Annemle Grup (ALINTI)

Merhaba ben Can, başımdan geçen gerçek bir olayı anlatıp anlatmama konusunda tereddütte kaldım ama sonunda anlatmaya karar verdim. Annem biraz genç yaşta evlenmiş. Annemle babam ben 2 yaşındayken boşanmışlar. O günden beri annem bütün hayatını bana adadı. Annem eczacıdır. İşinde zamanla ilerledi villada falan oturmaya başladık sonra beni ilkokuldan beri hep özel okulda okuttu. Olaylar bundan 8 sene önce başladı. Annemden bahsetmek gerekirse bundan 8 sene önce annem Berrin, 32 yaşında yaşında 162 boyunda 55 kg ağırlığında beyaz tenli dolgun göğüs ve kalçalara sahip güzel bayandı. O zamanlar ben 8.sınıfa gidiyorum sınıfta Yusuf adında kardeş sayılabilecek kadar samimi olduğum arkadaşım vardı. Ayrıca yakışıklı ve zengindir. Yusuf her pazar bizim villaya gelip ders çalışırdık. Annem genelde evde biraz dekolteli elbise ve mini etek yada dar taytla dolaşır, Yusuf bize her pazar gelir ve gözü arasıra annemin kalçalarına kayardı ders çalışmamız bittiği zamanlarda Yusuf sürekli annemle muhabbet ederdi sürekli annemin güzelliğinden bahsedip ona güzel iltifatlar ederdi Annemde teşekkür ederim canım tatlım diye karşılık verip yanağından öperdi. Yusuf gerçekten haklıydı annem Berrin çok güzel bir kadın bana o zamanlar verse kesinlikle hayır demezdim oğlu olduğum için vermezdide. Özellikle kalçaları çok güzeldir yuvarlak olduğundan dar kotta ve taytta çok güzel gözüküyor. Yusuf bana sürekli annen çok güzel bir kadın nasıl sevgilisi olmaz diye sorardı bende evet sevgilisi yok dedim ve sana verse hayır demezsin dimi diye laf attım Yusufta emin ol hiç affetmezdim günlerce üzerinden kalkmazdım diye cevap verince şaşırdım o sıra sikinin kalktığını gördüm ve annem aklına mı geldi dedim o da evet dedi Berrincim bunu gördüğü zaman ne yapardı dedi ve sikini açtı penis büyütücü mü kullandı bilemem ama gerçekten büyük ve kalındı. Bu soru karşısında susmayı tercih ettim. Ve Yusuf bana dedi sen benim en iyi arkadaşım olduğun için annene sünmedim eğer izin verirsen anneni ayarlamak istiyorum dedi. Annem benim en değerli varlığım onu başka bir erkekle düşünemezdim.
Zaten annem şimdiye kadar hiçkimseyi kabul etmedi Yusufu da kabul etmez diye düşündüm ve izin veriyorum dedim ayarlayabilirsen sikersin ayarlayamazsan avucun yalarsın dedim o da tamam dedi. O günden sonra Yusuf anneme karşı daha da ilgi göstermeye başladı daha güzel sözler söyler arasıra hediyeler alıp onun öpücüğünü alırdı. Yusuf bizde olduğu zamanlar arasıra oyunlar falan da oynardık doğruluk-cesaretlik falan işte.
Bir keresinde bu oyunu oynarken Yusufla annem eşleşti ve Yusuf anneme sordu Berrin abla doğruluk mu cesaretlik mi diye annemde doğruluk canım diye cevap verdi ve Yusuf sordu; Berrin ablacım boşandığından beri hiç sevgilin oldu mu diye sordu annemde hayır canım olmadı dedi ve Yusuf gülümsedi sonrasında annemle ben eşleştik ve ben sordum annemde cesaretlik ve Yusufa göğüslerini ellet dedim başlangıçta duraksadı olur mu ki dedi bende sonuçta bu bir oyun dedim o an Yusuf annemin göğüsleri biraz okşadı ve penisinin kalktığını gördüm annemde gördü ve o da şaşırdı.
Akşam oldu ve annem yanıma gelerek Cancım, Yusufun penisi ne kadar büyük dedi ve bende hoşuna mı gitti dedim cevap vermedi. 15 gün sonra liselere giriş sınavına girdim ve uzun ve maratonlu dönem olduğu için çok yorulmuştum annem yanıma geldi ve canım hadi tatile gidelim dedi bende tamam dedim Antalyada 5 yıldızlı tatil köyüne 10-12 günlüğüne tatile gittik odamıza yerleştik ve annem beyaz bikinisini giydi hadi denize gidelim dedi ama önce sırtıma güneş yağı sür dedi ve bende tamam diyip sürmeye başladım gerçekten çok tatlı vücudu vardı yaşı 31 ama gerçekten pürüzsüz ve selülitsiz bembeyaz bir teni vardı o an Yusuf aklıma geldi ve kendi kendime acaba bu güzelliğe sahip olabilecek mi dedim. Neyse biz denize gittik annemle o gün çok güzel eğlendik ancak bir şey dikkatimi çekmişti 29-30 yaşlarında bir adam sürekli annemi kesiyordu başta annem bunu farketti ama sesini çıkarmadı.
Akşam oldu ve biz akşam yemeği için açık büfeye indik güzelce yemeklerimizi yedik ve aynı adam yine çaprazımıza oturdu ve annemi kesiyor annem ara sıra bakışlarıyla karşılık veriyordu. O ara ben anneme odadan telefonumu alıp geliyorum diyip masadan kalktım ve başka bir masaya geçip izlemeye başladım aradan 5 dk falan geçti adam masasından kalkıp annemden oturmak için izin istedi ve adam oturdu önce tanıştılar sonra konuşmaya başladılar bende hiçbirşey yokmuş gibi masaya tekrar döndüm ve annem adamla beni tanıştırdı adı adamın adı Kaan imiş. Kaan da yakışıklı karizma adam ve ben onları yalnız bırakmak için diskoya gidiyorum dedim ve onları yalnız bıraktım ve onları gizlice izlemeye başladım. Kaanla annem büfe restorantdan ayrıldılar ve sahile gittiler kaan annemin elini tuttu ve sahildeki masanın birine oturup konuşmaya başladılar ne konuşuyor bilemem ama annemin yüzü gülüyordu saat 11-12 oldu ve ben odaya gittim yarım saat sonra da annem geldi annem gerçekten mutluydu ve anneme sordum çok mu hoşlandım o da evet biraz hoşlandım dedi. Kaan 30 yaşında şirket sahibi ve tek başına tatile gelmiş dedi bizim iki oda sağımızda kalıyor dedi. Annemle biraz sohpet ettikten sonra uyuduk ve sabah oldu kahvaltıya indik kaanda bizle kahvaltı yaptı ve kahvaltıdan sonra annemle odamıza döndük ve annem ben denize gidiyorum dedi önce duş yaptı ve duştan çıkınca bende dondurma almaya gidiyorum diyip odadan çıktım ve kolidorun sonuna saklandım acaba sahiden denizede gidecek diye düşündüm aradan 10 dk geçti annem kapıyı açıp sağa sola baktı ve kapıyı kapatıp beyaz bikinisiyle 2 oda sağımıza gitti ve Kaan kapıyı açtı annemi öptü ve içeri aldı kapının kolunada rahatsız etmeyin yazısı astı bu durum karşısında ben şaşırmıştım. Odaların balkonları birbirine yakın olduğundan bizim odanın balkonunda Kaanın kaldığı odanın balkonuna geçtim perdeler kapalıydı balkonun kapısı aralıktı eğilip konuşmalarını annem Kaanın kucağında oturuyordu bir an annem telefonum odada şarzda kalmış fişini çekip geleyim dedi Kaan peki birtanem bende duşa giriyim dedi annem odaya Kaanda duşa girdi bende o ara odaya girip perdenin arkasına saklandım perdenin boyu uzun olduğu için beni göremezlerdi ve annem içeri girdi yatağa oturdu ve beklemeye başladı. Kaan duştan çıktı ve annemin yanına oturdu ve iltifatlar etmeye başladı ve annemle kaan dudak dudağa öpüşmeye başladılar ve kaan annemin sütyen bikinisinin iplerini çözüp çıkardı bembeyaz memeleri ortaya çıktı çok güzeldi ve ardından bikinisinin iplerini çözüp onuda çıkardı bembeyaz götü çok güzel duruyordu ve Kaan annemin o beyaz amını yalama başladı 5 dk falan yaladıktan sonra birazda memelerini somurdu. Ardında kaan havlusunu çıkarttı ve onunda büyük penisi vardı ve annem onu ağzına alıp sakso çekmeye başladı deli gibi yalıyordu ardından Kaan annemi köpek pozisyonuna aldı ve amına yavaşça girmeye başladı amı dar olduğundan biraz zorlandı ama zamanla hepsini içine almaya başladı annem kendinde geçecek kadar zevk alıyordu ve defalarca boşaldı sonra sonda bacak omuzda falan birçok pozisyon denediler ve kaan annemin ağzına boşaldı ve annem hepsini yuttu ikiside yatağa yığıldılar. Yarım saat sonra annem kalkıp bikinisini giydi ben odaya gidiyorum aşkım diyip tam kapıyı açacakken Kaan yataktan kalktı ve annemi tuttu çok güzelsin hayatım biraz daha diyip annemin bikinisini tekrar çıkartıp duvara yasladı ve amına tekrar girip çıkmaya başladı ve biryandan memelerini okşayıp boynundan öpüyordu ve Kaan tekrar dışarı boşaldıktan sonra annem bikinisini giyip bizim odaya gitti ve Kaanda duşa girdi o sıra bende balkondan balkona geçerek bizim odaya girdim annem duştaydı duştan çıktı ve uyudu. Kaan 5 gün daha tatil köyünde kaldı ve Kaan defalarca anneme çaktı. Ardından Kaan otelden ayrıldı. Günlerden çarşambaydı annemle tekrar otelin plajına gittik saat 5 civarıydı annem denize girelim mi tatlım dedi bende sağol anne sen gir ben odaya gidiyorum dedim ve havlumu aldım odaya gider gibi yapıp duşa kabinlerin oraya saklandım ve annem denize girdi yarım saat sonra yanına 27-28 yaşlarında 3 tane abi geldi ve annemle tanıştılar ve konuşmaya başladılar ne konuştuklarını bilemicem ama abilerin anneme iş attıkları kesindi. İçimden can oğlum yine olanlar olacak dedim bunlar kesin annemi siker dedim ve olacakları mutlaka bir şekilde izlemeliyim dedim gerçi annemi sikilirken izlemek hoşuma gitmezdi ama sonuçta hayat kendi hayatı istediğini yapmakta serbestti benim amacım anneme karşı saf görünerek onun daha rahat hareket etmesini sağlamaktı ama gerçekte cin gibiydim. Saat 7 ye doğru denizden çıktılar otele kadar konuşa konuşa geldiler ve birlikte asansöre binip katlara çıktılar annem 3. Katta indi abilerde 4. Katta indi. Karnım açtı hemen akşam yemeği için açık büfeye gidip karnımı doyurdum odaya çıkacakken annemle karşılaştım üzerinde sıfır kollu dar dekolteli pembe elbise altına mini kot etek giymiş ve güzel bir parfüm sıkmış çok seksi görünüyordu yemeğe gidelim tatlım dedi bende sağol anne ben yedim tiyatro salonuna gidiyorum dedim annem de tamam tatlım dedi. Annem yemeklerini alıp boş bir masaya oturdu ardında bizim abiler yemeklerini alıp annemin yanlarına oturdular. Sohpet koyu olmalıki annem sürekli gülüyordu garsonların birini çağırdım ve o 3 abiyi göstererek onları tanıyor musun dedim garson çocukta evet abi tanıyorum dün odalarına bira servis etmiştim öyle tanıştık dedi isimleri akabey, çınar ve cantekinmiş. Üçüde müteahhitlik ve emlak işleriyle uğraşıyorlarmış. Garson çocuğa teşekkür edip yolladım. Yemekler yendi akabey bir dilim yaş pasta alıp annemin önüne koydu ne konuştuklarını bilemicem ama annem büyük bir iştahla pastayı yedi. Ardından kalktılar ve biraz havuz civarında dolaştıktan sonra annemi otelin diskosuna götürdüler arkalarından gizlice bende girdim önce biralar ve içkiler içildi sonra hepsi sırayla annemle dans ettiler sonra Cantekin dışarıya çıktı sanırım telefonla konuşacaktı peşinden ben de çıktık telefondaki arkadışdı sanırım ve şu Cantekin şu sözleri söyledi; Kanka senin villa boşmuşdu elimize bir hatun düşürdük ki sorma senden ricam neredeysen gelsemde şu villanın anahtarını senden alsam dedi ve ardından tamam abi 15 dk sonra geliyorum diyip ordan ayrıldı. Sonra ben otelin çıkış kapısına gidip taksi istedim taksici geldi abi dedim işim çıktıda ne zaman biteceği belli olmaz dedim beni bekleyebilir misin dedim taksici önce işlerim aksar falan dedi sonra ben eline 150 lira verince tamam dedi burada beklerim dedi. Ardından ben tekrar diskoya geldim ve içeri girdim anlaşılan annemin kafa içkilerden hafif çakır keyf olmuştu. 20 dk sonra Cantekin geldi kaşgöz işareti yapıp gizlice anahtarı gösterdi ve akabey anneme bişeyler söylemeye başladı annem başta kararsız yüz ifadeleri sergiledi ve izin isteyip çantasından telefonunu çıkarıp dışarı çıktı sanırım beni arayacaktı bende hemen arka kapıdan çıktım ve dediğim gibi annem beni aradı tatlım dedi ne oldu inanamayacaksın dedi ben de ne oldu anne dedim üniversiteden eski kız arkadaşlarımla karşılaştım ve beni evlerine davete ettiler ben oraya gidiyorum birbirlerimizle biraz hasret giderelim dedi bende tamam anne dedim. Ardından dördü otoparka doğru yola çıktılar akabey anneme sarılıp yürümeye başladı annemle akabeye sarıldı ardından arabalara bindiler bende taksiye bindim taksiciye şu aracı takip eder misin dedim tamam dedi. Yaklaşık yarım saat falan yol aldık ve villa evine vardık ben taksiciye parasını verip yolladım. Dördü villaya girdi bende villanın bahçesine girdim acaba eve nasıl gizlice girebilirdim bahçede biraz tur attıktan sonra bodruma inen merdiven gördüm ve şansıma kapı açıktı hemen içeri girip gizlice yukarı çıktım abiler ve annem içkilerini yudumluyorlardı. Annemin kafa iyice çakır keyf oldu ama hala kendindeydi. Saat gecenin 2 si oldu. Akabey annemi alıp kucağına otutturdu ve öpüşmeye başladılar. Çınar ve Cantekin ise yavaşça soyunmaya başladılar. Ardından akabey annemin önce pembe buluzunu çınar ise annemin mini kot eteğini Cantekin ise annemin sütyenini çıkarıp memelerine yumuldu ve akabey ise annemin siyah seksi kilodunu çıkartıp amını yalamaya başladı biryandan Cantekin ise annemin beyaz poposunu okşuyordu. Sonra annemi domalttılar akabey koca sikini annemin ağzına verip sakso çektirmeye başladı Cantekin ise annemin göt deliğini yalamayıp pamağıyla genişletmeye çalışıyordu ardından Cantekin yere uzandı ve annemi tuttuğu gibi annemin amını sikine oturtup sikmeye başladı.
Cantekin ise önce sikini anneme sakso çektirip annemin arkasına geçip uzun aletini annemin götüne sokmaya başladı annemin götü Cantekin aletini almamak için ısrar ediyordu annem Cantekin hayır oradan yapma canım acıyor dedi akabey ellerini annemin ellerine kleyip annemin ellerini devre dışı bıraktı ve Cantekin biraz zor olsada sikini annemin götüne sokmayı başardı akabey alttan annemin amından pompalayıp ağzına gelen memelerini somururken Cantekin ise büyük bir zevkle annemin bakire götünden pompalayarak götünün bakireliğini bozuyordu. Çınar ise sikini annemin ağzına verip sakso çektiriydu. Annemi orospu gibi 3 tarafından sikiliyordu gibisini geçtim gerçekten orospuydu. Sabah 7 ye kadar annemi bir güzel sikip hepsi defalarca boşaldılar. Sonrasında akabey annemi kucaklayıp yukarıdaki odanın birine kapatıp aşağı indi ve oda kanepenin birine uzanıp uyumaya başladı ardından yukarı çıkıp annemin bulunduğu odaya girdim akabey sanırım annem bizden habersiz gitmesin diye elini arkadan kelepçeleyip gözünü bağlamıştı sanırım annemde uyuyordu aşağı indim abileri kontrol ettim hepsi uyuyordu sonrasında yukarıya çıkıp fırsat bu fırsat diyip şu orospuyu bende becereyim dedim kapıyı kapatıp kilitledim ardından soyunup annemin yanına geldim sikim taş gibi olmuştu annem yatakta yüz üstü yatıyordu bembeyaz götü kabak gibi ortadaydı önce sikimi annemin götünün arasına sürtmeye başladım sikim kaya gibi olduğundan deliğini tutturamıyordum ve annem biraz kendine geldi bu kadar yetmez mi ya dedi bende şiişşşttt dedip annemi kaldırıp amını sikime otutturdum amı biraz genişlediği için sikim rahatlıkla giriyordu acaip derecede zevk alıyordum 3 dk böyle gittikten sonra boşalacağımı anlayıp birde götünden sokayım dedim hafif domaltıp götünden girdim ve sanki cee gelmiş gibiydim bu daha zevkliydi annemin götüne boşalıp onu tekrar yatağa yatırdım birazda memelerini somurdum. Ardından giyinip çıktım karnım acıkmıştı mutfağa indim dolapta çörek varmış çörek yedikten çatı katına gidip gizli bölmede uyudum kalktığımda sessizce aşağıya inmeye başladım annemin kaldığı odadan zevk sesleri geliyordu annem yine sikiliyordu çaktırmadan bodrum kapısından çıkıp taksiye atlayıp otele döndüm akşam üştü ise çınarla Cantekin otele döndüler ama annemle akabey ortalıkta yoktu akşam oldu yemeğe indim tabi çınarla cantekinin oturduğu masanın yanına oturdum konuşmalarını dinlemeye başladım dün geceden konuşuyorlardı cantekin; reis bu hatunu birkaç gün bırakmaz hatun neydi öyle gerçekten şarap gibiydi o götüne hasta oldum. Suratına baksan sikmeye kıyamazsın o derece güzel hatun ama ne yapacaksın işte eline düşürünce affetmeden çatır çatır sikeceksin. Ellemede reis bu hatunu birkaç gün daha yesin dedi ve 5 gün daha annem ortalarda yoktu telefonuda kapalıydı ve sonunda annem 7.gün otele geldi ve hemen duşa girdi ve duştan sonra yatıp uyudu bende akşam yemeğini yedikten sonra sahile doğru bu üçünün oturduğunu gördüm bende yanlarındaki boş banka oturup konuşmalarını dinlemeye başladım akabey 7 gün boyunca anneme neler yaptığını hangi pozisyonlarda siktiğini anlatıyordu ve ardından sözlerine şöyle devam etti hatun bana hasta oldu varya ne dediysem hepsini yaptı ama 2 gün sonra gidiyormuş dedi neyse yarın bir kez daha sikerim diyip kalktılar ve bende odaya gittim annem sanki ölü gibi yatıyordu neyse ertesi gün oldu annemle kahvaltıya indik annem kusurabakma canım kızları nasıl özlediysem 7 gün su gibi akıp geçti şarz aletim olmadığı için sana haber veremedim kusurabakma canım dedi bende ne kusuru anne eğer mutlu olduysan sorun yok dedim annemde şu an çok mutluyum canım dedi. Yemeği yedik ve ben anneme tekne gezisine katılıcam sende katılırmısın dedim annem de yok canım biraz unum denize girerim dedi bende tamam diyip annemin yanından ayrıldım ve annem hemen telefona sarıldı herhalde akabeyi aradı ve annem yerinden kalkıp otele girdi bende peşinden takip ettim annem akabeyin odasına geldi akabey kapıyı açtığı gibi annem akabeyin dudaklarına yapıştı ve içeri girip kapıyı kapattılar. Bende tekne gezisine katıldım akşam 8 civarında geldim annem duştan yeni çıkmıştı. Ve böylikle tatilimizi tamamlayıp evimize döndük. Annem yediği yarrakların tadıyla daha da mutluydu ve benim girdiğim sınavın sonuçları açıklandı ve kazandığım okula arkadaşım Yusuf ile kaydımı yaptırdık ve yine aynı sınıfa düştük. Yusuf yine bize gelip annemle sohpet ve iltifat edip hediyeler alırdı. Ve ne olduysa bundan sonra olmaya başladı annemin işlettiği eczane 4 ay sonra iflas etti ve 296 bin tl borçlandı villamızı satsak bile ödeyemezdik annem çok üzgündü Yusuf bize gelip annemi teselli ederdi annemde Yusufun omzuna yatıp ağlardı çok çaresizdi. Ve 2 gün sonra Yusuf bana geldi seninle özel olarak konuşalım dedi bende tamam dedim ve Yusufla konuşmaya başladık bana dedi borcunuzu kapatabilirim dedi babam bana bankaya yüklü miktarda para yatırdı biliyorsun biz çok zenginiz dedi ama bir şartım olacak dedi ben de ne dedim, biliyorsun anneni çok arzuluyorum onun tüm borcunu kapatıp ona sahip olmak istiyorum dedi. Zaten Kaan ve 3 abi anneme tatil köyünde defalarca çaktı Yusuftan mı esirgicem diye düşünüp tamam dedim. Ama annemle senin konuşman lazım dedim o da tamam dedi. Akşam Yusuf bize geldi ve bende ağız oyunu yaparak niye geldim kardeşim bende bu akşam arkadaşta kalıcaktım dedim Anneme sordum anne bu gece arkadaşta kalabilir miyim diye sordum ve annemde tamam canım kalabilirsin dedi. Yusufta Berrin ablayla sohpet edip giderim dedi ben evden çıkar gibi yapıp dış kapıyı kapattım ve saklanıp konuşmalarını dinlemeye başladım. Yusuf annemi sürekli teselli ediyordu ara sıra da iltifat ediyordu ve Yusuf konuya başladı Berrin ablacım durumunu biliyorum bende çok üzgünüm istersen sana yardım edebilirim dedi. Annemde nasıl yardım edeceksin canım diye cevap verdi. Yusuf, berrincim biliyorsun biz çok zenginiz bankada bir sürü param istersen tüm borcunu kapabilirim dedi. Annem gülümsedi ve sahi mi diye Yusufun boynuna sarıldı sonrasında annem ne karşılığında peki dedi. Yusufta bunun karşılığında sana yıllarca sahip olacağım dedi. Annem duraksadı ve benden istediğin şey bana biraz tuhaf geldi. Yusufta neden peki dedi. Annemde sen Can’ın en samimi arkadışın Can’ın yüzüne nasıl bakarız dedi ve ayrıca benden küçüksün ben 32 yaşıma girdim sende daha 16 yaşındasın diye cevap verdi. Yusufta Can birşeyin farkına varmaz sen bana güven dedi ayrıca yaşında hiç önemi yok kimse de bunu bilmez seninle karı koca hayatı yaşarız dedi. Annemde biraz duraksadı ve teklifi kabul etti. Yusuf anneme hadi artık o güzel vücudunla tanışmak istiyorum hayatım dedi gece uzun hem Can bu akşam arkadaşında kalacak o bu gece eve gelmez dedi ve annemde tamam aşkım dedi birlikte ayağa kalktılar ve çatı katındaki odaya girdiler bende yandaki odaya girdim 2 oda arasında ufak bir cam bölme var oda karanlık olduğundan seyrettiğim fark edilmezdi. Annem Yusufun kucağına oturup öpüşmeye başladılar bu arada Yusuf annemin göğüslerini okşuyordu sonra Yusuf annemi ayağa kaldırıp onu soymaya başladı önce sıfır kollu siyah badisini sonra da siyah sütyenini çıkartıp beyaz memelerini somurmaya başladı sonda taytını ve altındaki g-stringini çıkartıp bembeyaz poposunu okşamaya başladı ve çok güzelsin dedi ve ardından yusufta soyundu ve koca aletini çıkarttı annemin gözleri birden açıldı ve çok büyük bu dedi sonda Yusuf annemi duvara yasladı göt deliğini yalamaya başladı ve sonra Yusuf iri penisini annemin götüne sokmaya başladı Yusuf penisiyle fazla zorlamıyordu sadece annemin göt deliğine bastırıyordu ve memelerini okşuyordu ve Yusuf anneme daha önce götünden yemişmişdin diye sordu annemde boşver sen dedi ve çok zevk alıyorum dedi sonra Yusuf penisini annemin poposundan çıkartıp annemin amını yalamaya başladı ve sonrada Yusuf penisini annemin ağzına verdi penisi uzun ve kalındı annem sakso çektinten sonra köpek pozisyonu aldı ve Yusuf annemin amına girmeye başladı başlangıçta biraz zorlandı ama zamanla amı genişledi Yusuf pompaladıkça annem zevkten inliyordu ve boşalıyordu. Yusuf anneme sabaha kadar çaktı ve ertesi gün Yusuf okula gelmedi ve verdiği sözü tutup annemin bütün borcunu kapattı. O günden beri annemle Yusuf süreli beraber oluyorlardı Zamanla annem tekrar eski neşesine kavuştu. Annem yusufun sözünden çıkmıyordu Yusuf ne derse annem tamam aşkım hayatım diyordu sonrasında her yaz annemle Yusuf birlikte tatile giderler. Neyse aradan tam 6 yıl geçti annem şu an 38 yaşında ve Yusuf annemi hala çatır çatır sikiyor hem amından hem götünden hatta bundan 2 yıl önce annem yusuftan hamile bile kaldı fakat aldırdılar. Annemin vücudu hiç eskimiyor sanki vücudu ilk günkü gibi bembeyaz poposu da o kadar sikilmesine rağmen hala taş gibi ve memeleri de o kadar somurulmasına rağmen hiç sarkmıyor hala dipdiri. Şu an annem Yusufla birlikte çok mutlu. Ben bu arada üniversiteyi dışarıda okuyorum annemi yusufa bıraktım gözüm arkada değil nasıl olsa neler olduğunu biliyorum. Ben de bu arada kız arkadaşımla beraber oluyorum.

(ALINTI) Otobüste Götümü Okşayan Yakışıklıya Evinde

Selam, ben Zeynep, 30 yaşında, 1.65 boyunda, 50 kilo civarında, esmer tenli, evli bir bayanım. Kocam bir fabrikada çalışıyor. Kocamı seviyorum, ama fabrikada yorulup eve geliyor ve hemen yatıp uyuyor. Haftada en fazla iki sefer ancak sikiyor, ona da sikmek denirse. En fazla 2-3 dakikada boşalıp, hemen arkasını dönüp yatıyor, ben de kendimle oynayıp boşalıyorum. Bir gün arkadaşım Jale bana oturmaya geldi. Jale de evliydi, ona derdimi anlattım. O da bana, “Kızım bul kendine sağlam bir sikici, siktir kendini!” dedi. “Ne yani, kocamı mı aldatayım?” dedim. Jale, “Kızım bu aldatmak sayılmaz ki, seninki kendini tatmin etmek sayılır! Kocan olacak herif adam gibi sikseydi seni! Ben bile kendimi siktiriyorum! Napayım, kocam doyurmuyor beni!” dedi. Şok olmuştum, “Ciddi ciddi kocandan başkasıyla mı yatıyorsun?” dedim. “Evet, hemde ne yatma, resmen parçalıyor amımı götümü, yarım saat sikmeden boşalmıyor!” dedi. “Yuh yani, Jale sen ne diyorsun? Beni yarım saat sikseler delirirdim herhalde!” dedim. Bu arada bu konuşmalar bile amımın sulanmasına yetmişti. Biraz daha konuştuktan sonra Jale gitti, ben de hemen yatak odasına gidip, amımı parmaklayarak boşaldım. Akşam kocam işten çıkıp geldi, yemeğini yeyip hemen yattı. Ben yine yarraksız öylece kalmıştım. Aradan bir hafta kadar geçmiş, Jale’nin söyledikleri kulağımda çınlıyordu. O gün anneme ziyarete gitmiştim, kocam da gece mesaisine gidecekti. Annemlerden geri dönerken otobüse bindim. Otobüs duraklarda durup yolcu aldıkça kalabalıklaşmaya başladı. Ben otobüsün en arkasında kalmıştım, ayakta öyle camdan dışarı boş boş bakıyordum. Birden kalçama bir el dokundu. Önce umursamadım, yanlışlıkla değmiştir diye düşündüm. Ama dokunmalar gitgide okşamaya dönüştü. Aslında dönüp müdahale etmem gerekiyordu, ama yapmadım, hoşuma gitmişti taciz edilmek. Götümü okşadıkça amım sulanmaya başladı. Kafamı çevirip baktığımda, arkamdaki 30 yaşlarında yakışıklı biriydi. Ona gülümsedim. Birden elimi tutup arkaya çekti. Ben ne yapacak diye düşünürken, elimi önüne götürdü. Hemen elimi çektim. Ama tekrar elimi tutup, pantolonun üzerinden yarrağını tutturdu. Biraz okşadım. Sonra yönümü ona döndüm, bir an göz göze geldik. Kararımı vermiştim, kendimi ona siktirecektim. Kulağıma doğru eğilip, “İnelim mi?” dedi. “Evet!” diye cevap verdim. İlk durakta indik, ama beni bir heyecan kaplamıştı, elim ayağım titriyordu. Elini uzattı, isminin Fevzi olduğunu söyledi. “Ben de Zeynep!” dedim. Ordan bir taksi çevirdi, taksiye binip yola çıktık, ama hiç konuşmuyorduk. Bir bayinin önünde taksiyi durdurdu, “Sen heyecanlısın, içecek birşeyler alayım!” diyerek indi, birşeyler alıp geldi. Fazla gitmeden bir apartmanın önünde durduk, taksiden inip apartmana girdik. Kendime hayret ediyordum, hiç tanımadığım bir adamın evine kendimi siktirmeye giriyordum. Eve girdiğimizde bekar evi olduğu belliydi, ortalık karma karışıktı. Odaya geçip oturdum. Fevzi de iki tane bardak alıp geldi. Poşetin içinden Votka ve enerji içeceği çıkarıp bardaklara doldurdu. Bana uzatıp, birkaç soru sordu, ben de cevapladım. Bu aradada Votkayı yudumluyordum. Bir bardak daha doldurup verdi, onu da içtikten sonra heyecanım gitmiş, heryerimi ateş basmaya başlamıştı. Fevzi elimdeki bardağı alıp kenarı koydu ve yanıma yaklaşıp, dudaklarımı öpmeye başladı. Ben de karşılık veriyordum. Badymin üzerinden göğüslerimi okşuyordu. Boynumu falan öperken, Badymi yukarı sıyırıp çıkarttı. Sonrada südyenimi çıkarıp, “Off şu göğüslere bak!” diyerek göğüslerimi öpmeye, yalamaya başladı. Ben de kafasını tutup, saçlarını okşuyordum. Bir yandan da kotumun düğmelerini açmıştı, sonra ayağa kalkıp kotumla külodumu sıyırıp çıkardı. Kendisi diz çöküp, beni koltuğa oturttu. Bacaklarımı ayırıp, başını bacakarama gömdü, iştahlı bir şekilde amımı yalıyordu. Ben artık zevkten inliyor ve kocamın ne zamandır amımı yalamadığını düşünüyordum. Fevzi sonra ayağa kalkıp, bir çırpıda kendi de soyundu. Yarrağına baktığımda oldukça kalın bir yarraktı. Önüme gelip dikildi, ben de hemen doğrulup yarrağını yalamaya başladım. Fevzi de saçlarımı okşuyordu. Sonra tutup beni kaldırdı, çekyatı açıp yatırdı, kendi de bacaklarımın arasına yerleşip üzerime uzandı ve dudaklarımı öpmeye başladı. Yarrağını amımda hissettiğimde öpmeyi bıraktı ve içime ittirmeye başladı. Nefesimi tutmuş halde Fevzi’nin gözlerine bakıyordum. Yarısını falan soktu ve “Off harika! Daracık amın varmış!” dedi ve birden yüklendi. O anda ben bir, “Ahhhhh!” çektim. Fevzi ise hemen sokup çıkarmaya başladı. İnlemeye başlamıştım, bir yandanda kocam gibi hemen boşalacak mı diye merak ediyordum. Fevzi bir yandan sikiyor, bir yandan da dudaklarımı, boynumu falan öpüyordu. Müthiş zevk alıyordum. Sonra içimden çıktı, pozisyon değiştirdik, kendi sırtüstü yattı, ben de yarrağının üzerine oturup zıplamaya başladım. Bir müddet sonra ben orgazm olup boşaldım. Ama hayatım boyunca böyle şiddetli boşalmamıştım. Yarrağın üzerinde oturup kalmıştım. Fevzi beni üzerinden indirip, hemen domalttı, arkadan amıma girip hızla sikmeye başladı. Daha yeni olduğum orgazmın etkisi geçmeden yeniden orgazm olmak üzereydim. “Hadi devam et, sik beni, harikasın Fevzi, becer beni!” gibi sözler söylüyordum. Ben boşalıp çekyatın üzerine yüzüstü uzandım, Fevzi de üzerime uzanıp halen pompalıyordu. Sonra beni yan yatırdı, tek bacağımı havaya kaldırıp, öbür bacağımın üstüne oturdu ve o pozisyonda amıma yarrağını gömüp sikmeye başladı. Ben resmen orgazm üstüne orgazm olup, zevk denizinde yüzüyordum. Bir müddet sonra bacağımı indirdi ve beni tekrar sırtüstü yatırıp bacak arama girdi, amıma girip o kadar süratli gidip gelmeye başladı ki, herhalde o da boşalmak üzereydi. Bacaklarımı beline doladım. “Sik beni aşkım, sik beni erkeğim!” diye inliyordum. Fevzi kasılarak içime döllerini fışkırtmaya başlamıştı. Aslında içime boşalmasını istemiyordum, ama aldığım zevkten söyleyemedim bunu ona. Fevzi’nin boşalması bitmiş, üzerime uzanmıştı, yarrağı halen içimdeydi ve sertliğinden birşey kaybetmemişti. Fevzi sonra doğrulup tekrar sokup çıkarmaya başladı. Ben şaşkın şaşkın bakarak, “Napıyorsun, boşalmadın mı sen?” dedim. Fevzi de, “Dur bakalım yavrum, daha yeni başladık!” diyerek dudaklarıma yapıştı, aynı zamanda da amıma pompalamaya devam etti. Hayran kalmıştım Fevzi’ye, kendi kendime (Keşke kocam da böyle sikseydi!) dedim. O gün aralıklarla Fevzi beni üç posta daha sikti. Gece eve taksiyle döndüğümde hemen geceliğimi giyip yatağa girdim. Yaşadığım müthiş geceyi düşünürken uyuyup kalmışım. Sabah kocam eve geldiğinde, ben yorgunluktan yerimden kalkamadım. Kocam pijamalarını giyip yatağa gelerek, “Ne oldu aşkım, neyin var?” diye sordu. Ben de rahatsız olduğumu söyledim. “Aman kendine dikkat et, şu aralar Grip salgını var ortalıkta!” diyerek yanıma yattı ve uykuya daldı. İçimden (Sen zaten başka birşey bilmezsin ki!) diyerek, ben de ona arkamı dönüp uyudum. Ama neyseki sikicimi bulmuştum, iki günde bir gidip her pozisyonda kendimi siktiriyorum.

(ALINTI) Dişçimi Kendi Koltuğunda Becerdim

Selam Geçen sene geçirdiğim çürümüş azıdişi çekim operasyonundan sonra sürekli dişim ağrıdı durdu. Bu ağrının nedeni olarak kulaktan duyma bilgilerle dişimin kökünün bir kısmının içeride kaldığını öğrendim ama aradan en az altı ay falan geçmeden doktora gitmek istemedim. Son gittiğimde zaten bir sürü sancım olmuştu o yüzden korktuğum için gitmek istemedim ama artık ağrılarıma dayanamadığım bir gün, yani geçen hafta bizim apartmanın dört beş apartman ötesinde ki diş doktorunun muayenehanesine gittim.
Daha önce devlet hastanesinde operasyon görmüştüm ve tekrar acı çekmemek için bu defa özele gittim. Daha önce hiç bu dişçiye gitmemiştim ve içeri girdiğimde, evli diş doktorumla tanıştığımda daha önce buraya gelmeyerek ne kadar büyük bir yanlış yaptığımı anladım. Kadın boy olarak biraz kısa, belki 1.60 boylarında ama şöyle bir yüz yüze geldiğinizde bakacağınız ilk yer o iri memeleri olur emin olun. Kocaman memelere sahip bir doktor, memelerinin yanı sıra götüde kocaman bir kadındı ve itiraf etmem gerek koca götlü kadınlar benim her zaman ilgi alanım olmuşlardır. İçeri girer girmez hemen merhaba diyerek beni oturma odasına aldı. Bir kaç dakika bekledikten sonra asistanı artık nereye gitmişse o geldi, birazda onunla hoşgeldin muhabbetlerine girdikten sonra sorunumu anlattım ve sıranın bana gelmesini beklemek üzere televizyonun karşısında beklemeye başladım. Doktor hanım ara ara beklediğim odanın önünden geçerek nere gidiyorsa bilmiyorum ama başka bir odaya geçiyordu.
O sıralarda gözüm sürekli doktorumun götünde ve memelerindeydi. Diş ağrımı bir anda unutmuştum inanır mısınız. Sanki diş için değilde kadını izelemek için gelmiştim oraya. Beş veya on dakika kadar bekledikten sonra ilgilendiği hastası ile işi bitince yanıma geldi, kapının önünden “buyrun sizi alabilirim” diyerek beni odasına götürdü. Kadının kalçalarını izlemekten afallamış bir şekilde ve orada bulunma nedenimi unutmuş bir şekilde onu takip ettim ve muayene için bana yolu göstererek önde önden gittiği kolduğun üzerine uzandım. Ağzımı açıp sorunlu dişimi, yani ağrıyan tarafı göstermeden önce haliyle bana şikayetimin ne olduğunu sordu. Bir anlığına ne diyeceğimi bilemedim ve gülümseyerek “neydi yaa, hmmm, unuttum inanın” dedim. Kadının dikkatini tam o anda çekmiştim. Ben unuttum deyince eline giydiği eldiveni giymeyi bırakarak bana doğru baktı ve gülümseyerek “o zaman biraz oturup hatırlamaya çalışalım” dedi. Hiç o gün olduğu kadar cesur bir erkek olmamışımdır buna emin olun.
O gün bana doktor hanım öyle değince “benim için hava hoş, sizinle oturacaksam saatlerce oturup düşünebilirim” dedim. Kadın bir anda suratını astı ve ona asıldığımı anlayınca aramıza biraz mesafe koydu. Suratını astığında bende fazla kızmaması için “yanlış anlamayın daha bir kaç ay önce gittiğim diş doktorum kendinden öyle soğutmuştu ki beni, koltuğundan kalktığımda diş doktorlarına karşı müthiş bir önyargı oluştu bende ama sizi görünce her doktorun aynı olmayacağını fark ettim, eliniz hafif gibi geliyor bana o yüzden öyle söyledim” dedim. Kadın tabi yemedi bunu ve yine ciddi bir şekilde “her neyse sorununuz aklınıza geldi mi” diye sordu. Bana karşı takındığı tavıra bir türlü alışamadım. Sorunumu söyledikten sonra tahmin ettiğimiz üzere diş kökümün çekilmediğini söyledi. Tabi bunu söylemek için önce film falan çekti ve filme bakarak söyledi. Sorundan kurtulmam için ise bana ertesi gün öğleden sonra gelmemi söyledi. İşin içine ameliyat girdiği için bir gün sonraya randevu vermişti.
Koltuktan kalkacağım sırada hala bana olan tavrı devam ettiği için tam odadan çıkarken odanın kapısını kapattım ve doktor hanıma dönerek “özür dilerim az önceki davranışımdan dolayı ama elimde değil çok güzelsiniz” dedim. Bana sürekli “tamam önemli değil” gibi şeyler söyleyerek olayı kapatmak istiyordu ama ben bunu içten söylemediğini biliyordum o yüzden “hayır önemli değil diyorsunuz ama yüzünüz hala asık, lüften affedin beni” diyerek yalvarmaya devam ettim. Sonunda o kadar çok ısırar ettim ki kadın “lanet olsun tamam” diyerek gülümsedi ve “yarın görüşürüz” diyerek elimi sıktı. Eve gittiğimde aklım hep o diş doktorundaydı, çıkarken kartını aldığımı hatırladığımda evli olduğunu bilmediğim için mesaj atarak tekrar özür dilemek istedim. Sekiz on mesajlık bir metin hazırlayarak sms olarak cep telefonuna gönderdim. Çok geçmeden bir iki dakika falan sonra karşılık geldi. Karşılık olarak sadece gülücük vardı ve altınada tekrar önemli değil yazmıştı.
İkinci attığım mesaj özür mesajından ziyade ona olan hayranlığım ile ilgiliydi. Mesajımda onun kadar güzel bir kadını daha önce görmediğimi, gözlerinin ne kadar güzel olduğunu, ne kadar tatlı biri olduğunu falan aklıma ne gelirse yazdım. Resmen kadına ilanı aşk ediyordum. Mesajlarımdan hiç birine ters karşılık vermedi. Yaklaşık sekiz on defa karşılıklı olarak mesajlaştık. Ben samimiyeti sms sayesinde oldukça ilerletmiştim. Ertesi gün olduğunda randevum gelmeden iki saat önce muayenehanesine gittim. Bu defa kapıyı asistanı açmıştı, içeri geçerek beklemeye başladım. Benden başka kimse yoktu, asistanı benim geldiğimi söylediğinde elinde ki hastayı bırakarak yanıma geldi ve “henüz randevumuza saatler var biliyorsunuz değil mi” dedi. Bende gülümseyerek “olsun sizi bir kaç saat daha önce görmek istedim o yüzden geldim ben” dedim. Gülümseyerek arkasını döndü ve tekrar hastasının yanına gitti yalnız odadan çıkarken başını şöyle bir çevirip gülümseyerek bir kaç saniye orada öyle bekleyip beni izledi.
Sonunda bir gecelik uğraştan sonra diş doktorumu biraz biraz yumuşatıyordum. Hastasıyla yarım saat kadar daha ilgilendikten sonra yanıma geldi ve karşımda duran koltuğa oturarak direk konuya girip “benden tam olarak ne bekliyorsun bilmiyorum ama ben evliyim” dedi. Bende hiç düşünmeden karşılık verip “önemli değil ben sizden çok hoşlandım, dün gece sabaha kadar uyuyamadım ne yapabilirim elimde değil” dedim. Halbuki sabaha kadar uyumama gibi birşey olmamıştı. Sadece yatarken yarım saat kadar doktorun orasını burasını düşünmüştüm ve muayenehanede sikiş fantazileri falan kurmuştum yalan yok :). Her neyse bir kaç dakika boyunca bekleme salonunda oturup sohbet ettik. Asistanı bir ara yanımıza gelerek doktor hanımdan izin alıp dışarı çıkmak istedi. Ben içten içe gitmesini istiyordum, gidip bizi baş başa bırakmasını. İstediğm gibide oldu, asistanı dışarı çıktığında artık muayenehanede koca götlü doktor ile baş başa kalmıştık. Tabi kocaman olan sadece götü değil söylediğim gibi hem koca götlü hemde koca memeli doktor demek daha yerinde olur :). Baş başa kaldığımızda düne göre daha samimiydik, daha keyifliydik ve birbirimize daha yumuşak davranıyorduk. Dün üzerinde beyaz önlüğü ve altında kumaş pantolonu vardı, bu gün ise altına dizlerinin üzerine kadar inen, yani mini etekten biraz uzun bir etek giymişti. Üzerinde yine beyaz önlüğü vardı ve önlüğün altında da beyaz bir gömlek vardı. Ara ara konuşurken gözlerim ister istemez gömleğin düğmelerini zorlayan memelerine kayıyordu. Bunu fark ettirmemek için elimden geleni yapsamda fark ettiğinde başını eğerek memelerine doğru baktı ve “neden sürekli oraya bakıp duruyorsun, yoksa düğmem mi açılmış” dedi. Hem gülümseme hemde biraz utanma ile “keşke, nerde o günler” dedim ve başımı önüme eğerek ne tepki verecek diye beklemeye başladım. Bir kaç saniye sadece gülümsedi, tabi bende kaçamak bakışlarla bakıp gülümsedim. Ardından bir anda, hiç beklemediğim bir anda “dün gece yatmadan önce en son düşündüklerin nelerdi, benim hakkımda neler düşündün” diye sordu.
Sanki onunla muayenehanede sex yapmayı hayal ettiğimi fark etmiş gibiydi. Önce “hiiç öyle sıradan şeyler” diye geçiştirmek istedim ama olmadı çünkü “hayır inanmıyorum, ne düşündüysen açıkça söyle” diyerek tekrar sordu. İkinci sorduğunda “biraz erotik şeyler düşündüm itiraf ediyorum” dedim. Bana “eminim muayene koltuğumun üzerinde bir kaç fantazin olmuştur” dedi. Sanki daha önce benim gibi bir çok erkekle tanışmış gibiydi, yani kendi ile ilgili yapılabilecek fantazilerin hepsini biliyordu kadın :). Bende “evet koltuk üzerinde de bir kaç fantazim oldu” dedim. Ayağa kalktı, elini uzattı ve elini tuttuğumda beni koltuğunun yanına götürüp “tam olarak neler düşündün hadi göster” dedi. Ben bir anda gelişen bu durum karşısında ne yapacağım diye düşünürken ve biraz çekingen davranırken birden kapı çaldı. Kalçalarını sağa sola sallayarak odadan çıkarken “hemen geliyorum, sen hazırlan” dedi ve kapıyı açtı. Gelen asistanıydı, içer girerken görmüştüm kapının aralığından.
Asistanına “gelen olursa salonda beklet” diyerek yanıma geldi ve kapıyı kapatıp kilitleyerek “evet nerede kalmıştık” dedi. Yapacaklarımı yapmaya başlamadan evvel “söylediğim gibi erotik şeylerdi” diyerek onu uyarmak istedim aslında, yani benden yapmamı istediği şey onu koltuğun üzerinde sikmekti, bunu ben biliyordum çünkü o tür hayallerim vardı ama doktor hanım belki daha normal şeyler bekliyor olabilirdi. Olayların biraz erotizme kaçacağını hatırlattıktan sonra ve ondan da “tamam olsun, ne hayal ettiysen yap” sözünü duyduktan sonra önce dudaklarına yapıştım. Bir kaç saniye öptükten sonra dudaklarını çekti ve “hadi ama bunu düşünmüş olamazsın, ne düşündüysen onu yap” diyerek geri çekildi. Anlamıştım ki doktor hanım sex için birşeyler yapmamı bekliyordu, beklentilerini karşıladım ve “tamam o zaman arkanı dön” diyerek arkasını döndürüp eteğini yukarı doğru sıyırdım. İç çamaşırı hemen karşıma geliverdi. Siyah kenarları dantelli bir külotu vardı.
Giydiği çorap jariyer çorabıydı ve onunda üst kısımları dantelliydi. Eteğini sıyırdıktan sonra külotunun üzerinden elimi attım ve amını okşayarak diğer elimle pantolonumun fermuarını açtım. Yarrağımı dışarı çıkarttığımda göz ucuyla yarrağıma doğru baktı ve “hmmm, hadi bakalım bekliyorum” dedi. İşte o anda evli diş doktorumu kendi koltuğunun üzerinde, yani dişçi koltuğunun üzerinde domalttım ve külotunu çıkartmak istedim ama “külotum dursun” diyerek çıkartmamı istemedi. Benim için sorun değildi zaten, bacağının birini koltuğun üzerine atarak külotunu kenara çektim ve amının deliğini açığa çıkarttım. Yarrağımın başını amına dayamamla “aahh” diye inlemesi bir oldu. Yarrağımın başı biraz kuru olduğu amına biraz sürttürdükten sonra geri çektim ve elime tükürüp yarrağımın başını ıslattım. Ardından ikinci kez amına dayadığımda bu defa yavaşça içeri girmeye başladım. Boyu kısa olsada koltuğun üzerine dizini dayadığı için amı biraz yukarı gelivermişti. İçine girmemle girip çıkmaya başlamam bir oldu.
Hızlı ve sert girişlerle kısa boylu seksi doktor hanımı ayakta sikmeye başladım. İçine girereken her girişimde biraz daha fazla ıslaklık hissediyordum. Amından akan beyaz zevk sıvısı yarrağımın dibine doğru gelmişti ve hatta külotunun üzeirne bile biraz biraz sıçramıştı. Kadın içine girmemle sesini kesmesi bir oldu. Normalde zevkten inlemesini beklerken o zevk aldıkça elini ağzına götürüyor ve parmalarını avcunun içinden ısırarak kendini sıkıyordu. Daha bir kaç dakika geçmişti ki artık boşalmak için fırsat kolluyordum. Aslında saatlerce sikmek isterdim ama hem onun zamanı yoktu hemde ben daha fazla dayanamıyordum. Doktor hanıma “dayanamıyorum” dediğimde artık benim git gellerimi beklemeden o götünü bana çarpmaya başladı. Ben bir süre sonra sabit durdum ve doktor hanımın götünü ileri geri hareket ettirerek yarrağımı içine almaya başladı. Zaten o andan sonra geri dönüşü yokru benim için. Bir dakika bile sürmedi bu pozisyon, sonunda yarrağımı çekerek içinden çıkarttım ve otuzbir çekerek koltuğun kenarına boşalmaya başladım.
Ben boşalırken sonuna doğru doktor hanım yarrağıma elini attı ve otuzbir çekmeye o devam etti. Eline aldığında bir kaç damla daha spermimim fışkırdı. Sonunda işim bittiğinde doktor hanım eline peçete alarak boşaldığım yerleri silip üzerini düzeltti ve “şimdi otur bakalım şuraya, ameliyata geçelim” diyerek bir kaç iğne yapıp işe koyuldu. Bundan sonrası tıbbi olaylar olduğu için anlatmıyorum ama bir kez daha ilişkiye girmek için sabırsızlıkla bekliyorum lakin o günden sonra fırsatını bulamadım. Bakalım sabırla bekleyiş içerisindeyim.

ARKADAŞIN KARISINI SİKE SİKE OROSPUM YAPTIM

Merhabalar. Adım Nahit, 32 yaşındayım. Yıllarca bir fabrikanın müdürlüğünü yaptıktan sonra, 7 yıldır tecil ettirdiğim askerliğimi yapmak için müracatta bulundum. Fabrikada tüm personel tarafından sevilen, sayılan, aynı zamanda çok otoriter biriydim. Fabrikanın yemekhaneden sorumlu aşçısı, Erkan isminde genç biriydi ve iki ay önce 17 yaşında bir kızla evlenmişti. Düğününe beni de davet etmiş, ben şehir dışında olduğum için düğünlerine gidememiş ve evlendiği kızı görememiştim, fakat çokta merak ediyordum. Bu arada erkan benden çok korkar, aynı zamanda çokta saygı gösterir, her zaman günlük menü dışında bana özel yemekler yapar, bazen de, “Müdürüm bir gün seninle kafaları çekelim, mezeler benden!” derdi. Ama bir türlü işlerimizin yoğunluğu nedeniyle fırsat bulamamıştık. Neyse günüm geldi işimden ayrıldım ve askere gittim.

Askerden geldikten sonra oturduğum apartmanın altında boş olan bir dükkanı kiraladım ve inşaat malzemeleri üzerine bir işyeri açtım. Aradan 6 ay kadar geçmişti, bir gün fabrikaya eski patronumu ziyaret için gittim. Fabrikada benim dönemimden çalışan hiç kimse kalmamış, bütün personel yenilenmiş, patron işleri baya bir küçültmüştü. Çalışanlara yemekhane sorumlusu Erkanı sordum, onun da işten ayrıldığını ve yemeklerin tabildottan geldiğini söylediler. 15 gün kadar sonra bir gün sabah dükkanın önüne bir sandalye atıp güneşlenirken, motorlu birisi önümden geçti ve Erkana çok benziyordu. Ama güneş gözlüğü taktığı için tam emin olamadım. Aynı kişi akşam üzeri tam ters istikamete doğru geçince, ben sabahları ve akşamları yola bakmaya başladım ve her gün geçiyordu. Birkaç gün sonra akşam geçerken ben bunu durdurdum, evet Erkandı. Beni görünce baya bir şaşırdı, “Oooo müdürüm!” deyip elime sarıldı. Dükkana davet ettim. Hoş beşten sonra, “Birkaç gündür görüyorum ama emin olamadım, her gün bu caddeden nereye gidiyorsun?” diye sordum. Yeni taşınmışlar, evi caddenin sonundaki varoş mahallesinde imiş ve başka bir fabrikada aşçı olarak çalışıyormuş…

Baya bir hasret giderdikten sonra, motoruna bindi, giderken de, “Müdürüm, ailecek te görüşelim, buralarda hiç çevremiz yok, herkes kendi halinde, bari sizinle gidip gelelim, hanımın ve çocuğun çok canı sıkılıyor!” dedi. Okeyleştik ve “İstediğiniz zaman buyurun gelin!” dedim. Akşam durumdan eşime de bahsettim. Bu arada ben 8 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir çocuğum var. Erkanın da hemen bir çocuğu olmuş ve bir buçuk yaşına girmiş. Eşim, “Olabilir, eğer hanımı kafadengi birisi ise, benim de canım sıkılıyor aslında, benim içinde iyi olur.” dedi. Erkan birkaç gün sonra dükkanın önünden motorla geçtiğinde bu sefer arkasında başörtülü, pardesülü kapalı bir bir bayan ve kucağında bir çocuk vardı. Ofisimde olduğum için onlar beni görmedi, ama ben çok şaşırmıştım, karısının kapalı biri olabileceğini hiç düşünmemiştim ve ilk defa görüyordum, fakat çok hızlı geçtikleri için doğru dürüst görememiştim.

Cumartesi akşam üzeri Erkan dükkana uğradı ve “Müdürüm, müsaitseniz Pazar günü size gelmek istiyoruz?” dedi. Karıma telefon açıp müsait olup olmadığımızı sorduğumda, karım da, “Müsaitiz müsaitiz, buyursunlar gelsinler, hatta biraz erken gelsinler kahvaltıyı da birlikte yapalım!” dedi. Pazar günleri işyerini açmıyordum, Pazar sabah erkenden kalkıp unlu mamül fırınına giderek Simit, Poaça ve Börek aldım ve beklemeye başladık. Saat 10:00 gibi geldiler, kapıda karşıladık. İçeri geçtiler, “Hoşgeldin!” diyerek eşine elimi uzattım ve tokalaştık. Ama ne tokalaşma! Elleri ateş gibi yanıyordu! Samimi bir şekilde, “Ben Hayriye!” dedi. “Ben de Nahit!” dedim ve ekledim, “Bu arada siz hasta olacaksınız galiba, ateşiniz var!” dedim. Hayriye hafif gülümseyerek, “Yok, benim doğal halim bu!” dedi. Erkan da, “Müdürüm ben kışın soba kullanmıyorum, Hayriyenin teni çok sıcaktır!” dedi, gülüştük. Hayriye minyon tipli, hafif çukur gözlü, beyaz tenli, yüzü ve vücut yapısı süper güzel bir kadındı. Ona bakmaktan kendimi alamıyor, fakat göz göze gelmeye de korkuyordum.

Kahvaltı masasına geçtik. Hayriye çocuğu uyutmak için yan odaya geçti. Bu arada biz masaya oturunca, ona benim karşımdaki sandalye kaldı. 5-10 dakika sonra geldi ve karşıma oturdu. Derin bir kahvaltı sohbeti, yaz olduğu için balkon kapısı açık, güzel bir ortam, kakara kikiri 2 saat kadar masada kaldık. Hayriye kapalı olmasına rağmen çok hoş sohbet, biraz utangaç ama konuşkan birisiydi. Kahvaltıdan sonra biz balkonda koyu sohbete dalmışken, hanımlar bulaşık falan derken öğlen oldu ve hanımlar yanımıza gelerek pikniğe gitme teklifinde bulundular. Hazırlıklar yapıldı pikniğe gittik. Vaktimiz çok güzel ve eğlenceli geçiyor, bu arada samimiyetimiz artıyordu. Piknikte çay içerken Hayriye bana, “Nahit abi, Erkan 3 yıldır seni öyle anlatıyordu ki, merakımdan çatlamıştım!” dedi. Erkan da lafa girdi, “Ee o benim biricik müdürüm, bana çok babalık yaptı, ondan gördüğüm iyiliği babamdan görmedim ben, gerçi fabrikada yardım etmediği tek işçi yoktu, o fabrikadaki bütün işçilerin babasıydı!” dedi. Hayriye de, “Abi ne zaman bir durum olsa Erkan, şimdi Nahit müdürüm olacaktı ben bu hale düşmezdim diyor, seni anlata anlata bitiremiyor!” dedi. Bu arada eşim bir bana, bir Hayriyeye bakıyor, bir şeyler çözmeye çalışıyordu. Ben ise kötü duygulara girmemek için kendimi zorluyor, fakat Hayriyeden de gözümü alamıyordum. 19 – 20 yaşında, süper güzel bir hatun karşımda ve göz göze gelmemek için resmen kendimle savaşıyorum.

Akşam üzeri piknikten döndük, akşam yemeği falan derken saat 22:30 oldu. Herkes pikniğin de etkisiyle baya yorulmuştu. Bunlar, “Artık kalkalım…” dediler. Sabah gelirken minibüsle geldikleri için yine minibüsle gitmeleri gerekiyordu ben, “Olmaz, minibüsle göndermem, sizi ben bırakırım!” dedim. “Ya zahmet etme.” falan dediler. Ben de, “Hem evi de öğrenmiş olurum.” deyince itiraz etmediler. Eşime, “İstersen sen de gel.” dedim. Eşim, “Ben yorgunum, sen bırak gel.” dedi. Neyse ben bunları evlerine bıraktım. Arabadan inerlerken çocuk Erkanın kucağında idi. Vedalaşırken yine tokalaştık, ama Hayriyenin elleri yine ateş topu gibi yanıyor ve içimi fena yapıyordu. Elimi bırakmadan, “Nahit abi her şey için çok teşekkürler, çok güzel bir gündü, en kısa zamanda biz de sizi bekliyoruz!” dedi. Bu arada gözlerimin içine bakıyordu, durduğum yerde yarağım kazık gibi olmuş, yüzüm kızarmıştı. “Abi sen bana diyorsun ama sen hasta olacaksın, yüzün kıpkırmızı ve terliyorsun!” dedi. Ben de güneş çarpmış olabileceğini söyledim. Vedalaştık ve ben eve döndüm.

Eşim geceliğini giymiş yatmış, yatakta beni bekliyordu. Soyundum ve yatağa girdim. Biraz sohbet ettik, onları nasıl bulduğunu sordum. Çok beğendiğini, iyi insanlar olduğunu ve görüşebileceğimizi söyledikten sonra bana manalı manalı bakarak, “Umarım bu düşüncelerim yüzünden beni pişman etmezsin!” dedi. (Eşim çok kıskanç bir yapıya sahiptir). “Ne demek istiyorsun?” dedim. “Kız çok güzel ve sana da çok hayran kaldı!” dedi. “Ne alaka? Kocası anlatmış, o da merak etmiş, ne var bunda?” dedim. “Daha çok toy, sen yine de dikkat et!” dedi. “Abartıyorsun! Duymadın mı, bana Abi diyor, ayrıca kapalı birisi!” dedim. “Orası öyle, ama ne bileyim, o kadar güzel ki kıskanmamak elde değil!” dedi. Ben de, “Sen ondan güzelsin karıcığım!” diyerek dudaklarından öptüm ve amını avuçladım ve okşamaya başladım. Sonra karımın külodunu çıkardım, amını yalayıp, az önceki elin sıcaklığının ve konuşmalarında etkisinde kalarak kazık gibi olmuş yarağımı karımın amına geçirdim. Karım, “Offfffff, işte bu huyuna bayılıyorum senin, ne zaman aklımdan geçse yarağını amımda buluyorum!” diyor ve dudaklarını ısırıyordu…

Ben ise Hayriyeyi siktiğimi hayal ediyor, karıma köklüyordum. Karım zevke gelmiş çılgınlar gibi inliyor, “Ben bu yarağı kimseyle paylaşamam! Bu yarak bana ait! Sakın o karıyı sikeyim deme!” diyor, kendi kuşkularını dillendiriyordu. “Karıcığım merak etme, Hayriye karşımda soyunup bacaklarını ayırsa bile dönüp bakmam!” diyerek karımın amına pompalıyordum. Karım, “Ben seni bilmezmiyim? On senedir yediğim bu yarağı tanımazmıyım? Öyle bir fırsatı kaçırırmısın sen, bulduğun ilk fırsatta koyarsın kızın amına!” diyor, beni daha da azdırıyordu. 20 dakikadır karımı sikiyordum ve artık son noktaya yaklaşmıştım, hızla pompalıyor, “Merak etme aşkım, siksem bile bana senin kadar zevk veremez!” diyerek karımı rahatlatmaya çalışıyordum. Karım ise ikinci defa boşalıyor olmanın zevkiyle, “Sik kocacığım sik, bu yarağa helal olsun, bu yarak ne Hayriyeler hak ediyor! Offfff çıldırıyorum, pompala kocacığım, kökle amıma!” derken, korunmadığı için, yarağımı son bir hamleyle karımın amından çektim ve göbeğine boşaldım. Nefes nefese kalmış bir vaziyette üzerinde 2-3 dakika hareketsiz kaldım, sonra yanına uzandım. Karım dudağıma bir öpücük kondurarak, “Az önce söylediklerimi sakın ciddiye alıp ta kıza birşey yapayım deme haa! Sana belli olmaz, izin verdiğimi falan düşünürsün!” diyerek gülümsedi.

Aradan 3-4 gün geçmişti ama Hayriye bir türlü aklımdan çıkmıyor, resmen bütün gün düşüncemi işgal ediyordu. Ellerinin sıcaklığı aklıma geldikçe yarağım kalkıyor, elleri böyleyse acaba amı nasıldır bunun diye düşünmeden edemiyor, bir yandanda arkadaşımın karısı hakkında böyle düşünceler taşıdığım için kendime kızıyor, müthiş bir suçluluk duygusu yaşıyordum. Tam bir ikilem içindeydim. Bir akşam vakti tam dükkanı kapatmayı düşünüyordum ki, Hayriye caddenin karşı kaldırımından kucağında çocuk ile yavaş yavaş yürüyerek evlerinin ters istikametine doğru gidiyor ve sık sık arkasına dönüp bakıyordu. Hemen koşarak yanına gittim ve arkasından, “Hayriye?” dedim. Galiba sesimi tanıyamadığı için birden irkildi, beni görünce de biraz rahatladı. “Bu saatte böyle yaya nereye gidiyorsun? Hayır mı?” dedim. “Abi sorma ya, Erkan gece vardiyasında çalışıyor, işe gitti, ben de annemlere gidiyorum. Minibüsü beklemeyeyim, yavaş yavaş yürüyeyim dedim, ama hep dolu geçiyorlar, almadılar, buraya kadar geldim.” dedi. Ben de, “Yorulmuşsun, gel biraz dinlen, böyle olur mu, o kadar yol kucağında çocukla yürünür mü, gel hadi!” diyerek çocuğu kucağından alarak, biraz da emrivaki bir tavırla işyerime götürdüm…

Hayriye yorulmuş, kan ter içinde kalmıştı. Soğuk bir kola ikram ettim. “Abi ben almasaydım, geç oluyor, şimdi minibüsler nöbete düşerse çok geç kalırım!” dedi. Ben de, “Merak etme, seni bu saate minibüsle gödermem, ben bırakırım, rahat ol, al şunu iç, serinle biraz!” dedim. “Nahit abi zahmet etme, ben minibüsle giderim!” dedi. Ben kaşlarımı çatarak, “Seni bu saatte böyle göndermem, sonra Erkan duyarsa bana kırılmaz mı?” dedim. Hayriye de çaresiz, “Peki abi!” dedi ve kolayı aldı. Çocuk uyuyordu, koltuğa yatırmıştım. Sohbete başladık, tam karşımda oturuyor ve havadan sudan konuşuyorduk. Ben ise yine gözümü dikmiş öyle derinlere dalmıştım. Birkaç defa göz göze geldik. Ben hep gözümü kaçırıyordum ve sonuncuda kaçıramadım, bir an sessizlik oldu, 10-15 saniye gözgöze bakıştık. Bu defa o gözünü kaçırdı, ben hemen toparlanmaya çalıştım, ama bu arada masa altında benim yarak yine kazık gibi olmuştu. “Abi ne zaman kapatıyorsun?” dedi. Ben de, “5-10 dakikaya kadar kapatırım, gideriz!” dedim. Bu arada yukarıyı evi aradım ve bir işim olduğunu, bir yere kadar gidip geleceğimi ve merak etmemelerini söyledim.

Masanın altından yarağımı düzelttim, eğer anlarsa rezil olacağımı düşündüm ve sakinleşmek için birkaç dakika dikkatimi dağıttım, masadaki evrakları dosyaları falan toparladım. Sakinleşince de, “Hadi kalkalım!” deyip çocuğu kucakladım ve arabaya kadar ben götürdüm. Arabaya varınca çocuğu almasını, kapıları açacağımı söyledim. Çocuğu alırken ben biraz çekingen davrandım, ama o çok rahattı ve yanaştı, çocuğu sıkı tutabilmek için sarılarak alırken, benim kolumun birisi çocukla onun arasında kaldı ve pardüsünün üzerinden taş gibi göğüslerini ilk defa hissederken neredeyse kalp krizi geçirecektim. Kapıları açtım, arkaya binmek istedi. “Aşk olsun, bu da ne demek oluyor? Hakaret sayarım bunu!” deyince, “Ay abi özür dilerim, böyle düşüneceğini bilemedim!” dedi ve ön tarafa geçti. Neyse yola çıktık, bu arada hava iyice kararmıştı. Ben acele etmiyor, yolu uzattıkça uzatmaya çalışıyorum. Gideceğimiz yer normal trafikte yarım saatlik yoldu, ama akşam trafiği de işin içine girince baya bir uzadı. Trafik durunca, ben kucağındaki çocuğun yanağını okşamak bahanesiyle ona yanaşıyor, zaman zaman kazara olmuş gibi göğüslerine elimi sürtüyordum…

Çaktırmadan kalkmış yarağımı düzelttim ve konu açılsın diye, “Demek Erkan benden çok behsetti ha, öyle mi?” diye sordum. “Sorma Nahit abi, seni yere göğe sığdıramıyor, ben de merakımdan çatlıyordum.” dedi. “Eee merakın geçti mi? Nasıl, merak ettiğin kadar varmıymışım bari?” dediğimde, bir iki saniye sustu ve “Evet, çok iyi bir insansınız!” dedi. “Teşekkür ederim, sizde iyisiniz, Erkanı severim, çok saygılı çok efendi bir çocuk. Onla evli olğun için çok şanslısın! Eminim iyi bir kocadır!” diye zarf attım. Hayriye yine bir iki saniye sustuktan sonra, “Eh işte, öyledir…” dedi. “Ne demek şimdi bu? Nasıl eh işte? Evliliğinizde sorun mu yaşıyorsunuz?” diye sordum. “Abi evlilik olur da sorun olmaz mı?” dedi. “Hayırdır, büyük bir sorun mu? Bak üzüldüm şimdi, oysa ben sizi çok mutlu görmüştüm.” dedim. “Yok, tabi ki mutluyuz, ama bizim de kendimize göre sorunlarımız var tabi, biraz özel sorunlar Nahit abi.” dedi.

“Bana güvenebilirsin, eğer paylaşmak istersen seni dinlerim ve elimden geldiğince de çözümü konusunda yardımcı olurum, ayrıca bende sır olarak kalır, bu konuda bana güvenebilirsin!” dedim. “Nahit abi sana güvenmesem bu kadarını da söylemezdim zaten, ama güvensem de daha fazlasını anlatmam doğru olmaz.” dedi. “Peki sen bilirsin!” deyip, torpidodan bir kartvizitimi çıkardım ve uzattım, “Eğer çok daralır da konuşmaya ihtiyaç duyarsan çağrı bırak, ben seni ararım!” dedim. Kartı aldı, “Tamam abi, ararım!” dedi. Bu arada yüzü değişmiş, hüzün, utanma, çekinme ve korku karışımı tuhaf bir ifade almış, gözlerini karşıya dikmiş anlamsızca yola bakıyordu. Bir kart daha çıkardım ve bir kalemle birlikte uzattım, “Buna da sizin numarayı yaz, bende de sizin numaranız bulunsun.” dedim. Numarasını yazdı ve uzattı. Baktım ev numarasını yazmış sadece, “Cep numaranı da yazsaydın.” dedim. “Ben cep telefonu kullanmıyorum, hep evde olduğum için ihtiyacım olmuyor.” dedi. “Peki tamam!” dedim.

Bu arada gideceğimiz yere varmıştık. Hayriyeye arabadan inmeden ona, “Sen kötü görünüyorsun, büyük bir sorununuz var galiba?” diye sordum. “Yok bir şey abi, sonra anlatırım!” dedi. “Tamam o zaman, yarın mutlaka telefonunu bekliyorum, anlatacaksın bana!” dedim. “Tamam! Erkan öğleden sonra saat 2:30 gibi evden çıkıyor, ozaman ararım.” dedi. “Tamam o zaman saat 2:30 dan sonra telefonunu bekliyorum, mutlaka ara bak! Bu arada sen geri nasıl döneceksin, saatte epeyce oldu?” diye sordum. “Ben bu gece burada kalacağım abi, kardeşimin düğün hazırlıkları var, yarın alışverişe çıkacağız, alışverişten sonra oradan direkt minibüsle dönerim eve. Abi çok teşekkür ederim, sana zahmet oldu bu geç saatte.” dedi. “Ne zahmeti canım, ne olacak ki, ne zaman arabalık bir durum olursa, gece gündüz farketmez, aramazsan gücenirim!” dedim ve tokalaşmak için elimi uzattım. Çocuğun başını dizine koydu ve tokalaştık. Eli elimde, “Yok bu sıcaklık normal bir şey değil!” diyerek gülümsedim. “Abi benim elim hep böyledir, pek tokalaşmam ama kimle tokalaşsam çocukluğumdan beri hep bunu söylüyorlar, demek ki sıcak kanlı birisiyim!” diyerek o da gülümsedi ve arabadan indi.

Hemen geri döndüm, ama içim içime sığmıyordu, eve nasıl vardım bilmiyorum. Gözümün önünden gitmiyordu, ertesi gün öğlene kadar bana bir yıl kadar uzun geldi. Saat 14:30 gibi çıktım dışarıya ve Erkanın geçmesini bekliyorum, ama geçmedi. Saat 15:30 oldu, ne Erkan geçti ne Hayriyeden telefon geldi, kafayı yiyordum. Masama geçip koltuğuma oturup gözlerimi saate diktim, kulağım telefonda. Saat 16:15 oldu halen telefon yok. Ne olursa olsun ben arayacaktım, eğer Erkan açarsa (Haftasonu müsaitseniz, ya siz gelin, yada biz gelelim) deyip bir şekilde olayı kapatacaktım. Kaldırdım telefonu, çevirdim numarayı, daha ilk çalışının ilk saniyesinde telefon açıldı…

“Alo.” dedim. Hayriyeden titrek ve kısık bir sesle cevap geldi, “Alo?” dedi. “Ben Nahit, Erkan evde mi?” diye sordum. “Yok Nahit abi, 14:30’da gitti o.” dedi. “Buradan geçmedi, kapıda bekledim ama göremedim?” dedim. “Abi motorla gitmedi, servisle gitti, normalde servis alıyor onu, ara sıra motorla gidiyor.” dedi. “Anladım. Hani arayacaktın, neden aramadın?” diye sordum. “Aramadım işte…” dedi. “Neden? Hani konuşacaktık?” diye sordum. Kısa bir sessizlik oldu, “Boşver Nahit abi, konuşmayalım!” dedi. “Hmmm. Pardon, sanırım aramakla ben yanlış yaptım. Ben konuşacağımızı, bana sıkıntılarını anlatacağını düşünmüştüm.” dedim. Yine kısa bir sessizlikten sonra, “Abi hangi sıfatla dinleyeceksin benim sorunlarımı, yani sana neden anlatayım, seninle neden konuşayım bunları?” dedi. “Dost olduğumuzu düşünüyordum ben.” dedim. “Tamam abi dostuz, ama aile dostuyuz, sorunlarımızla seni meşgul etmek istemem.” dedi.

“Sen bilirsin, ama akşam da dediğim gibi, eğer anlatmak, boşalmak istersen dinlerim ve anlattıklarını da bir sır olarak saklarım (burada boşalmak kelimesini özellikle kullanmıştım), her şeyi içine atmak sağlığına zarar verebilir, insanda bazen dışa vurma ihtiyacı doğar.” dedim. “Ya elbette konuşmaya ihtiyacım var, elbette birilerine anlatsam rahatlarım, ama bu neden siz olasınız? İşte benim kafamı karıştıran bu, yoksa birileriyle sıkıntımı paylaşmayı ben de isterim.” dedi. “Sen bilirsin, kime güveniyorsan onunla paylaşırsın, güvendiğin birisi varsa ona anlat, ama içinde tutma. Akşam bir ara çok kötü oldun, o halin aklımda kaldı, üzüldüğüm için aradım, onun için anlatmanı istedim, bana güvenebileceğini düşündüm.” dedim. “Güveniyorum…” dedi. “Güveniyorsan anlatırsın.” dedim. “Şimdi değil, ama belki daha sonra anlatırım.” dedi. “Peki ne zaman istersen anlatabilirsin, bilesin ki ben dinlemeye hazırım!” dedim. “Tamam abi bunu bilmek içimi rahatlattı.” dedi.

“Seni tutmayayım, eğer işin varsa kapatabiliriz.” dedim. “Yoo işim yok, çocuk uyuyor zaten.” dedi. “İyi, benim de canım sıkılıyordu, sakıncası yoksa öylesine sohbet edelim.” dedim. “Sakıncası yok…” dedi. “Alışverişi yaptınız mı?” diye sordum. “Evet yaptık, çok güzel şeyler aldık.” dedi. “Senin güzel şeylere ihtiyacın yok ki.” dedim. “Bana değil, kardeşime aldık… (Biraz sessizlik oldu) Hem benim neden güzel şeylere ihtiyacım olmasın ki?” diye sordu. Sustum, terledim ve titremeye başladım. Titrek bir sesle, “Sen zaten çok güzelsin, extra güzel bir şeye ihtiyacın yok!” dedim. Yine kısa bir sessizlik ten sonra, “Ciddi ben güzelmiyim?” diye sordu. “Hemde çok!” dedim. “İltifatın için teşekkür ederim, bunu duymak çok güzel!” dedi. Hayriyenin bu sözleri bana cesaret vermişti, artık balık oltaya geliyordu, “İltifat değil, gerçekten çok güzelsin, hatta hayatımda gördüğüm en güzel kadınsın!” dedim. “Yok artık, o kadar da abartmayın lütfen!” dedi. “Abartmıyorum!” dedim. “Nerem güzel ki?” diye sordu. “Yüzünden başka nereni gördüm ki?” deyince gülüştük…

“Beni güzel bulmana sevindim Nahit abi!” dedi. “Sorununuz bu mu yoksa, Erkan seni güzel bulmuyor mu?” diye sordum. “Yok, o da güzel olduğumu söyler ara sıra.” dedi. “Hmmm, tutturamadım!” dedim. “Abi sonunda konuşturacaksın beni, bizim sorunumuz sağlık sorunu!” dedi. “Nasıl yani, sağlık derken? Yoksa hastamısın? Demiştim sana bu sıcaklık normal değil diye.” dedim. “Yok abi, sorun Erkanda, bende değil!” dedi. “Öylemiiii? Peki nesi var? Hemen tedavi ettirelim, ağır bir hastalığı falan mı var? Doktora gittiniz mi?” diye sordum. “Hayır gitmedik! Zaten sorun da bu! Doktora gitmemesi!” dedi. “Nasıl yani? Niye gitmiyor ki?” dedim. “Gitmiyor işte!” dedi. “Ben götürürüm onu, sen hastalığını söyle bana!” dedim. “Gitmez abi! Utanıyor!” dedi. “Yahu sağlığın utanması mı olur, bu nasıl bir zihniyet, doktora gidilmez mi, nesi var bunun? Verem mi? Kanser mi?” diye sordum. “Yok abi, öyle bir şey değil, erkekliği ile ilgili…” dedi.

İşte tuzağıma düşmüştü. Biraz sessizlik oldu. “Hmmm, sanırım anlıyorum, ama sağlık sağlıktır, ben öyle düşünürüm, eğer tedavisi olan bir rahatsızlıksa gitmeli doktora!” dedim. “Abi özür dilerim, ama bir şey soracağım, tamam ben sana güveniyorum, ama aynı zamanda da senden utanıyorum, biraz açık konuşsam ayıp olur mu?” dedi. “Ne ayıbı yaa! Sen ne saçmalıyorsun, ayıp falan olmaz, istediğin gibi konuş! Anlat şimdi, nedir sorun?” dedim. “Abi Erkanın erken boşalma sorunu var!” dedi. “Öylemi? Hmmm, anladıımm, peki ne kadar erken?” diye sordum. “Çok erken! Dakika bile sürmeden! Bir defasında içine bile giremeden 3 kere boşaldı, dördüncüde de içine girer girmez boşaldı ve o günde çocuk kaldı. Aslında gerdeği de o gün yapmış olduk, yani düğünden 2 ay sonra! Ara sıra söylüyorum doktora gidelim diye, doktora gideceğimize beni öldür diyor.” dedi.

“Hmmm, durum baya vahimmiş, senin adına nekadar üzüldüğümü bilemezsin!” dedim. “Nahit abi bana bunları anlattırıyorsun da, peki yengemle sizin sevişmeniz nekadar sürüyor? Ne sıklıkta yapıyorsunuz?” diye sorduğunda bir üst Level’e geçtiğimizin göstergesiydi bu soru. Zafer kazanma yolunda ilerliyordum. Konuşmanın bundan sonrasını iyi yönlendirebilirsem, Hayriyeyi kesin sikebilecektim. “Yengenle hemen hemen hergün sevişiriz ve 20-25 dakikadan tut da 1 saati geçer bazen!” dedim. Hayriyenin şaşkınlığını telefondan bile hissedebiliyordum, “Yok yaa? Okadar sürüyor mu abi? Okadar süre yengemle ne yapıyorsunuz?” diye sordu. “Vaktimiz kısıtlıysa hemen yengene girerim ve 20-25 dakika yaparım yengeni, fakat vaktimiz bol olduğunda, yarım saate yakın birbirimize Oral yaparız, 69 yaparız, Rus işi, Fransız işi yaparız, Amerikan işi yaparız, değişik Fantaziler yaparız, Dirty Talking yaparız, birbirimizi birer ikişer kez Orgazm ettikten sonra Finali Doggy veya Jokeyle yaparız!” dedim. (Bilerek bu kelimeleri seçmiştim!).

Hayriye, “Oral? 69? Dörti Tolkink? Jokey? Dogi? Rus işi…? Abi anlatacaksan Türkçe anlat da anlayayım!” dedi. “Oooo, pardon canım! Haklısın! Örneklelerle anlatsam daha iyi olur aslında, fakat biraz açık saçık olur, sakıncası var mı?” dedim. “Yoo, sakıncası yok, istediğin gibi anlat abi!” dedi. “Bak şimdi, sevişmeden önce, yani sikişmeden önce, ön sevişme denilen birşey var, 69 bunlara en güzel örnek. 69’u sana şöyle açıklayım: Mesela ben yatakta sırtüstü yatıyorum, sen de benim üzerime ters yatıyorsun, ben seninkini yalarken, sen de benimkini yalıyorsun. Bunları yaparken de Dirty Talking yapıyoruz, mesela, Yarrağımı iyi yala Orosopu! Taşaklarımı em amına koduğumun Kaltağı! Birazdan senin bu daracık amcığını sikip parçalayacam! Domaltıp, osurta osurta sikecem seni Fahişe! Yarak hastası azgın Orospu seni! diyorum. Sen de, Sik parçala amcığımı koca yaraklı sikicim, erkeğim, kökle amıma, geçir yarrağını! falan diyorsun!” dedim…

Hayriye belliki bu kadar da açık beklemiyordu, sesi kesilmiş, telefonda hızlı hızlı nefes alışını duyabiliyordum. Muhtemelen eli amına gitmişti. Gerçi benim de elim sikimdeydi. Birkaç saniye suskunluktan sonra Hayriye heycanla ve titrek bir sesle, “Eee, sonra…?” diye sorunca, bir üst Level’e daha geçmiş olduk ve anlatmaya devam ettim. Artık resmen telefonda sekse dökmüştüm işi, “Bak mesela, amın kıllı mı?” diye sordum. Hayriye burnundan soluyarak, heyecanla, “Yok değil, devam et lütfen!” dedi. “Ohhh, yani amın kaymak gibi, kaymak gibi amlara bayılırım! Amının dudaklarını ağzıma alıp sündürüyorum, emiyorum, amcığına dilini sokuyorum, götünün deliğini parmaklıyorum! Sen de yarağımı hızlı hızlı emiyor, aynı zamanda amını yüzüme bastıra bastıra sürtüyorsun. İkimiz de birbirimizin ağzına boşalıyoruz, ben senin amının sularını yalarken, sen de benim döllerimi yalayıp yutuyorsun!” deyince, Hayriye köpek gibi soluyarak, telefonda inlemeye başladı. Çok geçmeden, Hayriyeden “Ağıhhhh Ihhhhh…” diye bir inleme çıktı ve hiç birşey söylemeden telefonu kapatıverdi. Kesin Orgazm olmuştu ve utancından kapatmıştı telefonu. Bu arada ben de küloduma boşalmıştım!

Ertesi gün yine aynı vakitte aradım. Hemen açtı yine telefonu, “Alo?” dedi. “Alo benim, Nahit! Dün hata ettim galiba, özür dilemek ve vedalaşmak için arıyorum, söz birdaha aramayacam! Kendine iyi bak, bye!” dedim. Hayriye hemen, “Dur kapatma!” dedi. “Efendim canım?” dedim. “Eğer dünkü bir hataysa, bu sadece senin hatan değil, bunu ben de istedim! Bana kızma, dün çok tuhaf oldum, ondan kapattım telefonu! İlk defa kendimi gerçek bir kadın gibi hissettim, ne olur konuş benimle. Beni birdaha aramazsan, ot gibi yaşamaya mahkum olurum, hayatımda hiç heyecan kalmaz!” dedi. Hayriye tam istediğim kıvama gelmişti, biraz daha üstüne gitmeye karar verdim ve “Bak canım, bu yaptığımızın yanlış olduğunu ve de sonunun nereye varacağını sen de biliyorsun, en iyisi burda bitirelim bu işi!” dedim. Hayriye ağlamaklı bir ses tonuyla, “Bunu bana yapma! Eğer yalvarmamı istiyorsan yalvarırım! Ne yapmamı istersen yaparım, nasıl olmamı istiyorsan öyle olurum! Altına yatmaya bile hazırım! Orospun olurum! Kaltağın olurum! Yarağını yalarım, döllerini yutarım! Erkeğim benim, sikicim benim! Domalt sik beni! Geçir yarağını amıma! Götümü sik, parçala!” deyince, dünkü kaldığımız yerden telefon seksine devam ettik…

Yaklaşık bir hafta boyunca hergün telefonda seks yaptıktan sonra, arkadaşımın o kapalı ve utangaç karısı Hayriye, artık tam bir Orospu gibi olmuştu ve artık gerçekten sikilmek istiyordu. Ben de dayanamıyordum artık ve nezamandır yüzünü görmemiştim, “Yarın sabah işyerime uğrasana aşkım, seni çok özledim!” dedim. “Kocam evde, çıkamam!” dedi. “Karımdan yemek tarifi almaya gideceğini söylersin, 5 dakika görsem yeter!” dedim. “Tamam bakarız!” dedi. Ertesi sabah saat 08:45 gibi işyerime geldiğinde içim içime sığmıyor, çıldırıyorum. Hemen kapıyı kilitledim, pancurları indirdim ve yanına geçtim. Aman tanrım o ne güzellik! Hafif bir makyaj yapmış, başında desenli saten bir başörtüsü vardı. Pardesüsünü çıkardığında, üzerinde beyaz sıfır yaka bir badi, altında topuklarına kadar inen, tüm hatlarını belli eden, kırmızı dar bir etek. Direk yanına vardım, ellerimi uzattım, ellerimden tuttu. Koltukta oturuyordu, kendime doğru çekerek kaldırdım ve direk dudaklarına yapıştım…

Çılgınlar gibi öpüşüyoruz. “Aşkım gel arka odaya geçelim!” dedim, elinden tuttum, arkadaki küçük odada Çekyat vardı, hemen oraya girdik. “Dur yapma, yakalanırsak rezil oluruz!” dedi. “Aşkım ben o riski alacak kadar istiyorum seni! Ya sen?” dediğimde, eteğini kaldırdı külodunu sıyırdı, Çekyata yattı ve “Ben de kocamı ve çocuğumu evde bırakıp sabahın köründe karından yemek tarifi almak gibi sudan bahaneyle buraya gelecek kadar istiyorum! Hadi sik beni!” dedi. Hemen amına yumuldum, bir iki dil darbesi atmak için, fakat sanki hiç am yok, orada incecik bir çizgi varmış gibi duruyordu amcığı. Hayatımda siktiğim karının haddi hesabı yoktur, ama böylesini hiç görmemiştim, 3-4 cm uzunluğunda ince bir çizgi! Aşkım bu ne böyle?” dedim. “Ne var, ne oldu?” dedi. “Aşkım bence Erkanda sorun yok, bu amcığa giremeden boşalmak hastalık değil, kimse dayanamaz buna!” dedim…

Hayriye saçlarımdan tutup beni kendine doğru çekti, “Çok konuşma şimdi karın falan gelir, hadi aç şu amcığımı!” dedi. Benim yarak zaten akşamdan beri kazık vaziyette, o amcığı da görünce damarlar patlayacak hale geldi. Hemen kafasını bolca tükürükledim ve Hayriyenin amına aşağı yukarı sürtmeye başladım. Yarağımın kafasını amının dudaklarında hissedince, Hayriyenin gözleri kaydı, “Aşkım, ilk erkeğim sen olacaksın, çok özledim bu anı, hadi sevgilim, geçir artık bana!” dedi. “Aşkım sen doğum yapmadın mı? Bu amcık sanki hiç açılmamış gibi!” dedim. “Sezeryanla doğurdum! Zaten Erkan içine girdi bir defa bile git gel yapmadan patladı, amımın gördüğü yarak bu kadar! Şimdi sen patlat, hadi göster marifetini, Zifaf yaptır bana, acıt canımı!” diyerek habire üstüne çekiyordu. “Hazırmısın aşkım?” dedim. “Hazırım erkeğim! Hemde nasıl hazırım! Anladın mı şimdi elimdeki ateşin sebebini?” dedi.

Yüklendim! Sanki yarağımla çarşaf yırtıyorum, o kadar dar amcık! Zar zor yarısına kadar soktum, Hayriye kolunu ısırıyor, gözleri sım sıkı kapalı, sanki nefes almıyordu. Biraz bekledim, kollarını açtım, parmaklarımı parmaklarına geçirdim, “Gözlerini aç sevgilim!” dedim, açtı. Göz gözeyiz, nefeslerimiz birbirine karışıyor, “Hadi kökle erkeğim!” diye inliyor. Bir daha yüklendim ve artık dibindeydim. Gözü gözümde, dişlerini sıkıyor ve öyle bir bakışı vardı ki, gözlerinden birer damla yaş başörtüsüne doğru süzüldü. Sikimi yavaşça geri çektim, tekrar yüklendim. Birdaha, bir daha derken titremeye başladı. O tapılası güzellik altımdaydı ve ben onu sikiyordum, hemde göz göze, inanamıyordum. Saatlerce öyle kalabilirdim, fakat acele etmeliydim, vaktimiz çok dardı, başladım pompalamaya ve gözlerinin içine bakarak, “Aşkımsın! Sevgilimsin! Kadınımsın! Orospumsun! Fahişemsin!” diyordum…

Hayriye de, “Erkeğimsin! Sikicimsin! Vurucumsun! Hadi sik beni! Hadi kökle! Vur dibime! Ohhhh yedir yarrağını bana, hadi sik Erkanın karısını, hadi vur koçum, vur erkeğim, çatır çatır sik, doyur amımı! Ohhhh, ilk erkeğimsin! Kökle Orospuna! Kökle Fahişene! Hadi hadi sik beni! Sik arkadaşının karısını! Senin Orospunum hadi!” diyordu. Bir süre pompaladım ve Hayriye sara hastası gibi titreyerek Orgazm oldu ve “Ben bittim, hadi sen de boşal erkeğim!” dedi. “Korunuyormusun?” dedim. “Hayır, fakat patla amıma, fışkırt, dibimi dölle erkeğim!” deyince ben de öyle bir patladım ki, 15 yıldır böyle boşalmamıştım. 3-4 dk. içinden çıkmadan üzerinde yattım dudak dudağa. Sonra hemen kalktık toparlandık. Pancurları ve kapıyı açtım hem caddeye bakıyoruz hem konuşuyoruz. “Harikaydın aşkım, bana kadınlığımı tattırdın!” dedi. “Sen de öyle aşkım, o nasıl amcık öyle, neredeyse hiç olmayacakmış, resmen yarağımı acıttın!” dedim. “Bendeki amcık amcık da, siken yarak olmayınca amcık ne yapsın? Aşkım ben gideyim artık, kimseyi şüphelendirmeyelim!” dedi. “Tamam aşkım, yalnız bu sikişi ben saymıyorum! Bu akşam geleceğim, seni evinde doya doya sikeceğim, olur mu canım?” diye sordum. “Aşkım çok korkuyorum gören olur diye!” dedi. “Yok ben kimseye görünmeden gelirim aşkım. Saat tam 20:30 da sendeyim, tamam mı Hayriye?” dedim, “Tamam Nahit!” dedi, gitti.

Heyecanla akşamı beklemeye başladım. Akşam saat 20:30 da evinin önünden geçerken sokak kapısının açık olduğunu gördüm ve hemen içeri daldım. Kapıdan içeri girer girmez kapı arkamdan kapandı. Baktım kapıya sırtını dayamıs öyle bekliyordu. Evin ışıkları tamamen sönüktü, ancak sokak lambasının ışıkları pencereden sızıyor ve evin içini loş bir aydınlık kaplamıştı. Hemen kucağıma aldım ve odaya götürdüm hiç konuşmuyorduk. Öpmeye başladım. Yavaşça çömeldi ve gözlerimin içine bakarak fermuarımı açtı, yarağımı ağzına alarak öyle bir emmeye başladı ki, daha bir dakika olmamıştı, benim yarak beton gibi olmuştu bile. Ben de onu yalamak istiyordum, yarağımı iki eliyle kavradı, “Hayır ben bunu istiyorum hemen, sen sonra yalarsın, vaktimiz çok nasıl olsa!” dedi.

Hemen birbirimizi soyduk, yere uzandı, “Hadi koçum! Hadi benim hovardam! Göster şu erkekliğini! Yarağa doyur şu amcığımı!” dedi. Hiç beklemedim, hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, yarağımı amının dudaklarında aşağı yukarı gezindirmeye başladım. Hayriye çıldırmıştı, kıvaranıyor, “Geçir kökle artık, ne olur dayanamıyorum, sok koca yaraklım, sok orospun olayım, sok artık!” diye yalvarıyordu. Öyle bir kökledim ki yarağımı, sanki kızgın bir taşın deliğine sokmuşum gibi acı duydum. Onun ise çığlıkları evin içini doldurdu. Gözleri hafif kaydı, bayılacak sandım. Derin derin nefes alıyordu. Ben yarağımı amından yavaşça geri çekip, çok sert bir şekilde tekrar yüklendim. Kısık bir sesle inliyor, boynumu ve kulaklarımı yalıyor, küçük ısırıklar konduruyordu. Ben hızlanmıştım, kısık kısık nefes alıyordu, “Vur erkeğim, dibime vur! Vur koçum! Sik, becer beni! Sen benim ilk erkeğimsin, yırt şu amımın yarak görmeyen yerlerini, yırt aşkım, kocacığım, koca yaraklı hovardam, sik parçala amımı koca yaraklım, sikemeyenin amını böyle sikerler, off dayanamıyorum, içimi yakıyorsun, pompala canım, hadiiiiii geçirrrrr aslanım!” dedikçe hayvanlaşmıştım…

Hayriye amının kaslarını sıkarak adeta yarağımı bırakmamacasına eziyordu. Amcığı gevşeyeceğine sanki dahada sıkılıyor, daralıyordu. Susmak bilmiyor, haykırıyordu, “Açım koca yaraklım, açım yarağa, açım sikilmeye! Of ne güzel sikiyorsun! Seni ilk gördüğümde amımdan akan suyu görseydin oracıkta Erkanın yanında tecavüz ederdin bana, Erkana da başımı tuttururdun!” dedi. “Tutarmıydı?” diye sordum. “Böyle siktiğini görse eminim beni kendisi siktirir sana, zaten tapıyor sana!” dedi. Bunları duyunca anladım ki, o hanım hanımcık, çıtı pıtı, kapalı kadının fantazi dünyası sınırsızmış, sikişirken konuşmak ve özellikle kocasını aşağılamaktan müthiş zevk alıyordu. Hemen ben de buna yardım etmeye başladım, “Senin o boynuzlu kocanın amına koyayım ben! Karısını siktiğimin pezevengi!” dedim.

“Oooohhh, eveeet, sik Erkanın karısını! Pezevenk kocamın sikemediği amına koyyy errkeğimmm. Sik, boynuzlat arkadaşını, Erkana boynuz taktır bana, sikicim sen ol, boynuzlu pezevengim o olsun, yırt amımı, yırt götümü, sana kendimi o pezevengin kucağında siktirmezsem bu yarrak bana haram olsun sikicim!” diye haykırıyordu. “Sen tam bir Orospuymuşsun, amına koyduğumun Kahpesi, amının ateşi vücuduna, eline vurmuş, anlasaydım ilk fırsatta zorla sikerdim seni, adi Fahişe!” dedim. “Evet tecavüz etmeliydin bana, zorla, bağırta bağırta, ağlata ağlata sikmeliydin, o gün arabanla dağa kaldırmalıydın beni!” dedi. “Sende bu Orospuluk varken seni daha öyle sikerim ki, o pezevenk kocanın boynuzları caddelere sığmaz, merak etme!” dedim. “Ooohhh sik erkeğim Erkanın karısının tazecik amcığını! Daha bu orospu kocasının taptığı bu arkadaşına neler verecek!” dedi. “Neler vereceksin?” dedim. “Amcığımı verecem!” dedi. “Onu zaten verdin amcık karı, dalga mı geçiyorsun, amına koyduğumun Orospusu seni!” dedim.

“Götümü de verecem, bakire el değmemiş götümün de sahibi sen olacaksın erkeğim!” dedi. “İşte bu güzel!” dedim. “Götümü de siktirecem sana, fakat önce şu doymamış amcığımı doyurmalısın, sik Nahitim! Sik erkeğim, hovardam benim! Oohhh! Kocam olacak o pezevengin boynuzları uzasın, arkadaşının altında amımı siktiriyorum, ohhhh! Hadi vur! Sakın durma! Oooof, aaaah dayanamıyorum, bana birşeyler oluyor, içim gidiyor, sakın durma, kökle birtanem, kökle! Ahhhh…” dedi ve titremeye başladı. Boşalmak üzereydi, zevk alması için yarağımı geri çektim, başının yarısına kadar çıkardım ve tekrar kökledim ve öyle bir bastırdım ki, dibinde bekledim ve boşaldığını hissettim. Ben ise hızımı daha alamamıştım, kendimi sıkıyor boşalmamak için direniyordum…

Yaklaşık 45 dakika sonra Hayriye dördüncü kez boşalırken, ben de patlamak üzereydim ve makina gibi hızlandım, “Geliyorum Orospu, nerene boşalayım?” dedim. Hemen bacaklarını sımsıkı belime, kollarını da boynuma doladı, gözlerimin içine bakıyor, sıktığı dişlerinin arasından, “İçime boşal koçum, içime boşal aslanım! Her yerim senin, istediğin yerime boşalabilirsin, ama önce şu Orospunun döle susamış taze amını döllerinle bir sula, arkadaşının sikemediği karısını dölle, bu am senin döllerine kurban olsun, hadi sikicim, hadi fışkırt amıma, fışkırt döllerini!” dedi. “Ya hamile kalırsan?” deyince, “Offff, hadiii, fışkıırrrrt aşkımm, bırak kendini, hadiii ak içimeee, ak amımaa, ohhh hadi sikicim, yolla döllerini hadiii, kalırsam sana hamile kalayım, senin çocuğunu doğurayım, hadiiii!” diye bağırdı. Öyle tahrik olmuştum ki, artık bu sözler üzerine o anda patladım! Ama ne patlayış, amının içi, en ücra köşesine kadar dolmuştu. Adeta kısa bir baygınlık geçirdi…

O gece Hayriyeyi defalarca siktim (Götten de siktim!) ve ilişkimiz 3 yıldır sürüyor. Her fırsatta amdan, götten, ağzından, neresi denk gelirse orasından çılgınca siktim. Şimdi benden hamile kalınca kocasına her şeyi anlatmış, kocası önce kızmış, ama sonra çaresiz olduğu için kabullenmiş…

Film İzleyerek Mutlu Olun

Porno film izle kavramını sadece seks filmleriyle kısıtlı tutmak oldukça yanlış olur. Nitekim, bu filmlerin yalnızca sevişmeden ibaret olmadığını ve bu sahneler içerisinde büyük hayat çıkarımlarının gizli olduğunu da bilmelisiniz. Özellikle de son beş yıl içerisinde liseli türk porno film izle açısından bir hayli önemli gelişmelerde yaşanmıştır. İnternet teknolojisinin gün geçtikçe kendisini geliştirmeye başlaması ve bu gelişim süreci sayesinde de daha nitelikli sonuçlar elde edebilme imkanları da, bu özel filmleri türk porno film izle sayesinde daha kaliteli bir konuma taşımıştı. İçerikleri ve görüntü kalitesinin yanı sıra, izleyicisine karşı sağlam bir saygı çerçevesi oluşturmuş olan bu filmlerde, kendinizi için en özel olanını keşfedebilir ve bu sayede de türkçe alt yazılı porno apayrı bir sinema bakış açısı da geliştirebilirsiniz. Bunun içinde yapmanız gereken şey açıkça bellidir aslında. İlk olarak geniş bir araştırma ve daha sonra da kendinizi özel hissettirecek kategorileri bir arada toplamak. Böylece çok daha pratik bir film izleme alışkanlığını rahatlıkla elde edebilirsiniz. Unutmayın ki film izlemek insanları her zaman mutlu ve enerji dolu kılan bir olgudur.

Eğlenceli Anların Bileti

enerjiniz düşük olduğunda sizi kısa sürede kendinize getirecek etkileyici filmler izleyebilir ve bu filmlerin içlerindeki son derece komik sahnelerde kahkahalarınız ile enerjinizin yükseldiğine tanık olabilirsiniz. İzlediğiniz her an size oldukça iyi gelecek filmler ile çok eğleneceğinize emin olabilirsiniz. sizi oldukça eğlendirecek filmleri son derece başarılı bulacak ve bu filmlere zaman ayırmaktan keyif alacaksınız. porno film izleyeceğiniz zaman moraliniz bozuksa ya da biraz olsun gülmeye ihtiyacınız varsa komedi filmleri arasından bir tercih yapabilir ve bu tercihin sonucunda ihtiyacınız olan her şeye siz de sahip olabilirsiniz. sizi her dakikasında güldürmeyi başaracak bu filmler ile harika zaman geçirecek ve bu filmlerin her birini çok beğeneceksiniz. adult sikiş izlerken eğlenmenizi sağlayacak komedi filmleri ile mizahi yönünüzün kuvvetlendiğini ve espri yeteneğinizin fazlası ile geliştiğini göreceksiniz. size hem bunları katacak hem de sizi oldukça eğlendirip bir yandan da enerjinizi yükseltecek komedi filmleri ile harika zaman geçireceksiniz. eğlenceli anların bileti olan komedi filmlerini kaçırmayın.

Kaliteli Sinema Filmleri

İnsanoğlunun günde en az 2 saatliğine de olsa kendisine kalma isteği her daim günceldir. bu istekler akabinde de, geçmiş yıllara oranla pek çok sinema filmi yapımcısı birbirinden kaliteli sıcak filmleri piyasa içerisine sürmeye başlamıştır. bu kalitelere sahip olan filmler sayesinde de, mutlu geçecek özel dakikaları rahatlıkla elde edebileceksiniz. bunun içinde öyle çok yüksek ücretler ödemenize de hiç lüzum bulunmamaktadır. porno sayesinde son zamanlarda birbirinden farklı sinema filmlerini sadece birkaç saniye içerisinde izleyebilir ve kendiniz için harika bir yaşam alanı oluşturabilirsiniz. gerçekliğin eskiye oranla çok daha fazla olduğu esmer porno izle kategorilerinde, en sıcak anlara doyasıya tanıklı edebileceksiniz. son zamanların en popüler yıldızlarına sahip olan bu filmler sayesinde, hayata karşı her zaman olumlu bakabileceksiniz. Şunu da asla unutmamak gerekir ki, şu hayatta izlenilen her film, gelecekte karşımıza çıkacak olan gelişmelere karşı göstereceğimiz tecrübe olacaktır. bunun içinde kaliteli içeriklere sahip olan bu filmlere mutlaka bir şans tanıyın.

Film İzlemenin Verdiği Keyif

film izlemek çeşitli deneyimleri çağrıştırır. oluşan duygular, hislerimiz ve buna bağlı önemli etmenler, film izlerken oluşur. Çünkü bir film izlemek, bazen bir insanın orada olmasını istediği şey ya da bazen zihninde bazı düşünce yelpazesinin doğmasındaki temel etmenleri barındırmaktadır. bu nedenle film izlemenin verdiği keyif ve bu keyfin getirdiği hoş duygular, beklentileri en iyi şekilde gerçekleştirmekte ve sağlar. porno film izle, film izlerken yaşanabilecek keyifli duyguların sağlanmasında aracı olur. film izlemenin amacına uygun olarak bir çalışma vardır ve bu insanların film izlerken alabileceği mesajları da içermektedir. film izlemenin tek bir tanımı yoktur. Çünkü filmin konusu, başlığı ve kategorisi çeşitli duyguları barındırmaktadır. bu nedenle ruh halimiz, film izlmasaj porno eme tercihimizi, etkenimizi ve bugün şunu izleyeyim gibi etmenlerle, pek çok tercih yapmamızı da sağlamaktadır. bu nedenle her zaman olumlu düşünmek gereklidir. bu yüzden kendimize vakit ayırıp üniformalı sex film izle hizmetindeki filmleri izleyerek, keyif alabilir ve beklentilerimize uygun bir film izleyebiliriz.

Aklınıza Gelmeyecek Senaryolar

uzun süre düşünseniz yine de aklına gelmeyecek pek çok olayın konu edildiği filmleri izlerken unutulmaz anlar yaşayacaksınız. amatör porno
aklınıza gelmeyecek pek çok konuda film ile karşılaşacak ve bu filmlerin her birini ilgi ile izleyeceksiniz. İlgi ile takip edeceğiniz senaryoları çok beğenecek ve bu filmleri arkadaşlarınız ile izlerken de oldukça keyifli zaman geçireceksiniz. eğlenceli anların tadını çıkarmanız için size büyük bir fırsat sunacak filmlerin her birini izlemek için can atacak ve bu filmleri izlerken yalnız da olsanız çok eğleneceğinizi göreceksiniz. porno izleyerek sınırsız eğlencenin dünyasını keşfedecek ve bu dünyanın kapılarını bir kez araladıktan sonra bir daha buradan çıkmak istemeyeceksiniz. eğlencenin içine çekip alacak ve sizi bu eğlencenin bağımlısı yapacak filmler ile harika zaman geçireceksiniz. ermeni porno izleyebileceğiniz her gün hoşunuza gideceğini düşündüğünüz bir film seçecek ve seçmiş olduğunuz filmi merakla takip edeceksiniz. merakınızı uyandıracak filmler sayesinde oldukça eğleneceğinizi görecek ve bu filmler ile daha sık zaman geçirmek isteyeceksiniz.

kocam ile fantezimiz

Bunları normal bir kafayla yazmaya cesaret edemem. Aynı zevki de alamam herhalde. Kafam güzel… Ve kafamın her güzel olduğu zaman olduğu gibi, belimin aşağısından başlayan o tanıdık ve baştan çıkartıcı enerji tüm vücuduma yayılıyor. Beynime vardığında beynimden pompalanan yeni güç beni bir orospuya çeviriyor. Ondan sonraki saatlerim ve belki günlerim bu şeytana uyum sağlayarak geçiyor.

Kocam olmasaydı kendimi bu kadar tanıyamazdım, yaşayamazdım. Her şeyi bana o öğretti. Tüm gizlerim onun sayesinde vücudumda ve beynimde açıkça ortaya çıktı. Daha önceleri yapmadığım şeyleri yaptım, yaşamadığım şeyleri yaşadım, almadığım zevkleri aldım.

Kocamla tanıştığım ilk günlerde giydiğim daracık pantolon ve taytları beğenmekle birlikte,çanakkale escort bana kısa etekler giyinmemin daha güzel olacağını söyledi. Fiziğimin çok güzel olduğunu, uzun, düzgün bacaklarımı giymeyi sevdiğim pantolonlarla kapatmamam gerektiğini anlattı uzun uzun…

Aslında çıplaklığı seviyordum. Kendimi sergilemeyi ve çaktırmadan röntgenlenmeyi, karşımdaki erkeğin tahrik oluşunu hissetmeyi ve görmeyi seviyordum. sivas escort Erkeklik organını izlemek, dokunmak, öpüp yalamak, bir erkeğe yaklaşırken ilk adımımdır. Uzun uzun yalayıp emmeyi çok seviyorum. Erkeğimin spermlerini yutmayı da… Yüzüme ve göğüslerime sperm fışkırtılması beni çok tahrik eder.

Bacaklarım uzun, kalçalarım dik, belim ince ve kasıklarımla beraber en seksi bölgemdir. Kadınlığım uzun sure epilasyon yaptırmamdan dolayı kılsız ve yumuşacıktır. Dış dudaklarım kısa olduğu için amımın görüntüsünü çok estetik buluyorum. Pornolardaki ufacık kızların lahana gibi görüntüsü yoktur amımda… Dışa fışkırmadığı için her türlü tayt veya dar pantolonu giydiğimde erkeklerin ilk bakışı kasıklarımla beraber aşk üçgenime sabitleniyordu.

Sikici erkek bakışları amımdan sonra dik ve orta irilikte 85 numara göğüslerime odaklanıyordu. Göğüslerim dimdiktir. Uçları sürekli diktir. Kocamın evlendikten sonra bana ilk yaptığı zorbalık, sutyene veda etmemdir. Artık gömlek yada tişört altında memelerim hürdü. Her türlü elbisenin altında da istisnasız böyleydi.

kocam benimle sohbet ettiğinde sanki içimi biliyor gibi sırayla önerdiği şeyler zaten benim hayalimde bile yapmaktan heyecan duyup yaşamaya cesaret edemediğim şeylerdi. Geceleri yalnızken mastürbasyon yaparken düşlediğim şeyler, kocamla beraber bedenimde uyguladığım ve ruhumda yaşadığım şeylere dönüşüyorlardı.

Kumaş etek ve ceket takımları, döpyesler, bana iş kadını havası veren fakat mini etekli elbiseler aldık. İşyerimde etek boyu kalça yuvarlağımın hemen altında biten dar kumaş eteklerimle, altına giydiğim yüksek topuklu ayakkabılar beni harika gösteriyordu. Çalışanlarım ile müşterilerimin bakışlarından belliydi. Biliyordum ki, ellerini eteğimin altına atmak, külodumu, kalçalarımı, amımı okşamak, sikmek için can atıyorlardı hepsi de…

Öncesinde de seksi giyiniyordum ama şimdi kendimi daha açık teşhir ediyordum ve akşamı iple çekiyordum. Çünkü vücudumu gözleriyle yiyen bakışlar altında o kadar azıyordum ki o gece kocamla çok heyecanlı, şiddetli sevişiyordum. Onunla sevişirken gündüz beni izleyen erkekleri anlatıyordum. Bağıra bağıra boşalıyorduk.

Ve kocam çıtayı yükseltti. Teşhirciliğin bir sanat olduğundan bahsetti. Ortama ve kişiye bağlı teşhir biçimleri olduğunu, önemli olanınsa bunun ölçüsünü şaşırmamak gerektiğini anlattı. Bir arkadaşımın kocasından işyerimde çalışanıma, gece barda karşımdaki yabancı adamdan, dans pistindeki gence, arabadaki şoföre, iş adamlarına vs… Hepsinde bir doz ve ahenk farkı vardı.

Dozunu kaçırmadan bu oranı iyi ayarlarsam, sergilediğim teşhir ya da karşı taraf için frikik çok heyecanlı hale geliyordu. Uzaktan, kendime dokundurtmadan ortamla sevişmenin en etkili yoluydu. En yakın arkadaşlarımın kasıklarımı süzmelerinden aldığım hazla, geceleri o anı düşleyip çok mastürbasyon yapmıştım.

O günden sonra bilinçli teşhir dönemi başladı. Doğallığında frikik veriyordum. İşyerimde yanımda çalışan personel bir sure sonra kısa kumaş eteklerimle koltuğa oturduğumda zorunlu görünen küloduma alıştılar. Göğüs uçlarıma da… Ceketimi ofisimde çıkarmış olduğum için yakası her zaman bir düğme fazla açık gömleğimden, konuşurken masaya eğildiğimde uçları görülen memelerimin karşı tarafta avuçlama duygusu yaratıyormuş. Kocam öyle diyor…

Yüksek topuklu lacivert ayakkabılarımla işyerimde birisinin masasına yürüdüğümde her erkeğin ve hatta kadının gözlerinin bacaklarımı ve kalçalarımı izlemekte olduğunu görüyordum. Etek hizası kalçalarımın aşağı inen tepelerinin bittiği yerde bitiyordu ve masaya eğildiğimde külodum görünüyordu. Gömleğimin arasından da muhteşem göğüslerim…

Teşhir konusunda çok rahattım alışmıştım. 11 personelim var sekiz tanesi erkek. Hepsi de genç. İşim gereği personel alırken yakışıklılığa yada güzelliğe önem vermek zorundayım. Bir güzellik salonu sahibiyim.

Anlattığım gibi, kocamın sayesinde en yakın çevremden, günlük karşılaştıklarıma kadar tüm erkeklerin bana olan seviyelerinde bir dalgalanma yaşadım. bilecik escort Artık çok istenilen ve bunun bir şekilde hissettirildiği seksi bir kadın olmuştum. Farkında değilmiş gibi davranıp kocamla ya da onsuz verdiğim frikikler sayesinde çok farklı hazlar yaşıyordum. Cinsellikte kocamla çılgın bir aşk yaşıyorduk. Her başbaşa kaldığımızda, yatağa her girdiğimizde ona başka erkeklerin beni bakışlarıyla nasıl siktiğini, o adamlara amımı göğüslerimi nasıl teşhir ettiğimi anlatıyordum.

Kocam ara ara onların beni gerçekte de sikmelerini istediğini fısıldıyordu. Ona eşlik etmeye başladım. O gün beni dikizleyen erkeklerden beğendiğimi söylediğim erkekle hayal ettiğimiz seksi anlatmaya başladık sevişmelerimizde…

Gün geçtikçe bu konuşmalarla o kadar rahatlamıştım ki erkeklerin karşısında, özellikle alkol aldığım gecelerde, adeta bir aşk tanrıçası oluyordum. Frikik verirken tanımadığım bir erkekle gözlerimle yiyişiyordum. Oysa ki yakın zamana kadar erkeklerin gözlerine uzun sure bakamazdım.

Alkol aldığımda bazen daha da ileri gidiyor, külotumu çıkarıveriyordum. Kısacık eteğimin altından bacaklarımı aralıyor, külotsuz amımı seksi bir şekilde açıp sergiliyordum. Karşımdaki adamı çapkın bakışlar, anlamlar yüklediğim gözlerimle boşaltıyordum. Bunu kocamla yan yanayken yapıyordum.

Bir gece kocamın yakın bir arkadaşı gözleriyle bir verdiğim frikiği, bir kocamı kontrol edip sonra bakışlarıma yanıt vermekten şaşı olacaktı. Kocam hisseder diye çok ürkmüştü. Kocam ise karısının yanı başında başka erkeklere düpedüz amını gösterdiğini fark etmemiş gibi yaparak gizlice boynuzlanmanın hazzını yaşıyordu. Böyle anlarında genelde eli pantolonunun cebinde, sikini avuçlamış olurdu.

Akşamları bir kokteyl, yemek dönüşü, konuklarımızla eve kahve içmeye gelmek yine ikimizin en sevdiği andır. Dışarı çıkmamız nedeniyle giydiğim çok kısa ve transparan elbiseler, beyaz ya da siyah ince şeffaf taytlardan belli olan amım ya da külodumla kalçalarımı sergilediğimde kocam artık kopardı. Salonda koltuk ve kanepede bir arada oturup kahvelerimizi içerken, külodum ya da amım, kalçalarımın koltuğa gömülmesi nedeniyle nasıl oturursam oturayım ortaya çıkardı. Yabancı gözler şaşkınlıkla orama kilitlenirdi istemsizce ve ben bu durumu çok sever, kendimi olabildiğince sergilerdim.

Araba sürerken ya da yan koltukta otururken frikik vermeyi de çok severdim. Kocamın çok yakın arkadaşlarına özel frikikler verirdim araca binerken yada inerken… Kocam bir gece sevişme sonrası sohbet ederken erkek yada kadın fark etmeden onlara sık ve uzun dokunduğumu, buna engel olamadığımı anlattı.

Biraz düşününce bu yanımı hatırladım. Erkeklere ve kadınlara dokunmayı istiyordum sarhoşluğumun ilerleyen zamanlarında… Erkeklerin siklerini avucuma almayı ve diz çöküp emmeyi istiyordum. Kadınların kalçalarını ve göğüslerini okşamayı, onların benimle öpüşmelerini istiyordum.

Çıplaktık yatakta, sevişme sonrasının tatlı rehaveti, kocamın anlayışı, kolaylaştırmasıyla, hep içimde gizlediğim bu duygularımı itiraf ettim. Biseksüeldim. Kocamın da gizledikleri vardı. kendi duygularını bana tamamıyla itiraf etti. Benim başka erkeklerle, onunla ya da onsuz, tek ya da toplu seks yapmamı düşlediğini, yalnız olduğunda beni başkalarıyla seks yaparken hayal ettiğini ve masturbasyon yaptığını, bazen günde 6-7 kez bunu tekrarladığını ve boşaldığını anlattı.

Ben de kocam yokken, onun katılımıyla ya da onsuz kendimi teşhir edip etkilediğim erkeklere dokunmayı hayal edip masturbasyon yapıyordum. Onları ağzıma alıp emiyor ve sarsıla sarsıla boşaltırken spermlerini yutuyordum. Duvarın bir yanında kocam evdeki konuklarla sohbet ederken duvarın diğer tarafında yabancı erkeklerle sevişiyordum.

Tüm gece boyunca tahrik ettiğim adam mutfağa çıkmamı fırsat bilip beni duvara yaslıyordu. Külodumu, amımı avuçlayıp okşuyor, sonra hırsla külodumu yırtıp koca sikini zorla içime sokuyordu.Sikin başı sert bir şekilde içimde ilerliyor, rahmimin derinlerinde kayboluyordu.

O erkek beni koca sikiyle becerirken, yatakta parmaklarım amımda, kendi başıma çırpına çırpına boşalırdım. Sonra da kocamı aldattığım için, başka erkeklere karşı hissettiklerim nedeniyle pişmanlık duyardım. Ama kocam bu konuşmasıyla tüm pişmanlık duygularımı yok etti. İnsanın çok eşli bir varlık olduğunu, aşkın çokeşliliği yok etmediğini, tam tersine güzelleştirdiğini, özellikle aşk yaşanırken çok eşliliğin daha gerekli olduğunu anlattı bana.

Birbirini tanıma aşamasını geçmiş çiftler, bizim yaptığımız gibi gizli duygularını yaşamaya başlarlardı. Sonrasında yüksele yüksele başkalarını seks dünyalarına katma aşamasına gelirlerdi. Biz de şimdi o aşamaya gelmiştik.

Biraz tereddütlüydüm. Tedirgindim daha doğrusu… İleriyi göremiyordum ama tüm bu konuşmalar, benim olmasını istediğim konuşmalardı.Yaşamak istediğim şeyleri kocamdan gizlemeden yaşamalıydım. Adam bir sanatçıydı ve beni cinsellikte ağır ağır yukarı taşıyordu.Çok mutluydum.

Bir gece yakın arkadaşlarımızla dışarı çıktık. Üzerimde çok kısa bir çiçekli kumaştan, askılı önü düğmeli harika bir dekolte elbise giymiştim. Kocamın yakın arkadaşının kuzeni olan, iri yapılı, atletik vücutlu ve giydiği pantolondan iri olduğu belli olan sikiyle Akın yanıma oturmuştu. Bir ara bacaklarının bacaklarıma fazlasıyla yaslandığını fark ettim. Belimin çevresinde ve amımın içinde hafif bir dalgalanma oldu.

Bar fazlasıyla karanlık kalabalık ve gürültülüydü. Masadaki sekiz kişi mecburen yanındakiyle sohbet ediyordu.Ben de yüksek döner tabureyi yana çevirip Akın’la sohbete başladım.Yüzümü ve vücudumu ona dönüktü tamamen… Bacaklarından birini iki bacağımın arasına yerleştirdi. Mecburen, amıma temas etmemesi için bacaklarımı biraz araladım. Kırmızı minicik tül külodumdan amım ortadaydı. Karanlıkta loş ışık nedeniyle tam görülmeyen külodum ve aşk üçgenime dizini dokundurdu.

Ayağa kalkıp uzun oturaktan indik. Aşırı kalabalık nedeniyle dans eder gibi yapışarak konuşmaya çalıştık ve müziğin yükselen ritmiyle beraber, birbirine yapışmış vücutlarımıza dansı soktuk. Hafif salınarak dans ederken kabarmış sik amıma yaslanmıştı. Akın’ın elleri belimi hafifçe tutmuştu. Sonra bir eli aşağı inip kalçamı okşadı ve kavradı.

Gözlerimi kapamış, ona sarılmıştım. Parmakları amımı okşasa diye düşündüğüm anda parmakları külodumun üzerinden amımı kavradı. Öyle güzel sıkıp okşadı ki zevkten istemsizce boynunu dişledim. Karanlığın içinden külodumun ağını aralayıp amımın deliğini bulan ve içeri giren parmağıyla beni zaptetmişti. Yanıyordum. Sulanmıştım. Titriyordum.

Çektim kendimi… Ona bakmadan arkamı döndüm, uzaklaşıp kocamın olduğu tarafa yöneldim. Arkamdan geldi ve yarı yolda belime arkamdan sarıldı. Boynumu öptü. Bıraktı. Dönüp sikini elime almayı istedim deli gibi… Ama yapamadım. Kocamın yanına gittim. Kocam farkındaydı her şeyin, kulağıma eğilip,

“Rahat ol aşkım. İçinden geleni yap. Kendini, içindeki kadını, arzularını serbest bırak, kısıtlama…” dedi.

Onu minnetle dudaklarından öptüm ve yeniden geriye yürüdüm. Gözlerinin içine baka baka, kalabalığın içinde hareketsiz beni bekleyen Akın’a yaklaştım. Elinden tuttum, el ele kalabalığın içine karıştık. Yükselen müziğin ritminde dans pistinde tüm bedenler birbirine değiyordu. Yürürken diğer elimle kadınların göbeğini ya da kalçalarını kazara olmuş gibi okşuyor, sürtünerek geçerken erkeklerin siklerine dokunuyordum pantolonlarından… Kimsenin umurunda değildi. Dans en büyük cinsel ayindir. Kalabalıkta ve karanlıkta tamamen kaybolduğumuz bir yerde durdum, döne döne dans etmek istedim. Fakatk Akın durmadı,

“Gel benimle…” deyip elimden tuttu ve devam etti. Bardan çıktık, yana dönüp binanın asıl giriş kapısından içeri girdik. Sonra da bir kapıyı anahtarla açıp içeri soktu beni. Sonradan anlattığında öğrendim. Barın sahibi arkadaşıymış ve beni sikeceğini söyleyip anahtarı kapının üzerine koydurmuş. Barın sahibi olan ve benim de uzaktan tanıdığım Murat’ın bilgisiyle sikiliyordum.

Büroya girince dışarıdan gelen ışıkla aydınlanan kanepe ve koltukları seçti gözlerim.Saçlarımdan tuttu ve ağzımı yalamaya başladı.Yumuşak ve yaygın diliyle bastıra bastıra yüzümün her yerini yalıyordu.Bir yandan usul usul hırlıyordu.

Sonra beni diz çöktürdü ve sikini yüzüme dayayarak dimdik durdu.Anladım ve düğmelerini çözüp pantolonunu aşağı indirdim, çıkardım. Sonra önünde oluşmuş kabarıklığıyla güzel görünen slibini indirdim.

Şişmiş ama daha tam kalkmamış dev gibi bir sik vardı karşımda… Hayatımda böyle alet görmemiştim. Parmaklarıyla ağzımı açıp yalattı parmak uçlarını ve sonra sikin başını ağzıma bastırarak yerleştirdi. Ağzım ikiye ayrılmış, bir yılan gibi Akın’ın sikini somuruyordum. Ağzımda büyüyen sik kendine yol bularak gırtlağımı zorlamaya başladı.

Hoyrat davranmayı seviyordu. Sik kemik gibi sertleşmişti. Eğilip yere diz çökerek beni kucakladı. Kanepeye yatırıp bacaklarımı sonuna kadar açtı. Koca sikinin başını ıslanmış amıma yerleştirdi. Sonra da tüm bedenini vücuduma bastırdı. İçim yırtıldı adeta ve siki bir anda rahmimin duvarına dayandı.

Bacaklarım kalçalarımı kavrayan ellerinin ardından kollarının bastırmasıyla sonuna kadar açılmıştı ve kol kalınlığına yakın olan sik içimi de açmıştı. Durmadı ki acımı yaşayayım… Pompalamaya başladı ve hiç hız kesmeden hatta belirli aşamalarda ritmi yükselterek bir saat aralıksız pompaladı beni. Keskin bir acıyla başlayıp uzun acıların içinden çıkan zevk ve kasılmalar eşliğinde ara vermeksizin iki kez boşaldım. İkinci boşalmamda boynuna sarılıp omzunu dişlerken zevkten ağladım. Uzun süre öpüştük aralıksız…

En az bir saat süren vahşi sevişmemiz bitince uzun uzun öpüştük. Sonra istemeye istemeye giyindim ve aşağı indim. Kocam beni görünce sarılıp öptü ve Akın’la güzel güzel sohbet etti. Birbuçuk saatten fazla ikimiz birlikte yok olmuştuk ve masadaki diğer arkadaşlar bunun bilincindeydiler. Benimle Akın arasında bir sikişme yaşandığını bildiklerini hissettirerek manalı manalı bakıyorlardı üçümüze… Aldırmadık.

Gece eve gelince kapının girişinde beni yere yatıran kocam uzun uzun amımı yaladı. İçimde kalan spermleri yalamanın çok heyecan verici olduğunu anlatıyordu amımı yalarken… Sonra götten sikti beni ilk kez… Canımı yaka yaka sikti beni, ağlata ağlata… Sanki onu boynuzladığım için beni cezalandırıyordu.

Olduğu gibi anlattım her şeyi… Hiçbir şey saklamadan… En küçük ayrıntısına kadar… Ve kocam ballandıra ballandıra, yeniden yaşarcasına anlattıklarımı dinlerken karşılıklı mastürbasyon yaptık birlikte.

O günden sonra Akın’la bir kaç sevişmemiz oldu. Sadece onunla değil, başkalarıyla da… Ama kimseye bağlanmadan… Epey bir erkekle özenli kurulan seks ilişkileri yaşadım. Kocamla beraber ya da onsuz… Bir zaman sonra birbirimize her ayrıntıyı sormamaya başladık. İhtiyaç duymuyorduk.

Doğal bir kadındım. Çıplaklık bana yakışıyordu. Denizde yada herhangi bir yerde suya girerken asla bikini üzeri takmıyordum. Altımda minicik brezilya tarzı bikini altı olurdu. Dik göğüslerimi çekinmeden sergilerdim. İkinci bedensel ilişkim, Akın’la yaşadıklarımdan bir hafta sonra, hafta sonu tatili için gittiğimiz Çeşme’de oldu. Oldukça atletik yapılı dövmeli, esmer ve yanmış adeta zenci teninde İspanyol bir genç odamda bana tecavüz etti…

Havuz başında karşılaştım onunla… Kocamla sevişip oynaştığımız havuzdan yeni çıkmış, yan yana şezlongta uzanıyorduk. Suyun içinde yapmadığını bırakmamıştı bana… Minik bikini altından başka bir şeyin örtmediği bedenim çıldırtmıştı kocamı… Şezlongta yorgunluk atıyor, dinleniyorduk.

İspanyol delikanlı da o zaman dikkatimi çekti. Yan tarafımızdaydı. Bakışlarını benim üstsüz, ıslak bedenimden ayırmadan, dik dik, sikecek gibi bakıyordu. Güneş gözlüklerimin ardından ben de onu süzdüm. Öyle hoşuma gitti ki… Eridiğimi hissettim adeta… Islandım. Dudaklarımı yalayarak kocama seslendim arzuyla,

“Aşkım…” dediğim anda uzanıp elimi sıktı,

“Farkındayım karıcım.” dedi anlayışlı kocam… “Gerçekten harika oğlan, tam senin beğendiğin gibi… Hadi devam et, ne istersen yap onunla, ben buradayım. Bitince haber ver bana, merakla bekliyorum.”

Güneş gözlüklerimi indirip gülümseyerek oğlanın bakışlarına yanıt verdim. Gözlerimiz buluştu. Dudaklarımı yalayıp elimle uçları sertleşmiş, güneş yağıyla parlayan memelerimi şöyle bir okşadım ona baka baka… Ayağa kalkıp onun önünde durdum, altımdaki minicik bikini altını çekiştirip am dudaklarımın nasıl şiştiğini, onu nasıl istediğimi gösterdim ona… Bir kocama baktı, bir de ona gösterdiğim şeye…

Dönüp yürümeye başlarken onun da kalkıp arkamdan geldiğini gördüm gözümün ucuyla… Kalçalarımı kıvıra kıvıra yürüyordum yüksek topuklu terliklerimin üzerinde… Dil bilmediğimden konuşacak bir şeyimiz yoktu, konuşmadık biz de… Aramızdaki elektrik, seks isteği, arzuyla yanan bedenlerimiz tek müşterek noktamızdı. Asansöre birlikte bindik. Daracık asansörde göz göze, konuşmadan, birbirimizin nefesini alarak kata çıkmasını bekledik. Öylesine sabırsızdım ki… Hemen oracıkta kucağına atlamamak için kendimi zor tutuyordum.

Odamı açana kadar bekledi. Açtım ve kapıyı kapatmadan içeri yürüdüm. İçeri girdi, kapı kapandı. Yatağa yaklaştım, arkamdan sarıldı. Boynumu, omuzlarımı öptü. Hızlı nefesi yakıyordu adeta… Ben de heyecandan yeni gelin gibi titriyordum. Yatağa domalttı beni… Mayosunun altından çıkardığı kemik gibi aletinin sertliğini kalçalarımda duydum. Hızla bikinimi sıyırdı. Aletini kalçalarımın arasından amıma dayayıp beni ayağa kaldırdı. İlk defa daha iyi anlıyordum, boyu ve bedeni kocamdan oldukça iriydi. Kucakladığında kendimi kuş gibi hafif hissettim.

Ayağa kaldırdığı bedenime arkadan dayadığı aleti amıma sertçe girdi ve beni duvara yapıştırdı. Amımdan yukarda kalan siki beni adeta kazığa geçirmiş, sanki şişe takmıştı. Sıcak havada, klimanın ateşimizi söndürmekte yetersiz kaldığı otel odasında, ter içinde sırılsıklam vaziyette iki saatten fazla sikildim.

Evire çevire, bütün deliklerimden becerdi beni… Arka arkaya durmaksızın orgazm oldum o bana sert bir şekilde tecavüz ederken… İspanyolca bilmiyordum ama “fuck me” demesini biliyordum kocamın izlettiği pornolardan… Çıldırmış gibi çırpındım, bağırdım, fuck me diye diye inledim. Sonunda aygır beni sikmeye doydu. Yerde duran mayosunu alıp giydi, yüzüme şöyle bir baktı ve gitti.

Tüm yüzüm spermle sıvanmış şekilde, ellerim kollarım tutmaz, kukla gibi yatağa atılmış vaziyette kocama telefon edip bekledim. Biraz sonra yanımdaydı ve kollarının arasında yatarken ona uğradığım tecavüzü anlattım. Ben İspanyol gencinin beni nasıl haşin bir şekilde siktiğini, perişan ettiğini anlatırken kocam da bacaklarımın arasına girmiş, tatlı tatlı sikiyordu beni… İspanyolun spermleriyle kayganlaşan amımda gidip geliyordu usul usul, yüzümdeki spermleri yalayarak temizliyordu…

Hafta sonu diye geldiğimiz tatilimizi uzattık. Onbeş günlük tatil boyunca İspanyol tarafından aralıksız tecavüze uğradım. Amım ve götüm dağılmıştı. İki kere de yanında getirdiği dört tatil arkadaşıyla sikiştim. Zıpkın gibi dört gencecik delikanlı bütün deliklerimi sikerken kocam da yanımızdaydı. Eli sikinde, parlayan gözlerle sikilen karısını seyretti.