe Hanife’nin hanımefendi, uysal hali gidiyor, ruhunun karanlık tarafı ortaya çıkıyordu. Küfürlerine aynı şekilde küfürle karşılık veriyordum. “Kocan resimlerini çektiğinde mutlu oldun değil mi, amcık, söylesene, hoşuna gitti değil mi, seni kameraya çekmesi hoşuna gitti değil mi?” dedikçe, Hanife bana ana avrat küfrediyordu.

Bir ara kendini öne çekmeye, kurtulmaya çalıştığında belinden tuttum sıkıca ve var gücümle yüklendim amına. “Ihhhh!” diye bütün dükkânı çınlatan bir inilti çıkardı. Sikim dibine kadar girmişti amına. İyice köklemiştim. O halde bir süre bekledim. Hanife bacaklarını biraz daha açmaya çalıştı, ama dizlerine inen külotu engel oluyordu buna. Sonunda dayanamayıp, “Az dur!” dedi. Amından çıktım böyle söyleyince. Külotunu tamamen indirip çıkardı, çarşafını ve eteğini topladı belinde. Yeniden domaldı, ama bacaklarını iki yana iyice açmıştı şimdi.

Ayrık duran amına girdim tekrar. Hanife’nin yöntemi işe yaramıştı, şimdi daha rahat girip çıkıyordum amına ve iniltileri de azalmıştı. Gittikçe hızlanırken kasıklarım ve taşaklarım onun kasıklarına çarpıyor ve şiddetli ses patlamaları yaratıyordu içerde. Dışardan görünmemiz mümkün olmadığından var gücümle pompalıyordum. Yeniden sağ başparmağımı göt deliğine bastırdım. Aldığım zevkle inlemeye başlamıştım. Hanife’nin amının da ıslandığını fark ettim. Küfürleri, hakaretleri bir kenara bırakmıştı ve amı sulanıyordu. Bunun verdiği zevkle daha da bastırıyordum amına. Ve boşalmaya da adım adım yaklaşıyordum.

Hanife’den, “İçime boşalma, sakın içime boşalma!” sözleri çıkmaya başladı bu sırada. “Tamam be, kes sesini!” dedim. Kendimden geçer gibi oluyordum artık. Çıkan ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri içeriyi titretirken son bir güçle pompaladım. Hanife’den yine acı dolu iniltiler gelmeye başlarken birden bütün zincirlerimi kırarcasına boşalmaya başladım. Bütün enerjim çekilmiş, tükenmiş gibiydi. Döllerim Hanife’nin amına akıyordu, ama o içine boşaldığımdan habersizdi sanki. Acı iniltileri giderek azalırken çıktım amından. Amı iyice genişlemişti. Amının dudakları ayrılmıştı birbirinden ve resimlerinde gördüğüm gibi bir boşluk oluşmuştu iki dudağı arasında.

Döllerimden kalanlar amından kasıklarına akıyordu. Hanife, “İçime mi boşaldın?” dedi başını yana çevirip. Anlamadığını sanmıştım, ama yanılmıştım. Sağlam birkaç küfür savurdu, ama o zevkle yanıt vermedim. Bembeyaz yüzü kızarmış ve boncuk boncuk terlemişti. Çıkardığı külotunu giyindi hızlıca. Eteğini ve çarşafını düzeltti. Sonra da, “Hadi sil şunları!” dedi heyecanla. “Dur be tamam, silecem, acelen ne?” dedim, ancak Hanife, “Çabuk sil şunları!” diyerek karşılık verdi.

Sikim tüm haşmetiyle önümde sallanıyordu. Döllerim ve amının sıvıları ile kaplı sikime bakmamaya çalışıyordu Hanife, ama ara ara gözünü dikiyordu. Ona, “Hepsini aldın içine, helal olsun!” dediğimde bir şey demedi, “Sil şunları çabuk!” dedi yeniden. “Tamam be!” dedim ve masaüstü bilgisayarını açtım. Resim ve videoları buraya yüklemiştim, ama harici harddiskin içinde de halen duruyordu.

Yüklediğim resim ve videoları gösterdim tek tek. Hanife, “Sil şunları!” dedi öfkeyle. Her birini tek tek sildim. “Kutudan da boşalt, çöp kutusunu da sil!” dedi hepsi silindikten sonra. “Sen çöp kutusunu nerden biliyorsun?” dedim şaşırarak. “Sil, orayı da sil!” dedi parmağıyla geri dönüşüm kutusunu göstererek. Oradan da hepsini sildiğimde, “Bir daha bana bulaşmaya kalkarsan seni gebertirim!” dedi öfkeli sesiyle ve hızlıca çıkıp gitti.

İstediğimi almıştım. Ayaküstü de olsa güzel bir sikiş olmuştu. Ama bu bir son değil, ilerisi için bir başlangıçtı…

Balikesirden Evli Pasif ve Ben

Balikesirden Evli Pasif ve Ben
Merhaba Balikesir merkezde yasayan tecrubesiz aktifim evliyim kadinlarla iliskilerimde hic sorun yok ancak seksi cok seviyorum .180 83 kilo kulturlu bakimli yakisikli biriyim icimde bircok fantezi var ve sartlanma zorlama olmadan neyi ne kadar yapabilecegimizi birlikte kesfedecegimiz evli tecrubesiz pasif ariyordum . Buradaki profilime bir arkadas yazdi kendisi de benim gibi evli ve tecrubesiz olan hakan ile yazismaya basladik kucuk bir sehirde oldugumuz icin ikimizde cekiniyor korkuyorduk fantezilerimizi paylasiyor dertlesiyorduk zamanla birbirimize isindik ve birbirimizi cesaretlendirerek gorusmeye karar verdik Onun esi calısıyordu o nedenle onun evinde bulusacaktik ilk defa boyle birsey oldugu icin ikimizde cok heyecanlıydık sabah erken saatlerde bulusmaya karar verdik zaten daha once onunla konusmalarımızda hicbirsekilde soyle yapacagız boyle yapacagız diye birbirimizi zorlamayacak nelerden hoslandıgımızı deneyerek gorecektik
Onun evine dogru yola cıktım arabamı parkedim dairesinnin zilini caldim beni gayet samimi birazda cekingen olarak karsiladi hakan iceriye gectik kulturlu düzgun konusan bakımlı biriydi oturduk ve cekingen cekingen konusmaya sohbet etmeye basladik ama eve girdigim andan itibaren olayin heyecani ile altim dimdikti .birer bira içmeyi teklif etti rahatlamamiz için kabul ettim ortamdaki erotizm çok yogundu.daha once konustugumuz gibi once dusa girmeye karar vermistik beraber banyoya gittik ve ikimizde soyunmaya basladik ilk defa yabanci bir erkegin yaninda soyunuyordum hakan da en az benim kadar urkek ve heyecanlıydı.
Benim vucudum atletik sayılır hakan ise biraz daha kiloluydu soyundugumuzda ikimizde birbirimizin vucudunu suzuyorduk ve ikimizde tas gibi sertlesmistik dusu actık ve dusun altına girdik ve o zaman hakan elini uzatip sikimi oksamaya basladi biraz daha heyecanımızı yeniyorduk dus lifini sampuanlayarak onun vucudunu ovmaya basladim oda benimkini ovuyordu her noktamızı sampuanlıyorduk poposuna biraz daha ozen gosteriyordum zaten bakimini yapmisti onun arkasini cevirerek dusun altında sampuanlanmıs etli poposuna yaragimi surtmeye basladim iki elimlede gogus uclarini sıkıyordum iniltiler cikariyor cok hoslandigini bana hissettiriyordu ara sıra biraz geriye cekilerek tertemiz poposunu ayırıryor deligine sikimi sokmadan bastiriyordum ve bir parmagimi yavas yavas deligine sokup cıikartiyordum aldigi zevkle beraber ters donerek onumde diz coktu uzerimize dustan yagmur yagıyordu sanki suyun altında sikimi sivazlamaya basladi tasaklarimi oksuyordu sonra dilini tasaklarimda gezdirdi ve dilini sikimin deligine kibarca surdu ilk deligi yaliyordu sanki dilini o kucucuk delige sokmaya calısır gibi sikim sanki patlayacakti cok hosuma gitti .sonra agzini acarak once yaragimin basini agzina aldi bir sure emdi ve sonra daha fazla bogazina sokmaya basladi ilk defa yapiyor olmasina ragmen sanirim o heyecandan bana cok tahrik edici geliyordu bir sure agzina aldiktan sonra ictigimiz biranin tesiriyle cisim geldigini soyledm o da kendisininde geldigini soyledi ve ayaga kalkti siklerimizi birbirine degdirdik uclarini sanki opusturur gibi birbirine surtuyorduk dusaun altında istersen iseyebilirsin tenimin uzerine dedi sasirmistim ama ayni anda bu dusunce beni cıldırtmıstı yavas yavas siklerimizi surerken isemeye basladim sikimin deligi acildi ve sicak cisim onun sikinin uzerine carptı cisimle islanan sikini ayni anda sivazlıyor ve ohhhh gibi sesler cikariyordu bende isemememi arada keserek onu izliyordum hafif egilerek cisimin gogusune gelmesini sagladi ohhhh sicacik tenime carpıyor kocacim muthis diye inlemeye basladi benimde hosuma gitmisti tekrar ayaga kalkti ve sikleri surmeye basladik ben o heyecanla sende ise dedim ve ayni anda siklerimizi sivazlarken isemeye basladik sicacik carpmasi cok hos bir histi . sonra iyice azmis bir sekilde sikleri birbirine surerek bosalmaya basladik ayni anda birbirimiz dolleri birbirimizin sikinde oluyor ama biz dollu dollu cekmeye devam ediyorduk elime bulasan karısmıs dolleri onun agzina surdum ve yalattim elimi muthisti sonra dusun altında biraz daha temizlenerek cıktık ve salonda cırılcıplak oturmaya basladik hem nasil hissettigimizden cekinmelerimizi yersizliginden konusuyorduk yazismalarimizda konusmustuk esiyle hic ama hicbir isim olamayacagi ancak ondan konusmaktan camasirini giymesinden cok hoslanacagimi soylemistim oda bundan hoslanacagini belirtmisti simdi geliyorum diyerek yanimdan ayrıldı 5-6 dakika sonra iceriye girdiginde uzerinde bir sutyen altında bir tanga ve kilotlu corap vardi gercekten cok hos olmustu yanima gelip sikimi agzina aldi nasil olmusum diye sordu sadece mukemmel diyebildim ve kilotlu corabin uzerinden poposunu oksadim deligi cok temiz ve traslanmıstı daha once lagman yaptıgını da soyledi dustan cıkmıstık onumda domalttım ve deligine yaklastim deliginde nefesimin sıcaklıgını hissetti sonra dilimi deligine surdum icine sokabildigim kada dilimi sokuyordum cıldırmıstı sonra parmagımı sokmaya basladim sikine dokunmuyordum ama deliginden prostat masajı yaparak parmaklıyor icinde cok zevk aldigi bir noktaya degiyordu parmagim bagirir gibi inliyordu hakan ve siki tam sertlesmemis sekilde deligini oksamamla birlikte bosalmaya basladi bogurerek cıldırmısti sonra hayatının en guzel orgazmini yasadıgını soyledi ve biraz dinlenmeye kalktık gercekten muthis bir gun geciriyorduk sonra bilgisayardan porno actı seyrediyorduk bana esinin camasirlarini gösterirmisin dedim yatak odasina gittik giderken sikimden tutuyordu o sekilde cekmeceleri acarak gosterdi esi hafif kiloluydu camasırlari buyuk ve hostu daha sonra salona donerken banyoya girelim dedim kirli sepeti gozume carpısti girdik esinin kullanılmıs kilotlari vardi uc tane aldim elime salona gectik karinin amini koklarken seni sikmek istiyorum dedim cok hosuna gitti onumda diz coktu ve bende karisinin kilodunu elime alip ag kısmını koklamaya basladim tanimadigim bir kadinin am kokusunu içime cekerken kocasi sikimi agzina aliyordu zevkten basim donmustu karısının sanırım yeni cikardıgı agının hala ıslak oldugu bir kilodu koklarken dilimi degdirdim amciginin tadina bakarken sikim hakanin agzinada kasilaya basladi bosaliyorum dedim ama hakan devam ediyordu ve agzina muthis bir sekilde patladim cıkardıgım seslere kendim bile inanamiyordum 🙂 umarim hikayemi begenmissinizdir xhamster da nickim : sahipbalkes mesajlarinizi bekliyorum bu olanlar yasadiklarim degil yasamak istediklerimin bir kismi icimde canlandirdigim fantazilerin bir kismi artik gercekten bu ve daha fazlasini yasamak istiyorum balikesirden evli duzgun kaliteli tecrubesiz bir pasif arkadas okur ve bana yazarsa cok memnun olurum inanin pisman olmazsiniz en oncelikli konumuz guven saygi olacak bekliyorum tsk ederim ama ne olur baska yerlerden sanal arayan kisiler ve hergun birileriyle olan tecrubeli kimseler yazmasinlar neyi nasil yasamak istedigimi yazdim eger bu yazdiklarimi sizde istiyorsaniz bekliyorum skypee darkwater06@hotmail.com ekleyebilir mail atabilirsiniz

Arkadasimin karisi-2

Arkadasimin karisi-2
Merhaba, arkadasimin karisiyla yazismaya basladigimizi bi onceki yazimda anlatmistim. Gelen yogun talep uzerine gecen haftaki whatsapp yazismamizi buraya aynen yapistiriyorum.
Kendisi kocasi cocuklari ve bazen aralarina katilan arkadaslariyla tatilde antalyada. O yuzden cok sık yazamiyor bu ara..
Nokta ile baslayanlar onun yazdiklari..
Bu konusmayla ilgili yorumlarinizi yazarsaniz kendisiyle payalasacagim.tatil donusu hepsini okumak istedigini soyledi.
Ayrica havuzun giyinme kabininden attigi son resmi de profilimdeki resimler altinda paylasiyorum. Bu resimle ilgili de yorumunuzu yapin, bu hatunu azdirin.
Yorumlarinizi ve sorularinizi mesaj atarak belirtebilirsiniz.
Yazilan her sey gercektir.bu gercekligi sanal ortamda paylasma konusunda bir sikinti gormedigimiz ve fantazilerimize yeni bir heycan ve degisiklik katmak istedigimiz icin burayi yani bu siteyi kullanacagiz…………………………………………………..

.Slm
.Napıyosun aşkım
Rapor yapiyodum
Görmemişim askim
Sen naoiyosunn
.Anladım sevgilim..
.İiyim ben de kocami bekliyoruz safari turuna gidicez..
.Seni özledimmm
Bende karimi ozledimm
.Yerim seni.
.Yoğun mu işler
Gezin askim…iyice tadını cikarrrrr
Bugünden sonra izinliyim
Ay sonuna kadar
.Süpermiş sevgilimmm
Bu hafta memlekete gidicez.1 hafta kalcaz.dondukten sonra evdeyim
Benim hatun caliscak
Mal mal mal takılcam
.Offf yaa beraber olsaydık
Sen olsaydın izmirde
20 gun
Durmadan sikisirdik
.Neler yapardıkkkk
Neler neler yapardık.. Evde otelde deniz kenarında adalarda
Her yerde sikerdim
.Oyyyyy..evettt
Yüzerdik denizde sikerdim…otele giderdik .duşta sikerdim
Sokaklarda sikerdim
Seni eve atardım.yatakta sikerdim
.Ofgfsss..nasıl canım çekti
Amcigin nasil
Azginmi
.Her zamankii gibii
Offff ne superrrr
.kocam bi arkadasiyla tanistirdi bizi. Adi caglar. Dibimden ayrilmiyo.tas gibi cocuk.
.Geçen gün hep beraber bi koya gittik çok eğlendik..benimki bi ara denizde benle oynaşırken çağların bizi görüp baktığını izlediğini gördüm hiç bozuntuya vermeden sevişmeye devam ettim..süperdi onun izlediğini görmek bilmek
Owwwwwwwww sahimiii
.Yeminlee
.Çok zevkliydi
Owwwwww kocan seni sikerken cağların izlediğini bilsen devam edermiydin sikilmeye
.Evett
Amcigini gorsun mememelerini görsün isterdin yani..offff
.Ohhhss evet..
Bakalım bugün neler olcak
Owww yine çağlar var yani bugun
.Kocam.ben. ali.alinin yeni manitası .çağlar ve kuzenlerim beraber olcaz
Yanaş bence caglara…tatil bitmeden siktir amini askimmmm..
.Bu arada ali manita yaptı..kız taş valla
Iyi bari…seni rahat bırakır ali
Kıza vurmaktan senle ilgilenmesin seni rahat biraksin artik bu ali..kanka kanka diye bi rahat vermedi ali..bi de kocan var bi de cocuklar var basinda.
.İnşallahh..kız tur şirketinde çalışıyo çok vakti olmuyo sadece cuma günleri izinli

Esimle ilk Fantezimiz

Esimle ilk Fantezimiz
Bizler Berkant ve Alev… (elbetteki buradaki isimlerimiz.) 2 yıllık evliyiz ve öncesinde de 3 yıllık sevgililik dönemimiz var… Buraya takılma amacımız sadece biraz heyecan hepsi bu…

Siteye ilk üye olma mesajımız buydu. ..
Aslına bakarsanız eşimin bu siteye benimle birlikte üye olmasını sağlamak hiçte kolay olmadı. Ne demek istediğimi evli arkadaslarim daha iyi anliyordur. Birbirini seven klasik bir aile olarak en baslarda bir film izlerken bile erotik bir sahne ciktiginda kanal degistirirdi esim, ya da bikinili bir sahne vs. acilinca bu seferde bunu kıskancliktan yapardi. Ancak günde iki defa sex yaptigimiz o yogun gecen sex döneminden sonra bu sefer isler degismeye basladi ve on sevismelerdeki fisildamalar basladi…

—sevgilim şuanda plajda sevistigimizi hayal et(berkant)
—ssst odamizda olsun, ne plaji(alew)
—kücük alew öyle demiyor ama(kukusu sırılsıklamdi:-)

hemen bir resim actim netten ve sordum

http://xhamster.com/photos/view/7056034-123020912.html#content

–Marmariste bir koyda böyle sevismek istemez miydin? (berkant)
–Marmaris mi, yurtdisi olsun bari bi gören tanidik olmaz en azindan…(alew)
–Sen iste sevgilim benim, yunan adalarindan birindeyiz
—sonra peki (alew)
—sonra soyunup sevismeye devam ediyoruz
—cirilciplak mi (alew)

http://xhamster.com/photos/view/7056034-123020896.html#content

—sonra bizi izleyen evli ciftler olsa (berkant)
—yaa (alew)
—askim numara yapma sirilsiklamsin, söyle sen nasil isterdin
—alew iyice uçuşa geçmişti sadece o anlamlı gülüşüyle cevap verdi (alew)
—askim, sana birsey soracagim ama dogru soylediginden emin olmak icin bunu kukusuna dokunarak soracagim
—zor olmasin ama 🙂
—sen en cok kim izlesin isterdin bizi, erkek miii, kadin miii, cift miii,
—şeyyyy ımmmmm cift olabilir,
—askiiiiiim aklindan bunun geçmedigini ikimizde biliyoruz, erkekler izlesin isterdin değil mi benim orospum,

böyle konusmam Alewi her zaman çıldırtmaya yetmiştir yatakta ve öyle de oldu

—evet erkeğim, sen orospunu sikerken plajda, erkekler bizi izlesin isterdim…(alew)
—erkekler demek… kaç erkek izlesin peki benim kisragimi…(berkant)
—4 yok yok hımmmm 5….(alew)
—orospuuuu

yine şu şuh gülüş

bir yandan sirilsiklam olmus Alewi emmeye devam ediyordum, bense çoktan kazık gibi olmustum ve o son donemeclerdeydim, kendimi kasarak devam ediyordum…

http://xhamster.com/photos/view/7643312-134936806.html#content

—peki söyle bakalim sadece izlemelerini mi isterdin…(Berkant)
—şey hayir tabi…(Alew)

Alew dilimin altinda inim inim inliyordu ve vereceği cevabı duymak istemiyordum, kalbim sıkışıyordu
derken
cevap geldi

—beni izleyerek aletleriyle oynasınlar…(Alew)

derin bir oh çektim içimden, hem önümdeki alewin atesinden hem olayin stresinden yüzümden ter bosaliyordu, ama garip bir hisle kasinmaya da devam ediyordum…

—ciplak mi olsunlar…(berkant)
—hımmm olabilir…(alew)
—ne düşünsünler bizi izlerken….
—senin yerinde olmayi…
—acik konuuş….(berkant)
—emin misin
—evet aklindan geceni düsünmeden söyle, fantazi bu,
—peki sen istedin….dedi ve o cümle döküldü ağzından…

.–senin yerinde olup benim amcığımı senin siktiğin gibi, sertçe siktiklerini hayal ederek yaraklarini avuçla…
..

daha lafını bitiremeden hemer arkasini çevirdim ve önce beline fışkırarak boşaldım ve sertliğim sönmeden içine girip devam ettim, sırtına beline bosaldigimi anlamamistir diye umarak devm ettim sonra her zamanki ateşli buluşma sonlarimiz gibi yığılıp kaldık bi 10 dakika sonra duş aldık ve tv karşısına oturuduk…

Tabiki bu olayda Alewin gözünden kaçmamıştı…
–Aşkım neden öyle oldu
–nasıl oldu…???
—erken geldin, belime sırtıma hatta :DD
—olur öyle arada hadi işine bak 😉

Arkadasimin karisi-5

Arkadasimin karisi-5
Merhaba.gectigimiz yaz arkadasin karisi tatildeydi ve havuzdayken bana attigi whatsapp yazismalarini yayinliyorum.hikayelere yorum yapmanizi rica edicem.ayrica yazismalarda bahsi gecen resimleri ozel olarak paylasiyorum.her sey gercek.uydurmaca hicbir sey yok.benim aldigim zevki baskalari da alsin ve fantazi olsun diye burda paylasiyorum.
Iki nokta ile baslayanlar hatunun yazisidir.

..Slmm
Slmm
..Napıyosunn aşkımm
Otobüsteyim bebegim.istanbula donuyorum
Sen napiyosun
..Çocukları havuza getirdim sevgilim
Hmm yerim seni sevgilimmmm
..Gel yee(havuzda poz resmi gonderir)
Ohggggggg
Süper yaaaaa
Memelerinin duruşuna bi bak yaa
..Neyi süper bu hatununOO
Memelerinin görüntüsü..cok çekici.memelerinin büyüklüğü ortaya çıkmış.cok seksiii
Bacaklarında çok iyi duruyo..bikini çok yakışmış azgın hatunuma
..Oyuu erkeğimmmmm
Sikim oynadı valla
Göğüslerini gorunce
..Yazarım yine birazdan çocuklar havuza girelim dio..
..Yerim senin sikiniiii
Yaz bebegim.
Yedircem sana sikimiii
..Tmmm erkeğim. .ohjjsss
Ohhhggg .cabuk çık
Havuzdan
..Uwwss(memelerinin resimlerini gonderir)
Harekete bak yaaa.cildirtici ..
..Beğendin miii
Uffff havuzda azgın bi hatun var…ve amini oksuyo..ne süperrr…ufff
..Mmm
Şimdi orda olmak vardı.havuzda oynasmak
..Ohhh yaaa
Yabancı biri olsaydım.. seni keserdim.hatunun mallar sağlam.kocasi yokken şuna bi yanaşayım diyip seni tavlamaya çalışırdım.sonra havuzda burakla oynarken sen de gelirdin.suyun içinde el şakaları yapardık.sana dokunurdum
..Ayyy.mmmm
Çaktırmadan götüne dokunurdum..hatta avuçlardım sen burak sanırdın.
..Ayyyy..ohhhsss
Sonra buraga derdimki anneni omuzlarıma alicam derdim..suya dalıp seni omuzlarıma almaya çalışırken bacaklarına dokunurdum hatta götunu avuçlardım.sense hiçbişey yapamazdın.
Aksam odama çagirirdim seni ve yarim saat bikinini sıyırıp seni siker öyle gönderirdim.
Istermiydin hi gerçek olsun..tatilde kendini başkasına siktirmek..
..Uhssssssss
..Evett
Nerde çektin bu resmi orospum.
Mallara bakkkk
..Duşakabinde
Uffff..orospuma bak …nasil ozlemisim
..Gerçekten mii
Gösterdinmi bu malları hiç başkasına hi.firsatin oldumu
..Havuzda bazen bikinimi düzeltiyomuş gibi yapıp evet
Kim ozlemezkiii..cok iyiler yaaa
..Uwwww sahimiii..ufff memeler çok iyi yaa..
Emzirmek ıstermiydin simdi onları tatilde..orda bi başkasına hii..ufff
..delice emzirmek isterdimmn
Uwww ne emerdim..tam emmelik uclarin varrrr
Rengi ucu büyüklüğü tam emmelik memelerr
..Regl olcam biraz şiştilerr ama yine de idare ederler işte
Iyi görünüyorlar askimmm
..Yerim senii
Bu hali bi erkeği baştan çıkartır yeminle.
..Oyyy
Memelerini vücudumda gezdirmen ne harika olurduu
..Ayyyy evett
Tüylerim diken diken olurdu
Uçlarını dokundurunca
..Mmmm
Ben yatayım.. Sen üstüme çıkıp sarkıt memelerini.uclarini gezdir yavaşça her yerimde
Erkek masör var mi orda?
..Var sevgilim
Gittinmi
..Hayır çarşamba gidicem ama
Gidip kendini okşat biraz askim..
..Ne heycanli
..Kuzenim istedi onla gidicez
Hmm kuzeninde işi biliyo
..Evett
Gidip okşat kendini askim..fantazi malzemesi çıksın biraz bize.
..Tmmm sevgilim..
Masaj esnasında cesur davran..iyice sıyir askim üstündekileri.ac iyice..
..Ohhh tmmm aşkım
Sonra heycanini bana anlat bebegim
Çok merak ediyorum simdiden
..Peki kocacımmm
Karimi ellesin biraz masör.karimi heycanlandirsin
Değişik duygular heycanlar hissetsin azgın karimmm
..Ufffsss
Uff düşünsene başka bi erkek deli üstünde okşar gibi gezincekk
..Ohhhhh evet
Belki siyirdigin bikini altından hafif amin açılcak.. bacaklarının üst tarafını okşarken bacak arandaki amina değecek hafifce
..Ayyyy..uhhhsss
Belinde bacaklarında başka bi erkek eli kayicak….guclu bi erkek eli…sekste tecrübeli bi erkek…onun kimleri o odada hangi pozlarda siktigini düşünüp azıcaksın.. ufff
..Ohhhhss..aynenn
Şimdiden merak ediyorum..neler nasıl duygular yaşayıp azacağını…bana anlat mutlaka..nereni en çok elledi oksadi
En çok nerene ilgi duydu..gordumu mallarını.. sohbeti nasıldı.sana yurudumu.
..Hepsini anlatırım.
..Aşkım yemeğe gidicez birazdan

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 1. Bölü

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 1. Bölü
Merhaba, adım Osman. 30 yaşındayım. Konya’nın (adını vermek istemediğim) merkeze yakın bir köyündenim. Gelenek ve göreneklerine çok bağlı, muhafazakâr bir ailem var. Kadınlarımızın tümü kapalı, başörtülü ve türbanlıdır. Bir yıl önce amcamın oğlu ölünce, onun dul kalan karısı ile evlenmem için ailem bana baskı yapmaya başladı. Bizim geleneklerde bir kadın genç yaşta dul kalırsa, hele de çocuklu bir kadınsa, aile içinden bir erkekle evlendirilir. Kadının gözünün dışarda olmaması, kadına başka erkeklerin musallat olmaması içindir bu. Aileyi ve çocukları korumak içindir bir de. Ailemin bu kararına, ben sürekli olmaz desem de, sonunda babam evlenmezsem beni evlatlıktan ve mirasından reddedeceğini söyledi. Ben de mecburen kabul ettim. Oysa sevdiğim başka bir kız vardı ve bu yaşananlar sonucu beni terk etti.

Amcaoğlunun ani gelişen hastalığı onu bizden ayırdı. Amcaoğlu ölmeden önce babama ve amcama, “Karıma, çocuklarıma sahip çıkın!” diye istekte bulunmuştu. Amcaoğlunun son isteği buydu. Babam ve amcam onun bu son isteğini kesin olarak yerine getirmek istiyordu. Yengemle aramızda önce imam nikâhı kıyılacaktı. Yengem iki kız çocuk annesi bir kadın. 39 yaşında, kara kalın kaşlı, hafif kilolu, orta boyludur. Pek güzel değildir. İki kızı var, 20 ve 16 yaşlarında. Yengemle (ki ben ona hep ‘Yenge!’ derdim) amcaoğlunun evliliği boyunca ilişkimiz son derece resmiydi. Ama bazen ona dikkatle baktığım da olurdu. Giydiği eteklerin, bluzların altında belli olan kalçaları, götü ve memeleri beni azdırırdı. Bizden birkaç sokak ötede küçük bir gecekonduda oturuyorlardı. Ama bizim eve sık sık gelip giderdi.

Yengemle evleneceğim kesinleştikten sonra, bazı akşamlar aldığım birkaç öteberiyi bırakmak için kapısını çalıyordum. Yine böyle bir akşam kapısını çalıp, aldığım birkaç parça yiyeceği bırakmak istedim. Kapıyı yengem açtı. Elimdekileri mutfağa bırakmak için içeri geçtim. Bana, “Sana da böyle zahmet oluyor, sürekli bir şeyler getiriyorsun!” dedi. “Ne zahmeti!” dedim. Bana, çay yaptığını, beraber içmemizi teklif etti. “Olur!” dedim. Kızları evde yoktu. Banyoya geçip elimi yıkamak istedim. Ellerimi yıkarken kenarda duran kirli sepetinin kapağının altından bir şeyin sarktığını gördüm. Merak ettim. Kapağı kaldırınca kirli çamaşırların üzerinde, yengemin krem renkli sutyenini gördüm. Koca memeleri için bunu giyiyordu demek ki. Sutyeni burnuma götürüp kokladım. Memelerinin ucu sutyende iz yapmıştı ve belli oluyordu. Sutyenin altında kırmızı renkli, kenarları dantelli bir külot vardı. Bunu da elime aldım. Kokladım. Ter, sabun, sidik ve am kokuları birbirine karışmıştı. Külotun üzerinde birkaç kıl vardı. Bunlar yengemin amının kıllarıydı sanırım.

Bu minik külot yengemin koca götünün anca yarısını kapatırdı. Benim kapalı, türbanlı yengemin böyle dantelli, işlemeli külotlar, sutyenler giydiğini bilmiyordum. Yarağımı çıkardım ve külotunu sikime sürtmeye başladım. Sutyeni de ağzıma götürmüş, meme ucunun izini yalıyor, öpüyordum. İnanılmaz zevk alıyordum o sırada. Kısa bir süre sonra boşalacağımı anladım ve kendime engel olmaya çalıştım, ama nafile. Büyük bir hışımla yengemin külotuna boşalmıştım. Artık yapacak bir şey yoktu. Yarağımdaki tüm dölleri külotuyla sildim. Şimdi bu minik kırmızı külot benim yapış yapış döllerimle kaplanmıştı. Açıkçası ne yapacağımı bilemedim, ama yapacak da bir şey yoktu. Sonuçta yengem benim karım olacaktı ve beni anlayacağını sanıyordum. Hem belki çamaşırları makineye atacağı için fark etmeyeceğini düşündüm. Külot ve sutyeni tekrar sepete attım.

Odaya geçtim. Yengem mutfaktan demliklerle beraber geldi. Sehpanın üzerinde bardaklar ve bir tabak bisküvi vardı. Demlikleri yere koydu. Bardakları sıcak suyla çalkalayıp çayları doldururken tam önümde eğilmişti. Arkasında belli olan koca götünden gözlerimi alamıyordum. İçeriye girdiğim vakit üzerindeki uzun kollu ince kazağını çıkarmıştı. Gömleğinin üst düğmelerini kapatmamıştı ve başındaki türbanı ile gömleği arasından pamuk gibi beyaz koynu görünüyordu. Eğildiği zaman memelerinin çatalı belli oluyordu. Üzerinde uzun ve bol bir eteği vardı, gömlek üzerine dar geliyordu. Memeleri dar gömleğin altından dışarı fırlayacakmış gibiydi. Çayları doldurduktan sonra havadan sudan konuşmaya başladık. Birbirimize henüz isimlerimizle hitap etmiyor sadece ‘Sen’ diyorduk. Yengem bana karşı çekingen ve saygılı davranıyordu.

Bu olaydan kısa süre sonra bir akşam evde aile içinde küçük bir tören yaptık. Nikâhımız kıyıldı. Daha sonra kadınlar ve erkekler ayrı ayrı oturduk. Kadınlar alt kata yengemin dairesine indiler. Daha önce orada kiracımız vardı, ama ben yengemle evleneceğim için kıracıyı çıkardık. Evde tadilat yapıp, yeni eşyalar aldık. Bundan sonra alt katta yengemle beraber oturacaktık. Gecekondudan çıkarmıştık onu.

İlerleyen saatlerde misafirler gidince, babam, “Hadi oğlum, aşağı in, bekletme karını!” dedi. Sonra da adet yerini bulsun diye sırtıma bir yumruk indirdi. Annem ve yengemin kızları da o sırada yukarı gelmişlerdi. Annem de babam gibi, “Hadi oğlum, bekletme karını!” dedi, sonra da kulağıma, “İyi dölle şu karıyı da, ailemize bir erkek torun versin!” dedi. Bunu duyunca istemeden sikimin sertleştiğini hissettim. Evet, birazdan yengemi sikip dölleyecektim. O esnada yengemin büyük kızı Özge bana bakıyordu sürekli. Birazdan annesini sikecektim. Özge’nin dudaklarını ısırdığını gördüm. İtiraf etmeliyim ki, annesinin yerine onu sikmek isterdim. Özge dolgun hatlı, orta boylu, güzel bir kızdı. Giydiği mavi elbisesinin altında büyük ve dik memeleri belli oluyordu.

Aşağı indim, yengem oturma odasında oturuyordu. Mor elbisesi vücudunu sarmıştı ve hatlarını belli ediyordu. Başında da yine mor renkli parlak türbanı vardı. Beni görünce biraz heyecanlandı. Yanına oturdum. Eline geçen akşam kına yakmışlardı. Bana değil yere bakıyordu. Ona, “Sen bana amcaoğlunun emanetisin! Bunu nasıl kabul ettiğimi ben de bilmiyorum!” deyince, bana bakmadan, “Töremiz böyle!” dedi. O her şeyi baştan kabul etmişti. Ben sessiz kaldım. Ardından elini tuttum, ayağa kalktım ve onu da kaldırıp içeriye, yatak odasına götürdüm.

Çok heyecanlandı, ellerinin titrediğini hissediyordum. Odaya girince kapıyı kapadım. Bana, “Ben hazırlanayım, istersen sen dışarı çık!” dedi. Onu kırmak istemedim. Dışarı çıktım. Beş dakika kadar sonra kapıyı tıklatıp, “İçeri geleyim mi?” diye sordum. “Evet!” dediğini duyunca yavaşça kapıyı açıp içeri girdim. Işığı söndürmüştü ve içerisi karanlıktı. Kalın kadife perdeler nedeniyle sokak lambasının ışığı içeriye vurmuyordu. Bunun üzerine kapıyı açıp içerdeki banyonun lambasını yaktım. Şimdi içeriye loş bir ışık vuruyordu. Üzerimdekileri tek tek çıkardım ve tamamen çıplak kaldım. Yorganı kaldırıp yatağa girdim.

Kolum yengemin vücuduna değince irkildi. Üzerine gecelik giymişti. Yavaşça yan döndüm ve onu yanaklarından öpmeye başladım. Ellerimi de vücudunda gezdiriyordum. Elimi geceliğinin içinden sokup kalçalarını avuçladım. Etli kalçalarına dokunan elim onu biraz ürpertti sanırım. Kalçaları pürüzsüzdü. Bakımlı bir kadın olduğu belliydi. Geceliğinin içine külot giymemişti. Elimle götünü okşamaya başladım. Göt yanaklarını sıkıyor, yoğuruyordum. Elimi amına atınca, “Iıhh!” diye bir ses çıkardı. Amını okşamaya başladım. Amı tertemiz ve kılsızdı. Ona, “Ağda mı yaptın?” diye sorunca, “Bu sabah temizledim!” dedi.

Am dudakları etli ve büyüktü. Onları parmak uçlarımla sıkıyordum. Amının içine orta parmağımı sokup çıkarmaya başladım. Yengem hiç tepki vermiyordu. Ama amının sulandığını anladım. Amının içindeki parmağım ve elim su içinde kalmıştı. Diğer elimi de geceliğinin yakasından içeri soktum ve sutyensiz memelerini avuçlayıp sıkmaya başladım. Geceliğinin yakasını aşağı sıyırarak memelerini çıkardım. Memeleri büyük ve dolgundu, ama çocuk doğurduğundan, bir de yaşından dolayı sarkmışlardı. Meme uçlarını sıkıyor, dudaklarımla emiyordum. Ben küçük küçük ısırıklar atarken, yengemin hafif hafif inlediğini duyuyordum. Artık dayanacak halim kalmamıştı, “Bacaklarını aç!” dedim sessizce. Yengem belini havaya kaldırıp geceliğini yukarı sıyırdı. Ben de doğrulup açık bacaklarının arasında yerimi aldım. Yorganı üzerimden atınca, altımda geceliği beline kadar sıyrılmış ve bacakları iki yana açık yengemi gördüm.

Yarağıma bakıyordu o esnada. Yarağım kazık gibi olmuş ve havaya doğru tüm haşmetiyle kalkmıştı. Dizlerimin üzerinde eğildim. Derken yarağımın kafası yavaş yavaş amından içeri doğru girmeye başlamıştı. Bu sırada yengemden,“Iığğh!” diye hafif bir inleme geldi. Yarağım amına girdikten sonra, önce yavaş yavaş içinde gidip gelmeye başladım. Ayaklarımla yataktan destek almış, onu misyoner pozisyonunda sikiyordum. Yengemden hiç ses çıkmıyor, kollarını iki yanına uzatmış öylece yatıyordu altımda. Yüzünü, yanaklarını, dudaklarını öpüyordum. Saçlarından hafif bir parfüm kokusu geliyordu. Memelerini emiyor, uçlarını hafif hafif ısırıyordum.

Daha sonra hızlanmaya ve daha çok sokmaya başladım. Yengemin üzerinde gidip gelip, zevkten iniltiler çıkarırken, o sadece altımda yatıyordu. Karyola gıcırdamaya başlamıştı. Karyolayı nikâhtan önce beğenip almıştım. Pirinçten yapılma güzel bir karyolaydı. Amı amcaoğlu tarafından yıllardır sikildiği için ve çocuk doğurduğundan genişlemişti. İçine girip çıkarken zorlanmıyordum. Amının içi kaygan ve sıcaktı.

Yengemin sessiz kalması beni daha da azdırmış ve sinirlendirmişti. Acaba yarağım ona küçük mü gelmişti? Zevk almıyor muydu? Kafamda bu türlü sorular varken daha da hızlanmıştım ve şimdi karyola gacır gucur sesler çıkarıyordu. Amından çıktım. Onu belinden tutup biraz daha geriye kaydırdım. Bacaklarını kaldırıp havaya dikince amı belirdi. Elimle yarağımı amına hizaladım ve yavaş yavaş tekrar içine girdim. İki yana açtığım bacaklarını omzuma koydum ve bu şekilde daha şiddetle sikmeye başladım. Yarak darbelerimle vücudu altımda sallanıyordu. Yengemden yavaş yavaş “Aah, aah!” diye sesler gelmeye başlamıştı. Yatağın çıkardığı sesler daha şiddetliydi bu sefer. Yukarıda annemle babamın yatak odası vardı. Onların yataktan çıkan sesleri duyuyor olabileceklerini düşündüm.

Bu kez bacaklarını tekrar ayırdım ve “Bacaklarını iyice ayır, tut onları!” dedim. Yengem dediğimi yaparak bacaklarını iki yana iyice açtı ve alttan kalçalarını tuttu. Yatak başından tutarak güç aldım ve var gücümle öne doğru bastırınca, yarağımın taşaklarıma kadar amına girdiğini sezdim. Yengemden çığlık atar gibi, “Ahh!” sesleri gelmeye başlamıştı. Yatak başından aldığım güçle hayvan gibi sikiyordum onu. Memeleri sağa sola, ileri geri sallanıp duruyordu. İnanılmaz zevk alıyordum. Her seferinde daha büyük bir güçle amına soktukça, “Nasıl? Böyle iyi mi? Ha? Söyle bana, kocan hiç sikti mi seni böyle? Hadi söyle!” deyip duruyordum. Yengemden ise sadece şiddetli, “Ahh!” sesleri geliyordu.

Odanın içi, yatağın gıcırdaması, yengemin, ‘Aah aah’ sesleri, taşaklarımın kasıklarına çarptıkça çıkan ‘Şlap şlap’ sesleri ile dolmuştu. Boşalmaya niyetim yoktu. Onu hayvan gibi sikerken altımda iki büklüm olmuştu. Amından çıktım ve birşey demesine fırsat vermeden yüz üstü çevirdim. Dizlerinin üzerinde doğrulmasını istedim. Elleriyle yatak başından tutarak destek aldı ve dizlerinin üzerinde domaldı. Arkasında yerimi aldım.

Göt yanaklarını iki yana iyice açınca oldukça kıllı ve bir çukur gibi duran göt deliği belirdi. Başparmağımla deliğine bastırdım. Parmağım vıcık vıcık ter içinde kaldı. Sert kılları hissetmiştim. Başını ve belini iyice eğmesini söyledim. Bacaklarını ayırdım. Yarağımı tekrar amına soktum. Belinden sıkıca tuttum ve gittikçe hızlanmaya başladım. Yengem yine, “Ahh, ahh!” sesleri çıkarmaya başlamış, yatak da az önceki gibi sallanmaya ve gıcırdamaya başlamıştı. Kalçalarına çarpan kasıklarımdan çıkan sesler odanın içinde yankılanıyordu.

Yengem yatak başından sıkıca tutmuş acı içinde inlerken, ben boşalacağımı anladım. Daha hızlı ve daha sert sikmeye başladım. Yengem aldığı yarak darbeleriyle, “Imm, ahh, ohhh, ığhh!” diye inlerken elimi saçına attım ve uzun saçlarını elime doladım. Bir elimle belini tutmuş, diğeriyle saçına sıkıca asılmıştım şimdi. Boşalmama birkaç saniye kalmışken daha hızlı ve daha sert pompalamaya başladım. Ve sonunda zevk dalgası tüm vücudumu sardı. Elektrik çarpmış gibi oldum. Tüm döllerimi amına akıttım. İnanılmaz bir zevk almıştım. Daha önce hep para karşılığı kadınlarla beraber olmuştum. Kısa süre içinde kadını sikip boşalıyordum. Ama şimdi benim bir karım vardı ve onu nasıl istersem sikebiliyordum. Bir süre daha amına sokup çıkarmaya devam ettim. Yatağın gıcırdamaları azaldı. Derken yavaş yavaş amından çıktım. Odadan çıkıp banyoya geçtim…

Yarağımın üzerinin döllerim ve yengemin amının sıvıları ile kaplandığını gördüm. Tuvalet kâğıdı ile yarağımı iyice sildim. İçeri geçtim ve ışığı yaktım. Yengem yatağın kenarında oturuyordu. Dağılmış bir haldeydi. Ter içinde kalmış, saçları dağılmıştı. Geceliğinin açık yakasından memelerinin üst kısmı, altında toplanmış geceliğinin kenarından beyaz kalçaları görünüyordu. Hiçbir şey demeden yere bakıyordu. Yanına gittim. Yarağımın kalkıklığı henüz geçmemiş, ona doğru uzanıyordu. Yengem o esnada yarağımı görünce elini ağzına götürdü. Ona, “Bak sevgilim, az önce bu yarağı yedin!” dedim. Yarağım damarlarının içine dolan kanla kıpkırmızı bir haldeydi. Elini tutup yarağıma değdirdim. Çekmek istedi ama engel oldum, “Tut onu, korkma!” dedim. Elimi çekince yengem küçük elleriyle yarağımı okşamaya başladı. Ona, “Zevk aldın mı bebeğim?” diye sorunca sessiz kaldı. Tekrar sorunca kızarmış bir yüzle bana bakıp, başını ‘Evet’ anlamında salladı. O anda dünyalar benim olmuştu.

Bir süre bu şekilde okşayınca yarağım yine sertleşmeye ve kalkmaya başlamıştı. Onu elinden tutup kaldırdım ve içeriye salona götürdüm. Yatak odası ve banyonun ışığı salona vuruyordu. Ortadaki masaya domalttım. Elleriyle masanın kenarlarından sıkıca tutuyordu. Bacaklarını açmasını söyledim. Ardından götünün yanaklarını iyice ayırınca alttan beliren amına yavaş yavaş girdim. Gittikçe hızlanmaya ve daha sert abanmaya başladım. Masa az önce yatağın çıkardığına benzer sesler çıkarmaya başladı. Masanın üzeri henüz toplanmamıştı. Üzerinde kadınlardan arta kalan bardaklar, tabaklar, çatal ve kaşıklar vardı. Masanın ayaklarından gelen gıcırdama sesleriyle birlikte tabak çatalların birbirine değerken çıkardığı sesler de geliyordu şimdi.

Göt yanakları kasık darbelerimle birlikte şiddetle yaylanıyor, terli vücutlarımızdan gelen ‘Şlap şlap’ sesleri odayı dolduruyordu. Masanın karşısındaki duvarda büyük bir ayna vardı ve kendimizi görebiliyorduk. Yüzünden zevk aldığı belli oluyordu. Gözlerini kapatmış bir halde kısık sesle inliyor, hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Büyük memeleri deli gibi sallanıyordu sürekli. Aynadaki görüntü beni daha da azdırmıştı ve hızlandıkça hızlandım. Abandıkça abandım. Masanın üstündeki tabak çanaklar birbirine vuruyor, titrerken sesler çıkarıyordu. Derken kenarda duran bir tabakla içindeki bardağın çıplak parke zemine düşüp kırılma sesi geldi. Ama ben aynı şekilde onu sikmeye devam ediyordum. Yengem bir ara paniğe kapılır gibi oldu. Ama daha sonra az önceki gibi yüksek sesle, “Ahh, ahh!” diye sesler çıkarmaya başlamış, kendini yarağıma doğru gerisin geri iter olmuştu. Götünü sağa sola oynatarak yarağıma bastırıyordu. Yarağım taşaklarıma kadar amındaydı yine. Aldığım zevki tarif edemiyorum. Birkaç dakika bu şekilde devam ettik. Boşalacağımı anlayınca aniden amından çıktım. Hemen boşalmak istemiyordum çünkü.

Yengem aniden amından çıktığım için şaşırmış gibiydi. Onu köşedeki tekli koltuğa oturttum ve götünü iyice havaya dikecek şekilde bacaklarını iki yana açmasını söyledim. Koltuğun üzerinde iki büklüm oldu, dediğim gibi yapınca götü havaya dikildi ve amı iyice belli oldu ve ortaya çıktı. Şimdi banyonun ışığı tam üzerimize geliyordu. Yengemin etli am dudaklarının arasındaki sulu deliğine yarağımı tek hamlede soktum. Amının içi sıcacıktı ve iyice ıslandığı için girip çıkarken zorlanmıyordum.

Ayaklarımı geriye attım ve koltuğun kenarlarından tutarak şınav çeker gibi yengemin amına girip çıkmaya başladım. Bu pozisyonda ağır ağır hareket ediyor, yarağımı amının en derinlerine kadar sokuyor ve çıkarıyordum. Üzerinde eğilip kalkıyor, eğildiğim zaman yarağım amının derinliklerine girerken, dudaklarını öpüyor, emiyordum. Yengem, “Imm, ığhh!” diyerek inliyor, gözleri kapalı halde dudaklarını emiyordu. Yavaş yavaş hızlanmaya başladım. Koltuk, yengemin ağırlığı ve benim abanmalarım nedeniyle yerinde oynamaya başlamıştı. Parke zeminin üzerinde takır tukur sallandıkça evin içinde yankılanıyordu sesler.

Kısa bir süre için amından çıktım ve dizlerimi iyice bükerek yarağımı tekrar amına soktum. Bu şekilde daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Yengem koltuğun üzerinde iki büklüm, bacaklarını havaya dikmiş haldeydi. Koltuğun kenarlarından sıkıca tutan kollarıma tutundu ve bacaklarını omzuma koydu. Yorulduğu belliydi. Ben daha hızlı ve daha güçlü şekilde sikerken sürekli, “Ahh, ımm, ohh, ahh!” diye diye söyleniyor, omzuma koyduğu bacakları yaylanıp sallanıyordu. Bu pozisyonda koltuğun çıkardığı sesler de çoğalmış, koltuk geriye doğru hareket etmeye başlamıştı. Koltuğun ayakları zemine şiddetle çarptıkça çıkan seslere yengemin inlemeleri ve kasıklarımın kalçalarına çarptıkça çıkan sesler karışıyordu.

Sonunda tüm gücüm tükenmişti, vücudumu yine elektrik çarpmış gibi oldu ve döllerimi amına akıttım. Bir süre daha amında gidip geldim. Yarağımı çıkarınca üzerinin ilk seferdeki gibi döllerim ve yengemin amının sıvıları ile kaplandığını gördüm. Döllerim amından kasıklarına ve koltuğa akıyordu. Onu tutarak ayağa kaldırdım. Beli tutulmuş gibiydi ve, “Aay, ahh!” diyerek belini tutuyordu. Onu koltuğa oturttum. Daha sonra banyoya girdim ve duşu açtım. Sıcak suyun gelmesini beklerden içeri geçip yengemi elinden tutarak kaldırdım, “Hadi birtanem, gel yıkanalım!” dedim. Birlikte banyoya girdik. Sıcak su bizi kendimize getirmişti. Karı koca birbirimizi güzelce yıkadık.

Banyodan sonra kurulandık ve beraber yatağa girdik. Yengem geceliğini, ben de külotumu giymiştim. Ona, “Zevk aldın mı?” diye sorunca çok utandı. Üsteleyince, “Evet!” dedi. Sonra o da bana, “Sen aldın mı?” diye sordu. “Hem de çok!” dedim, onu alnından öptüm. Birbirimize sarıldık. O sırada yengem, “Birşey soracağım, ama doğru cevap ver!” dedi. “Ne soracaksın, sor!” dedim. Benden sürekli gerçeği söylemem için söz vermemi istiyordu. Sonunda, “Tamam, söz, hadi sor!” dedim. Bana, “O akşam geldiğinde banyoda külotuma boşalmışsın…” dedi. Bunu söylerken kıkır kıkır gülüyordu. Ben bunu unutmuştum, “Çok mu utandın?” diye sordum. “Yoo, niye utanayım ki? Sen benim kocamsın sonuçta! Beni çok mu istemiştin o akşam?” dedi. “Evet, niye sordun şimdi bunu?” dedim. Yüzünde gülümseme vardı, “Biliyormusun, ben de seni çok istemiştim!” dedi. Birbirimize sarıldık ve uyuduk…

Hey şey nasıl başladı – 6 / Yoldan çıktım

Hey şey nasıl başladı – 6 / Yoldan çıktım
(Bu hikayenin kendisi, yer ve karakterler tamamen hayal ürünüdür.)

Not: Hikayenin ilk 2 kısmı konuşma ağırlıklı gidecektir. Sıkılabilirsiniz. Şimdiden uyarayım 🙂

Akşam gelen mesaj ile ortam şenleniyor

Rüya ile olan macerama yeniden döneceğim. Ama bir ara hikaye yazarak yoldan çıkış sürecimi sizlerle paylaşmak istedim.

Haziran ayının 2. haftası Rüya ile buluşmuş 3. haftanın bitmesini bekliyordum. Bu sayede biraz İstanbul dışına çıkıp az da olsa kafa dinleyebilecektim. Evde yalnız olduğumdan işten eve her gelişimde yemek yemeden bilgisayarı açıyor ve xhamster/skype girişlerini yapıp gelen giden mesaj var mı diye bakıyordum. Rüya ile yazışamıyorduk. Çünkü ailesi gelmişti. Ben ise hala rahattım ve bu rahatlığı sonuna kadar sömürebilmek için xhamsterda yeni eklenen tüm içerikleri(fotoğraf/video) olabildiğince takip etmeye çalışıyordum.

Ben insanlara yazardım ama kimse bana yazmazdı. Çünkü profil çok boştu. O dönemde hikaye de yazmıyordum. :))))

Bir akşam yine xhamster üzerinde takılırken mesaj ikonunun kızardığını ve 1 yazdığını gördüm. Yine kime yazdım, kim acaba günler sonra cevap verdi diye düşüne düşüne mesajı açtım. Açtım açmasına da ilk mesajı benim atmadığım biri yazmıştı. Noluyo amına koyayım diye düşüne düşüne mesaja çok da dikkat etmeden profile tıkladım.

55 years yazısına dikkat ettim. Zaten çok da ayrıntı yoktu. Profil fotoğrafı da af edersiniz bir sikime benzemiyordu. Sonra mesaja yeniden döndüm. Mesajı yönlendiren kişi aşağıdaki mesajı yazmıştı.

– Temsili de olsa sikinin fotoğrafı çok hoşumuza gitti.

Evde yalnızım, bastım kahkayı amına koyayım. Umarım komşular çok rahatsız olmamıştır. Yalnız hoşumuz derken? Çoğul yapma eki var la orda diye iç geçirdim. Yeniden profile doğru gittim. Ta ta ta taaaammmm.

– male and female couple.

Hahaha. 55 yaşında erkek, kadın çift. Hiç ilgimi çekmez. Mesaja geyiğine aşağıdaki cevabı yazdım.

– Teşekkür ederim. Gerçeği o boyutta ama o kadar düzgün değil. Yamuk yumuk. Keşke ben de temsili de olsa sizin fotoğraflarınızı görebilseydim. 🙂

Aradan 2 dakika geçti ya da geçmedi mesaj ile bir fotoğraf geldi. Balık etli bir hanım efendi ve biraz şişman bir abi. Bana geyik lazım. Zaman geçmiyor. Sohbete daldım.

– Fotoğraflar güzel de bana göre baya büyüksünüz abi.

Cevap gecikmeden geldi.

– Evet ama diriyiz kardeşşşş.

Al başına belayı amına koyayım. Ne güzel sessiz sakin takılıyoruz. Siz kaşındınız baba. Ben işi geyiğe vururum.

– Abi siz 18 yaşındayken ben doğmuşum. Tabi yenge senden küçük değilse. :)))))))

El cevap.

– Tecrübe yenilen yarakların bileşkesidir kardeşşşşş. Yengen tecrübe ile yoğrulmuş 35-40 yaşlarında gibi. Bakıyor kendisine.

Baktım bu böyle sürüp gidecek Skype var mı? dedim. Yaşlar büyük, kullanmıyorlardır. Adam mail adresini yazdı. Ekliyorum amına koyayım dedim. Onlar da geyik arıyorlar.

Skype ile konuşmaya başlıyoruz

Skype ekleme talebini gönderdim. Hemen kabul ettiler. Ben abiye yaşlısınız dedikçe abi ruhlarının genç olduklarından dem vuruyor. En sonunda sonsuz geyiğe son vermek için aşağıdaki yazışmaları yaptık.

Yazışmada kim kim? SP: Scarpenis Abi: Abi Yenge: Yenge 🙂

SP: Abi benden ne istiyorsunuz amına koyayım? Vicdan azabı gibi sardınız her yanımı.

Abi: Gerçekten de sikin o kadar ufak mı? Yengen sormamı istedi.

SP: Evet abi. Ufak ve üzerinde izler var. Biraz da kıllıdır.

Abi: Yengen görmek istiyormuş.

SP: Ben göstermek istemiyorum.

Abi: Yengen üzülüyor ama. 🙁

SP: Abi, sabahtan beri abi diyorum. Sen de yengen deyip duruyorsun. Kimi kime siktiricen amına koyum. Derdiniz nedir. Bulaşmayın bana.

Abi: Yengen olgunlaşmış erik gibidir. Kütür kütür. Tadından yenmez.

SP: Abi orada bir yenge olup olmadığı bile meçhul. Beni mi sikicen ne yapıcan anlamadım ki? 🙂

Çaaattttttttttttt diye tokat gibi Skype araması vurdu yüzüme. Benim kamera her zaman hem donanım olarak kapalı olur, hem de ne olur ne olmaz diye kamerayı bantlarım. Gönül rahat, açtım.

Simsiyah ve seksi bir kıyafet içinde yüzünde maske olan bir hanımefendi ile yüzünde maskesi olan şişman abimiz yanyana oturuyordu ve artık sesli olarak konuşmaya başladı.

Abi: İnandın mı kardeşşş seni sikmeyeceğime?

Yenge: O minik siki görmek istiyorum. Kamera açar mısın?

SP: …

Abi: Şoka soktun çocuğu hatun.

Şen kahkalar…

SP: Kamera açmam. Fotoğraf gönderiyorum. (Fotoğrafı gönderdim.)

Yenge: Ben bunu istiyorum.

Rüya’ya bile zar zor güvenmişim. Riskli işlere gelemem ben.

SP: Sen istiyorsun da ben istemiyorum. İn misiniz, cin misiniz? Akşam akşam katakulli. Ben gelemem öyle işe.

Bu ve benzer konuşmalar sonrasında ikna kabiliyeti çok yüksek olan Yenge sunumunu yaptı ve kendini bana satmaya devam etti, ama ben hala kıvırmaya çalışıyorum.

SP: Ben yalnızca cumartesi günleri ve yalnızca sabah saatlerinde(07.00 – 10.00 arası) müsait oluyorum. 3 saatten fazla kalmam. Deplasmana gelmem. En küçük risk kamera ile çekim, orta dereceli risk organlara elvada, en büyük risk götü kaybetmek.

Abi: Nasıl ya? Götün organlardan daha mı kıymetli? Muhahuauhauha. Ya gel oğlum. Şurada 10-15 senemiz var. Göçüp gidicez. Yengeni ilk defa bu kadar hevesli görüyorum. Keyifli vakit geçiririz.

Burun kırın sonrası ikna kabiliyeti yüksek Yenge satış kapamayı yapıp cumartesi günü deplasmana davet etti. Ulan nasıl gerginsem aşağıdaki konuşmayı yaptım.

SP: Tamam ama boş gelmem bilginiz olsun. Sonra benden korkmayın. Kamera vb şeyler istemem. Sabah erken gelirim. Karnı aç olan, karnı aç olduğu için ya da salam sucuk yediği için ağzı kokan ya da esneyen kimseyi istemem, erken yatın. Abi sen bana yavşarsan sadece Yengeyi değil senin de ağzını yüzünü sikerim. Ben tamam dediğim anda biter. Israr olursa can sıkarım. Abi ben sana çık dersem çıkarsın. Prezervatif olmadan kimseye sikimi sokmam.

Yenge: Huhahuahua. Türkan Şoray kanunları gibi kanunların var. Net adamsın. Sevdim.

Abi: Muhahuahuahua(Yalnızca kahkaha atıyor)

SP: Tanışmadık. İsimler nedir? Birinizin telefonunu ve adresi yazar mısınız?

Abi: Murat – 0XXX XXX XX XX

Yenge: Fatma. Beylikdüzü XYZ sitesi. B Blok. Kat: 6 Daire: YY. Girişte bu bilgileri verirsen sorun çıkmaz.

Gerginlik hat safhada.

SP: Tamam cumartesi sabah 06.00’dan sonra ararım sizi. Benim adım da C B. Hadi görüşürüz.

Dedim ve kapadım. Gitmeyecektim. Beni nereden bulabilirlerdi ki. Telefonları da not etmem. Kapatırım Skype ı, engellerim. Mis, temiz. Riskli oğlum.

Kendi kendime 1-2 saat konuştum ve zar zor uykuya daldım. Artık Cuma günü gelmişti. Düşüncelerden kaçamıyordum. Uzun zamandır gitmediğim bir yere gidip hem Rüya olayını unutmak, hem de bir daha olmamak üzere Tanrı’dan özür dilemeliydim. Öğlen vakti yola koyuldum. Gitmek istediğim yere 50-100 metre kalmışken şeytan bana büyük bir oyun oynadı. O gün Skype üzerinden gördüğüm yengenin tıpkı basımı önümden sallaya sallaya geçti. Gözlerimi ondan alamadım. Gidip özür dileyeceğim yeri geçtim ve bankamatiğe uğradım. Yarın sabah bineceğim taksi için para çektim ve sanırım artık hazırdım. Lanet olası şeytan.

Alarm çalıyor, uyanma vakti

Alarmım çaldı ve 05.30 gibi uyandım. Hızlıca kahvaltımı yapıp duşa girdim. Dişlerimi fırçaladım. Belki sevişirim donumu giydim ve yola revan oldum. Bindiğim taksiye Beylikdüzü XYZ sitesi dedim. Taksici yolun boş olmasında dolayı beni hızlıca ve sağ olsun az sohbet ile gideceğim yere götürdü. Güvenlikten hızlıca geçtikten sonra B Blok önünde taksiden indim. 10 katlı binaya bakarken 6. kattan Murat’ın bana baktığını gördüm. La bu adam şişman değil miydi gardaşım diye düşünürken apartmanın kapısının zııııtttttt sesi ile irildim. Kapı açılmıştı. Asansöre bindim. 6 Kata çıktım.

Daire YY’nin önüne geldiğimde kapı açıldı. Murat şişmanmış, uzaktan zayıf görünüyormuş. 🙂 Fatma üzerindeki bornoz benzeri sabahlık ile hoş geldin diye sarıldı bana. Sanırım akrabasını karşılıyor havası uyandırmak istedi diye düşündüm ama sitelerde kim kime dumduma. Kimse kimseyi siklemiyor.

İçeri girdim. Murat ile tokalaştık.

– Bu havada ellerin buz gibi heyecanlı mısın? dedi.

– Evet dedim.

Evi kesiyordum.

– Ya korkma. Herhangi bir yerde herhangi bir şey yok. Her şey senin istediğin gibi. Güven bize. Fatma bayıldı sana. Şu anda duyguları değişti mi bilmiyorum ama 3 gündür kafamı sikiyor acaba gelecek mi diye.

Fatma’ya bakarak hafifçe gülümsedim. Fatma bana bakarak;

– Evet duygularım değişti. Ben yalnızca bir cumartesi istiyordum ama keşke her cumartesi gelse diye düşünmeye başladım dedi.

Bu kadar azgınlık, daha hiçbir şey görmeden bu kadar istekli olmalarını garipsedim. Dedim ya netim ben.

– Daha hiçbir şey yapmadık. Benim performansım o kadar iyi değildir. Kelim, göbekliyim, kıllıyım, küçük sikliyim erken boşalıyorum. diyerek sayıyordum ki Fatma lafımı kesti.

– Bakışların bıçak gibi!!

Kamera şakası mı? Tuzaklarla dolu bir gün mü? Bunların derdi ne? diye diye Alı Kırgız’ın Ramiz Dayı karşısında her göt olduğunda söylediği gibi “Noluyo lan?” diye düşünürken Fatma’nın sabahlığı birden aşağı doğru iniverdi.

Murat beni şoka sokuyor

İniverdi inivermesine de benim sikim de dikiliverdi. 160 cm boyunda, 67 kg olan 55 yaşındaki bu hanımefendide ne varisli bir damar, ne sarkmış bir göbek(hafif göbek var) ne de bazı bölgeler hariç selülitli bir bacak vardı. Siyahlar içinde tombul bir kuğu gibi süzülüyordu.

Süzülerek yanıma doğru geldi ve diz çökerek bana doğru bakmaya başladı. Rüya’dan deneyimliydim ama Murat’ın bana baktığını bildiğimden biraz tedirgindim. Murat tedirginliği anlamış olacak ki – rahat ol, o senin – dedi.

Murat’tan aldığım güven duygusu ile birlikte hafifçe eğilerek Fatma’nın dudaklarına yapıştım. Bir yandan da 90 bedene yakın ve hala diri durumda olan memelerini mıncıklıyordum. Meme uçları biraz içe kaçıktı ama beni ilgilendirmezdi. Sonuçta memelerinden süt içmeyecektim. 🙂

Oturduğum tekli koltuktan kalkarak Murat’ı oturduğu iki koltuktan kaldırdım. Hiçbir şey söylemeden ve itiraz etmeden yandaki tekli koltuğa oturdu. Ayakta Fatma’ya sarıldım ve kulağına Murat biraz masumlaştı, ilk defa mı yapıyorsunuz dedim. Hayır ama biz ne zaman 3. kişiyi aramıza alsak Murat kenara çekilir ve sadece söylenilenleri yapar dedi.

Benim kafada şimşekler çakmıştı. Fatma’yı öperken Murat’a bakarak gel işareti yaptım. Yine hiçbir şey söylemeden geldi. Fatma’yı biraz kenara çekip Murat’a kemerimi çöz ve pantolonumu indir, güzelce katla ve kenara koy dedim. La adam yine bir şey demedi ve söylenileni harfiyen yerine getirdi. Artık gazı almış ve vitesi 5 takmıştım. Muhteşem Yüzyıl’daki Süleyman edasıyla elimle git derken aynı anda da çekilebilirsin dedim. :)))))

Murat’ın gözleri parlıyor ve gözlerinin içi gülüyordu. Sanırım aradığı buydu. Fatma’nın ise hem gözleri, hem de dudakları gülüyordu. Yine Fatma’nın dudaklarına yapışarak onu kendime doğru çektim. İkili koltuğun ortasına oturdum ve Fatma’yı kucağıma aldım. Dudaklarına ve memelerine yapışmıştım. Fatma’nın nefes alışverişleri değişmişti. Bir yandan ara ara gözlerimi açıyor Murat’ı kesiyordum.

Murat heyecandan ölecekti. 55 yaşındaki adama kalp krizi geçirtmek istemiyordum. Fatma’nın inanılmaz diri ama az da olsa yer çekimine boyun eğmiş memelerini emiyordum. “Murat, gel” diye komut ile Murat’ı çağırdım. Murat yanımıza geldi. Sen de soyun, izin veriyorum, dedim. Murat robot gibiydi. Yalnızca emir alıyordu. Bu durum ve benim aşırı sert tavrım Fatma’yı da çıldırtmaya başlamıştı. Tabi benim Fatma’nın memeleri ile geçirdiğim vakit de bu çıldırmada etkiliydi.

Murat soyunmuş bir sonraki söyleyeceğim şey için ağzımın içine bakıyordu. Fatma’nın memelerini sömürürken yere otur işareti yaptım ve sonra ellerimi Fatma’nın götünde birleştirdim. 55 yaşındaydı ama sıkı gibiydi. Ben Fatma ile uğraşırken Murat masum bir kedi gibi bizi izliyordu. Az da olsa sikinde hareketlenme vardı. Ama artık yaştan mı, kilodan mı, şekerden mi bilmem. Çok da sertleşmiyordu siki. Ben izin vermeden herhangi bir şey yapmaması beni daha da hareketlendirmişti.

Bir ara Murat’a yanıma otur işareti yaptım. Murat koltuğun tepesine oturabilmişti. Bizi oradan izlemesi için izin verdiğimden kendini şanslı hissediyordu. Fatma’ya ben erken boşalıyorum, daha önce de söylemiştim, beni bir tur rahatlatır mısın? dedim.

Fatma kucağımdan inerek külotu çkardı ve sikime yapıştı. Ben o sırada Murat’a bakıyordum. Fatma’yı çok dikkatli bir şekilde izliyor ve sanki sikimi Fatma değil de Murat emiyormuş gibi düşüncelerde geziyor gibiydi. Murat’a Fatma’nın göt deliğini yalaması söyledim.

Fatma beni emerken biraz pozisyon değiştirip arkasına geçen Murat’a doğru domaldı. Murat’a iyi em, oradan da sikeceğim dedim. Ben bu lafı söylerken Fatma’nın sikimi hafif ısırması biraz canımı acıtmadı değil. Fatma’nın saçlarından tutup gözlerine doğru baktım ve siktirmeyecek misin dedim. Ağzı doluydu ve gözleri ile evet dercesine işaret etti.

İkisi de zevkten kuduruyordu. Ama ben o ara bunlar ne ara slave oldular, beni ne ara master seviyesine soktular amına koyayım diye düşünüyordum. İnsan bir garip oluyor. Şimdiye kadar boşalmış olması gereken ben neden boşalmıyordum? 🙂 Boşalmayı düşünürsen boşalırsın tabi.

Fatma’nın ağzına boşalmıştım. Fatma birazını yutmuştu. Murat ise hala Fatma’nın götünü yalıyordu. Fatma götü yalandıkça hafif hafif inliyordu. Tabi bu inlemelerde benim memeleri ile oynamamın etkisi de gözardı edilemezdi. 🙂

İnsan çok garip bir yaratık. Daha 3-4 gün önce korkan ben şimdi Fatma ve Murat’a Köle İzaura(Escrava Isaura) muamelesi yapıyordum.

Fatma’ya git ağzını yıka gel istersen, geçerken Murat’ı da öp dedim. Tamam deyip kalktı ve giderken Murat’a bir öpücük kondurdu. Murat’ın kenarlarda kalan spermleri 2400 watt elektrik süpürgesi edasıyla çekmesini görmezden gelemezdim ama bu kadar sert de olmak istemiyordum. Piştt masum Murat, tadına bakmak ister misin dedim. Evet dedi. Fatma gelene kadar gel em, belki içerde sana da bir şeyler kalmıştır dedim. Gelip önümde eğildiğinde içim cız etti. Karısının yanında adama emdirecektim ve dayanamadım Fatma üzülmesin dedim. Hoşuna bile gider dedi. Ne biçim ilişkisi var bunların diye düşünürken Murat’ın kafasını sikime bastırdım. Harbiden de Murat 2400 Watt elektrik süpürgesi gibi sömürüyordu. Ağzı da büyük amına koyayım. Benim sik o ağıza iyice küçük gelmişti.

Fatma gittiği yerden bir türlü gelmemişti. Ağız yıkamak bu kadar uzun sürmez diye düşünürken siyahların gidip beyazların giyildiğini gördüm. Fatma’ya beyaz da çok yakışıyordu. Murat benim sikimi emerken Fatma gelip yanıma oturdu ve ayaklarının birini benim kucağıma, diğerini de Murat’ın sırtına doğru uzattı. Murat’ı ezmek onun da hoşuna gitmeye başlamıştı.

Kulaklarını emmek için eğildiğimde daha önce böyle davrandım mı diye sordum. Hayır, bu kadarını hiç yapmamıştım, senden cesaret aldım. Senden sonra bana ne yapar bilmiyorum ama umurumda değil, hoşuma gitti, dedi.

İşler iyice garipleşmeye başlamıştı.

55 yaşında 2 kişinin evinde, cuck-old sevdalısı bir çifti master-slave kategorisine sokabilmiştim. Az önce de söylediğim gibi bedenim oradaydı ama ruhum Ali Kırgız gibi “Noluyo laaannnn?” diye diye bir hal olmuştu.

Hikayemiz ikinci bölümünde yaşanan seks ve üçüncü bölümde yaşanan aşırı slave seks bölümü ile devam edecek. Murat’cığım, Fatma’cığım. Cumartesi günlerini sizinle daha çok sevmeye başladım. 🙂

%100 Gerçek Ensest Anilarim Bolum: 2 Ozge Yengem –

%100 Gerçek Ensest Anilarim Bolum: 2 Ozge Yengem –

Yengem kucağımda zıplamaya devam ederken ben içine boşalıyordum tüm spermlerimi. Kapı çalıyordu. Muhtemelen çocuklar gelmişti. Yengem üzerimde nefes nefese kalmış, dinleniyordu.
-Kapı çalıyor. Yengem derin bir nefes alarak üzerimden kalktı. Amından döllerim akıyordu.

-Duydum beklesinler iki dakika. Gülümseyerek öptüm dudaklarından. Üzerime şortumu, tişörtümü giydim kapıya doğru yürüdüm. Yengem banyoya gitmişti temizlenmek için. Çocuklar okuldan gelmiş. Annemleri sordular. İzmir’e gittiklerini bir, iki hafta gelmeyeceklerini söyledim. İçeride baran ağlıyordu. Kardeşim simay kendisi benden üç yaş küçüktür. Barana bakmaya giderken;

-Yengem nerede abi?
-Tuvalette.
-Tamam, bir şeyler hazırlayalım acıktık biz.
-Yok, hazırlamayın ben dışarıya gidiyorum bir şeyler alıp gelirim yarım saate. Zenginiz kızım onunla mı uğraşacaksın.
-Anaaa abi unuttum ben o olayı alışmadık götte don durmuyor tabi ruhumuz fakir. Kahkaha atıyordu yengem içeriden.

Onları evde bırakıp sokağa çıktım. Aklımda pide yaptırmak vardı. Çarşıya doğru yürüyordum. Ayağımla sokaktaki küçük taşlara vuruyor, bu olup biteni düşünüyordum. Ne yapıyorduk biz? Düne kadar hayallerimi süsleyen, her kurduğum hayalin içinde olan, o hayallerle beni boşaltıp rahatlatan kadınla birlikte oluyordum. Bu olayların olması için yengem benden bir kıvılcım mı bekliyordu? Yoksa yıllardır dayımla yatmadığı için beni elinin altında görüp, yabancıya vermek yerine benimle mi oluyordu? Ama seni seviyorum dedi.

Bırakma beni, dayın gibi yapma. Sahip çık dedi. Henüz 18 yaşındayım yani birkaç ay var. 25 yaşında bir kadından bahsediyoruz. 16 yaşında evlenip ilk senesinde Gülizar’ı doğuran, 4 sene sonra da Barana hamile kalan yengemden bahsediyoruz. Kendisi hala evli dayımla. Ama ben? Hem ondan çok genç, hem de bekârım. Daha önüme ne kadınlar çıkacağını kendisi biliyor. O yüzden onu bırakmamdan. Bu kadar sevmeyeceğimden korkuyor belki de? İçimden böyle konuşarak pideciye gelmiştim. Siemens c62 modelinde cep telefonum vardı. Babam arıyordu:

-Paşam ne yaptınız?
-İyiyiz baba pideciye geldim çocuklar acıkmış. Yengem hasta biraz yemek hazırlatmadım ona.
-Doktora götür oğlum kadını ilgilen sana emanet evdekiler bizim burada az işimiz kaldı. Evin birkaç eksikleri var. Gülizar ile Baran’a odalarına eşya alıyor şuan anan doldurdu ne varsa.
-Klasik annem parayı buldu mu ağlatacak anasını.
-Ağlatsın bakam ağlatsın. Okul bakıyoruz bir taraftan güzel okullar bulduk sen gel de birkaç lise var ya da özele göndereceğiz seni hangisini istersen.
-Baba son senem zaten masrafa gerek yok üniversiteyi kazanamazsam bakarız duruma
-Ya masraf dediğin ne ki iş kuracağız daha çok işimiz var. Hadi ben kapatıyorum anan çağırıyor.
-Tamam, babam dikkat edin kendinize ha bir dakika bekle baba
-Ne oldu paşam
-Dayımdan haber var mı ya?
-Var Almanya’ya gitmiş teyzeni aramış. Çalışıyormuş orada bir kadınla anlaşmalı evlenmiş mi ne.
-Şaka yapıyorsun e yengem ne olacak çocuklar?
-Valla dayın gelmez son kazığını attı gitti. Yengene çocuklara da bir şey olmaz biz varız anneannen var. (anneannen İzmir de teyzemlerdeydi) Zaten annen bir ton eşya aldı yengene çocuklara sokakta bırakacak değiliz onları hele imkânımız varken.
-Aslansın la baba sen
-Ankaralı oldun iyice kapat hadi gidiyorum ben
-Tamam ya hadi öptüm. Pideler olmuştu. Markete gidip kola, fanta, ayran her çeşit içecek aldım. Kucak dolusu abur, cubur aldım. Şerefsiz dayım baranı alıştırmıştı abur cubura. Çocuk aylardır abur cubur yüzü görmüyor. Nasıl taşıyacağım bu amk poşetlerini? Diye düşünürken taksi geçti önümden el ettim:
-Taksi alo dayı dursana amına koyayım görmüyor musun beni hay gözünü sikeyim. Sinirlenmiştim yavşağa. Marketteki kız gülüyordu. Tekrar markete girdim:
-Ya kusura bakmayın bildiğiniz bir taksi durağının telefon numarası var mı acaba?
Diğer kasiyere seslendi:
-Şenol abi köşedeki taksicinin numarası var mı sende?
-Var.
-Ya bir kâğıda yazar mısın?
-Tabi. Buyurun diyerek uzattı bana kâğıdı. Taksiyi aradım çağırdım. Beş dakika içerisinde geldi. Eve gittim. Kardeşim simay açtı kapıyı. Pideleri ona verdim.
-Büyük bir tabağa katın bunu hazırlayın yiyelim. Yengem nerede?
-İçeride ağlıyor.
-Ağlıyor mu? Niye ne oldu? Bir şey mi oldu?
-Abi dur bir şey olmadı dayım aradı.
-Nasıl? Dayım mı aradı yengemi? Ne dedi?
-Bilmiyorum abi duymadım.
-Gülizar ile baranın yüzüne bakmıştım. Elim ayağım kesilmişti resmen o çocukların yüz ifadelerini görünce. Baranın hadi aklı ermiyor. Ama Gülizar? Masum masum oturuyordu. Barana aldığım abur cuburları döktüm önüne. Çok sevinmişti. Yemekten sonra yiyeceksin diye tembihleyip öptüm. Yengemin odasına doğru gittim kapıyı çaldım:
-Yenge? Gelebilir miyim? Ses yoktu. Tekrar kapıyı çaldım. Yine ses vermedi. Kapıyı hafifçe araladım. Yatağa uzanmış siğil, siğil ağlıyordu. Kapıyı kapattım. Yanında doğru yürüdüm. Oturdum yatağın kıyısına. Bana doğru döndü:

-Almanya’daymış.
-Öyleymiş.
-Bir kadınla anlaşmalı evlenmiş çalışabilmesi için. Araba fabrikasına girmiş.
-Evlendiği için mi ağlıyorsun?
-Hayır.
-Neden üzülüyorsun o zaman biz varız yanında?
-Almanya’ya götürecekmiş bizi. Birkaç ay çalışıp para biriktirip sizi alacam yanıma dedi.
-Hııı… Donup kalmıştım. Gidecek misiniz?
-Hayır. Gelsin boşanma davası açacağım ona da söyledim.
-O ne dedi peki?
-Kabul etmedi. Boşayamazsın. Çocukları alırım elinden yüzlerini göremezsin. Benimle geleceksin dedi bağırdı çağırdı.
-Ağzına sıçarım bu adamın. Kendisi karıyla kızla günün gün edecek. Sırf karı kız uğruna evi barkı yedi. Aylarca burada onun yüzünden rezil kepaze olduk. Senin annen baban olmasa bize ekmek veren olmayacaktı. Utanmadan sizi mi götürecekmiş? Yarramı yesin önce.

Yengem gülüyordu. Gözyaşlarını silerek sarıldı. Aynen sikini yesin önce dedi. Saçlarını okşadım.

-Kalk hadi yıka elini yüzünü. Çocuklar görmesin ağladığını. Pideler soğumadan yiyelim.
-Yumurta kırdırdın mı?
-Ayıpsın gel hadi. Elinden tutup kaldırdım yataktan. Banyoya gidip yüzünü yıkıyordu. Bende salona geçtim. Kardeşlerim başlamışlar yemeye. İçeriden iki tabak alıp yengeme yumurtalı olanlarından katıyordum.
-Ne içersin? Diye bağırdım. Oda yanıma gelmişti.
-Marketi eve mi taşıdın?
-Birazcık öyle oldu. Ne katayım? Çeşit bol bak. Gülümsüyordu. Baranın önündeki abur cuburları görünce yüzüme bakıp boynunu büktü. Gözlerinin içi gülüyordu.
-Ayran doldur o zaman.

Tabağını ve ayranını uzattım.

-Afiyet olsun hanım efendi.

Yanına oturdum pidelerimizi yiyorduk. Yanıma sokuldu ve şöyle dedi;

-Biliyor musun senden çok iyi baba olur? Ayran boğazımda kalmıştı. Gülüyordu. Helal helal diye sırtıma vurdu tabağını yere koyup.
-O nerden çıktı şimdi?
-Bir yerden çıkmadı. Gördüklerimi söylüyorum. Gülizar’a, Baran’a küçüklüklerinden beri sen baktın. Benim hep yanımdaydın. Dayın akşam geldiğinde severdi çocuklarını ama baran ağladığında yatağından kalkmazdı. Hatırlıyor musun? Bir keresinde baran çok ateşlenmişti.
-Evet
-Sen tuvalete gidiyordun gece saat 03.00’ü geçiyordu. Dayına seslendim bir iki kez kalktı bir şey olmaz salla uyur. Sabah hastaneye gideriz dedi tekrar uyumuştu. Sende o ara ışığı açık, baranın da ağlamasını duyunca kapıyı çalıp gelmiştin içeriye.

Pide ağzımda büyüyor, çiğnedikçe yutamıyordum. Tamam, yeğenlerimi çok severim canlarım ciğerlerim onlar ama sırf anneleri frikik verecek, gece yarısı acık saçıktır şimdi bakayım diye çalmıştım kapılarını. Baranın hasta olduğunu düşünmemiştim. Yengem devam ediyordu:

-Yenge ne oldu barana? Diye telaşlı, bakıyordun. Öpmek istediğinde yanıyor? Hasta mı diye sormuştun. Benim gözlerim şişmişti yorgunluktan. Sen kucağımdan alıp ağlamasını kesmeye çalışıyordun. Geç otur yenge sen ben tutarım baranı demiştin. Koltuğa oturup seni izliyordum. İçimden iyi ki bu çocuk var olmasa ben ne yapacağım diye geçiriyordum. Koltukta içim geçmiş uyumuş kalmıştım. Sende baranı uyutmuş yatağına yatırmış, sabaha kadar uyumadan beşiğini sallıyor ateşini kontrol ediyordun. O gün dedim zaten. Çocuk en çok senin eline yakışır diye.

-Evet, hatırlıyorum hastaneye de birlikte gitmiştik zaten dayım müşterim var diye kapatamamıştı dükkânı.

Başını sallayarak onayladı. Gözleri doluyordu. Ellerimle gözyaşlarını sildim.

-Ağlama çocukların yanında. Hadi pideni bitir. Hazırlan dışarı çıkacağız.
-Dışarı? Ne yapacağız dışarıda?
-Moralini düzelteceğim sürpriz.
-Yok, çocuklar ne olacak? Çıkmayalım sonra gideriz.

Güllü nenemi aradım.
-Güllü nene ne yapıyorsun iyi misin?
-İyiyim kuzum iyiyim pişi yapıyordum hadi gelin.
-Ellerine sağlık nenem biz yedik ya ev müsait mi çocukları getireceğim size? Yengemin karnı ağrıyor da doktora götüreceğim.
-Tabi kuzum tabi neyi var yengenin Güven abini yollayım mı?
-Yok, nenem gerek yok ya çeşme suyu içmişte midesine dokunmuş. Acile götüreceğim önemli bir durum yok. Sen çocuklara bakıver yeter.
-Tabi kuzum ne demek başımla beraber al gel hadi bekliyorum.

Yengem şaşkın bana bakıyordu.

-E hadi ama hala duruyorsun kalk hazırlan. Çocuklar hadi hazırlanın güllü nenemler gidiyoruz. Baranı giydirdim. Kardeşim de Gülizar ile hazırlandı. Ellerinden tuttum yengemde yanımdaydı. Baranın çantasını taşıyordu. Garibimin üstü başı kalmamış doğru düzgün ne giydiyse çıkmış. Güllü nenemler hemen bir sokak ötede oturuyor. Onlara vardık. Yengemi görünce:

-Oy kuzum ne oldu iyi misin?

Yengem benden bile sağlam sesiyle:

-iyiyim anne ne oldu ki?

Yengemin bacağını sıktırdım hafiften. Karnını tuttu bu sefer halsiz bir sesle:

-Su içtim karnım ağrıyor anne ya ne oldu bende anlamadım.
-Tamam, kuzum hadi gidin doktora bak araba lazımsa Güven abin içeride kuzey çağırayım kuzum?
-Yok, annem gerek yok hem yürüsün biraz havasız kaldı evde otura otura.

Saat 18.00’dı. Yengemle yolu tutmuş yürüyorduk. Elime cep telefonu mu aldım. Aynı taksiciyi aradım;

-Alo selamın aleyküm dayı, beni bıraktığın mahalleye gelir misin? Tamam eyvallah

Yengem uzun zamandır evde kapanıp duruyor, dışarıya çıkmıyordu. Aklımda alışveriş merkezine gidip yengeme alışveriş yaptırmak vardı.

-Eee nereye gidiyoruz?
-Sürpriz takside öğrenirsin

Koluma girmiş başını omzuma atmıştı. Öylece sonsuza kadar yürüyebilirdim. Taksici geldi kornaya bastı. Kapıyı açıp yengemi bindirdim. Yanına da ben oturdum.

-Dayı burada nerede AVM var? Bizi oraya götürür müsün?
-Yaklaşık 10 dakika içeride var oraya götüreyim
-Eyvallah dayı.

Yengem şaşkın gözlerle bana bakıyordu. Güldüm;

-Ne?
-Ne yapacağız AVM de?
-AVM de ne yapılıyor? Alışveriş yaparız. Barana bir hediye alacam hem birlikte bakarız. Aslında amacım baran değil. Yengemi mutlu etmekti. AVM’nin önüne yanaştık. Taksiden inerken;

-Dayı arayacağım seni gelirsin değil mi?

Elli lira bahşiş bırakınca;

-Gelirim tabi alo de yeter hadi kolay gelsin.
-Eyvallah dayı sana da.

Yengemin elinden tuttum. Yürüyorduk. En son yengemle çarşı, Pazar gezmiştik. Pazardaki seyyarlardan sutyenini alır, külotunu alırdı. Aklım sutyen, külotta değildi. Nasıl olsa dayıma kullanamadığı iç çamaşırlarını benimle kullandı.

-Ne kadar büyükmüş burası?
-Yoruldun mu?
-Yok, baksana kocaman gez gez bitmez ki geç kalmayalım eve çocuklar…
-Çocuklara bir şey olmaz annen bakıyor. Biraz da kendini düşün artık. Büyüdü onlar. Simay, Gülizar yine bakar Baran’a ayrıca baranda kocaman adam oldu artık.

Bir mağazaya girdik. İçerisi oldukça büyüktü. Yengem sağa sola bakıyordu. Kıyafetlere doğru yöneldi.

-Ayy çok güzelmiş bunlar.

Elbiselere, bluzlara bakıyordu.

-Ama bu bana olmaz göbeğim var. Yüzünü asmıştı yanağını okşadım. Göbeğine hafifçe vurup;

-Gaz o gaz al sen denk gelir bu sana büyük bedeni yok mu? Bakalım şuraya bir.

Yengem gülüyordu. Ben elbisenin büyük bedenini ararken yengem yanımdan ayrılmıştı. Bir tane xl beden buldum. Onu yengeme göstermek için döndüm:

-Bak bu sana olur… Yengem yoktu. Karşımda mağazada çalışan kız vardı. Gülüyordu;

-Pardon? Kafamı sağa sola çevirdim yengemi arıyordum.

-Yok, bir şey kardeş birine benzettim.

Kızın surat yamulmuştu kardeş dediğim de. Demiştir ne kıro amk. 😀

Elimde elbise omzuma attım yengemi arıyorum mağazada. Bir baktım erkek bir çalışan yengemin yanında sokulmuş dibine kadar bir şeyler gösterip duruyor. İnanın kulaklarımdan alev çıktı. Elbiseyi kenarıya attım. Ortalarına sertçe girdim. Yengeme ve adama omuz attım. Yengem, ayy diye kenarıya kaçıldı omzunu tutuyordu. Adam ne olduğunu şaşırmış yüzüme bakıyordu;

-Hayırdır kardeş?
-Pardon?
-Hayırdır? Yengeme döndüm. Ne bakıyorsun Özge? Elbiseyi buldum seni göremeyince merak ettim. Yengem bıyık altından gülüyordu. Şu etekler dikkatimi çekti de buraya geldim arkadaşta yardımcı oluyor.

Vay amk dedim karı bize adam bizim hatuna yazıyor ne iş? Yengemin kolundan tuttum.

-Gel beğenmedim ben bu mağazayı.
-Niye ya ben çok beğendim
-Gel sen gel daha çok mağaza var ben burayı beğenmedim.

Elinden tuttum çıkıyorduk mağazadan. Adam ne olduğunu anlamamış ters ters bakıyordum ona. Kırmızı ışıklı bir mağaza dikkatimi çekti.

-Gel bak daha güzelini buldum ben sana.

Mağazaya doğru yürüdük girdik içeriye. Gerçekten çok güzeldi sırf kadın üzerine kıyafetler vardı. Yengemin gözleri büyümüştü hem de bedenine göre kıyafetler buluyordu. O seçiyor bana veriyor, bende omzuma atıyordum. O kadar çok seçti ki önümü göremiyordum artık.

-Yenge elimi tut. Kafasını çevirdi bana baktı:
-Ayy pardon bu kadar çok oldu mu ya?
-Bir saattir seçiyorsun atıyorsun üstüme. Gel dene şunları bakayım.

Deneme kabinlerinin olduğu bölüme doğru gittik. Akşam vakti olduğu içinmiş kalabalık değildi dükkânlar. Millet kafelerde oturuyordu oralar kalabalıktı. Kendimi ikili koltuğun üzerine attım. O kadar kıyafeti gören satıcı;

-Hoş geldiniz. Çay, kahve alır mıydınız?
-Türk kahvesi var mı kardeş?
-Var efendim, nasıl olsun kahveniz?
-Bir sade kahve bir de su alayım lütfen.
-Tabi efendim.

Vay amk dedim. En son bizim pazarcı Hüseyin abiye gittiğimizde çay ısmarlamak için bir ton mırın kırın ederdi. Adam kahve söylüyor. İyiymiş bu AVM’ler haa diyordum içimden. Ama oda ne ben satıcıyla konuşurken yengem yanıma kadar gelmiş. O kıyafetle görünce o kadar şaşırdım ki. Diz kapaklarının üzerine kadar beyaz bir elbise, altına kırmızı ayakkabı, kafasında ince bir şapka. İri göğüsleri taşıyor elbisenin üzerinden. Ben yengemde en son o dekolteyi sutyensiz bir şekilde yerleri silerken görmüştüm. Bacakları sütun gibi, ayakları ufacık ağzına atımlık lokma gibi.

-Oha!
-Kibar ol hanım efendi var karşında. Dedi gülerek.
-Çüş diyecektim oha dedim daha kibarı ne bunun? Olmamış çıkart
-Ne? Neresi olmamış çok güzel oldu işte üzerime. Yanına yaklaştım kulağına eğilerek;
-Memeler bas bas bağırıyor. Dile geldiler bak konuşuyorlar. Kulaklarımı memelerine dayadım.
-Üşümüşler kapatsın bizi bu ne bee? diyorlar şuan. Yengem koluma vurdu;
-Of salak ya ahaha evet baya açıkmış bende esiyor bir yerden diyorum.
-Altta tanga üstte memeler firarda olunca eser tabi. Yengem gülerek kabine tekrar gitti.

Bu seferde vücuduna tayt gibi yapışan bir pantolonla çıktı. Üzerine siyah bir gömlek. Eyvah dedim içimden bu kadın bundan sonra böyle giyinecek. Ne yapacak oğlum? Kadın ne giyse gösteriyor vücut var en iyisi mi dedim karışma neyi beğeniyorsa alsın.

-Kuzey bak buna da dar diyeceksin ama çok beğendim.
-Yenge o kadar seksisin ki ne giysen yakışıyor zaten hiç deneme. Beğendiğini al çıkalım. Sonuçta burasıda büyük şehir kaldırır giyimi kuşamı.

AVM de ne kadınlar var görseniz. Yarı çıplak geziyorlar. Hoş birçoğu yengemin tırnağı etmez. Kuru kemçik çoğu. Göt yok, meme yok taşımıyorlar.

-Yani İzmir’e gideceğiz bak annemler ev ayarlamış aradı bugün. Bir hafta içerisinde aldıracaklar bizi.

Yengem çok mutlu olmuştu. Kendine güveni geliyordu yavaş yavaş. O kıyafetleri üzerinde gördükçe mutlu oluyordu. İnanın bana değerli okurlar o kadar güzeldi ki hani karım olsa soyunma kabinine sokar deli gibi sikerdim. Ama yapamıyordum her ne yaşasakta o kadar rahat olamıyordu insan.

Kahvemi içtim. Baya alışveriş yapmıştık. Çocuklara da bir şeyler aldık. Yengemi kafeye oturttum. İçeceklerimizi söyledik. Telaşla yerimden kalktım;

-Ne oldu kuzey? Bir şey mi düşürdün?
-Yok, yenge ben baranın hediyesini unuttum ya. Sen otur burada ben hemen geleceğim.
-Tamam, çabuk gel canım.

Baran’a akülü araba alacaktım. Nasılsa İzmir’e taşınacağız orada alırım diye almadım. Onun yerine uzaktan kumandalı araba vs. alacaktım. Yol üzerinde giderken, kuyumcu gözüme çarptı. Bilezikler, kolyeler, küpeler, yüzükler camda ışıl, ışıl parlıyordu. İçeriye girdim.

-Hoş geldiniz efendim. Nasıl yardımcı olabilirim.
-Merhaba ben kız arkadaşım için takı alacaktım.
-Tabi nasıl bir şey bakmıştınız yardımcı olayım. Diyerek yanıma geldi adam.
-Bilmiyorum siz ne önerirsiniz? Yani bayanlar ne beğeniyor burada en çok?
-Aklınızda bir model yok sanırım ben size yardımcı olayım.

Efendim şöyle böyle bir ton kolye gösterdi. Melek şeklinde bir kadın. Elinde meşale, meşalede yuvarlak büyük bir taş. Bunu beğenmiştim. Fiyatını sordum. 1500 dolar dedi. TL’de değil amk dolar.

-Yani kaç TL yapıyor ustam bu?
-2300 TL olur efendim.
-Tamam, birde tek taş yüzük istiyorum.
-Tabi buna uygun şu model var.

Birkaç yüzük modeli gösterdi. Yaklaşık 1550 TL’de yüzüğe ödemiştim. Yengem gibi bir kadına azdı bile ama babamın bıraktığı paraların bir, çoğunu alamadım yanıma evde kalmıştı. Oyuncakçıya da girip Baran’a araba, Gülizar’a boyu kadar oyuncak ayı almıştım. Ayının arkasına saklanıp geçtim yengemin arkasına. Saçını çektim arkasına bakınca şaşırmıştı.

-Ayı mı oldun şimdide? Gülüyordu. Nerede kaldın ağaç oldum burada hadi gidelim saat 11 oldu merak etmişlerdir hastaneye gittik dedik. Aramadık bile annemleri.

-Harbiden ya tut bakayım şu ayıyı.
-Aşık mısın oğlum? Aklın nerede? Dedi gülerek

Yüzüne bakıp kalmıştım. O kadar tatlı gülüyordu ki evet köpek gibi aşığım sana tapıyorum demek geliyordu içimden diyemiyordum. Güllü nenemi arıyordum. Biraz çaldıktan sonra açtı.

-Alo anne biz çıktık hastaneden geliyoruz kusura bakma sarjım yoktu arayamadım sizi. Evet, evet iyi yanımda oda iyi, iyi turp gibi maşallah serum verdiler evet ondan geç kaldık. Çocuklar eziyet ediyor mu? Hadi ya uyudular mı? Öyle mi? Tamam size kalsınlar bu gece o zaman uyandırmayalım hiç. Biz eve geçiyoruz o zaman direk? Tamam annem kusura bakma yorduk senide. Evet yarın okulları yok uyandırma uyusunlar. Yarın bi pikniğe gidelim mangal yapalım şöyle bir hava alalım. Tamam anne iyi geceler aleyküm selam. Yengem gözümün içine bakıyor konuşma hallerime gülüyordu.

-Ne gülüp duruyorsun sen ya?
-Hiç ne yapıyormuş çocuklar?
-Uyumuşlar yatak açmış annen uyandırmayın hiç uyusunlar sabah gelirsiniz dedi.
-E iyi hadi kalkalım bizde.
-Yoruldun mu sen?
-Yok, aksine yorgunluğum gitti. Bunalmıştım evde.
-O zaman evde ne yapacaz?

Aklıma ne yapacağımız geliyordu ama ikimizde söyleyemiyorduk birbirimize sabahlara kadar seks yapacağız diye. İçimizden geçense tam da buydu. Konuşmaya devam ettim.

-Hadi kalk lunaparka gidiyoruz.
-Lunapark mı?
-Evet, eğlenmek bizim de hakkımız değil mi? Hadi kalk gidelim.

Taksici dayıyı aradım.

-Alo dayı gel bizi AVM’nin önünden al Lunarpark’a götür bizi. Adamı özel şoförüm yapmıştım resmen.

-Tamam, yeğenim yakınım zaten gelin kapıya.

Yengem;

-Ya elimizde eşyalar var gitmesek mi?
-Sen gelsene ya canın istemiyorsa başka yere gidelim?
-Yok, ondan değil gidelim hadi.

Taksici dayı gelmişti. Geçtik araca. Lunaparka gittik. Işıl, ışıl çok güzel bir yerdi. İzmir’in lunaparkı kadar olmasa da.

-Dayı senin işin var mı?
-Yok, işim bitti aslında eve gidecektim.
-Dayı sen şu parayı alsan da bizi idare etsen. Uğraştırma başka taksiciyle hem şu eşyalar dursun. Git yemek ye, çay kahve iç ben alo derim sana gelirsin olur mu?
-Olur, tabi çok geç kalır mısınız?
-Yok, dayı bir, iki saate ararım seni.
-Tamam, o zaman ben lokantaya gidiyorum.
-Ha dur dayı şu poşetleri alayım öyle git.

Yengeme aldığım takıları almıştım. Yengem lunaparkın kapısında beni bekliyor. Etrafına bakınıyordu. Yanına gittim. Koluma girdi. Sokuldu iyice. Islak kamış kedi yavrusu gibi titredi.
-Üşüyor musun sen?
-Biraz.

Ceketimi çıkartıp verdim üstüne.

-Sen üşüyeceksin verme ısınırım birazdan.
Sarıldım sımsıkı.
-Isıtırım ben seni. Hem ben yanık Ömer’im bilmiyor musun? Küçükken yağmurda tişörtle gezer, yanık Ömer hasta olacaksın ceket giy diye bağırırdın.

-Hahaha doğru unutmuşum ben onu. Elinde ki poşeti niye bırakmadın dursaydı arabada.
-Aa elimde kalmış. Taksici yemek yemeye gitti. Taşıyacağım artık.
-Senin akıl uçmuş. Pamuk helva alsana bana.

Pamuk helva satan adamın yanına gittim. Bir tane aldım. Poşetini açıp verdim. Suda almıştım iki tane. Dönme dolabın olduğu yere doğru gittik. Ona binecektik. Yengem yüksekten korktuğu için binmek istemedi. Ellerinden tutup öptüm bindirdim. Yukarıya çıktıkça gözlerini kapatıyor bana sımsıkı tutunuyordu. Sarıldım beline. Korkmamasını bir şey olmayacağını, gözlerini açmasını istedim. Yükseldikçe aşağıya bakamıyordu yüzünü koluma gömerek kapatıyordu. Yanaklarından tuttum. Yüzünü kendime doğru çevirdim ve göz göze geldik. Havaya doğru hafif, hafif çıkıyorduk. Çenesini, yanaklarını okşarken dudaklarımız birleşti. O kadar tatlıydı ki dudakları şeker yediği için helvalar yapışmış dudaklarına. Onları dudaklarımla temizliyordum resmen. Eliyle dudaklarımı kapattı. Şekerini yemeye devam etti. Ona aldığım hediyeleri çıkarttım poşetten.

-Arkanı dön.
-Ne?
-Arkanı döner misin bir dakika?

Sırtını dönmüştü bana. Kolyeyi kutusundan çıkartıp saçlarını toplamasını söyledim. Havaya kaldırdı saçlarını. Mis gibi kokusu hafif rüzgarla burnuma geliyordu. Kolyesini taktım ve boynuna bir öpücük kondurdum. Bana doğru döndü. Şekeri vana verdi. Elini boynuna götürdü. Önünde sarkan, elinde meşale tutan kolyesini inceliyordu.

-Bu? Bana mı? Çok güzel teşekkür ederim.
-Senden güzel değil ama seni temsil ettiği için aldım. Bak özgürlük heykeli tutuyor elinde ateşi güneş kadar büyük. Aynı sen gibi güçlü, güzel bir kadın.

Boynuma sarıldı dudaklarımdan bir öpücük almıştı ki;

-Gözlerini kapat.

Hemen kapattı gözlerini. Yüzüğü çıkarttım kutusundan. Havada asılı bekliyorduk. Ellerini tuttum. Üşümüştü. Öptüm ellerini. Yüzüğü parmağına taktım.

-Açabilirsin.
-Kuzey utandırıyorsun beni. Yüzüğü inceledikçe gözleri ışıl, ışıl bakıyordu. Çok beğenmişti bana sımsıkı sarılıyordu. Dönme dolap hareket etmeye başlayınca korktu daha sıkı sarıldı.

Değerli okurlar. Lütfen yorumlarınızı belirtin. Bu şekilde devam etmek istiyorum hikayelere. Her anı size yaşatarak. Olaylar hiç hızlı olmadı bunu da size hızlı bir şekilde yansıtmak istemiyorum. OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.

6. Bölüm Sonu…

KÜÇÜK SAPIKLIKLARIM. 3

KÜÇÜK SAPIKLIKLARIM. 3
Gelenek olarak kendimden bahsetmeliymişim. Rahmetli babamın deyimi ile bir kaza kurşunu ile doğdum. Annem de babam da neredeyse kırkına gelmişler abim ise üniversitede imiş ben doğduğumda. Böyle olunca hep ailenin bebeği kaldım. Babamın vefatı ve güçlü bir iş kadını annemin yarı yatalak günleri nedeniyle abim, şirketlerin başında. Hep bebek olduğum için onun gözünde, benim tembelliklerime ve kaytarmalarıma göz yummak ile birlikte bilgi işlem ve emlak gibi onun anlamadığı işlerden iyi para kazandırmamdan da memnun.

İzmir’e atlar giderken yanıma eve kamera sistemini döşeyen Alman ekibi de alıyorum. Onlar iki günde işlerini hallediyorlar. Gecenin bir saatinde karımla sevişirken aklıma geldiği gibi eve ne kadar misafir, bana o kadar otuzbir malzemesi ve beklenmedik fırsatlar demek.

Sağlam bir şifreleme ile, güçlü internet altyapısı olan İzmir veya İstanbul ofislerinden iki evi de izleyebileceğim. İstanbul’a dönünce hızlıca bir kontrol. Önce bakıcıdan başlayarak. Yarın evde sadece ikimizin kalacağını biliyor. Çarşamba gecesini kendini tertemiz yapmak ile geçiriyor. Ayna karşısında defalarca çamaşır deniyor ve eli her defasında kadınlığını okşuyor. Çok feci sikilecek

image
Diğer yerlerde kayda değer bir şey yok. Baldız kocasına vermemek için köşe bucak kaçıyor. Zaten ertesi gün yazlık için çanta toplamak üzere Bursa’ya gidiyorlar. Kaynana büyük ihtimal ben yokken havuza gireceği için ağda yapıyor kendine. Üç çocuk çıkarmış kadınlığı çok biçimli ve bozulmamış. Çekmece karıştırmaya devam ediyor yarak bulacak sanki.

Perşembe bizimkilerin Çeşme’deyiz haberini aldığımda ben de evin yolundayım. Mutfakta çocuğa yemek yediriyor. Üstünde tek parça mini bir kıyafet var. İçindekileri de biliyorum aslında. Bir şişe şarap açıyorum. Ona da bir bardak koyuyorum.

– Çocuğu yatırınca seslenirsin bana.

Duş yapıp, kamera sistemini kapıyorum. Çocuğu yatırıp çıkarken salonda elimde bir kadeh ile karşılıyorum. Bir yudum alıyor.

– Geçen gece için özür dilerim. Ev çok kalabalıktı ve seni çok istiyordum.

-Ben çok şaşkın diyor yarı Türkçesi ile.

Ayakta iken dudaklarına yapışıyorum. Çok güzel saldırarak öpüşüyor. Dili ağzımın içinde, oradan boynumda. Kendimden zor ayırıyorum. İki gündür kendini okşaması azgınlığındanmış. Elbisesini çekip çıkartıyorum. Şaşırtıyor beni ben siyah seçti zannederken içine hiç bir şey giymemiş.Kanepenin üstünde çıplak şimdi. Ben zaten bornozu üzerimden attığımdan çıplağım. Parmaklanmayı seviyorsan al sana parmak. Baş parmağımla amını ezerken dilim göğüs uçlarında. Parmaktan çok göğüslerinin emilmesinden hoşlandığı belli. Çok sesli bağıra çağıra sevişiyor. Vücudunda değdiğim her yer yeni bir inleme ve çığlık sebebi. Sehpa üzerine koyduğum prezervatife bakıp

– Gerek yok bugün boşalabilirsin bana diyor. Canıma minnet.

Islanmış amına bu sefer daha kolay ama yine de yavaşça kayıyorum. İyi de yapıyorum. Buna bile çığlık atıyor. Çığlıklar neyse çırpına çırpına bir an yavaşlamadan sevişiyor.

– Çok kocaman bu, benim eski kocaninki küçük bundan

Biraz klasik pozisyonda siktikten sonra sıkıldım. Kaldırıp kanepeye doğru domaltıyorum. Ben amına kökledikçe o kafasını kısrak gibi geri atıyor. Küçük kalçalarını avuçluyorum. Kalçalarını kızartacak kadar sıktıkça sertçe dibine dibine vuruyorum dar amının. Bacaklarını sıkmaya çalışarak boşalıyor. Yavaşlayıp sikimi içinde tutuyorum. Ellerim kalçalarını okşuyor. Amının içindeki hareketler sakinleşip çığlıkları bitince tekrar hareketleniyorum. Sağ elimin baş parmağı göt deliğinin üstünde masaj yapıyor. Hafif bastırmam ile bir iki santim giriyor dar deliğe. Bir parmağım içinde kalçalarını sıkmayı sürdürüyorum.

image
Ben de yakınım bir ayağımı kanepeye atıp iyice abanıyorum üstüne. Arada kalan elim yüzünden parmağım yarıya kadar götünde Rusça bağıra çağıra boşalıyor, kanepenin yastıklarını yumrukluyor. Kasılan amı dayanılmaz sikimi sağıyor, gaza gelip ben de bağırıyorum döllerimi bırakırken.

Bir iki kadeh şarap içerken nedense hayatını anlatıyor bana. Eski kocası, iki yıldır erkek yüzü görmemesi, bazı geceler bizim seslerimizi duyup mastürbasyon yapması,….

Dudakları tam emilmelik. Lafı uzatmamak için emiyorum. Anında tepki veriyor. Kucağıma çekiyorum. Dudaklarımızı dişlerken elim kalçalarında parmağım göt deliğinde yine. Göğsümü öperek sikime iniyor ve kendi ıslaklığı ve döllerimle kaplı siki ufak dili temizliyor.

– Kalın bu, almak zor oradan

Çok seveceğim ben karıyı. Kucaklıyorum ve yatak odamıza kadar kucakta taşıyorum. Çekmecede anal kayganlaştırıcı var. Bunu bulana kadar karım da çarşafları yırtıyordu. Ters çeviriyorum. Islak amını avuçlarken kayganlaştırıcı ile iyice alıştırıyorum götünü. Hem inliyor hem konuşuyor.

– Benim koca sarhoş çok severdi oradan. Ama onunki küçük.

Daha önce yediğine göre karım kadar zor olmayacak. Bel altında bir yastık sokup bir iki kere amına giriyorum. Benim ki de hazır. Sağ elimin baş parmağı köküne kadar rahatlık ile giriyor çıkıyor.

Tecrübeli olduğu götünü hafif kaldırmasından ve kendini kasmamasından belli. Sadece başı girdiğinde çığlık çığlığa yine. Kafasını yastığa gömüp abanıyorum. Çığlığı yastıkta kayboluyor. Götü kolay alışıyor benim kalınlığımdaki bir sike bile.

image
Yıllar geçse de parmakları sayesinde antremanlı demek ki. Kısa sürede kalçalarımız birleşiyor. Yüzünü görmek için içinden çıkıp bacaklarını kıvırıyorum kapanmadan deliğine tekrar sokuyorum. Ter içinde yüzü ve renkli gözleri parlıyor. Bana bakarak memelerinin ucunu sıkıyor. Sİk beni diye bağırıyor gözlerini kaçırmadan. Bir buçuk yıldır evin içinde bir seks makinasi yatıyormuş. Ben de elimi bızırının üstüne bastırıyorum. Çırpınarak boşalırken meme uçlarını bırakmıyor acı verecek kadar uzuyor ellerinde. Bağırtıları dursun diye ağzını kapıyorum.

Kendine gelince itekliyor beni içinden. Taşaklarımdan başlayarak saldırıyor sikime. Ağzının içi de alev gibi. Kafasını bastırınca biraz geri çekilip sadece başını vakumluyor. Döllerimi bırakırken ağzına taşaklarımı okşuyor. Bekliyorum ne zaman duracak diye son damla gelene kadar emmeye devam ediyor.

Ertesi sabah bir de onun odasında sikiyorum yola çıkmadan önce. Seninle aynı evde olamayız diyorum. Erkek arkadaşım var İzmir’de diye yalan at ben sana buradakinden daha iyi kazanacağın bir iş veririm. Hem daha rahat görüşürüz. Ne kadar diyor. Şimdikinin iki katı diyorum. İzmir seyahatlerinde orospulara ödediğim para daha fazla ve hiç biri bu kadar içten sevişmiyor hem de. Döllerimi yutması da bonus olsun

image
Yazlık tam bir toplama kampına dönmüş. Kayınpeder kaynana, baldız ile kocası, karımın abisi olan kayınbirader ve karısı bir de yetmiyormuş gibi karısının türbanlı kız kardeşi, bir de biz ile bakıcı. Üst kattaki bizim yatak odamızın karşısındaki odalara her zamanki gibi karımın anne babası ile kayın biraderler yerleşmiş. Aradaki küçük oda çocuk odası olacağı için boş, şimdilik bakıcı orada. Alt kattaki odada baldız, hizmetli odasında ise kayınbiraderin baldızı. Ulan otuz bir merakım yüzünden ev aile ağacına döndü.

Karım gündüz için iki hizmetçi ayarlamış yoksa bu sürü ile baş edilemez. Ama bizim dışımızda üç çift demek beni bir hafta doyuracak malzeme demek. Cumartesi günü dünyanın en gereksiz muhabbetleri ile geçiyor. Pazar da farksız. Yok yanlış oldu. Sabah karımın kalçalarını sikime sürtmesi ile uyanıyorum. Çocuğu ve yan odadakileri uyandırmamak için sessizce kalçalarının arasında kayarak yavaş yavaş yerleşiyorum içine. Geceliğinin üzerinden sert memelerini avuçluyorum. Ensesini dişliyorum. Ses çıkarmamak için kolumu dişleyerek orgazm oluyor. Spermlerimi arasından amına girdiğim küloduna boşaltıyorum.

image
Aynı tavla, futbol muhabbetleri ile geçen günden sonra zor atıyorum kendimi Pazartesi sabahı İzmir’e. Kayınpeder tek kadehte kalsa bile rakı içmese hiç çekilmez akşam yemekleri. Herkes çakır keyif olsun ve bana malzeme biriksin diye rakı servisini duble duble ben yapıyorum kadehlere

Köpek gibi çalışıp abime salı gecesi bir haftalık iş gönderiyorum. Emlak projemden altı ayda yüzde elli kazanacağız. Altı ay dokunmaz bana. Çarşamba öğle saatine kadar uyuyup akşam ofise geliyorum. Akşam sekizde ofisten abimi ve annemi arayıp ikisini de çok mutlu ediyorum.

Yemeğimi yiyip bir iki kadeh içip geri dönmem saat onbirbuçuk olmuş. Üç dört günlük birikmiş görüntüye ek olarak bu gece canlı yayın şansım da var. Granny, mature, young ve hatta türbanlı kanallarım bile var.

Önce takdirimi kazanmış olan baldızın kocasından başlıyorum. Genç çift kanalım. Hayvan herif ilk gün denize girerken şort giymesine rağmen su hortumu gibi sallanıyordu siki. Karım dahil tüm kadınların kıkırdaşmalarından konuyu bildikleri belli idi. Ben varken kaynanam hiç mayo giymemiş, tesettürlü kız da, adı neydi lan, tesettür mayosu ile havuza girmişti.

İlk geceyi pas geçmişler. Ama pazar sabahı azgın herif baldızı uyandırıp ağzına dayamış. Bu herifi eve sokmakla yanlış yaptık galiba. Fırsat bulsa tüm evi sıradan geçirir. Yarı uykulu baldızın iteklemelerine rağmen, dün gece de vermedin diyerek zorla yalatmış kendini. Çİft eli ile sardığı siki uykulu uykulu yalayan baldızın bir yandan memelerini sıkan hayvan boşalacağını anlayınca, baldızın memelerini siki ile dövüp üstüne boşalmış.O kadar çok boşalıyor ki bitmek bilmiyor. Baldız çenesine kadar sıçrayan döllerden rahatsız. Bakıcı ile eşleştirsem şunları günlerce odadan çıkmazdı herhalde iki azgın ve bir damlası ziyan olmazdı o döllerin Bu herifi yanıma almalı resmen porno yıldızı potansiyelli,ama Bursa’da esnaf ve baldız gibi memesiz koca götlü isteksiz bir karıya talim ediyor.

image
Bütün gününü izliyorum hayvanın. Tedirgin etti beni. Gözü evdeki en güzel kadın olan karımın değil kayınbiraderin karısı üzerinde hep. Hatta kadınlar havuz başında iken havuzu gören mutfakta soteye yatmış. Havuz kamerasına geçiyorum tam gözlediği yerde kayınbiraderin karısı var. Elimdeki kayıtlara göre vücudu bakımlı, güzel sayılabilecek bir kadın. En fark edilecek yeri memeleri. Hemen havuz öncesi giyinme anlarına dönüyorum. Evet otuzbeşindeki kadının göğüsleri oldukça iri. Perşmbe, Cuma, Cumartesi ve pazar geceleri diğer odalarda pas geçilmiş.

Konu dağılmasın ben baldızın dağıldığını görmek istiyorum. Pazartesi gecesi muradıma eriyorum. Herkes yatınca birer bira içip fingirdeşiyorlar verandada sonra öpüşerek odalarındalar. Baldızın üstünde dar bir şort var. Cilve yapıyor ilk defa.

– Nazik nazik seviş benle defalarca seninim. Bir an önce olur çocuğumuz. Demek çocuk çalışması. Bizim hayvanı yatağın kenarına oturtuyor. Önünde dans ederek penyesini ve sütyenini çıkartıyor bak sen orospuya neler varmış. Bu arada şortunu ve penyesini üzerinden atan kocası saldırmamak için zor durur bir halde çıplak. Baldız önünde eğilerek biçimsiz memelerini okşayarak tamamen soyunuyor. Yatağın kenarında oturan kocasının bacaklarının arasında dikilerek göbeğine bastırıyor kocasının kafasını. Oradan kadınlığına iniyor kocasının yüzü. Baldız hala ayakta iken oral seksleri devam ediyor. Bir iki dakika sonra baldız kocasının üstüne tırmanıyor. Küçük odada yakın çekimde siki daha korkunç gözüküyor. Eliyle kavrayıp yavaşça oturuyor üstüne. Tamamını alması mümkün değil.

– İşte böyle sik karını, at yaraklım benim.

Herif bu gece çok sakin. Neredeyse bir on dakika bu haldeler. Baldız iki kere durup titremeler geçiriyor. İkinci orgazmı biter bitmez kocasının sarkan taşaklarındaki kıpırdanma kameradan bile gözüküyor. Kısa sürede baldızın amından bembeyaz döller akmaya başlıyor. Yan yana uzanıyorlar yatağa.

image
Herifinki yeni boşalmış olmasına rağmen kol gibi sallanıyor. Eli kendini toparlayamamış baldızın amını kurcalamakta. Bir yandan da çocuk gibi kıpırtısız memesini emiyor baldızın. Evet adam göğüs takıntılı. Şansına memesiz kadın denk gelmiş. Daha fazla beklemeyerek bir bacağını kaldırıp yandan kayıyor döl kaplı ama. Herhalde o ama başka sik girse baldız hissetmez bile. Baldız alt dudağını ısırmak dışında tepkisiz. Sadece arada çok derine girdiğinde eliyle biraz itekliyor. O esnada bile neredeyse yarısı dışarda. Korkunç kalınlıktaki yarak amının çevresini o kadar germiş ki. İçine girdikçe kadınlığının çevresi patlayacak gibi şişiyor. Baldız üçüncü orgazmını yine titreye titreye yaşıyor. Arık bayılmış gibi kızcağız. Yatağın kenarına gelip bacaklarını v şeklinde açıyor baldızın. Yan açıdan dev bir zenci yarağı girip çıkıyor. Baldızın suları bir önceki döllere karışmış. İkinci defa döllerini boşaltırken süzülenler götünün arasından yere damlıyor. Baldız hamile kaldığında görüşmemeli bu herifle, normal hali bu ise azmışını görmek istemem.

image
Karıma mesaj atıyorum. Bakıcıya İzmir’de bir iş görüşmesi ayarladığımı, perşembe sabahı göndermesini söylüyorum. Perşembeyi boş geçmeyeyim. Otuzbir malzemesi bulmak için hızlıca banyoları tarıyorum. En güzelleri hiç kuşkusuz karım. Kendi karıma bakarak boşalmamak için bakıcıya geçiyorum. Belli ki yine azmış pazar gecesi onu da kuvetin içinde kendini parmaklarken yakalıyorum. Kaynanam ve kayınbiraderin karısından da malzeme çıkmıyor ama ikincisinin göğüsleri muhteşem, sadece göğüsleri bile sikilebilir. Karıma en büyük rakip ummadığım yerden geliyor. Türbanlı kız banyodan çıkıyor. O oda pek kullanılmıyor diye banyoya kamera koymamıştım. Bornoza sarılı vücudu ipince ve cildi parlıyor. Saçlarını kurutup bornozu çıktığında altında sadece külodu var ufak kalçalar. Baldız ile aynı yaşta ama vücudu liseli bir bakire gibi. Göğüsleri ise Türk tipi değil, siktiğim bir İspanyol kadın böyle idi. İriye yakın yuvarlak uçları ufak. O odada klima olmaması ne kadar doğru imiş. Kapısının kilidini tekrar kontrol ediyor ve sadece donu ile yatağa giriyor. Elinde bir şiir kitabı uyuyakalmasını seyrederken ben şortumun içine boşalıyorum.

sevgili günlük

sevgili günlük
Evet uzun zaman sonra bekledigim haber geldi ve yükseklisans icin Amerikaya gidiyorum.Bati Karolayna’da bir üniversite.Bu eyalette bir ünüversiteyi secmem tamamen ekonomik,en azindan kalma yeri problemim yok, babamin dava arkadasi örgütünden yoldasi simdi sosyoloji profösürü olan bir kadin ve ailesiyle kalicam.Evleri büyük ve benim icin odalarinin oldugunu ,beni misafir etmekten tüm ailenin mutlu olacagi babama iletilmisti.Ben Istanbulda yetismis,yüksek egitimini Istanbul Üniversitesinde tamamlamis biriyim,cevresiyle cabuk iletisim kuran biriyim, cok rahatim,kaliplari olmayan kendimi her zaman cok iyi ifade eden biriyim, bazen küstahlik derecesine vardigimda oluyor,bundan dolayi kadinlar ve seks hayatima her zaman yer almis iki olgu.Mesela lise yillarinda yüzme derslerimde havuz saklabanligindan dolayi ögretmenimin verdigi cezalar sayesinde Kizlarin bebeden ögretmeniyle birlikte olmustum…Odasinda beklememi söyleyn hocam ordada giyinecegimi söyledi.Cünki islak mayo ile kalmak riskli.Ögretmeler odasinda üstümü degistiriken dus alma icin hocamin dusunu kullandim,birden dusun kapisi acildi arkam dönüktü bir el,arkadan bacak aramdan sikimi a kavradigi gibi kendine cekti beni, dönmek zorunda kaldim ve kizlarin beden ögretmeni Zerrin Hanim..Demek beden hocam ,kocumuz Zerrin Hanima sikiyormusyormus,helal olsun hic birimiz anlamamistik,onun sayesinde Zerrin Hocayi sikecegim aklima gelmezdi,hemde nasil,evinde ,evimde,her yerde..bunlari arada analticam.
Yarin sabah havalaninda olucam.Yoculugun ilk anlarindan itibaren size yasadiklarimi, günlügüme yazarmis gibi anlaticam.

Bekle Amerika geliyorum