Geniş düşünceler

Sabah uyandığımda o günün normalden farklı olacağını düşünmüyordum. Bir ipucu vermem gerekirse; farklı da olmamıştı. Normalden biraz erken kalkmıştım çünkü annem kendisine yardım etmemi istiyordu. Çocukluğumdan beri ev işleri yapmaya alışığım ancak liseyi bitirdikten sonra geçen son iki haftada annem her işi benim yapmamı istiyor gibiydi. Üniversiteyi kazanma ihtimalimin düşük olduğu hesaba katılırsa bu escort sakaryana neden bulmak zor değildi. Evde benden 5 yaş büyük ablam Hale de vardı ama kendi dünyasında yaşayan aklı bir karış havada biriydi internetteki makyaj blogundan yeterli parayı kazanmasına rağmen bu paraları biriktirmek için evden çıkmamakta ısrar ediyor bu da annemi delirtiyordu, Hale ablamdan ümidi kesmişti.

Kahvaltı etmek için iki katlı evimizin giriş katına indiğimde annemin telaşla kahvaltı hazırladığını gördüm, babam tabletiyle ilgileniyor, ara ara annemin isteklerini yerine getiriyordu. Uyku sersemliğiyle kahvaltının neden bu kadar detaylı hazırlandığını anlamam 2 dakikadan fazla sürdü; bugün diğer ablam Ayşe üniversitedeki ilk senesini tamamlayıp yaz tatili için eve gelecekti. Bu güzel gelişmeyi kutlamak için de annem bütün aileyi kahvaltıya çağırmıştı. Geniş aile yemekleri bizim için bir gelenekti. Saat 10’a yaklaşırken önce dedem Cemil, yeni ve aşırı seksi eşi Gülüzar ve Gülüzar’ın oğlu Melih geldiler. Dedem yine huysuzdu, bu saatte kahvaltı değil öğle yemeği yeneceğini, Gülüzar’ın bir türlü hazırlanıp evden çıkamadığını anlatıp duruyordu. Gülüzar ilgileniyor gibi gözükmüyordu ancak babam onun sürekli gözümüze soktuğu memeleriyle yakından ilgileniyordu. Öyle ki annem birkaç kez bıçağın ucuyla dürterek babamı uyarmak zorunda kaldı. Dedemlerin ardından Mithat dayım eşi Pemra ve kızları Leyla ile evin kapısında belirdiler. Gürültülü bir merhabalaşmanın ardından herkes Ayşe’nin gelip gelmediğini merak etti. Çok geçmeden bir araba evin önüne yanaştı ve içinden bildiğimizden biraz daha bakımlı ama “inek” görüntüsünden hiçbir şey kaybetmeyen Ayşe indi. Bütün aile onu kapıda karşıladık ve başarılarından dolayı kutladık. Dışımdan kutlasam da içten içe onun başarılı benim başarısız olmam beni rahatsız ediyordu. Bizimkiler bunu anladı mı bilmiyorum. Hep beraber kahvaltı sofrasına oturduk.

Dedem annemle beraber sahibi oldukları dolap firmasını işletiyordu, mali durumu hiç fena değildi. Hepimiz ilk başta karısı Gülüzar’ın bu maddi kaynağa sahip olmak için dedemle evli olduğunu düşünsek de geçen yıllar bize bu konuda yanıldığımızı göstermişti. Hem Gülüzar’ın oğlu Melih’le yıllardır sadece akraba kalmamış çok iyi de dost olmuştuk, aynı yaştaydık, onunla her şeyimi paylaşabilirdim.
Mithat dayım avukattı uzun yıllar denemelerine rağmen çocukları olmayınca kızları Leyla’yı evlat edinmişlerdi. Leyla benden ve Melih’ten iki yaş büyüktü. Pemra yengem uzun yıllar gördüğü tedavi nedeniyle kilo almış o kiloları da bir türlü verememiş bir kadındı. Ancak neşeli ve sevecen tavırlarıyla hepimizin sevdiği biriydi. Bazen çok yüksek sesle konuşur, kahkaha atar ama her zaman bizi eğlendirirdi. Masada güzel bir sohbet dönüyor ben de yer yer eşlik ediyor bazen de yemeğe gömülüyordum.

Kahvaltının ardından herkes günlük yaşamına devam etmişti, Alex’in gelişini herkes kanıksamış evde herşey rayına oturmuştu. Bir gün annem ve babam işe gitmişlerdi evi dolaştığımda kimseyi bulamadım Hale ablamın bir alışveriş merkezinde aylaklık yaptığına emindim, Ayşe de görüşemediği lise arkadaşlarıyla dışarıdaydı galiba. Mutfağa ilerlediğimde Hale ablamın bilgisayarını masanın üzerinde gördüm, neden burada bıraktı acaba diye düşünerek yaklaştım ve ekrana bir göz attım. Masaüstünün sağ köşesindeki not bölümünde “Melih senden daha iyi olduğunu söylüyor, onu yanıltmak istemez misin babacığım :)” yazıyordu. Anlam verememiştim. Hale ablamın pek çok sevgilisi olduğuna eminim, mutlaka içlerinden birinin ismi Melih’tir fakat “babacığım” ne demek? Bu ne çeşit bir oyun? İğrenç. Oradan hemen uzaklaştım ve odama geçip bilgisayarda takılmaya devam ettim ancak aklım sadece o mesajdaydı. Bilgisayara tekrar bakmaya da götüm yememişti. Odada bilinçsizce Facebook, Twitter gezinip mesajın ne demek olduğunu çözmeye çalışıyordum. Senelerdir bizim Melih’in Hale ablamı arzuladığını ve çokça onu düşünerek 31 çektiğini biliyordum ama Hale ablamın Melih’e yüz vermesi ihtimal dahilinde bile değildi. Hale ablamın 180’den aşağı sevgilisi olmamıştı, Melih ise orta boylu ve tombul biriydi. Hiçbir şartta Hale ablamın Melih’i çekici bulmasına olasılık yoktu.

Ardından geçen iki gün de o mesaj aklımdan çıkmadı. Düşündüm ki zaten Melih’ten gizlim saklım yok neden gidip ona sormuyorum. Hemen Melih’e bir mesaj attım ve dışarıya bir kafeye çağırdım. Orada buluşup laklak ettikten sonra yakındaki bir parka geçip ağaç gölgesinde yayılmaya karar verdik. Düşünceli halim gözünden kaçmamış olacak ki sordu;
– Hacı noluyo’ ya? İrem işini geçmedik mi abi ne bu surat beş karış
– Yok ya sikerim İrem’i bana ne İrem’den…
-E ne var amına koyim o zaman, sınavı mı takıyosun siktir et olm ya.
-Yok…
-Umut siktirtme belanı ne var lan?
– …
– Senin ben amına koyim bana söylemicen de kime söylicen sikik?
– …
– …
– Sen Hale ablamı mı sikiyosun?
– …

Bu sözler ağzımdan çıktıktan sonra sanki tüm parka yayıldı ve ortalık bir anda sessizleşti. Kuşlar havalandı, yapraklar hareketlendi. Melih’in gözlerinde korkuyu gördüm. Zaten tombul olduğu için yazın çok terleyen vücudu şimdi sırılsıklam olmuş tişörtünün üstü ter izleriyle doluydu. Ne diyeceğini bilemedi, ağzında bir şeyler geveledi yüzüme bakamıyordu.
– Y… Yok abi. N.. Ne… Ne diyosun sen ya?
– Ablamın bilgisayarında bir not buldum.
Bunu duymayı beklemediğine eminim. Yerinde duramadı kalkacak gibi oldu oturmasını söyledim, oturdu.
– Abi… şey… Ü… Üç ay önce… Benim doğum günümden sonra… sarhoş olmuştu… beni… arkadaşı sandı. Durduramadım…
– Bir kere mi oldu?
– Evet.
– Yalanını sikiyim senin göt.

Hızlıca yerimden kalkıp yürümeye başladım. sakarya escort bayan Koca götünü kaldırıp arkamdan gelemezdi birkaç kez seslendi dönüp bakmadan devam ettim. O gün ne kadar yürüdüm, nereleri dolaştım bilmiyorum. Ayaklarımın ağrısından adım atamayacak hale gelene kadar yürüdüm. Kardeşim bildiğim Melih… benim “üvey dayım” Melih, Hale ablamı sikmişti. Hem de bir kez olmadığı da belliydi. Yorgun argın eve geldim annem yemek yeyip yemediğimi sordu. Cevap vermeden odama geçip uyumaya çalıştım. Gözümü kapattıkça Melih’in üstünde inleyen Hale ablam geliyordu gözümün önüne. Banyoya koşup yüzümü, özellikle gözlerimi yıkamaya çalıştım. Bunu daha önce de yapmıştım. Sevgililer gününde sürpriz yapmak için kahvaltı hazırlayıp annem ve babamın odasına girdiğimizde… Annemi babamın önünde domalmış halde görmüş ve kusmak istemiştim. Yüzüme çarpan soğuk suyla bir nebze olsun rahatladım. Yorgunluğun da etkisiyle uyuyakaldım…

Ertesi gün uyandığımda unutmak istediğim herşey olduğu gibi yine aklımdaydı. Melih’in Hale ablamı siktiği gerçeği. Gün boyu oturup düşündüm. Sinirimi bir şeyden çıkarmam lazımdı. Bu Melih olamazdı çünkü onu dövmenin bana fayda sağlayacağını düşünmüyordum. Onu neyin acıtacağını düşündüm. Ne yaparsam Melih’in hayatını sikerim diye düşündüm. Akşamüstüne doğru artık düşünmekten beynim çatlamak üzereydi. Annem’in işten geldiğini duydum. İşte o anda şimşekler çaktı Melih’in bu hayatta en çok sevdiği şey annesiydi. Okulda herkes onunla “ana kuzusu” diye dalga geçerdi. Peki annesine ne yapabilirdim? Gülüzar’ı baştan çıkarmaya çalışmak komik olurdu. Hayatımda gördüğüm en güzel kadının 17 yaşında bir ergenin tavırlarından etkilenmesini beklemek gerizekalılıktı. Biraz daha düşündüm ve Gülüzar’ın çıplak fotolarını bulma fikri geldi aklıma. Kadınların ölümsüzleşme arzuları asla körelmiyordu. Bu kadar güzel bir kadının vücudunu ölümsüzleştirdiğine emindim.

Dedemi arayıp evde olup olmadığını sordum, Gülüzar’la birlikte yemeğe gittiklerini söyledi. Swarm’ı kontrol edip Melih’in nerede olduğuna baktım. Bir kafede aşık olduğu ama asla ona bakmayacak bir kızla oturuyordu, vakit müsaitti. Koşarak evden çıktım ve soluğu dedemin kocaman malikane gibi evinde aldım. Kapıyı hizmetçileri açtı. Dedemin alet takımından alacağım birşey olduğunu söyleyerek içeri girdim. Aile toplantılarından alışık oldukları için hizmetçi gelişimi garipsemedi ve işine koyuldu. Ben de harıl harıl dedem ve Gülüzar’ın ortak kullandıkları bilgisayarı aradım.

Çok çabalamadan buldum ve karıştırmaya başladım. Dedemin teknolojiyle arası iyi olmadığı için dosyalarını iyi gizleyebildiğini düşünmüyordum. Gezinmeye devam ettim ve içinde bir sürü klasör olan bir dosyaya rastladım. Bu klasik porno saklama yöntemlerinden biriydi. Tıklamaya devam ettim, “Fotoğraflar” diye bir klasör buldum. Dosyaya girmemle doğru yerde olduğumu anlamıştım. Rastgele bir fotoğrafa bastım ve işte oradaydı. Bütün ihtişamı, kocaman yuvarlak memeleri şahane götüyle Gülüzar yatakta uzanmıştı. oklara basarak devam ettim artık göreceğimi gördüğüm için hızlı davranıyordum, bu fotoğrafları internete koyduğumda Melih’in yüzünün alacağı hali çok merak ediyordum. Fotoğrafları geçmeye devam ederken birden duraksadım. Gözlerimi faltaşı gibi açmıştım. Bugüne kadar gördüğüm en iğrenç şeyi görmüştüm. Dedem ayakta Annem Hale ve Ayşe ise önünde diz çökmüşlerdi, dedemin eli sikindeydi, annem Hale ablam ve Ayşe’nin ise ağızları açık üstleri çıplaktı. Dedem, annem ve iki ablamın ağzına veriyordu… İlerlemeye devam ettim. Birkaç fotoğraf sonra yaşadığım şok ikiye katlandı. Babam Gülüzar’ı kanepenin üzerinde domaltmış sikiyor annesinin yanında koltuğa oturmuş olan Melih de sikini sıvazlıyordu…

Ben ne görmüştüm? Bu dünya gerçek miydi? Bu bir rüya olmalıydı. Cebimden çıkarmaya hazırlandığım flash disk elimden düştü, olduğum yere yığıldım kaldım. Başım dönüyordu. Bir süre öylece kaldım fotoğraftan gözümü alamıyordum. Dedemin sikine ve onu kavrayan eline, annemin gözlerindeki ifadeye, Ayşe’nin terden yapışmış saçlarına ve Hale ablamın gülümsemesine boş boş bakıyordum. Orada ne kadar kaldım bilmiyorum. Biraz olsun kendime geldiğimde bilgisayarı kapatıp yerine koydum. Başım dönüyordu. Yavaş adımlarla evden çıktım. Yine yürüyordum ancak bu kez yüküm daha ağırdı ve bunu kaldırabilir miyim bilmiyordum. Ben nerede yaşıyordum? Annem, babam, ablalarım… kimdi onlar? Dayım ve yengem bu işin neresindeydi. Ben kimdim?

Cevabı olmayan sorularla gece geç saatlere kadar yürüdüm. Eve girdiğimde herkes odasına çekilmişti. Özellikle bu saate kadar beklemiştim kimsenin yüzünü görecek halim yoktu. Son 4-5 günde olanlara aklım ermiyordu. En büyük derdi üniversiteye gitmek olan ben dedemin annem ve ablalarımı siktiğini gözümle görmüştüm. Gerizekalı da değildim bu iş bundan daha karmaşıktı.

Ertesi gün yine evde kimsenin olmadığı bir anı kovaladım ve annemlerin odasına girdim. Ortak kullandıkları bilgisayarı asla diğer odalara götürmezlerdi. O bilgisayarı bulmalıydım ve bu işin gerçek yüzünü öğrenmeliydim. Bilgisayarı buldum, şifre koymuştu babam. Çözmem zor olmadı çünkü babam arkadaşım gibiydi muhtemel şifrelerinin hepsini biliyordum. Yine dosyaların içinde kayboldum. Babam emlakçılık yaptığı için bilgisayarında bir sürü kontratlar, dosyalar vardı. Aralarında bir dosya dikkatimi çekti “Meleğim” yazıyordu. Tıkladım. Bu dosya da şifreliydi birkaç denemeden sonra şifreyi çözdüm ve gezmeye başladım. Sadece fotoğraflardan oluşmuyordu günlük gibi, tarih atılmış dosyalar da vardı. Fotoğraflara bakmaya gönlüm el vermedi önce günlükleri açtım.

Bu dosyalar günlükten çok babamın fantezilerinin kağıda dökülmüş halleriydi. Annemle yaptığı ve yapmak istediklerini anlatıyordu. İlerledikçe işler sertleşmeye başladı. Dosyalardan birinde babamın annemi bir zenciyle sevişirken görmek istediğini okudum… Galiba bünyem üst üste şoklara alışmıştı. Bu olayı resmen normal karşılayıp başka şeyler bulmaya çalıştım. Ancak ne dedemle ne Gülüzarla ne de ablalarımla ilgili hiçbir şey yoktu. Fotoğrafları gezdiğimde annemi iki zencinin arasında gördüm, tahammül sınırımı aşmıştım, bilgisayarı kapatıp odama döndüm.

Yaşadığım şokun etkisi geçmeye başlıyordu galiba, çünkü yaşadığım onca duygunun arasında en göze çarpanı merak haline gelmişti. Sadece merak ediyordum. Bu iş ne kadar ileriye gitmişti. Mithat dayım, Pemra yengem, Leyla da dahil olmuşlar mıydı? En nihayyetinde ben de bir ergendim. Onsekizinci yaşına 10 gün kalmış bir ergen. Bazen Leyla’yı düşleyen bir ergen. Penisimin hareketlendiğini fark ediyor ve ona hemen inmesini söylüyordum. Bazen sözümü tutuyor bazen de Melih’in üstünde inleyen Hale ablamı görüp şahlanıyordu. Kendime inanamıyordum. İğrençliğin içine düşmüş gibiydim.

Arada geçen günler odamdan tuvalet ve yemek haricinde hiç çıkmadım. Evdekilerin yüzüne az da olsa bakabiliyordum. Günde 15 dakika en fazla. Dedemin annemi ve ablalarımı, babamın Gülüzar’ı, zencilerin annemi siktiğini öğrenmemin üzerinden 10 gün geçti ve doğum günüm geldi çattı.

Annem her zamanki gibi bu olayı da büyütmüş ve tüm aileyi öğleden sonra için mangal yapmaya çağırmıştı. İstemeye istemeye aşağı indim ve birbirlerini siken ailemin arasına karıştım. Evden çıkmadığım için bembeyazdım. Bunun sebebi sadece evden çıkmamam da olmayabilir tabi. Başımla insanlara selam vererek yürüdüm ve arka bahçedeki kocaman masadaki yerime geçtim. Benim haricimde herkes gülüp eğleniyor şakalaşıyordu. Dedem mangalın başında etlerle ilgileniyor, babamın karışmasına asla izin vermiyordu. Bir süre sonra bir şeyler yemeye başladım vakit de geçmiş oldu böylece. Kimse bana bulaşmıyor diye düşünürken Gülüzar; “Umutcuğum, ne bu halin ya.” dedi. Masadaki herkes bana döndü. Genelde böyle durumlarda soruları annem göğsünde yumuşatır ben de “ehe ehe” der geçerdim. fakat bu kez annem hiçbir şey demediği gibi “Hakikaten oğlum neyin var senin?” diye sordu. Birden masadaki herkes bu anı bekliyormuş gibi bana sorular sormaya başladılar. Kızları mı düşünüyosun? Sevdiğin mi var? Okulu bir şekilde halledersin… Hiçbirinin onların birbirlerini siktiğini bildiğimden haberleri yoktu. Git gide sinirlenmeye başlıyordum. Elimdeki bıçak ve çatalı sıkıp duruyordum. Artık dayanamadım ve patladım;

– Herşeyi biliyorum.

Masadaki herkes donakaldı, annem çabucak toparlanarak;

– Ne diyorsun sen Umut?
– Bilmemi istemediğiniz herşeyi.

Israrla anlamamış gibi davranıyorlardı. Nereye kadar kaçabileceklerini sanıyorlardı ki. Hepsinden nefret ediyordum.

– Oğlum bizim ailemizde gizli saklı olmaz biliyorsun.
– Biliyorum anne, kendinizi dedemden de saklamıyorsunuz.

O anda masanın ortasına gökten bir öküz düşmüş gibi oldu. Herkes oturduğu yere yapışıp kaldı, tedirgin gözlerle birbirlerine bakıyorlardı. İlk toparlanan yine annem oldu;

– Demek buraya kadarmış, sana bunu biz anlatmak sakarya escort istiyorduk. Çünkü diğer herkes bu şekilde öğrendi ve zorluk çekmedi. Sana da anlatmanın sırası geldi…

Annem masadan kalkıp içeri gitti ve bir defter ve albümle geri döndü. Günlük annemin genç kızken tuttuğu günlüktü. Albüm de eski aile albümlerine benziyordu.

– Anlattıklarıma inanmazsan ve kanıt istersen diye bunları da getirdim. Şimdi beni dikkatle dinle. Anneanneni az da olsa hatırlıyorsun. Dedenle sen çok küçükken boşanmışlardı. Mithat dayın ve ben güzel bir çocukluk geçirdik. Dedeni çok çalıştığı için pek göremezdik ama anneannen bizim her ihtiyacımızı karşılar bizi hep mutlu ederdi. Ancak anneannenin alışılmamış bir huyu vardı; evde hep çıplak gezerdi. Bizi de bu şekilde büyüttü. Okula gidene kadar başka insanların evlerinde kıyafet giydiklerini bilmiyorduk bile. Bizim için çok normaldi. Ben 11 Mithat dayın 10. sınıftayken anneannen dedenle birlikte bizi karşısına oturttu. Deden bazen anneannene katılıp çıplak gezse de fazla karışmazdı. Zaten pek evde de değildi. Anneannen bizi karşısına oturtup vücutlarımızın geliştiğinden artık birer ergen olduğumuzdan, bir takım ihtiyaçlar duymaya başlayabileceğimizden bahsetti. Tabi ki ne demek istediğini biliyorduk ama o güne kadar hiç deneyimimiz olmamıştı. Anneannen de bunu bildiği için ilk deneyimimizin birbirimizle olması gerektiğini söyledi. Biz şaşırdık tabi ki. Anneannen kendi ilk deneyimini de ağabeyiyle yaşadığını ve bu hissiyatın çok güzel olduğunu söyledi. Sen pek görmedin onun çok ikna edici bir tarafı vardır. Bir süre sonra Mithat dayın üzerimdeydi. İlk deneyimimizi bu şekilde yaşadıktan sonra aile olarak daha sıkı bağlara sahip olduk. Bazen deden de bize katıldı ve çok güzel zaman geçirdik. Ancak bu durum benim bir seks manyağına dönüşmeme neden oldu. Okuldan sonra sürekli seks ihtiyacıyla hareket ettim. Babanla da sandığın gibi okulda değil bir seks partisinde tanıştık. Hale ablana hamile kalınca da evlendik. Bu noktadan sonra ben daha dengeli hareket edip sizleri de birer seks manyağına dönüştürmemek amacıyla her birinizin 18 yaşına kadar bu durumdan haberdar olmamanızı sağladım. Deden Gülüzar’la evlenirken Mithat dayın da Pemra yengenle evlenirken onlara bu durumu söylediler ve bu sayede sırrımız devam etti. Ailedeki herkes birbirleriyle özgürce cinselliğini yaşıyor, sen de artık bir yetişkin olduğuna göre aramızda seni de görmeyi bekliyoruz.

Masadaki herkesin rahatladığını görebiliyordum. Bu sefer yerine çivilenen bendim. Boş boş anneme bakıyordum. Annem ise bir yandan gülümsüyor bir yandan elimi okşuyordu. Hızlı bir hamleyle yerimden kalkıp kapıya yöneldim. Ancak fazla ilerleyemedim olduğum yere çöküp ağlamaya başladım. Neden ağladığımı bilmiyordum günlerdir peşinde olduğum sırrı artık öğrenmiştim ancak öğrenmemle birlikte aileme olan nefretim geçmişti. Şimdi onların arasında olmak istiyordum fakat içimde birşey hala bunun iğrenç olduğunu söylüyordu. Bunları düşünmek bile kendimden nefret etmeme sebep oluyordu. Sanırım bu yüzden ağlıyordum. Sümüklerim aka aka 2 saat kadar evin önünde ağladım. Kimse de yanıma gelip napıyorsun demedi.

İki saatin sonunda zihnimde bazı şeyler berraklaşmıştı. Ben bu ailenin bir ferdiydim ve onlardan farklı değildim. İçimde bu dürtüyü taşıyordum bununla yüzlşmeliydim. Yoksa ömür boyu kendimden nefret edecektim. Kendimle barışmak en doğrusuydu. Yerimden doğruldum derin bir nefes aldım. Sanki haftalardır ilk kez nefes alıyordum. Eve doğru yürüdüm kapıyı açtım koridor boyunca ilerledim. İçeriden gelen sesleri tanıyordum. Koridor birince başımı sağa çevirdim ve ilk acayip manzarayla karşılaştım. Pemra yengem ve leyla üstlerini çıkarmışlardı ve koltukta arkası bana dönük olan Mithat dayımın önünde kıkırdıyorlardı. Kafamı sağa çevirdiğimde ise mutfak masasına dayalı Ayşe ablamı gördüm. Arkasında Melih vardı, terlemişti ve güçlükle Ayşe Ablamı sikmeye çalışıyordu, bir nebze başarılıydı da.

Koridordan geri dönüp üst kata doğru yöneldim annemlerin odasının kapısı aralıktı, içeri girdim ve yüzü bana dönük domalmış annemi ve arkasında onu siken dedemi gördüm. Yatağın baş tarafına doğru uzanmış olan babam bir yandan Hale ablamı sikerken bir yandan da yüzüne oturmuş olan Gülüzar’a oral yapıyordu. Bu kadar pronografik bir manzarayı beklemiyordum. Annem eliyle gel işareti yaptı.

– Biraz düşünüp doğru kararı vermen için seni yalnız bıraktık. Görüyorum ki doğru kararı vermiş benim oğlum. Annesinin oğlu.

Annem dedemden kurtulup bana doğru geldi. Tişörtümü çıkardı kotuma yöneldi. Kemerimi çözüp beni boxer’ımla bıraktıktan sonra elimden tutup beni yatağa doğru çekti. Yatağın ucuna oturttu ve vücuduma dokunmaya başladı. Daha önce seks yapmıştım, mevzua aşinaydım ancak annemin vücuduma dokunması bütün sinir uçlarımın yanmasına sebep oluyordu. Başım istemsizce geri gidiyordu. Annem boxer’ımı da çıkaıp penisimi eliyle tuttuğunda sanki gözümde şimşekler çaktı. Kalbim deli gibi atıyordu. Arkamda bir el daha hissettim kafamı kaldırdığımda Gülüzar’ı gördüm. Görkemli memeleri sırtıma değiyor elleri vücudumda geziyordu.

– “Hoşgeldin” dedi.

Ağzımı açamıyordum bile. Bir ara dönüp babama baktım Hale ablamın bacaklarının arasına geçmiş ileri geri hareket ederken bir gözüyle de bana bakıyordu. Göz göze geldiğimizde yüzündeki gurur ifadesini gördüm. Tedirginliğim biraz azalmış kendimi olaya kaptırmıştım. Annemin saçlarını topluyor bana oral yapmasını kolaylaştırıyordum. Gülüzar da memelerini ağzıma dayamıştı. Yatağa iyice uzandım ve Gülüzar’ın üzerime oturmasına izin verdim. Amı karşımdaydı işte, sırılsıklamdı. Dilimi dudakları arasında gezdirmeye başladım, yavaş yavaş klitorisini buldum. Parmaklarım da boş durmuyordu ufak ufak Gülüzar’ın amını zorluyordum. Annem tamam oldu bu dedi. Başımı kaldırdığımda dimdik penisimle karşılaştım. Yatakta biraz daha geri çıktım. Tarihi bir andı. Annemi sikmek üzereydim. Gülüzar üzerimden çekilip bu ana tanıklık etmek istedi. Annem üzerime geldi ve amının penisimin başına temas ettiğini hissettim. İnanılmaz sıcaktı. Usta bir hareketle vücudunu kaydırdı ve penisimi içine aldı. Tamamen annemin içindeydim artık, sanki o yatakta değil de bulutların üzerindeydim. Belinin kıvrak hareketleri beni adeta çıldırtıyordu. Bir elimden Gülüzar diğerinden ise Hale ablam tutuyordu. Babam da Hale ablamı bırakıp bizi izliyordu. Birkaç dakika boyunca dünyayla iletişimim kesildi. Annem üzerimde inip kalkıyordu sıcaklığı bütün vücuduma yayılmıştı. Babam, Gülüzar ve Hale ablamın bakışları altında annemin içine boşaldım. Annemden gelen DNA’larımı ona geri vermiştim. Bir nevi borcumu ödemiştim.

– “Hadi aşağı inelim” dedi annem.

Hepimiz hemfikir olup çırılçıplak aşağı indik. Aşağıda muazzam bir manzara vardı. Pemra yengem Melih’in üstünde kanepede yanlarında ise dedem Ayşe ablamın arkasına geçmiş pompalıyor Mithat dayım ise Ayşe Ablamın ağzına veriyordu. İnlemeler ve ıslak amların şırıltısı birbirine karışıyordu. Annem muzaffer bir tavırla önden yürüyor sırasıyla ben Gülüzar babam ve Hale ablam onu takip ediyorduk. Aşağı indik, Gülüzar hemen Pemra yengemin omzuna dokunarak ondan yer istedi. Pemra yengem de onu kırmadı. Annesinin oğluyla sevişmesine izin verdi. Gülüzar zaten kalkık olan Melih’in penisini kolayca içine aldı ve zıplamaya başladı. Bizi gören dedem de;

– “Nihayet hep beraber yapabileceğiz ha” dedi.

Annem “evet” diye yanıt verdi ve dedemin dudağına bir öpücük kondurdu. Ayşe Ablam da dedemin önünden kalkarak yanıma geldi.

– “Hale, artık küçük kardeşimiz artık bizimle olduğuna göre bunun tadını çıkarmamız gerek” dedi

Elimden tutarak beni odanın ortasına getirdi ve önümde diz çöktü. Hale ablam da aynısını yaptı ve ikisi birlikte henüz annemin içine boşalmış penisimi diriltmek için var güçleriyle çalıştılar. Biri taşaklarımı yalarken diğeri başını uyarıyordu. Bunu daha önce babama, dedeme, Mithat dayıma, Melih’e yapmış olabilirlerdi. Demek ondan bu kadar rahatlardı. Penisim yeterli sertliğe ulaşınca Hale ablam domalıp kalçasını kaldırdı, belini indirdi. Bütün şehrin sikmek için can attığı am karşımdaydı. Biraz uğraştıktan sonra içine girdim ve gidip gelmeye başladım. Ayşe ablam da beni destekliyor, öpüyor ve beni uyanık tutuyordu.

Ellerimi Hale ablamın kalçalarına koyup elimden geldiği kadar hızlı ve sert gidip gelmeye çalışıyordum. Sağıma baktığımda babam ve Mithat dayımı Pemra yengemi sikerken gördüm. Yengemin mutluluğu yüzünden okunuyordu. Melih de annesini sikiyor gözünü dahi açmıyordu. Annem ise dedemin inmeye başlamış olan penisini ağzına alarak ona can veriyordu. Ayşe ablam sıranın kendisine geldiğini söyleyerek Hale ablamın yanına uzandı ve bacaklarını ayırdı. Hale ablamın sıcacık amından çıktım ve Ayşe ablamın henüz taze amını zorlamaya başladım. Biraz uğraşsam da içeri girmeyi başardım. Ayşe ablamın yaşına göre gereksiz büyüklükte memeleri vardı. Uçları küçük ve pembbeydi. Ellerimle iki memesini sıkarak gidip gelmeye başladım. Bu sırada Hale ablam da dedemin penisini kaldırma çalışmalarında anneme yardıma gitmişti. Ayşe ablamı bir müddet siktim, bu kez boşalmadım çünkü annemin içine boşaldıktan sonra kendimi daha kontrol edebilir hale gelmiştim. Ayşe ablamı öylece yerde bırakıp Melih’in yanına gittim.

-Sana bi önerim var. Yan yana birbirimizin annesini sikelim.
-Kabuul

Annem de Gülüzar da duymuştu bunu. Bir çırpıda pozisyon alıp kanepenin üstünde bacaklarını açtılar. Gülüzar’ın biraz yıpranmış esmer amına kolayca girdim ve sertçe sikmeye başladım. Hemen yanımda Melih de yorulmasına rağmen bana ayak uydurmaya çalışıyor annemi güzelce sikiyordu. Bu kadarı benim için fazlaydı birkaç gidiş gelişten sonra Gülüzar’ın içinden çıktım ve vücuduna boşaldım. Dizlerim tutmuyor ve başım dönüyordu. Olduğum yere yığıldım. Ayşe ablam yanıma gelip sokuldu ve “günaydın” dedi. Yüzüne anlamsızca baktım…

Uyandığımda Ayşe ablam yanı başımdaydı “kalk hadi uykucu, millet ablası üniversiteden geliyor diye yollarda karşılar bizimki ayı gibi uyuyor”…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *