Kaynanamla Yazlıkta

12 yıldan beri evliydik, 12 yıldan beri kira veriyorduk. hem eşim hem ben çalışmamıza rağmen bir ev sahibi dahi olamamıştık ama birikimlerimiz sonunda yaşamak istediğimiz semt olan acıbadem’de bir ev satın almaya yetecek miktara yaklaşmıştı, kalanı da artık krediyle, taksitle halledecektik. gülçin ile yol boyunca bunları konuşarak biraz olsun avunuyor ve inşallah seneye artık tek başımıza şöyle yunan adaları filan yaparız diye mal i hülya kuruyorduk. Hayaller, havadan sudan konuşmalar arasında kayınpederimın Ören’deki yazlığına varmıştık. Kayınpederim necati şen bir kahkahayla ve bana hiç de sevimli gelmeyen peşi sıra sorduğu “nerede kaldınız yahuuu, nereden geldiniz, hangi yolu kulandınız, özlemişiz, yoksa siz bizi özlemediniz mi kihkihkih” gibi sorularla bizi karşıladı. Elimdeki bavulları taşırken kısa boylu, kel kafalı, geniş bir tshirt ve aynı şekildeki şortuyla; kılığı da nedense gözüme bana yorgun argın sorduğu sorular kadar tuhaf olan kayınbabam necati’ye güç bela cevaplar veriyordum. Kaynanam ceyda da mutfaktan çıkarak önlüğü ve eldivenleriyle bizleri güzelce karşılayıp, üzerindekileri bulaştırmamak için dikkatlice öpmüştü.

Gülçin ile sırayla duş aldıktan sonra odamıza geçip balkondan etrafı seyrediyordum. Hep karımla bir yerlere tatile gitmeyi isterdim ve ören’de yazlık sitedeki tatiller bana hoş görünmezdi ama yine de istanbul’daki yaşamımdan daha iyiydi. Sigaramı tüttürürken kafamdan bunlar geçiyordu. Sonra evin önünde diktiği çiçekleri kızına coşkuyla anlatıp duran necati dikkatimi çekti. İyi, hoş adamdı ama sürekli bir şeyler konuşuyor ve olur olmaz şeyleri abartarak anlatıyordu. Hele ki konu siyasete gelince kendisini durdurmak mümkün olmuyordu, nutuk attığı insanların, onun anlattıklarına en ufak bir ilgisi olmasa bile, bu durum onu durduramaz dakikalarca anlatıp durmaya devam ederdi. Bu yaz da şüphesiz kayınpederimin siyaset de dahil her konu üzerine engin görüşlerini dinleyecektim. Belki de yaşı 60’ı aşmış bir emekliye daha hoşgörülü yaklaşmak gerekirdi ama saçma sapan klişelerden ve sloganlardan ibaretti anlattıkları, “yeter artık kes amınakoyim” demeyi o kadar çok isterdim ki…

Gözlerim gülçin’e takıldı, ikimiz de aynı yaştaydık, 24’ünde evlenmiştik. Farklı zamanlarda oluşan farklı gerekçelerle şimdiye kadar çocuk yapmamıştık, mutlu sayılırdık ama her şey aslında fazlasıyla sıradandı hayatımızda. Gülçin’e alıcı gözüyle baktığımda: sarışın, 171 cm boyunda, zayıf ve ince bir bedene sahip, ufak göğüsleri ve kalçaları olan bir kadın görüyordum. Aslında ölçüleri açısından modern kadın tipi düşünüldüğünde, ideal kadın tipi gibi bir şeydi. Yüzü de vücudu gibi ince, hokka burnu, ufak yeşil gözleri, ince dudakları olan bir kadındı. Güzel bir kadındı. Peki ya ben diyerek kendimi düşünmeye başladım; esmer, uzun boylu; çoğu yüzme öğretmeni meslektaşım gibi geniş omuzlu ve atletik biriydim. Yakışıklı da sayılırdım hani. Her şey uyum içinde görünüyordu gözüme. Kaynanam ceyda bir tepsiyle limonata getirmişti bizimkilere. Kaynanam 55 yaşında, 160 boylarda, takriben 65 kilo, kızı gülçin gibi sarı saçlı, kızından farklı olaraksa yuvarlak ölçüleri olan, klasik kelime ile “balık etli” bir kadındı. Yüzü çok güzeldi, yüzüne baktığımda bazen onun gençliğinde ne kadar güzel bir kadın olduğunu düşünürdüm. Yemekler hazır olmalıydı çünkü kaynanam üzerini değiştirmiş, beyaz bir şort ve aynı renk bir de tshirt giymişti. Öğle yemeğini bitirdiğimizde saat bir buçuğa geliyordu. Yemeği henüz bitirmiştik ki necati arkadaşı cavit’in açtığı resim sergisine gitmemizi teklif etti, tekliften de öte ısrar ediyordu. Hiç çekemeyeceğim için başımın ağrıdığını söyledim, geçer filan diye ısrarını sürdürdüyse de benim gitmemek üzerine karşı ısrarım sonucu nihayet vazgeçmişti. Gülçin gönülsüzce babasının ısrarına dayanamayıp gitmeyi kabul etti, kaynanamsa hiç çekemem valla diyerek bir kenara çekildi. Bizim baba kız 15 – 20 dakika sonra söz konusu sergiye katılmak üzere yola çıktılar.

Kaynanamla masada oturmuş yaptığı türk kahvesini yudumlayıp, sigaralarımızı tüttürüyorduk. Havadan sudan muhabbetin sonunda ben plaja gitmek üzere ceyda’nın iznini istedim, o da bekle beni beraber gidelim dedi. Ben mayomu ve flip floplarımı giyip aşağıda onu bekliyordum, biraz sonra aşağı indi. Üzerinde mayosunu kapatan kısa, beyaz bir pareo vardı. Yavaş adımlarla plaja doğru indik. Kaynanam gerçekten çok kibar ve zarif bir kadındı. Evindeki titizliği, insanlara olan yaklaşımındaki özen beni kendisine hayran bırakıyordu. Bu yürüyüşümüz esnasında, yıllarını bu güzel kadınla geçiren birinin sırf bundan dolayı bile çok şanslı bir adam sayılabileceği sonucuna varıyordum. Plaja varınca şezlonglardan birine uzandım, kaynanamsa önce çantasından havlu ve güneş kremini çıkarıp kenara bıraktı, daha sonra açık mavi havlusunu şezlonga serip üzerindeki beyaz pareosunu da çantasına koydu. Siyah, üzerinde büyük beyaz noktaların yer aldığı, omuzlarına uzanan askının ise açık pembe renkte olduğu bir mayoydu. Kaynanamın iri, koskoca memelerinin yarıdan fazlası görünüyor ve bu hali bile benim karımın memelerinin çıplak halinden daha büyük ve heyecan vericiydi. Dayanamyıp, göz ucuyla ayakta çantasını karıştıran ceyda’nın memelerini kesmeye devam ediyordum ki benden sırtına güneş kremi sürmemi rica etti. Şezlonga uzanıp arkasını döndü, mayo sırtının büyük bölümünü açık bırakan bir modeldi ama daha önemlisi ceyda’nın kalçalarını sıkıca saran mayosundan gördüğüm kadarıyla geniş kalçaları selülitsiz ve diriydi. Ellerimi hatta ağzımı önümde duran kalçalarına daldırıp yalamak, koklamak, sıkmak, avuçlamak, dokunmak, okşamak gibi hislerle doluydu içim. İlk kez böylesi hisleri yaşadığım için de kendime öfkeleniyordum. Arkasını dönüp bana bakınca, öküzün trene baktığı gibi kaynanama baktığımı fark edip, toparlanarak güneş kremini sırtına sürmeye koyuldum. Parmaklarımın üzerinde gezdiği beyaz teni kusursuz bir güzellikteydi, sırtına her dokunuşumda yumuşacık vücudunun içinde kaybolmak istiyordum. Kendimi toparlamak için uğraşsam da büyülenmeye devam ediyordum. Bitti galiba diyerek arkasını döndü, o kıvrak dönüşüyle anlık şekilde kalçalarını saran mayosu hafifçe kenara doğru sıyrılmıştı. Zorlukla “Evet, bitti” diyebildim. Sonra oturarak kollarını ve bacaklarını kremlemeye başladı. Balık etli vücudu, kremle birlikte daha çok parlıyor ve kendini belli ediyordu. Sikim giydiğim dar mayomdan taşacak gibiydi, uç vermese bile mayoma bakan sikimin durumunu açıkça görebiliyordu. İnmesi lazımdı, kaynanama bakıyor sonra n’oluyor lan diye kendime kızıp ardından normalleşmek için mavi gökyüzüne bakıyordum. Pek faydalı olmuyordu. Bana, “ben de sana sürebilirim levent istersen” dedi, ben de evde krem sürüp çıktığımı söyledim. Kendime bu sefer de niye yalan söylemiyorsun ulan diye kızıyordum artık, kaynanamın narin parmakları şimdi sırtımda olabilirdi. Gerçi o zaman da herhalde plajın ortasında pıtır pıtır boşalacak, rezil olup kalacaktım. Bu hisler arasında geçen 15-20 dakikadan sonra şezlonglarımızdan kalkarak birlikte denize girdik. O göğüslerine yakın bir yere kadar ilerlemişken ben ancak bileklerimi aşan bir deniz seviyesinde durup kalmıştım. Bana bakarak “haydi gel leventciğim, su çok güzel” dedi. Bense “su buz gibi gelemiyorum anne” dedim. Böyle gel gelemem lafları arasında geçen 1-2 dakikadan sonra kaynanam inat edip yanıma gelerek beni elimden tutup derinliğe doğru götürmeye başladı, su diz kapaklarıma yaklaşmıştı ki gerçekten çok fazla üşüyüp durdum. Kaynanam elimi bırakıp 1-2 metre daha ilerleyerek bana döndü: “gelmiyor musun canım” “gelemiyorum anneciğim çok soğuk su” “aaa levent yapma böyle, sen ne biçim yüzme hocasısın?” ….

Kaynanam benimle uğraşmaya başladı, elleri ve kollarıyla bana doğru su atıyor, vücuduma çarpan su beni iyice ürpertiyordu. Ceyda’ya yapma diye sitem etmeme rağmen yapmaya devam ediyordu, ben de artık alışıp suya tamamen dalmıştım. Ceyda “ha şöyle deyiverdi” suya dalınca. Suya dalıp 40 saniye sonra aniden arkasından çıkıp henüz ıslanmamış saçlarına sular atıyordum: “levent aaaa, yapma ama…bak sen şuna ya intikam alıyor” “sen yapınca iyi biz yapınca kötü öyle mi?” Kaynanam ıslanıp, şekli bozulan sarı saçlarını düzeltti, saçları omuzlarını biraz aşıyordu. O da benim yüzüme doğru aynı şeyi yapmaya başladı, aramızda yarım metreden az mesafe vardı ve ilk kez bu kadar yakındık. Su damlacıkları ufacık burnunun üzerinden ince dudaklarına doğru akıyor, bir kısmıysa beyaz boynundan koca memelerine doğru iniyordu.Sikim dimdik olmuştu. Şamatayı bırakıp, biraz yüzdükten sonra bana çok iyi ve hızlı yüzdüğünü, gençliğinde birçok adını duymadığım yarışmada birinci olduğunu anlatıyordu. Hatta en sonunda lafı beni belli bir mesafeden şimdi bile geçebileceğini getirdi. Bense muzip bir şekilde “anneciğim pek saygınız olmasa da ben yüzme öğretmeniyim, beni geçebileceğinizi söylüyorsunuz” “şekerim, alınma ama geçerim sonra üzülürsün” kayınvalidemin bu sözleri üzerine “şu gördüğünüz yata kadar yarışalım o zaman. Siz başlayın ben 20’ye kadar sayıp ondan sonra başlayacağım eğer kaybedersem bu akşam hepinizi balıkçıya götürüyorum” kaynanam müstehzi bir gülümsemeyle “kabul, saymaya başla” dedi. Kaynanamın seksiliği, özgüveni ile birleşince daha da dayanılmaz bir hal almıştı benim için. 20’ye kadar saydığımda kaynanamın gerçekten o tatlı vücuduyla hiç de fena yüzmediğini gördüm, epey ilerlemişti. Serde erkeklilk ve gurur vardı, kollarımın ve bacaklarımın bütün gücüyle ceyda’ya yetişip onu geçtim ve yata vardım. 30 saniye sonra da kaynanam geldi, büyük bir efor sarf ettiğinden fena yorulmuş hızlıca soluk alıp veriyor hatta suyun üstünde durmakta güçlük çekiyordu. Hemen bir kolumu bedenine sararak yardım ettim, o da bir elini boynuma attı. 1 dakika boyunca aynı pozisyonda kalıp soluk alışverişinin düzelmesini bekledim. Memeleri koluma ve göğsüme yapışmış, yarağım dimdik olup karnına temas ediyordu.

“anneciğim çok yorulmuşsunuz…” ceyda’nın nefes alışverişi neredeyse normale dönmüştü, bana uzun ve manalı şekilde bakmaya başladı. Yüzüyle yüzüm arasında yarım metre bile yoktu, bakışları öyle talepkardı ki karşılıklı 10 saniye bakıştık.Her şey saniyeler içinde oluyordu, beklemediğim bu durum karşısında heyecandan neredeyse çeyrek nefes alıp veriyordum, kayınvalidem plaja doğru kısa bir bakış attıktan sonra sol memesinin ucunu tutan parmaklarıma bakıp başını tekrar kaldırarak gözlerimin içine bakmaya başladı. 3-4 saniye geçmeden, ince ıslak dudaklarına doğru yaklaşıp öpmeye başladım, ilk 3-4 saniye sadece ben dudaklarını yalıyorken kaynanam diliyle dilime dokunmaya başlamıştı. 1-2 saniye sonra da dudaklarımı o öpüyor, alt dudağımı ısırıyordu. 5-6 saniyelik karşılık verdiği anlardan sonra kendisini çekip bana tekrar baktı, ben dudaklarına yeni bir taarruz hazırlığındayken yanağımın ortasına sert bir şaplak indirdi ki kulağım onun etkisiyle zonklamaya başladı. Donup kalmıştım, o şaşkınlığın içinde ceyda plaja doğru yüzmeye başladı. Ben arkasından öylece bakıyordum hala, o anlarda yattan yaşlı bir adam eğilerek bana “hi” dedi. İçimden hay ben senin deyip, nezaket icabı yine de “hi” diyerek kaynanamın arkasından plaja doğru yüzdüm. Ceyda şezlonguna uzanmış, güneş gözlüğüyle sırtını bana dönmüş vaziyette öylece duruyordu, bunu bu şekilde sürmeye hiç niyetim yoktu. Eşyalarımı oradan alarak eve gittim.

Olaydan sonraki bir hafta boyunca neredeyse hiç konuşmadık kayınvalidemle, bazen karımı alarak plaja gidiyor bazense yalnız başıma uzun yürüyüşlere çıkıyordum. Böylece hem necati’nin nutuklarından kurtuluyor hem de ceyda ile aramızdaki gerilimden uzaklaşıyordum. Aynı ortamda bulunduğumuz durumlarda, zaruri konuşmalar haricinde birbirimize bakmıyorduk bile. Sabah yyandığımda gülçin yanımda yoktu, aşağı inip kayınpederi aradım o da yoktu. Ceyda’yı çayı masaya götürürken gördüm, kahvaltı çayı masaya koymasıyla tamamlanmış oldu. İkinci çay bardağına da çayı koyması beni masaya davet ettiğini gösteriyordu, sessiz bir davetti ama aramızda başlayan o şey de sessizce başlamıştı zaten. Karşısına oturdum, artık konuşmam gerektiğini düşünüyor ama söze başlayacak kelime bulamıyordum. Ceyda daha cesur davrandı: “bir hataydı” cümlesi dudaklarından dökülüverdi. Ben bilmiyordum, kafam karışıktı zaten, kaynanam çok hoşuma gidiyordu, onu istiyordum, hatta o an bile onu delice istiyordum ama benim sevdiğim, beni de seven, dürüst bir karım ve her şeyden önce bir ahlakım vardı. Ahlak diye düşünüyordum o bir haftalık psikozda, ahlak, ahlak, kurallar, sınırlar, irade…..ama gülçin’e her dokunuşumda aklıma ceyda geliyor, gülçin’in elleri, dudakları, bacakları, göğüsleri pek benzemese de her dokunuşumda ceyda’nın oluveriyordu. Banyoya girip ceyda’yı hayal ederek büyük bir arzuyla 31 çekiyordum ama olmamalıydı, olmamalıydı işte diyordum ama içim istiyordu, içimde bir şey vücudumu ve bütün benliğimi ceyda bana “bir hataydı” dediğinde yırtarak ceyda’ya sarılıp dudaklarını dakikalarca öpmek ve kokusunu içine çekmek istiyordu. Halim karmaşıktı ama cevap verememiştim ceyda’ya. “yaşanmaması gerekirdi levent ama oldu, olmamış sayacağız, yaşanmamış farz edeceğiz. O plaja hiç gitmedik, o şeyi hiç yapmadık.” Cümleleri açık ve kesindi. Bana itiraz edecek bir yan bırakmıyordu, itiraz etme niyetinde miydim zaten onu da bilmiyordum. “Peki” dedim sadece ve başka tek kelime etmedik kahvaltı boyunca.

10 gün daha geçmişti, malum konuşmanın ardından aramızdaki buzlar kısmen erimişti fakat eskisi gibi de değildik. Sadece artık birbirimizden kaçmıyor, yeri geldiğinde selamlaşıyorduk. Ben de bu süre içinde kendimi, hislerimi ve arzularımı sorgulamayı bırakmış, ceyda’ya olan tutkumla barışmıştım. Onu düşünerek ellerimde sütyenleri, dantell külotları, tangalarıyla kendimi tatmin ettikten sonra pişmanlık duymuyordum artık. Her şey olacağına varır diyordum. Kaynanamın evin içindeki giyiminde gözle görülür bir değişim, bir dalgalanma vardı. Denizde yaşadıklarımızdan kahvaltıdaki konuşmamıza kadar geçen süreçte giyim tarzı vücudunu mümkün mertebe kapatacak şekildeyken, kahvaltıdaki konuşmamızın ardından geçen on günlük süreçte eskisinden çok daha iç gıcıklayıcı kıyafetler giymeye başlamıştı. Öyle göğüs dekolteli tshirtler giyiyordu ki meme uçları neredeyse fırlayıp dışarı çıkacaktı. Evde giydiği şortla mobilyaların tozunu alırken biraz önümde eğiliyor ve muhteşem götünü saran tanganın ucu gözlerimin önüne seriliyordu. O da beni gizlice benim gibi süzüyor, farklı anlarda birbirimizi bu bakışlar esnasında yakalıyorduk.

O gün, mayomu giyip plaja gitmek üzere evden çıkarken güllerin arasından beni süzdüğünü gördüm. memeleri yine elbisesinden taşıyordu. Bakışlarını bu sefer kaçırmadı, gülümsedi. Gülümsedim.
http://i.hizliresim.com/LagW0b.jpg

Plaja inen yolda neler olup bittiğini düşünüyordum. Hava çok sıcaktı, benim içim daha çok sıcaktı. Bu heyecan ve güneşin yakıcılığından dolayı plajda bir saatten biraz fazla kaldıktan sonra yazlığa döndüm. Karım ve kayınpeder irileşen sikimi görmesin diye elimdeki havluyu önüme tutuyordum. Ceyda’nın bana gülümsediği güllerin önünden geçerken oraya dikkatlice baktığımda, içim yine bir hoş olmuştu. Eve girip birkaç defa karıma seslendikten sonra hiç cevap alamadım, evde kimsenin bulunmadığını düşünerek üzerimi değiştirmeden, salona geçip ayaklarımı uzatıp, oturdum. Oturduğum koltuğun hemen yakınında kaynanamın dün gece giydiği derin dekolteli, ince tshirtü vardı. Elime alıp tshirtü okşuyor, içine giren kaynanamın vücudunun kokusuyla dolu olan bu tshirtü burnuma götürüp kokluyordum. Onunla ilgili arzularım hayatımın merkezine yerleşmişti, aşk mıydı yoksa şevhet mi, bilmiyordum. Kapılardan biri açıldı o anda. Elimdekini kenara bıraktım, kaynanam ceyda gelmişti, saçlarını sardığı açık pembe bir havlu, altında göğüs uçlarını neredeyse ortaya çıkaracak bir yerden başlayarak kalçalarının hemen bittiği bir yerde son bulan aynı renk bir başka havlu ile vücudunu sarmıştı. Hipnoz olmuş gibiydim, kapının eşiğinden bana çok düşük ve yarı boğuk bir sesle “hoşgeldin” dedi, cevap veremiyordum. Gözlerimin içine o günkü gibi bakıyordu, hemen ardından bakışlarıyla beni baştan aşağı süzdü. Bakışlarını yavaşça kaldırarak gözlerime son bir defa bakarak adeta “beni hemen ye” diyordu. Arkasını dönüp yürümeye başladı. Ağzım açık öyle bakıyordum ki arkasını dönüp giderken ayağındaki siyah, rugan topuklu ayakkabı dikkatimi çekti. Ağır ağır kalçalarını sallayıp yürüyordu, kalkıp doğruldum. Avını ağır ağır yürüyerek izleyen bir aslan gibi peşinden gidiyordum. Üst kata çıkıyordu merdivenlerden, ben de peşinden…Sol eliyle havlunun arasından tangasını çıkararak arkasına bakmadan merdivenin üstüne atarak yürümeye devam ediyordu. Tangayı alıp baktım, dün gece üzerine iki defa boşaldığım kırmızı tangaydı. Odasına girip kapıyı yarı aralık bıraktı. Kapının eşiğindeydim, aramızda 2 metre yoktu bile. Başını saran pembe havluyu çıkarıp yere fırlattı. Saçlarını başını sallayarak ve eliyle havalandırdı. Saçları ıslak bile değildi. Sonra ağır ağır bedenini saran pembe havluyu çıkardı, ön tarafı açıldı ama iki eliyle havluyu tutarak bırakmıyordu. Öylece duruyor, izliyordum. Odaya dayanamayarak girdim, kayınvalidem öylece duruyor, soluk alışverişlerinin sesi duyuluyordu, ben de farksızdım. Elimle pembe havluyu yumuşakça çektim, büyük ve muhteşem götü, bütünüyle sırtı önümdeydi artık. Ne yapmak gerekirdi, nerden başlamak bilmiyordum. İki elimle götünün yanaklarını okşayıp sıkmaya başladım. İnliyordu, ellerimi kalçalarından etli, iri memelerine dayadım, mayomu çıkarıp kazık gibi olan sikim götünün arasında git gel yapıyor, arada deliğini zorluyordu. Ellerimle memelerini avuçluyor, dudaklarımla da omzunu, boynunu, ensesini kulaklarını, yanaklarını öpüp, emiyordum. Ceyda arkasını dönüp dudaklarıma yapıştı, aşkla, şevhetle yumuşacık öpüşleriyle dudaklarımı ıslatıyordu. Ellerimle sırtını ve kalçalarını okşuyordum ben de. Ceyda’nın öpücükleri ısıraklara dönüşmüştü. Yavaşça aşağılarıma kayarak damarlı kalın sikime ulaştı. Sikimi coşkuyla ve açlıkla emiyor, bir eliyle de taşaklarımı okşuyordu. O anlarda arada dönüp yüzüme bakıyor, bakışları ve dudaklarının aldığı hal beni deli ediyordu. “aşkım, aşkım” diye zevk naraları atıyordum. “daha sert şeyler söyle sikicim” dedi. O yaladıkça ben de ona “orospu kaynanam, amcığını dilleyeceğim şimdi kaltağım, deli ediyorsun beni seksi fahişem” diyordum. Yatağa uzanıp bacaklarını açtı, dudaklarımı bal kutusuna dayadım. Tertemiz ve sıcacık bir amcıktı. Dilimle amcığının zevk sularına ağzımın akan sularını katıyor, dil darbelerimle ağzından kötü sözler hiç duymadığım kaynanamın “sik beni orospuçocuğu, sok artık kahpenin evladı, sok lan piç…domalt…orospuçocuğu…kocacım, sikicim haydi yalvarıyorum” sözlerine ve yalvarmalarına o anlarda şahit oluyordum. Sikimi pozisyonu hiç bozmadan, bacaklarını biraz daha açarak amcığına doğru bastırmaya başladım. Amcığının kenarına sikimi sürtüyor, arada yarağımın başını azıcık sokup çıkarıyordum. “ananın amını bütün mahalle siksin, puşt soksana, orospu çocuğu…sok lan amcık” diye küfrediyor, küfürleriyle daha da azıyorum yine de sokmuyordum. Kaynanam doğrularak peşisıra üç tokat çarptı suratıma. Tokatların etkisiyle amına çat diye kökleyip ceyda’yı bağır bağır bağırttım. Kökledikçe köklüyor, sırılsıklam olan amcığında gidip geliyordum. Hem azgınlık hem öfke içindeydim, yüzüne doğru eğilerek ceyda’yı tokatlamaya başladım. O da bana küfürler savuruyor daha hızlı sikmemi istiyordu. Saçlarını sertçe tutarak dudaklarına yumulup amcığında gidip gelmeye devam ediyordum. Dudaklarını saniyelik çekip çığlık atıyor sonra dudaklarımı sertçe ısırıp koparıyordu. Boynumu tırnakları deliyordu. Karşılıklı hayvani iniltilerle boşalmaya başladık. Amına bütün döllerimi attırdım. Yorgunluktan yanına sırt üstü uzandım, ikimiz de ter içinde soluk soluğaydık. Ceyda “kocacım, aşkım, yakışıklım” diyordu bana. 5-6 dakika sonra sikini elime atarak “levent aşkım, seni istiyorum hadii” deyiverdi. Doğrulup, iri memelerine yumularak bir yandan emiyor bir yandan elimle okşayıp sıkıyordum. Kulağıma eğilerek “seni içimde istiyorum kocacım” dedi. Amcığı alev alev yanıyordu, döllerim ve amının memba suları sayesinde amında sikimle kayıyordum. Pozisyon değiştirip, yarağımın üzerine oturarak üstüme çıktı. Sikimin üzerinde gidip geliyordu. Götünün deliğini parmaklamaya başladım. İnlemeleri daha da arttı, öyle sesli sikişiyorduk ki duyan başka bir şey oluyor sanabilirdi. Amında akıp dururken boşalmaya yakın, boşalmamak için sikimi çekip çıkardım. “Domal ulan kahpe, götünden bekaretini alacağım. Orospum, kahpem, karım yapacağım seni” …”aşkım arkamdan veremem”…”öyle bir verirsin ki vermezsen seni döve döve yine domaltırım”…Boyun eğerek götünü bana döndü, dilimle götünün deliğini ıslatıyordum. Arada da kıçına ısırıklar ve elimle şaplaklar atıyordum. Parmağımı sokup götünü alıştırdım, dayanacak takatim kalmamıştı. Yarağımın başını bağırta bağırta soktum, acıdan ve zevkten inliyordu ceyda. Yarağımın başı götünün deliğindeyken bütün gücümle sonuna kadar yüklenip köküne kadar götüne girdim. Ceyda yine bağırıp, anamı karıştırmaya başlamıştı. Götünde gidip geliyordum, her sokuşumda yarağım daha da ısınıyor ve ben de hızlanıyordum. Ceyda bağrışlar arasında birkaç dakika sonra ancak inleyip zevk almaya başladı. Ceydanın götünden kan akıyordu. Akan kanı görüyor ama hiçbir şey söylemiyordum. Götüne bağrış çağrışlar arasında boşaldım. “o kanlar ne öyle” ….”götünün bekaret nişanesi”….”ulan piç götümü mü kanattın” bana ettiği küfürler o ağza o kadar çok yakışıyordu ki dudaklarına tekrar yapışarak öpmeye başladım. O ise hem karşılık veriyor hem de cilveli şekilde omuzlarıma vuruyordu. Ceyda’yı sikimin üzerinde kucağıma alarak, öpüşerek odanın içindeki banyoya götürdüm. Jakuzinin içinde yüzü bana dönük şekilde kucağıma oturup beni öpüyordu. Bana “her an gelebilirler” dedi. Korkuyla hemen kalktım, kolumdan çekerek “bir daha” dedi. Riskliydi ama dayanamıyordum, gözlerine, sesine, dudaklarına. Banyonun duvarına yaslayarak amcığına sokup dudaklarını öperek amcığına tekrar boşaldım.

Odama doğru giderken, yıllarca hapishanede zulüm altında yaşamış müebbetlik bir mahkumun, başarılı kaçış planının ardından kumsalda uzanıp, güneşe bakarak kendini hissettiği kadar, kendimi özgür ve rahatlamış hissediyordum.

vsezer’in hikayeleri için:

Benim Küçük Haremim -1 .bölüm

Her şey çalıştığım şirketin beni başka bir şehirde görevlendirmesi ile başladı. İzmir’e taşınmak farklı deneyimler yaşayacağım bir kent oldu şimdi benim için. Neyse çok uzatmayıp kendimden bahsetmek istiyorum takma isimlerle konuşacağım adım Mert 177 boyunda 80 kilo ve 35 yaşında dul bir erkeğim, iyi bir işim var.

İzmir’e ilk taşındığımda şirkete yakın diye üç katlı bir eve kiracı olarak yerleştim. Gel zaman git zaman komşularımı tanımaya başladım üst katımda otuzlu yaşlarında iki kadın oturuyordu sonradan öğrendiğime göre birisi dul diğeri hiç evlenmemiş Zehra ve Aylin. Alt katımda ise Zeynep ve kocası İsa oturuyordu. İsa 5 yıl önce geçirdiği bir kaza sonucu felç olmuş, konuşabilse de bedensel aktivitelerini yerine getiremiyordu.

Açıkcası hiç aklımda kötü bir niyet en azından bu küçük binanın benim için bir harem işlevi göreceğini bilmiyordum. Binadaki sağlıklı tek erkek ben olunca binanın ıvır zıvır işleri de hali ile omuzlarıma binmişti, eli yatkın bir insan da olunca kırık dökükleri tamir ediyor onarıyordum. Komşularım kendi halinde sakin insanlardı, ben ne bilirdim o fettanlığı, şeytanlığı

Günler geçiyor komşularımla merhabalaşmak nasılsınıza, sohbete dönüşüyordu. Zeynep’i sosyal medyadan eklemiştim. Edebiyat sever bir insanım hali ile sosyal medyada bol bol şiir paylaşımları yapıyordum birkaç ay Zeynep arada beğeni yapardı. Bir akşam edebiyat üzerine özel mesaj attı konuşmaya başladık ikimiz de şiiri seviyorduk Zeynep 37 yaşında üniversitede kızı olan genç ve diri bedenli 1.65 boylarında esmer bir kadındı. Sohbetimiz ilerledikçe hali ile özel konulara temas ediyorsak da bu konuda oldukça temkinli idik. Üst katımda oturan Zehra ve Aylin, Zeynebin çocukluk arkadaşı ve akrabaları imiş Zehra daha önce evlenip boşanmış Aylin ise hiç evlenmemiş.

Yıl başı akşamıydı. Zehra ve Aylin memleketlerine gitmiş ben de evime dönerken küçük bir rakı almış yalnızlığımı düşünecektim taki Zeynebin yılbaşını birlikte kutlama teklifi gelene kadar, eşi ben ve Zeynep kabul ettim ve zeynebin hazırladığı mükellef sofraya oturdum. İçkiler içiliyor bazen İsa’nın hayat hikayesini dinliyor bazen ise televizyon izliyorduk. İçkiye dayanıksız olan İsa sızınca Zeynep ile başbaşa kalmıştık. Kitaplığımdan seçtiğim bir kitabı hediye olarak getirmiştim birlikte birbirimize şiirler okurken sohbetimiz koyulaştı tedirgindim özel konulara girmek konusunda sonuçta kocası karşımızda uyuyordu

– Merak etme top atsan uyanmaz o ömür törpüsü
– Zor olmalı
– Hem de çok zor

İçkinin de etkisi ile sohbetimiz resmen özel hayata kaymış İsa’nın beş yıldır bu durumda olduğunu fakat Zeynebin evliliğini bitirmediğini onun yerine bunu çekmek zorunda kaldığını anlatıp duygusallaştı. “Beş senedir bekarım” sözü bir çivi gibi çakıldı aklıma. Sofrayı toplamasına yardım ederken mutfakta birer kahve içmeyi teklif etti kabul ettim. Konuşmamız devam ediyordu
– Yalnızlık işte böyle Mert
O anki duygusal tablo karşısında ellerini tutup onu teselli etmek istiyordum ellerini tuttum dakikalarca hiçbir şey konuşmadan öylece oturduk ayağa kalktığımızda dudaklarımız birleşti deli gibi öpüşmeye başladık Zeynebin dudaklarını emiyor dilimi ağzının içinde dolaştırıyordum onun hırslı öpüşü beni delirtiyor ellerim kalçalarında dolaşıyordu ki
– Bu doğru değil lütfen yeter

Demesi ile irkildim ve apar topar ayrıldım evden. Sosyal medyada uzun süre tek satır yazı yazmadık birbirimize, konuşmadık bile doğru dürüst. Ta ki bir akşam kapım çalınana kadar o soğukluk birkaç hafta merak,kuşku!

Kapıyı açtığımda Zeynep karşımdaydı ben bir şey demeden içeri girdi
– İsa uyudu ilaçların etkisi canım sıkıldı tamam bir hata yaptık..
– Özür dilerim…

Aramızda birkaç adım vardı. Gözlerinin içinde parlayan bir kıvılcım…yanıma sokuldu birkaç adım daha atarak
– Özür dileme Mert devamını getir lütfen, 5 senedir yaraksız kaldım. Yeter artık bir bilsen sikmek için ne numaralar yapanlar var hatta eşimin akrabaları bile ama sen öyle değilsin dayanamıyorum artık biliyorum yaptığım iğrenç bir şey ama parmaklamak yetmiyor amımı…

Sımsıkı sarıldı bana eti yanıyordu kadının, sarhoştu şarap kokuyordu. Cesareti şarapta bulmuştu öylece kaldık sonra boynumu öptü, bende daha sıkı sarıldım avuçlarımız birleşti ellerimi kalçalarına indirdi, diri sert götünü okşarken zeynebi ayakta yemeye başlamıştım memelerini bana bastırıyor giderek sertleşen sikimi hissetmek istiyordu gömleğim atletim yerlerde savruluyor dili kıllı bağrımda dolaşıyordu
-erkek kokusunu özlemişim…
-kaltak…
– ohh devam et mert küfürler ederek devam et
-amına koyacağım senin
– koy sevgilim yar o amcığımı..

Elimi bacaklarına atıp kilodunun üzerinden amını okşamaya başladım. Birkaç dakika içinde çırılçıplaktık yuvarlacık götü küçük memeleri biçimli düzgün amı aklımı başımdan almıştı baksırımı çıkarmış, yarı sert organıma bakıp
– Oha mert bu ne nerede büyüttün bu azmanı

Deyip ağzına almış beş yılın azgınlığı ile şapur şupur yalamaya başlamıştı kah kafasını ısırıyor dil atıyor kah taşaklarımı olabildiğince somuruyordu bazen yüzüne memelerine sürtüyor giderek kalınlaşan alet onu mest ediyordu. Gözleri gözlerimde sikim ağzında böyle saksafon çeken kadın görmemiştim. Dayanamadım kaldırıp yatağa atıp bacaklarını araladım

Dilim amına değince kendinden geçmişti sertçe yalıyor memelerini okşuyor amını ağzımın içinde emiyor, ısırıyordum dilim bir yılan gibi amından içeri giriyor çıkıyor ve tekrar giriyordu. Islaklığı o kadar artmıştı ki dilimde o güzel tat harika koku daracık bir am ben yaladıkça inliyor kaderine küfürler ediyordu

– Boynuzluyorum seni isa götvereni yıllarca ne çektim elinden sakat herif bak şimdi karın alt katta komşusna veriyor offf yala erkeğim küfür et bana düz beni sik…
– Sen ne orospuymuşsun begüzelim
– Yaraksızlık başıma vurdu! Yeter beş senedir be zaten siki de küçüktü godoşun off şuna bak mert ne kalın büyük sok onu amıma yalvarırım köpeğin yap beni..

Yüzüne okkalı bir tokat attım…
– Oohhh sert erkeğim….
– Orospu çocuğu
– Oohh evet koy amıma sik…yalvarırım sik…
– Sus kaltak ona ben karar veririm
– Okşa memelerimi erkeğim sik komşunun karısını hadi geç ırzına o godoşun , şerefsizi geyiğe çevir
– Siktiğimin kaltağı orospu seni kocasını aldatan orospu..

Deyip gömdüm sikimi amına tek seferde derin bir aaaaah çıktı ağzından sonra sertçe sikmeye başladım o daracık deliği inanılmaz dardı ben üzerinde hayvanca gidip gelirken Zeynep inliyor zevkle titriyordu bastırdıkça daha çok istiyor yarağa doymayan bir kadın olduğunu fısıldıyordu bedeni. O minyon kadın yatakla aramda pestili çıkıp terliyordu, ellerimle götünü avuçlayıp kasnaklaya kasnaklaya sikmeye başladım. Yarağım amında kaybolup çıkıyor zernep delirdikçe sırtıma sarılıyordu
– Ohhh erkeğim sik..
– Kocan olacağım senin
– Oldun bile sikiyorsun
– Evet godoş İsa’nın karısını
– -ohh evet devam et
– İbne gelsinde görsün karısının halini
– Ohhhh sikicim..
– Dölleyip geri göndereceğim seni amında benim döllerim
– Vur becer orospu yap ırzıma geç benim mert

Domaltıp arkasına geçtim, sikimi sertçe ittirip saçını elime dolayıp sigaramı yakıp sikmeye devam ettim o daracık amı götünü tokatlıyordum hayvan gibi bağırıyordu Zeynep memelerini avuçluyor o sert şeyleri hunharca sıkıştırıyor bir taraftan da omuzlarından bastırıyordum

Amına koduğumun fahişesi, sürtük…
Oh sikicim gel kaynana gel gör gelinini nasıl siktiriyor başkasına
Orospu çocuğu…
Ohh evet isa bir orospu çocuğu gelsin intikam alışımı izlesin o gavatlar, godoşlar sik beni mert içimdeki intikam ateşini söndür, hakaret et bana

Sen bir paçavrasın Zeynep..sikilip kenara atılacak bir orospusun

Der demez zangır zangır titremeye başladı altımda götünün yanakları kasılıyor domaldığı kolları titriyordu sarsıla sarsıla boşaldı…yüz üstü yere uzandı soluk soluğa..saçlarını avucuma dolayıp devam ediyordum sikmeye o ise konuşmaya
– Sik, küçük bir çocuktum verdiler beni o herife…
– Şak şak şaaak
– Ohhhh vur bana sevgilim yıllarca hem ailesinden hem ondan neler neler çektim…
– Daracıksın fahişe
– Sikemedi ki adam gibi sen sik aşkım…

Der demez ben de içine attırmaya başladım, amının duvarlarını döllerim ile yıkıyordum resmen o tazyik o ter…inlemeler Zeynebin ohlaması karışıp gitmişti odanın içinde..

Sonra dinlenip sigara içtik…
Bazen sarılarak bazen ağlayarak bazen küfürler ederek anlattı hayat hikayesini ve intikam aldığı için mecnundu çünkü komşusuna kocasının ailesinin namusunu siktirmişti ve amında döllerim ile giyinip gitti…

Devam edecek

Pipili kızıma

Gerçeklerle birlikte fantezilerimi katıştırıp, buraya hep muhteşem hikayeler yazardım hep.
Birgün bir de baktım bana bir mesaj gelmiş, birisi hikayelerimi beğendiğini ve benim kendisiyle ilgili bir hikaye yazmamı istiyordu. Olur dedim ve kendisiyle ilgil bana biraz bilgi vermesini istedim. Ayrıca profiline de baktım: çok güzel tenli, mis gibi bir vücuda sahip bir Crossdresser dı kendisi. Organı ise muhteşemdi, resimlerden çok temiz ve bakımlı olduğu anlaşılıyordu. Oturdum klavyemin başına ve onu hayal etmeye başladım; onu yatağın üstüne yatırmış, o parlak vücudunun üzerinde ellerimi gezdirirken parmak uçlarım penisinin ucunu bulup sıvazlamaya başloyordu, benim nazik hareketlerimle organı gitgide sertleşiyordu, ardından penisimi ağzıma alıp onu o şekilde tatmin etmeye devam ediyordum ta ki birden o ağzıma boşalıncaya dek. Bir türlü aklıma başka hikaye gelmiyordu, profilinde görünen organından aklımı bir türlü alamıyordum.
Günler böyle geçerken, bir gün “hikayemiz ne oldu” diye sorarak mesaj attı bana. Anlattım durumu, resimlerde penisini gördüm o yüzden başka birşeye konsantre olamıyorum dedim. benim hangi şehirde oturduğumu sordu, aynı şehirde oturduğumuz ortaya çıkınca bir akşam benim evde buluşmaya karar verdik. Nasıl strese girdiğimi anlatamam, ben oldukça yaşlı biri olarak o gencecik bebek tenli arkadaşı memnun edebilecekmiydim diye sürekli düşünmekten kendimi alamıyordum. Sonunda vakit geldi; ben caddeye inip, kendisini karşıladım. Selamlaşırken gayet normal ve ciddi bir şekilde selamladı beni, gizliliğe benim gibi o da çok önem veriyordu. Birlikte eve geçtik. Eve geldiğimizde metronun klimasının çalışmadığını ve çok kötü olduğunu, kendisini tazelemek istediğini söyledi ve banyoya geçti havluların yerini göstererek kapıyı kapattım ve içeri geçtim ve koltuğa oturdum; kalbim küt küt atıyordu…
Bir süre sonra banyonun kapısı açıldı, yavaş ve ağır adımlarla oturma odasının kapısına doğru geldi ve kapının pervazına dayandı, çekingen ve utangaç bir eda ile bakışlarını yere dikti ve öylece kalakaldı. Karşımdaki manzara muhteşemdi: Siyah jartiyer çorabı ve onları tutan bir jartiyer, kırmızı ekoseli kısacık bir mikro etek ve eteğin altından görünen pembe şirin bir tanga, üstte ise kırmızı sütyen üzerine giyilmiş siyah bir askısız bir body ile karşımda duruyordu. Bir elimi yavaşça çenesine götürdüm ve hafifçe başını yukarı kaldırdım, diğer elimle saçını okşadım ve sessizce “hoşgeldin” dedim. o da bir elini omuzuma attı ve hafifçe beni kendine çekmeye başladı. Amacı öpüşmek olabilir diye ben hemen kontrolü ele aldım ve saçını okşadığım elimle başını kendime doğru çektim ve yanağından öperek kulak memesine doğru dilimle ilerledim. Kulak memesini emerken hafifçe inlemeye başlamıştı. öylece yavaş yavaş odanın ortasına ilerledik, boğazımı öpmeye başladı ve gömleğimin düğmelerini çözmeye başladı. Gömleğimin açık bıraktığı bölgeleri öperek aşağı doğru ilerledi ve kemerimi de çözmeye başladı. Pantalonumu, iç çamaşırımla birlikte indirdi ve açıkta kalan penisime dilinin ucuyla dokunmaya başladı. Müthiş bir haz duyuyordum, çok fena olmuştum ve penisim de sertleşmeye başlamıştı bile. Oturma odasında duran yer yatağının üzerine geçtik, orada artık penisimi ağzına almaya başladı, ben de dayanamadım ve kalçasını çekerek bana yaklaşmasını sağladım, pembe tangasını kenara çektim ve penisini ortaya çıkardım. O da yeni traş olmuş herhalde ki, penisi tertemiz karşımda duruyordu, daha fazla dayanamadım ve ben de onun penisini emmeye başladım. Çok nefis bir duyguydu; 69 pozisyonunda kenetlenmiş durumdaydık. bir ara gözlerimi açtım ve bakışlarım bacaklarından poposuna kadar teninin pürüzsüzlüğüne takıldı. Bir yandan penisini emerken diğer yandan elimi poposunda gezdirmeye va arasıra anüsüne hafifçe bastırmaya başladım. Ben anüsüne baskı yapınca penisi daha çok sertleşiyor ve zonkluyordu. Yatağın üstünde doğrulduk ve o bana sırtını döndü; ne yapmam gerektiğini anladım ve penisimin başını kayganlaştırıcıyla hafifçe sıvadım ve tangasını kenara çekerek, penisimin başını yavaşça tertemiz arka deliğine dayadım. Biraz daha bastırınca penisimin başı içeri girdi, ve o da derin bir oh çekti. O kadar güzeldi ki, hareketlerim sert olmasın, canı yanmasın diye çok dikkatli hareket ediyordum. ellerimi poposunda gezdiriyordum, tertemiz mis gibi pürüzsüz ve kılsız poposunda. Elimi ön kısıma götürdüm ve penisinin taş gibi olduğunu fark ettim, zaten ardından dayanamadım ve içine fena bir şekilde boşaldım. Çok hızlı oldu ve ben çok fena utandım, özür diledim kendisinden. Sorun olmadığını söyledi ve tuvalete gitti temizlenmek için. Ben yanlamasına yatağa yattım ve televizyonu açtım; normalde geç boşalan ben nasıl olduda böyle hızlı boşalmıştım…
Banyodan çıktı ve o da yatağa uzandı, beni televizyona doğru yan yatırdı şimdi sırtım ona dönüktü. Arkamdan bana sarıldı ve omuzumu öpmeye başladı, bütün vücudu arkamdan bana yapışmıştı, her organını arkamda hissediyordum ! Setleşmiş penisi hiç inmemişti, onu aldı ve arkadan bacaklarımın arasına sokup çıkarmaya başladı. Penisi gidip geldikçe arkadan taşaklarıma değiyordu. Bir ara o da penisine kayganlaştırıcı sürdü ve hareketine aynı şekilde devam etti, ta ki bir ara durup penisini benim arkamda yerleştirmeye başlayıncaya dek. Hafif ve nazik hareketlerle arkama girdi ve yavaşça girip çıkmaya başladı. Penisi ilk bakışta orta büyüklükte görünse de arkama çok acaip bir baskı yapıyordu. O arkamda gidip gelirken yavaşça öne doğru eğildi ve nereye boşalmamı istediğimi sordu. Ben boşalmadan önce haber vermesini ve hepsini yutmak istediğimi söyledim. Belli bir süre sonra yavaşladı, ben sırtüstü yattım ve bacaklarımı yana doğru açtım. Tekrar yerini anüsümde aldı ve bu sefer bir bacağımı omuzuna alarak hareketlerine devam etti. O utangaç bebekten eser kalmamıştı ama arkama girip çıkarken yine çok nazikti. Sonunda yüzünün ekşidiğini gördüm ve kısık bir sesle “şimdi” diyebildi ancak. Arkamdan çıktı eliyle penisini sıkmış şekilde yüzüme doğru yaklaştı, penisini serbest bıraktığında coşkulu bir şekilde sıcak sıcak ağzıma boşalmaya başladı. Çok fena boşalmıştı ve menileri bitmek bilmiyordu. Hepsini su içer gibi son damlasına kadar yuttum. Kalktım banyoya gittim ve temizlendim, döndüğümde kendisine çeki düzen vermiş ve yatağa yüz üstü uzanmıştı. poposu muhteşem bir şekilde mikro eteğin altından parlıyordu. yanına gittim ve bacaklarının üstüne oturdum, beline masaj yapıyor ve poposuna doğru iniyordum. Sonra poposunu ellerimle kavrayıp, güzelce yalamaya başladım, poposunu yukarı doğru kaldırdı ama sadece yalamamı istedi. Ben zaten yalıyordum; dilim poposundan anüsüne oradan taşaklarına kadar inip çıkıyordu. Bacaklarının arasından baktığımda penisinin yine sertleştiğini fark ettim, yandan elimi uzatıp penisini okşamaya başlayınca, döndü ve sırtüstü yattı. Ben dururmuyum, hemen penisini tekrar ağzıma aldım ve deli gibi yalayıp emmeye başladım. iki eliyle saçlarımı kavradı ve başımı penisine bastırmaya başladı. Bastırıp bastırıp bırakıyordu ve bu arada direği ağzıma girip girip çıkıyordu. Sonra başımı sabit tutup alttan penisini ağzıma sokup çıkarmaya başladı, Ağzımı sikiyor dedikleri bu olsa gerek. Az bir süre git gelden sonra ağzım yorulmuştu artık, tam başımı kaldırıp dinlenecektim, eliyle başımı iyice penisine bastırdı, penisi gırtlağıma dayanmıştı ve birden muhteşem bir şekilde boşalmaya başladı. Hayatım kaymıştı ama menilerinin tadını alınca tüm yorgunluğum geçmiş, bir damlasını kaçırmamak için deli gibi yutkunmaya başlamıştım. İkimizin de işi bitmişti, kendimi yanına yatağa bıraktım. İkimiz de nefes nefese yatıyor, bir kelime dahi edemiyorduk. Çok güzel anlaşmış ve karşılıklı olarak birbirimizi çok güzel doyurmuştuk. Aslında yapmak istediğimiz daha çok sex ve denemek istediğimiz daha çok pozisyon vardı ama sanırım öncelikle açlığımızı gidermiştik. Birlikte biraz daha şefkatli zaman geçirdikten sonra giyinip gitti, ama bu ilk olsa da son değildi tabi…..
Umarım beğenirsin

Merve’nin Gizli Dünyası-2

Merve ile yaşadığımız olayın üzerinden birkaç gün geçmişti. Bir daha hiç rastlamadık birbirimize, galiba kocası Serkan işe bırakıyordu onu. Belki de rahatsız olmuştu bu durumdan. Onu bir daha görmemiş olmama sevinecek durumda idim, yaptığımız şey bir anlık bir zevkin bedenimizi esir alışı da olsa…

Serkan o gün iş yerine geç kalmıştı. Apar topar içeri girdi. Masasına oturup bir sigara yaktı
– Hayırdır
– Hayır hayır, şirketin arabası arızalandı otobüs ile geldim
– Öyle mi?
– Evet, bak dinle yahu bu otobüsler ne ilginç yerler
– Ne oldu?
– Tam balık istifi gibi gidiyoruz önüme bir hatun denk geldi, önce bir şey yapmadım ama otobüs yürüdükçe ben buna dayamaya başladım. Ah görsen bir içim suydu hatun elini geriye atıp sikimi avuçladı ben de onun amını parmakladım…
– Şanslıymışsın
– Hem de ne

Aklımdan bin türlü soru geçiyordu çünkü daha iki gün önce Serkanın karısı ile aynısını yaşamıştım. Yoksa Merve, Serkan’a olan biteni anlattı da Serkan kendi yaşamış gibi mi anlatmıştı, nasıl bir aile idi bu?

Gün boyu aklımda bu soru ile dolaştım durdum. Çok da üzerinde durmamam gerekiyordu. Zaten Merve’yi bir daha göreceğimi sanmıyordum. En azından otobüste, yanılmamıştım otobüste Merve ile bir daha hiç karşılaşmadık fakat başka yerlerde karşılaştık.

Birkaç hafta sonra iş yerin bir işi dolayısı ile bir başka firmaya gidecektim. Serkan “Merve’de orada çalışıyor istersen arabayı al iş geç biter sorun büyük” demişti.

– O zaman sen git Serkan
– Uğraştırma beni valla hiç işim olmaz
– Karın çalışıyormuş
– Hah ha o işi bana yıkamazsın dostum

Mecburen şirket aracını alıp yola koyuldum. Firmaya vardığım da beni direk Merve’ye yönlendirdiler. Heyecandan elim ayağım titriyordu. İçeri girdim Merve beni nasıl karşılayacaktı.

– Hoş geldin
– Hoş bulduk
– Bir çay söyleyim işimize başlayalım
– Olur

Hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu fakat verdiği frikikler! Bacak bacak üzerine atıyor gri mini eteğinin altından kırmızı çiçekli kilodunu görebiliyor sayfaların üzerine eğildikçe üst kısmı hafiften morarmış, küçük iri bir beni bulunan memelerini ve beyaz sutyenini görebiliyordum. Terliyor sertleşiyor ve biran önce bu durumun bitmesini hissediyordum. Öğle molasının ardından kaldığımız yerden devam ettik. Fakat bir farkla Merve kilodunu değiştirmişti siyah beyaz puantiyeli yeni bir kilot giymişti. Amının kıvrımları anlık olarak görünüyor daha iki üç gün önce avuçlarımın arasında olan amını hayal meyal hatırlamaya çalışıyordum. Nasıl bir şeydi acaba.

-Terledin sen istersen pencereyi açayım.

Kalkıp pencereyi açmaya giderken kıvırtması domalışı offff….Arkasından yapışıp saplamak istiyordum ama bu düşünceleri kafamdan kovdum.

İş yerine gittiğim de Serkan gülerek karşıladı beni
– Ne sırıtıyorsun be
– Nasıl geçti, bitmedi amına koyum böyle işin
– Biter biter bak ne diyeceğim ben de dışarı çıktım ya
– Eee
– İş yerinde tam bir afetle karşılaştım offf kilodunu bile gördüm hem de ikisini de
– İkisi?
– Kadın bir ara kilodunu değiştirdi
– Nasıl ya!
– Ya bunun beyaz yeşil puantiyeli bir kilodu vardı sonra kilodu siyah üzerinde kırmızı çiçekli…

Bir sigara yakmıştım, rastlantı mıydı bu yoksa benimle oynuyorlar mıydı? Mümkün müydü böyle bir şey bir kadın kocasına iş arkadaşına kilodu mu gösterdim amımı avuçlattım sikimi elledim diyebilir miydi Serkan yüzüme bakıp sırıtıyor, kafam allak bullak oluyordu.

– Merve ne yapıyor dedi
– Çalışıyordu
– İyi iyi çalışsın evde canı sıkılmış
– İşe sen mi bırakıyorsun
– Yok yahu otobüsle gidiyor benim mevki ters biliyorsun
– Anladım…

Hayır anlamadım ne oluyordu böyle Merve ne yapmaya çalışıyordu, belki iş yerinden bir kadının başından geçenler diye anlatmıştı kocasına bu armut Serkan’da kendi yaşamış gibi prim yapmaya çalışıyordu..

İlk gün tanışma, ikinci gün sevişme

Selamlar herkese. Uzun zaman oldu ama sonunda anlatmaya değer bir hikayem oldu ve ben de sizlerle paylaşmak istedim. Daha önceki hikayelerimi okuyan varsa nasıl bir kişi olduğumu ve nelerden zevk aldığımı iyi bilirler. Ama özet geçersek ortalama tipli, metal müzik dinleyen ve fetişist bir insanım.

Olay geçtiğimiz Şubat ayının başında gerçekleşti. O ara sevgilimden yeni ayrılmış ve bu ilişkinin kötü sonunu atlatmak ile uğraşıyordum çünkü en kötü ilişki bile bittiği vakit insanda hüzün yaratır malum. Ve bu halet-i ruhiye içerisindeyken uzun zamandır sosyal medyada ekleştiğim bir kız ile şans eseri konuşmaya başladık ki insan ilgiye aç iken o ilginin üstüne düştüğü için konuşmalar sohbete, sohbetler de buluşma fikrine kadar daha hızlı geçiyor. Ama iyi ki de geçiyor çünkü bu sayede insan tekrar yaşadığını hatırlıyor. 🙂

Neyse, kızın muhabbeti dışında fiziği, tarzı ve özellikle de bir bayanda aradığım şeylerin olması beni daha da çektikçe buluşmak için zorlamaya başladım. (Kızdan bahsetmek gerekirse, kendisi 160 küsür boylarında, balık etli ve beyaz tenli, kızıl saçlı bir afet. 🙂 ) Ve en sonunda o da kabul edince buluşmaya karar verdik ertesi gün için.

Buluşmadan evel aklımda sevgili olabilme ihtimali olsa da cinsel konuda bir beklentim yoktu açıkçası hatta sıfır hazırlıkla gittim o konuda yanına. Çünkü insan sanal alemde yeni tanıdığı bir insan ile bir cinsel yakınlaşma beklemiyor sonuçta. Lakin hatun ilk geldiği andan itibaren ciddi anlamda beni etkilediği için libidom tavan olmuştu ve içimdeki piç yan uyanıp, normalden ziyade flörtöz bir muhabbete çevirmişti ortamı. Bu yüzden de elimdeki tüm kozları otnamaya, ortamı elimden geldiğince ısıtıp, kaynaşmaya başladım kızla. Sonuç olarak da işe yaradı bu durum ve takıldığımız barda ufaktan elleşmeye başladık. Zaman içersinde de bu elleşmeler vücut tanıma moduna kadar geçti ve yerimizde duramaz hale geldik gayet doğal olarak.

Ama maalesef sıkıntılar vardı; birincisi o an için gidebilecek müsait biryer yoktu (bar tuvaleti falan kesecek halde değildi çünkü), ikinci ve daha önemli sorun ise kızın yarın gece gidecek olmasıydı okuduğu şehre. Bu da o kadar kabarmış olan libidolarımızın bir nevi tatminsizliğine yol açınca içte bir burukluk oluştu doğal olarak ve evlere gitmeye kadar gitti son durum.

Evlere geldiğimiz vakit hüzünlü bir şekilde konuşmaya başlamıştık. Gidecek olması beni üzmüştü çünkü hem kafa hem de zevk, arayış açısından benimle aynı yapıda bir insanı bulmuşken hemen kaybetmek zor gelmişti. İşte bu tarz durumlarda insan en zor kararları almaktan, gözünü karartmaktan vazgeçmiyor ya, ben de bu yüzden bir delilik yapıp ona; “yarın otogara gidene kadar seninle kalmak istiyorum, kendini ayarla” dedim. O ise buna hem şaşırdı, hem de sevindi çünkü o kadar depresif bir haldeyken böyle bir atak beklemiyordu benden. Dolayısıyla da hemen kabul etti ve ortak bir arkadaşımızın evinde ertesi günü geçirmeye karar verdik.

Açıkçası bu kadar delilik yapmayalı uzun zaman (3 sene kadar) olmuştu ve kendime cidden şaşışırıyordum ama bir yandan da hak vermiyor değildim; sonuçta sıkıntılı bir ilişki sonrasında bir şekilde bir bütün olarka ilgi görmek ve rahatlamak hakkımdı. Ve bu mentalite ile kendimi ertesi güne hazırladım fakat ne yaparsam yapayım heyecandan uyuyamadım.

Ertesi gün olduğunda öğlenden konuştuk ve biletini dün gece yatmadan sabaha karşı aldığını öğrendim ki bu da bizim daha çok zaman geçireceğimiz anlamına geliyordu. Bu yüzden ilk önce biraz dışarda takıldık. Takılırken de dünkü elleşmelerimizi dışarıda her fırsatta sürdürdük ve birbirimizi ateşledik resmen. Gece için herşey mükemmeldi yani. Hatta en son dayanamadan eve geçtik resmen koşar adımlarla. Ama garitir, dışarda iki azgın insan olan biz, eve girdiğimiz vakit ya heyecandan ya da fazla ani olmasından dolayı durgunlaşıp muhabbet etmeye başladık yatakta oturup uzun uzun. Konuştukça da birbirimizin ne kadar benzer olaylardan geçtiğini, hemen hemen aynı ilişkinin sonunda birbirimizi bulduğumuzu ve ortak zevk anlamında ne kadar benzediğimizi (hayatımda tanıdığım ilk gerçek fetişist hatundu) gördük, gördükçe de o garip durgunluğumuzu attık hatta olayı onun ayaklarını ovarken aslında sikime bastırıp birbirimizi tahrik konusunda zorlamaya kadar getirdik. Ki doğal olarak zaten patlak verdi azgınlığın sonucu olarak sevişmemiz. Hatta resmen üzerimdeki kıyafetleri parçalarcasına soyup ilk hamle olarak bana biçimli ayaklarıyla footjob yapmaya başladı (ki en dayanamadığım şeydir).

Bunun etkisiyle gayet doğal olarak çok azdım ve hayattımdaki en sexy pozisyonu (doggy halindeyken ben amını yalayıp, o da bana footjob yapması) yapmaya başladık. Çünkü hem am yalamayı hem de sikimin ciddi güzel bir çift ayak tarafından masturbe edilmesini çok aşırı severim ve aynı anda bu iki işi yapabilmek muhteşemdi. Hal böyle olunca da kend azgınlığımın yansımasını yaladığım kadında görüp, onun yüzüme sıcak sıcak boşalmasını hissetmem resmen sikimin zonklamasına sebep oldu. O da bunu farkederek zaten o pozisyonu bırakıp hayatımda yaşadığım en güzel saksoyu yapmaya başladı bana; soluksuz, iğrenmeden, tamamen benim zevkim için. Gayet doğal olaraktan ben de ağzına boşalmaya başladım, durmadan ve iliklerime kadar sömürülerek. Ama en sexy olan şey bütün döllerimin gözlerime bakılarak yutulması oldu. O denli sexy idi ki daha yeni boşalmama rağmen penisim inmeye fırsat bulamadı.

İnsan doyamadığı gibi bir de daha çok azınca bu hareketle gayet tabi hayvani içgüdülerle kendi içindekileri dinlemeye ve vahşileşmeye başlıyor. Ben de öyle oldum ve hatunu sertçe yatağa atıp, doggy pozisyonuna alıp, saçların çekerek, tek seferde amına yerleştirdim sikimi. Hunharca, fütursuzca sikmeye başladım altımdaki sexy dişiyi ki o ana kadar bu kadar sert olmak aklımda bile yoktu. Ama iyi ki de olmuş çünkü sonuçta karşımdaki insanın daha da azması, bana “hayvanım, sik daracık amımı, sömür karını” diye bağırmaya başlaması adrenalin seviyesini tepeye vurdurduğu gibi aynı zamanda insanın gözünün dönmesine, zevkten komaya girer gibi altındaki sexy varlığı çatır çatır sikmesine yol açıyor. Ve inanın bana eğer ki karşınızdaki insan sert ilişkiyi seviyorsa, değil erken boşalmak, zevkin en dibindeyken bile karşılıklı tatminden evel bitmiyor ilişki. Ve bizimki de öyle oldu; saatlerce sadece 2’şer kere boşalarak (bunların sonuncusu o sexy ayaklarına oldu) hayvanlar gibi, birbirimizin haşatını çıkartıp, derin izler bırakarak sikiştik durmadan.

İnanmayan ya da “ulan atma amk” diyen olacaktır ama eğer yaşayan, bunu hisseden var ise aranızda inanın insan hayvansılaşıp bedenden öte ruhen sikişiyor ise boşalmanın fiziksel yanı uzarken ruhen kısalıyor ve tatmin durumu sadece bedende kalmıyor. Tabi bunun bi bedeli de var; son boşalmadan ve ilişkinin bitiş noktasından sonra uyuyakalmak. 🙂 Ve bu tarz bir durumda uyuyakalınca otobüsün kalkma ve o kadar ateşli şekilde seviştiğin hatunun da gitme vakti bir göz açıp kapama süresine varıyor maalesef. İşte o an insanın içi acıyor ister istemez lakin elden de birşey gelmiyor. 🙂

Neyse, bu kadar felsefi konuştuktan sonra sonuç olarak ayrılık vakti geldi ve ikimiz de birbirimizin iç çamaşırlarını (ki ben ek olarak bir de jartiyer çorapları aldım 😀 ) hediye olarak alıp, vedalaştık otogarda son olarak ve ayrıldık. O zamandan beri de görüşmüyoruz açıkçası çünkü sanıyorum ki yüksek tatmin, ani heyecan ve kontrol edilemez bir hal alan durum ikimizin de acı dolu haline ağır geldi. Dolayısıyla da o otogardaki son bakış, bir vedadan öte bir son oldu. 🙂 Ve benim de hikayem burada sona erdi. Yazım ve anlatım hatalarım var ise affola çünkü bir yandan hatırlayıp yazmak, bir yandan da o anları bedeninde tekrar yaşamak baya zor oluyor hele ki daha yakınken herşeyin hatırası daha da bi zor oluyor. 🙂 Tekrar görüşmek üzere, yorum ve düşüncelerini esirgemeyin. 🙂

Bir Yaz Akşamı

Sıcak bir yaz akşamı akdeniz kıyısında bir şehir.Tüm şehir yazın ateşi ile birlikte kendini geceye bırakmış şehrin sokakları en kısasından eteklerin en dekoltesinden bodylerin ve bornz tenlerin resmi geçtine tanıklık etmekte.Sen kendini gecenin koynunda şehirdeki herhangibi bir gece kulübünün dans pistinde muziğin ritmine bırakmışsın muziğin tınılarını bedeninde hisederek dans ediyorsun.Uzun siyah saçların muziğin ritminde salladığın başınla birlikte ışığın gölgelerine sığınarak baş döndürücü kokunu tüm gece kulübüne yayarak daireler çiziyor.Üzerindeki beyaz tek parça askılı derin dekolteli ve süper mini bol elbisen belinin kıvrak hareketleri ile her defasında seni izleyen bütün meraklı gözleri heycanlandırıp onlara birşeyler vaad edercesine savruluyor.Sen tüm gözlerin üzerinde olduğunu biliyor onların aklından geçenleri az çok tahmin ederek hafif terlemis bedenine yapışmış elbisen ile dansına devam ediyorsun.

Sen kendini muziğin ritmine kaptırmış dans ederken hemen yakınında beyaz gömleğinin ilk 2 düğmesin açık yanık teninden hafifce göğüsündeki ince siyah kılları görünen kirli sakalı ve keskin yüz hatları ile sadece sana kitlenmiş gözlerle ve hafifçe sana yaklaşarak dans eden adamı görüyorsun.Karşılıklı hareketlerle dans pistinin ortasında buluşuyorsunuz.Adamın teninden yayılan parfüm kokusunu içine çekiyorsun.Tamda mevsimine uygun hafif ama baş döndürücü bir koku.Aynı sekilde onunda senin kokunu duyumsamaktan hisettiği memnuniyeti yüzündeki o tatlı ama çapkın gülümsemeden anlayabiliyorsun.Artık birbiriniz arasındaki tehlike mesafesini aşıyorsunuz bir bacağın onun bacaklarının içine denk gelecek şekilde dans ederken ilk temas gerçekleşiyor.Onun güçlü ellerini avuç içinin seni nazikçe belinden tutup hafif hafif kendine çektiğini hisedebiliyorsun şimdi.O senin belinden kavramış kendine çekerken sende onun geniş omuzlarına iki elini birden koyuyorsun ve onun omuzlarından destek alarak iyice yaklaşıyorsun.Artık aranızda milimetrelerle ifade edilebilecek bir boşluk var nefesini hisedebiliyor parfüm kokusunu daha net duyabiliyorsun.Onun büyüsüne kendini kaptırmışken kalçalarını kapatmakta zorlanan eteğinin hemen altında az önce belinde dolaşmakta olan parmakları hisediyorsun sende kendini ona daha sıkı bastırıp önünde neler olup bitiğini hisetmeye çalışıyorsun.Kendini ona sıkıca yaslayınca karşındaki bedendeki hareketlenmeleri nefesindeki sıklaşmları ve hemen senin kasıklarının hizasındaki hareketlenmeleri daha yakından hisedebiliyorsun.İşte o anda kulağına eğilip tek bir kelime ediyor çıkalım.

Bu sözü ikiletmiyorsun onun büyüsüne kendini bırakıp seni sıkıca tutuğun elinden gece kulübündeki diğer tüm meraklı bakışlar arasından geçirerek dışarıya çıkarmasına izin veriyorsun.Hemen önünde yürüdüğü için dışarı çıkar çıkmaz hafif meltemle birlikte burnuna tekrardan onun o baş döndürücü kokusu vuruyor.Artık kadınlığındaki o hafif kıpırdanmaları o nemlenmeyi hisedebiliyorsun.Hiç birşey söylemeden dudaklarını dudaklarına yapıştırıyor dışarıdaki o kısacık bekleme anında onun tadını hisediyorsun dudaklarında ve dudaklarından başlayıp beynine ve göğüslerine ve kadınlığına yayılan o ılık his geçiyor tüm bedeninden ve o an dahada çok istiyorsun bu adamı.

Az sonra onun evindesin küçük sade ama zevkli döşenmiş bir.Fazla incelmeye fırsat bulamıyorsun çünküyü kapıyı kaparmaz seni kapıya dayıyor ve direk olarak dudaklarını dudaklarınla buluşturuyor ama bu sefer elleride boş durmuyor ve göğüslerini hafif bir hoyratlık içersinde okşamaya başlıyor.Önündeki sertlik artıkça okşamlarında sertliği artmaya devam ediyor.Az sonra elbisenin bedeninden kurtulduğunu ve ayaklarının dibine düştüğünü hisediyorsun.Şimdi üzerinde yanlızca incecik ipli beyaz tangan var.Adamın güçlü ellerinden biri göğüslerinin birini sıkıştırmayı bırakıp hemen tanganın içerindeki artık iyice ıslanmış olan ve biran önce adamın önündeki o sertlikle buluşmak için sabırsızlanan kadınlığına doğru kayıyor.o ıslaklığın üzerinde adamın parmakları gezerkden diğer elinin parmaklarının arasında göğüsünün ucu sıkıştırılırken ve dili ağzının içinde dilinle dans ederken artık seninde hamle zamanın geldiğini düşünüp ellerini adamın gömleğinin düğmelerine götürüp tek seferde hepsini kopararak adamın hafif kıllı göğüsünün üzerinde ellerini gezdirmeye başlıyorsun.Üst tarafını bu kadar hızlı soyman adamını biraz duraklatıyor ve sen bu fırsattan yararlanıp kendini onun cenderesinden kurtarıp önünde diz çöküp kemerini sabırsız ellerle çözerek adamın sertliğine ulaşıp sabırsızca onu boxerından kurtarıp avuçlarının arasına alıyorsun sıcaklığını avuçlarında hisederek dilini başının üzerinde gezdiriyorsun bu arada adamın nefesinin sıklaştığını elinin ve ağzının içinde kıvranan aletinse dahda sertleşip gerildiğini damarlarının dilinle daha kolay hisedilebilir hal aldığını anlayabiliyorsun dilinle.Adam onu daha fazla yalamana izin vermeden seni kucakladığı gibi az ilerideki tamamen siyahlarla döşenmiş yatak odasında yatağının üzerine bırakırken seni üzerinde kalan son parçadan da kurtararak tüm dişiliğinle seni çırılçıplak bırakıp başının ıslak ve davetkar kadınlığına gömüp onun dudakları ile kendi dudaklarını buluşturup seni zirveye bir adım daha yaklaştırmaya devam ederken senin kulağına istem dışı ağzından çıkan düz beni hadi dilini değil serliğini istiyorum kelimeleri belli belirsiz iniltilerin çarpmakta.Adam yaladıkça bedenin tüm kanının bir noktada toplandığını o kaçınılmaz sonun iyice yaklaştığını hisedebiliyorsun ancak adam aniden seni yalamayı bırakıp sertliğini yeniden dudaklarının arasına bırakıp senin maharetli dil darbelerini keyifle izlerken parmakları ilede göğüs uçlarını ezmeye devam ediyor sen daha fazla dayanamayıp ağzındaki sertliği bırakıp dama dönüp hadi ok artık diyerek adamın önünde dört ayak poziyonunda yerini alıyorsun adam tek seferde o ıslak kadınlığına kalın ve sert aletini köklüyor.gittikçe artan bir tempoda kadınlığının içinde hareket ederken onun kasıklarının senin kalçlarına vuruşunun sesine adamın ve senin iniltilerin karışıyor.Artık tüm bedenindeki kanın çekildiğini hepsinin kadınlığında toplandığını bedenin gerildiğini hisederek kendini artık o kaçınılmaz sona teslim ediyorsun kendini adamın sertliği tüm hızı ile içinde gidip gelirken ve senin mutlu sona ulaştığını hiseden adam içindeki sertliği kadınlığından çıkarıp hemen önünde bitiyor ve aletini senin gözlerinin içine bakarak sıvazlamaya başlıyor ve çok kısa bir süre içinde de erkekliğindeki tüm sıvıları gögüslerinin üzerine doğru boşaltmaya başlıyor.Adamın tüm sıvıları o düzgün biçimli göğüslerinin üzerinden ve arasından yavaşça aşağılara doğru akıyor…

Sessiz Çığlık

Üniversite yılları üniversiteyi çok ama çok sıcak bir memlekette okudum. Final zamanı gelmiş şehir cayır cayır yanıyor bende evde oturmuş 2 gün sonrakı final sınavı için çalışıyorum. Hava o kadar berbat ki üzerimde yanlızca bir şort var ve hemen yanımda da bir buz torbası var ara ara onu ensemde falan gezdiriyorum. Bu arada telefonum çaldı bizim kızlardan biri dersle ilgili notları soruyor ayıp ettin ya bende var gelirsen veririm notları sana diyorum. Aklımdan hiç birşey geçmiyor hem derse konsantre olmuşum hemde gelecek olan zaten samimi iyi bir arkadaş sadece…

Aradan bir 15dk geçmişken bizim kız kapıyı çalıyor oda kan ter içinde kalmış kapının önünde. Gel diyorum geç içeri bir kola ikram edeyim sana serinle hem bende ara vermiş olurum. Tamam diyor içeri giriyor salonda koltuğa oturuyor bende mutfağa geçiyorum kolalarımızı koymak için. Bir kola koymak ne kadar sürebilir ki 1-2 dk falan herhalde. Salona döndüğümdeyse ağzım bir karış açık kalıyor bizim kız salonda çırılçıplak divana uzanmış ve hınzırca bana gülümsüyor.

İşte o anda sıcağın vermiş olduğu mayışıklık derslerden uyuşmuş beyin hepsi bir anda uçup gidiyor tüm konsantrasyon malum bölgeye toplanıyor… Kolaları hızlıca sehpanın üzerine bırakıyorum üzerimdeki tek kıyafet olan şortumu bir çırpıda üzerimden sıyırıyorum ve serleşmiş aletimi elimle sıvazlayarak hatuna doğru yürüyorum. Hiç konuşmuyoruz sadece hınzırca gülümsüyor bana. Yanında başının hizasında duruyorum biraz doğruluyor ve hemen aletimi ağzına alıp iştahla yalamaya başlıyor. Dilinin sıcaklığı aletimin üzerinde havanın sıcaklığı bedenimde başım dönüyor resmen. Dilini çok başarılı kullanıyor aletimin neredeyse tamamını ağzına alıyor diliyle başında geziyor… Boylu boyunca yalayarak toplarıma iniyor onlarla ilgileniyor tek tek onları ağzının içine çekiyor. Saçlarını çekerek başını bastırarak onu yönlendiriyorum ama doğrusu buna hiç ihtiyacı yok işini çok iyi biliyor. Bu arada tek kelime etmiyoruz sadece onun yalarken çıkardığı şapırtılar benim inlemelerime karışıyor…

Biraz sonra aletimi harika dudaklardan kurtarıyorum ve dudakları ile dudaklarımı birleştirirken elimi onun kadınlığına atıyorum ıslak çok ıslak ve ateş gibi yanıyor.. Dillerimiz bir birine karışırken parmaklarım kadınınlığının sıcaklığında eriyor resmen… Dudaklarından dudaklarımı kurtardığımdaysa bu sefer o iki harika körpe biçimli göğüslerle dudaklarımı buluşturuyorum bu arada parmaklarım artık kadınlığının derinliğnde ilerliyorlar… bu sefer onun inleme seslerine benim yalama şapırtılarım karışıyor…

Dilimi bedeninden hiç ayırmadan göğüslerinden çekip aşığıya kadınlığına doğru ilerliyorum… Kadınlığına vardığımda parmaklarımı kadınlığından çekiyorum bu sefer parmaklarımın yerini dilim alıyor ellerim göğüslerinde gezinirken dilimde kadınlığında keşiflere başlıyor. O harika koku burnumda o harika tat dilimde kadınlığının dudakları etrafında dilimle geziyorum kilitorisini dudaklarımın arasında eziyorum. biraz önce kadınlığında gezen elimi tutuyor göğüslerinden ayırıyor parmaklarımı ağzına götürüyor kendi tadına bakıyor iştahla işte o an daha çok çoşuyorum dahda derine bastıyorum dilimi…

Artık sabrım kalmıyor aletim zonkluyor doğruluyorum gözlerini gözlerime kenetliyor eli ile tutup aletimi kadınlığına hizlıyor kendimi ona doğru itiyorum çok kaygan çok ıslak ve çok sıcak gerçekten çok sıcak aletim eriyor resmen eriyor hiç bu kadar sıcak bir kadınlığa girdiğimi hatırlamıyorum ve hareketlerimi hızlandırıyorum kasıklarım kasıklarıma vuruyor ses odada yankılanıyor onun inlemeleri benim inlemelerim odadaki seks kokusu hepsi bir birine karışıyor…

Gözlerimiz bir birine kenetli hiç konuşmuyoruz bir birimizi inlemelerimiz nefes alış verişimiz ve bakışlarımız ile yönlendiriyoruz ve hızlanıyorum artık o final yakın belli ki onda da durum çok farklı değil nefes alışverişleri iyice hızlanıyor inlemeler küçük çığlıklara dönüşüyor bir iki küçük gidiş gelişten sonra zorda olsa içinden çıkıyorum ve fışkırıyorum dolu dolu fışkırıyorum damlalar vücüdüna düştükçe irkiliyor bedeninde minik kıpırtılar oluyor yüzündeki hınzır gülümseme belirginleşiyor son damlasına kadar bedenine akıyorum ve hemen yan tarafına yığılıyorum…

ikimizinde yüzünde yorgun ve mutlu bir gülümseme… derin bir sessizlik odada yaklaşık 5 dk sonra sesizliği bozuyor ben bir duş alayım diyerek… Duşa giriyor çıkıyor bu arada bende notları hazır ediyorum duştan çıktan sonra notları alıyor hadi görüşürüz diyerek çıkıp gidiyor…

Bu olaydan daha sonra hiç ama hiç konuşmadık hep samimi arkadaşım olarak kaldı en küçük bir imasını bile yapmadık bir birimize.. bazen bazen düşünürüm bu bana sıcağın derslerin oynadığı bir oyunmuydu bir halisilasyonmuydu diye 🙂

Eşim, Çocukluk Arkadaşı ve Sevgilisi – Bölüm 2

Ertesi sabah uyandığımızda herkes ayılmaya çalışıyordu, bir an önce Bodrumda kiraladığım villaya doğru yola çıkmamız lazımdı.Yolda herkes uyudu, ben hariç tabiki.Vardığımızda villanın bir site içerisinde olduğunu ve benim istediğim kadar bize özel bir yer olmadığını fark ettim.Ancak ev sahibi çok iyiydi ve başka yer bulmakla uğraşmak zor gelmişti.

Dublex evin alt katında biz yatacaktık, üst katta ise Sara ve Max.Salonunda bulunan inanılmaz geniş bir teras alanı vardı ve sitenin havuzuna bakıyordu.Odalarımıza yerleştik ve yemek yemeye çıktık.Güzel bir yemekten sonra eve dönerek balkonda sohbet ederek biraz içmeye başladık.Max in çok sevdiğini bildiğim için baya bir ot almıştım ve balkonda cigarayı yakarak Max e uzattım.Şaşırmıştı ancak hoşuna da gitmişti.O gece sakin bir gece oldu ve erkenden uyuduk.Ertesi günü bir beach club da geçirdik ve baya yorulduk diyebilirim.Akşam geldiğimizde hemen teras alanına çıkarak cigaramızı yaktık.Max yine uyukluyordu, birkaç turdan sonra odaya çıkıp yattı.Kafam benim de güzel olmuştu ancak çaktırmamaya çalışıyordum.Sara nın ortamda olması bile beni azdırmaya yeter olmuştu artık.Eşimle kendi dillerinde sohbet ediyorlardı, çok az anladığım kadarıyla Max ten dert yanıyordu.Arada bir eşimle Sara nın bana baktığını da fark ediyordum.Muhtemelen benim ne kadar iyi bir koca olduğumdan vs bahsediyorlardı.Gece geç saate geliyordu ve ben yatağa geçeceğimi söyledim, odaya gittim ve telefondan porno izlemeye başladım.Eşim odaya geldiğinde üstüne atladım.Sara ile neler konuştuklarından bahsetmek istiyordu ama ben dinlerken göğüslerine yumulmuştum.Sex hayatlarının kötü olmasından vs bahsetti ama pek siklemedim.

Bu arada eşime aşılamış olduğum teşhircilik duygusu odamızın penceresinin otoparka bakmasıyla yine açığa çıkmıştı.Park eden bir aracın ışıkları odamızı aydınlatıyordu.Eşime camın kenarına doğru gelmesini söyledim.40 yaşlarında bir çift muhtemelen evlerine dönüyordu, bizi görebileceklerini düşüğündüğümüz bir şekilde doggy pozisyonunda sikişiyorduk.Biz onları görüyorduk ancak onların bizi gördüğüne emin değildik.Tam bu sırada sitenin kapısına gelen çift, daha genç başka bir çiftle kapıda sohbet etmeye başladı.Bu arada balkon kapısı sürgülü ve boydan boya olduğu için sıcaktan biraz aralık bırakmıştık.Site kapısına çok yakın olduğumuz için sesimiz duyulmuş olacak ki sohbetlerini yarıda keserek gülüşmeye başladılar.40lı yaşlardaki adam, yabancılar gelmiş siteye kiralık olan yere onlar heralde, rahat adamlar işte ne yapıcan falan diyor gülüyordu.Karısı olduğunu düşündüğüm kadın içeriye doğru bakıyor ve bir şeyler görmeye çalışıyordu.Oğlanlardan bir tanesi türk, şu jipi olan dedi.Neyse doğru düzgün bir şey göremediler ve evlerine gittiler.

Bizi izlemelerini istesem de maalesef zorla geri çağıramazdım onları.Yaklaşık 40dk dır sevişiyorduk ancak karım inanılmaz derecede azmıştı.Muhtemelen cigaranın da etkisi bunda büyüktü.Yukarı katta Max ve Sara nın uyuduğuna emin olduktan sonra beni terasa çıkan cam kapıya doğru çağırdı ve havuza doğru bakarak sikişmek istediğini söyledi.Köpek pozisyonunda sikmeye devam ederken fark ettim ki site kapısında konuşan çiftlerden bir tanesi, 40lı yaşlarındaki kadın karşı terasta oturuyordu.Eşim bana dönerek, şimdi anlaldın mı neden burada istediğimi diye sordu.Ancak tül perde kapalı olduğundan ve evde ışık olmadığından bizi görebileceğinden emin değildim.Bir şeyi yapıyorsak tam yapalım dedim.Önce eşimin içinden çıkarak terasa çıkan cam kapıyı araladım.Tamamen çıplak bir şekilde tam görünmesem de dikkat edildiğinde belli olacak şekilde sigara yaktım.Yaklaşık 2 3 dakika sonra karşıdaki kadının bizi fark ettiğini anladım.Eşime buraya gel işareti yaparak dizlerinin üstüne çökmesini söyledim.Sigaramı içerken eşim sikimi ağzına almış vakumluyordu.

Karşı komşunun bizi izliyor olması beni iyice azdırmıştı, köpek pozisyonundaki eşimin yüzü de benim yüzüm de komşuya dönük olarak sikişmeye başladık.Kadın gözlerini ayırmadan bizi izliyordu.Aramızda yakşalık 100m civarı bir mesafe vardı ama herşeyi net olarak gördüğüne eminim.Bu sürede salon kapısını kasten açık bırakmıştım, olur da Sara veya Max aşağı inip tuvalete girmek isterse bizi görebilsinler diye.Şak şak sesleri tüm salonda hatta tüm evde yankılanıyordu ama kimsenin aşağı indiğini duymadım.Biraz üzülmüştüm, Sara nın beni celine i sikerken görmesini istiyordum.Yarım saat civarında sikiştikten sonra cama yine tekrardan yaklaşarak eşimin ağzına verdim ve bütün döllerimi yuttuktan sonra komşuya dönüp dudaklarının kenarını silermiş gibi hareket yaptı.Bir sigara daha içtikten sonra yattım.

Bodrumda birkaç gece daha geçirdikten sonra Antalya ya gitmek için yola çıkacaktık ki işyerinden arayıp İzmirde biriyle görüşmemi istediler.Yabancı misafirleri en iyi İngilizce konuşan ben olduğum için benim karşılamamı istediler.Hep beraber İzmir e döndük ve ben işlerimi hallettim.Akşam eve geldiğimde Max in kalan cigaradan bütün gün içtiği için yattığını öğrendim.Eşim de evde yemek temizlik gibi şeylerle uğraşmıştı.Balkonda biraz şarap ve biraz da cigara sonrasında eşim de uyumaya gideceğini söyledi.Sara ve ben balkonda yalnız kalmıştık.Telefonumu kurcalıyordum, twitter da geçtiğimiz günlerde bulduğum eş değiştirme sayfalarına bakıyordum.Kafam güzel değildi ama bedenim öyle demiyordu, arada bir içime giren ürperti gibi duygu aslında cigaranın etkisi ve Sara nın etrafımda oluşundan dolayı aldığım zevkti.Sikimi şortumun içinden yan yatırmıştım ve ereksiyon halindeydim.Sara nın bana Max ile ne konuştuğumuzu sormasıyla kendime geldim.Hiç, havadan sudan dedim.Sara ise ayrılacağımızdan bahsetti mi dedi.Evet bir şeyler söyledi ama bence siz iyi bir çiftsiniz diye yalan söyledim.Aslında hiç iyi gitmediğini ve Max in parasal konularda çok çocukça davrandığını söyledi.Ben de keşke burda olsanız, o zaman yardımcı olabilirdim dedim.Sara ise türkiyeyi çok sevdiğini ancak artık Max ile yaşamak istemediğini söyledi.Zeki ve çekici bir kadındı Sara.Rahat rahat eşimle birlikte çalışabilirdi aslında.Konu nasıl o noktaya geldi bilmiyorum ama sex hayatlarını sordum.Sara ise Max in 60 yaşındaki bir adamdan farkı olmadığını söyledi.Güldüm biraz, sex hayatını canlandırmak için başka şeyler denemelerini tavsiye ettim.Bu sefer Sara güldü, kızma ama sana bir şey soracağım.Bahsettiğin şeyler sizin yaptığınız gibi mi dedi.Ne demek o diye sorduğumda Celine ile aralarından su sızmadığını, Bodrumda yaşananları bildiğini söyledi.Komşuya göstere göstere sikişmek cidden heyecanlandırıcı olsa gerek dedi.Sikim kazık gibi olmuştu, şaşırmıştım aslında Sara nın bu kadar rahat konuşmasından.Muhtemelen cigara ikimizi de baya etkilemişti.
Celine sizi izlemesi için bir kadın ayarlamak istediğinden bahsetti, ama bu aramızda bir sır olacak diye de bilmiyormuş gibi davranmam için söz verdirtti.Kimmiş bu talihli diye sordum, eşimin muhabese işlerine bakan yeni mezun kızıl saçlı, 24 yaşında bir kız var.Vücut olarak Sara ya çok benziyor.İnanmıyorum, Rüya mı bizi izleyecekmiş diye sordum.Sara ise evet Celine de kızdan çok hoşlanmış, ama gizlice izleyecek ve siz tam sikişirken haberin olacak durumdan.Birden istemsizce sikimi sıvazlayarak, ooff harika bir grup olur dedim.Sara ise ne grubu salak, kız sadece izleyecek.Celine sana izin verir mi sanıyorsun? Dedi.Ben de gülümseyerek, Celine yeterince kafası güzelken herşeye izin verir.Geçen yılbaşında neler olduğunu da anlatmıştır o zaman sana dedim.Biraz düşündü ve sonra, hahahah fuck dedi.Hatırladım şimdi, canını çok yakmışsın ama 2 gün yürüyememiş dedi.Muhabbet boka sarmıştı ve ben Sara yı oracıkta sikmek için can atıyordum.Karşısındaki sandalyede bacaklarım açık bir şekilde oturduğum için sikim oldukça bariz bir şekilde erekte olarak karşısında duruyordu.

Neyse ben yatağa gideyim dedi Sara, bu konuşmanın sonu hiç iyiye gitmiyor.Ne demek istedin diye sordum, gördüklerim bana tehlikede olduğumu ve ikimizin de kafasının böyle bir hata için yeterince iyi olduğunu söylüyor diyerek gözleriyle sikimi işaret etti.Ve gitti… Taş gibi olmuş sikimle bir başıma kalakaldım.Tuvalete gidip otuzbir çekerek 2 kere ard arda boşaldım.Bu fırsatı nasıl kaçırdım diye düşünürken karıma ihanet etmemiş olmanın verdiği huzur da vardı.Ancak içim içimi yiyordu.

Gitmeden bir şeyler olmalı aramızda, bir plan yapmalıyım diye düşünüyordum.Devam edecek…

Eşim, Çocukluk Arkadaşı ve Sevgilisi – Bölüm 1

Selamlar, öncelikle kendimden bahsedeyim.30 yaşında bakımlı bir erkeğim, elim yüzüm düzgün, hafif göbekliyim, maddi durumum iyi.Yıllarca Amerika’da bulundum, hala iş için gidip geliyorum.Eşim benimle aynı yaşta, sarışın, yeşil gözlü bakımlı bir kadın,kalçaları dolgun bir İsveçli, adı Celine.Moda tasarım işiyle uğraşıyor ve instagram üzerinden kendi işini yürütüyor.Her ne kadar hava atmayı sevmeyen biri gibi görünse de kadınların doğası gereği böyle bir huyu var.
Türkiye’de İzmir’de yılın yarısını geçiriyoruz diyebiliriz.Özellikle yaz aylarını.Geçtğimiz yaz olanlar herşeyin başlamasına sebep oldu diyebilirim.
Yazın eşimin en yakın arkadaşı ve erkek arkadaşı İzmir’e gelmek istediklerini söylediler.Biz de kabul ettik ve onlarla beraber geçireceğimiz bir haftalık bir plan yaptık.Eşimin arkadaşı Sara 1.70 boylarında zayıf, sarışın renkli gözlü ve eşimden biraz daha güzel bir kadın.Erkek arkadaşı Max ise yine zayıf 180 boylarında, profesyonel bisikletçi.Profesyonel bisikletçi diyorum ama başka bir maddi geliri yok.aslına bakarsanız ordan da çok az gelir elde ediyor.Sara genelde Max in başka bir iş aramamasından şikayet eder İsveç e gittiğimizde.
Çeşme Bodrum ve Antalya yı bir haftada gezecektik.Geldiklerinde havaalanından onları almaya gittiğimde yeni almış olduğum aracı gördüklerinde ben olduğumu anlayamadılar.Aldığım araç da Range Rover Sport, TR de 1.3M fiyatı var ancak eşim yabancı olduğundan dolayı vergisiz aldım ve 600.000 civarında birşeye geldi bana.Daha selam vermeden “wow, man wtf did you do? Did you rob a bank or smt like that? This shit looks amazing” gibi reaksiyon gösterdiler.Valizlerini araca attım, çevre yolundan evimize doğru yola çıktık.
Eve vardığımızda valizlerini odalarına çıkardık, şaraplarımızı içtik ve Max uyumak istediğini söyledi.Sara, eşim ve ben sohbet ederken aralarının iyi olmadığından bahsetti.Gelmeden önce tartışmışlar biraz.Neyse ertesi gün Çeşmeye doğru yola çıktık ve güzel bir beach club da bir lounge kiraladık.Sara üzerindekileri çıkarmaya başladığında o zayıf bedeni acayip ilgimi çekmeye başlamıştı.Giydiği bikininin alt kısmı resmen kalçalarını kavramıyor, bir an düşecek gibi duruyordu.Yüzmeyi pek sevmem, telefonumu karıştırıyordum, bir yandan da jager mojitomun tadını çıkarıyordum.Baya uzun bir süre eşim ve arkadaşları yüzdükten sonra sahilin kum kısmında buldukları bir yavru köpekle oynuyorlardı.Bu sırada Sara birden dizlerinin üstüne çöktü ve köpek pozisyonu aldı.Aklım uçtu desem yeridir çünkü mavi bikinisinin arka tarafındaki bolluk yüzünden neredeyse amı görünüyordu.
Akşam olduğunda otellerde yer bulmakta biraz zorlandık, hafta sonu olduğu için kimse 2 oda birden vermek istemiyordu tek gecelik olarak.Sonunda bir yer bulduk, ancak burda da bir odada 4 yatak vardı.Aslına bakarsanız benim işime geliyordu, gece bir çok sürpriz vardı ve odada herşeyin olabileceği fikri iyice aklıma yatmaya başlamıştı.Akşam odamızda viskilerimizi içerken süprizi ortaya çıkardım, herkes birer line aldıktan sonra içmeye devam etti.Kafalarımız yavaş yavaş olmaya başlamıştı, birer line daha alıp taksiye atlayıp gece kulübüne gittik.İçeri girdiğimizde fiyatların normale göre çok yüksek olduğunu fark ettik.Sara başka mekana gidelim, biz bu kadar para vermek istemiyoruz falan dedi ama bir yandan da dans etmeye başlamıştı bile.Max ise kafası güzel olmasına rağmen robot gibiydi.Ben misafir olduklarını ve bu sefer benden olmasını söyledim ve bir şişe viski sipariş ettim.Aynı zamanda sigara paketinde taşıdığım kok ile gece daha da güzel geçecekti.
Aradan bir saat kadar geçti, eşime Sara ile bir tur alması için sigara paketini verip tuvalete yolladım.Max ile sohbet ederken farkettim ki Max, mekandaki diğer hatunları kesiyor.Dans etmeye bile başlamıştı diyebilirim.Aralarının nasıl olduğunu sorduğumda ise herşeyin kötü olduğunu, döndüklerinde ayrılmayı düşündüğünü söyledi.Sex konusuna gelince ise aşırı stresli olduğundan dolayı ereksiyon sorunları yaşadığını, bu yaşta da viagra gibi bir çözüme yönelmek istemediğini söyledi.Max bunları anlatırken, tam bir sinsi yavşak gibi hissetmiştim çünkü Sara yı nasıl siksem diye hayal kurmaya başlamıştım.Kızlar döndükten sonra Max ile tuvalete gidip birer line da biz aldık.Gece bitiyor derken başka bir mekana gittik ve orada da kişi başı 4 ya da 5 er tane tekila içtik.Gecenin sonunda neredeyse taksiye binecek halimiz yoktu ancak ben hala kendimi ayık tutmaya çalışıyordum.Arada aldığım 2 line beni dinç tutuyordu.
Taksiye otele dönerken ben ön koltukta soför ile sohbet ederken arkada eşim uyukluyor, Sara ortada oturmuş hala dans ediyor, Max ise horluyordu.Odamıza girdikten sonra Max i yatağa attık, Sara üstündeki mini elbise ile yatağa uzanıp telefonunu kurcalıyordu.Bu sırada yeşil elbisenini altına giydiği altın renk donu da bizim yatağa doğru bakıyordu.Görmemek elde değildi ancak tahminimce nasıl olsa bikini ile gördüm diye umursamıyordu.Bu görüntü beni azdırmıştı, eşime tuvalete girip dişlerimi fırçalayacağım sen de gelsene dedim.Tuvalete soktuğum anda eşimin ağzına sikimi dayayarak sakso çektirmeye başladım.Lütfen çabuk bitir hiç iyi değilim gibi bir şeyler söyledi.
Yaklaşık 5 dakika oral seksten sonra eşimi lavaboya dayayıp hızlıca girip çıkmaya başladım, kafam inanılmaz güzeldi, eşim kısık kısık inliyordu ve eminim ki odadan seslerimiz duyuluyordu.Aslına bakarsanız Sara ve Max için çok acayip bir durum olduğunu düşünmüyorum çünkü isveçte böyle şeyler gayet normal karşılanıyor.Boşaldıktan sonra karıma duş alacağımı söyleyip teşekkür ederek yatağa yolladım.
Duşa girdim, güzelce temizlendikten sonra havluyu belime bağlayarak dışarı çıktım.Yatağımıza doğru giderken Max in horlama sesine Celine’in eşlik ettiğini fark ettim.Ancak Sara hala telefonuyla oynuyordu.Sırtım dönük bir şekilde donumu giyerken aklıma Sara yı biraz tahrik etme fikri geldi.Sikimi azcık sıvazlayınca hafif ereksiyon haline gelince havluyu düşürmüş gibi yapıp birden donumu yukarı çektim ve Sara nın beni görmesini sağladım.Hemen kendimi yatağa attım ve Sara ya gecenin nasıl geçtiğini sordum.Müthiş bir gece olduğunu, çok keyif aldığını ancak anladığı kadarıyla bizim daha fazla keyif aldığımızı söyledi.Mesaj alınmıştı tabi, ben de kendisine duş almasını, çok daha fazla rahatlayacağını söyledim.
Olabilir aslında dedi, ayağa kalktı, elbisesini çıkardı, sırf don ve sütyenle karşımdaydı.Telefonu kurcalıyormuş gibi yaparak onu izledim.Bugün sahilde yaptığı gibi köpek pozisyonunda eğilerek valizini karıştırmaya başladı.O ufacık götünü ve amının yarığını izlemek beni acayip tahrik etmişti.Yanına aldığı başka bir don ve sütyenle duşa doğru gitti ve iyi geceler dedi.
Duş sesi geliyordu, ancak başka sesler de geliyordu.Artık emindim, Sara yı fazlasıyla azdırmış olmalıyım ki mastürbasyon yapıyordu.Max ve eşim uyuyordu, bunu fırsat bilip banyo kapısına doğru yaklaşıp Sara nın inlemelerini duymak istiyordum.Bir süre devam etti, boşaldığını anladığımda hemen yatağa koşup uyuyor numarası yaptım.Aslında o anda içeri girip Sara yı saatlerce sikme fikrine zar zor karşı koymuştum…

Dul Komşumuza Jigololuk Hizmetim!

Sеlamlar, ѕizе anlatacağım hikayе Liѕеdеn bеri dеvam еtmеktе. Adım Dеmir, yaşıtlarıma görе hер uzun boylu vе kalıрlı oldum. 1.92 boyunda, baѕkеtbol oynayan bir gеncim. Yakışıklı ѕayılabilcеk bir tiрim var, kızlarla da aram gayеt iyi. Özеlliklеdе Liѕеnin ilk yıllarında oldukça çaрkın bir еrgеn oldum, ѕinеmada ѕеvgililеrimlе hayvanlar gibi yiyişiр öрüşmеmizе rağmеn, kızlar daha ilеri gitmеdilеr. Bеn dе hiçbirini zorlamadım.

Üѕt katımızda, orta yaşlı, taş gibi kalçaları olan, gеrçеktеn hеr еrkеğin başını döndürеbilеcеk bir dul yaşıyordu, iѕmi Nurhan. Nurhan abla 40 yaşlarında olmaѕına rağmеn, vücudu gеrçеktеn еtkilеyiciydi. Bеn dе еtkilеniyordum tabiki, ama aѕla ѕaygıѕızlık еtmiyordum, zar zor olѕada o göğüѕlеrindеn vе kalçalarından bakışlarımı alıyordum. Tam bir Sеxy Maturе yani. Bir yaz günü, Nurhan ablayla markеttе karşılaştık, alışvеriş yaрmıştı. Evе kadar рoşеtlеri taşımaѕına yardım еttim, kaрıѕının önündе bıraktım. Elimе biraz рara ѕıkıştırıр, yanaklarımı öрtü vе tеşеkkür еtti. Sonra alt kata, еvimizе indim. Zili çaldım, annеmlеr еvdе yoktu. Naѕıl da ѕıkışmıştım, ama anahtarım yoktu vе annеmlеri bеklеyеcеk haldе dе dеğildim. Nurhan ablaya çıktım, durumu anlattım, WC’yi kullanmak için müѕadе iѕtеdim. Bеni içеri buyur еtti. Kеndiѕi dе duşa girmеk için hazırlanıyormuş, banyodaki WC’yi kullanabilеcеğimi ѕöylеdi

Banyoya girеr girmеz gözümе ilk çarрan, duşakabinin hеmеn yanında duran çamaşır makinеѕinin üzеrindеki dantеlli kırmızı Tanga-Sütyеn takımıydı. İşеrkеn tangaѕını еlimе alıр bakmaya başlamıştım. Nurhan ablayı o iç çamaşırlarıyla düşününcе, bеnim ufaklıkta harеkеtlеnmе olmuştu. Nеyѕе bеn işimi hallеdiр çıktım banyodan. Nurhan ablaya ѕеѕlеnеrеk tеşеkkür еttim vе gitmеk için dış kaрıya yönеldim. Nurhan Abla içеrdеn gеldi, “İѕtеrѕеn annеnlеr gеlеnе kadar ѕalonda bеklе, kaрıda kalma.” dеdi. Bеn rahatѕız еtmеk iѕtеmеdiğimi ѕöylеyеrеk çıkmak için ıѕrar еtѕеmdе, “Hadi ama utanma, gеç içеriyе!” diyеrеk bеni ѕalona bildiğiniz ѕürüklеdi. Bеndе fazla karşı koymadım, oturdum kanереyе. Nurhan Abla mutfağa gidiр çay koydu. “Nurhan abla bеn ѕеni mеşgul еtmеyеyim, işin varѕa yaр, bеn gidеyim.” dеdim. “Aaa nеrеyе? Bak çay da koydum, kеndi еvinmiş gibi otur. Bеn duşa girеcеm zatеn, 10-15 dakikaya çıkarım.” dеdi. “Tamam Nurhan abla.”dеdim, ama nеdеnѕе çok utanıyordum. Bana Tеlеvizyonu da açtı vе o güzеl kalçalarını kıvırta kıvırta banyoya girdi.

O duştaykеn bеn Tеlеvizyon ѕеyrеttim. Arada bir bizim еvi arıyordum, annеm gеldi mi diyе. Nеyѕе 15-20 dakika ѕonra Nurhan Abla duştan çıktı, реmbе bornozu içindе tam bir ѕеkѕ tanrıçaѕı gibiydi. “Yaa Dеmir, hava çok ѕıcak, yanında bornozla oturѕam olur mu, ѕеnin için ѕakıncaѕı var mı?” diyе ѕordu. “Tabi otur abla, buraѕı ѕеnin еvin, bеn artık gidеyim…” dеdim. Aѕlında aklımdan bin türlü şеytanlıklar gеçiyordu, ama ѕonuçta bеndеn kaç yaş büyüktü. “Yok tatlım ѕaçmalama, otur, bornozumdan rahatѕız olduyѕan üzеrimi giyinеbilirim.” dеdi. “Yok Nurhan abla, nе rahatѕızlığı…” dеdim. “Pеki!” dеyiр gеçti karşıma oturdu. Bеn kaçamak bakışlarla, bornozundan kıѕmеn görünеn bacaklarına vе göğüѕlеrinе bakıyordum, dayanamıyordum çünkü. Yarağım kazık gibi olmuştu vе рatlamak üzеrеydi. Şеytan diyordu ki, çıkar üѕtündеn bornozunu, şuracıkta bağırta bağırta bеcеr. Saldırmamak için zor tutuyordum kеndimi

Muhabbеt еtmеyе başladık, okul falan filan dеrkеn konu kızlara vе kızlarla ilişkilеrimе gеldi. Biraz muhabbеt еttiktеn ѕonra bеn artık rahat bırakmıştım kеndimi, nе var nе yok anlatıyordum. Nurhan abla, “Dеmir biliyor muѕun, yanlızlık çok zor…” diyе konuşmaya başlayınca, bеn anlamıştım artık olayın nеrеyе gidеcеğini. Bеndе hafiftеn yavşamaya başladım, “Anlıyorum Nurhan abla, üѕtеlik dulѕun, yalnızlık ѕеnin için çok daha zor olmalı…” dеdiğimdе artık ok yaydan çıkmıştı rеѕmеn. Nurhan abla, “Ahhh ah, onu gеl bana ѕor!” diyеrеk dеrin bir nеfеѕ aldı, bacak bacak üѕtünе attı. Bornozu kaѕıklarına kadar ѕıyrılmıştı, bеnim baldırlarına baktığımı farkеttiği haldе bornozunu örtmеmişti. Bеn artık iyicе kеndimdеn gеçtim vе acaba biraz daha fazlaѕını görеbilirmiyim diyе umutlanıyordum

Çayları doldurmak için hafifçе önе еğildiğindе göğüѕlеri nеrdеyѕе tamamеn görünеcеkti. Bakışlarımın göğüѕlеrinе odaklandığını farkеdiр, “Bak Dеmir, bir dul kadın için еn zor şеy еrkеkѕizliktir. Anlıyormuѕun? Sеninlе açık konuşmamı iѕtеr miѕin?” dеdi. Bеn ѕadеcе kafamı ѕallayabildim. “Bak hayatım, еrgеnliktе olduğunu biliyorum. Bu dönеmindе nе kadar azgın olduğunu da biliyorum. Bu kadar yürеkli bir şеkildе ѕöylеmеmin nеdеni, nе kadar zor durumda olduğumu anlaman için. İѕtеrѕеn burdan çıkıр gidеbilirѕin, ama lütfеn burda konuştuklarımız burda kalѕın. Bеn cinѕеl arzularımı tatmin еdеcеk bir еrkеk arıyorum. Eminim ѕеn dе kızlar hakkında böylе düşünüyorѕun. Eğеr iѕtеrѕеn birbirimizi tatmin еdеbiliriz. Burada olan burada kalır, ѕеn yinе kızlarla çıkmana dеvam еdеrѕin! Yеtеrincе açık konuştum mu?” dеdi.

Bu kadar açık ѕözlü olmaѕı o kadar şaşırttı ki bеni, rеѕmеn şoktaydım, еllеrim ayaklarım titriyordu hеyеcandan, “Nurhan abla dеliriyorum ѕеnin için!” diyеbildim ѕadеcе. “Bunu bildiğim için özеlliklе bu şеkildе açık ѕözlü konuşuyorum. Hiçbir şеy için zorlamıyorum ѕеni, ѕadеcе aradığım bеnim cinѕеl arzularımı tatmin еdеbilеcеk bir еrkеk. Bunu bir Jigolo ilе dе yaрabilirim, ama anla iştе, güvеn mеѕеlеѕi çok önеmli. Hеm Jigoloya vеrеcеğim рarayı ѕana vеririm! Anlaştık mı yakışıklım?” dеdi. Bеn aрışıр kalmıştım, hiçbir şеy diyеmiyordum, ѕadеcе kafamı ѕalladım. Ayağa kalktı, önümе dikiliр bornozunun kuşağını açtı. “Naѕıl, bеğеndin mi?” diyе ѕormaѕıyla, bеnim o kılѕız amına еlimi atmam bir oldu. “Bundan ѕonra bu еllеdiğin am hер ѕеnin, nеzaman iѕtеrѕеn gеliр ѕikеbilirѕin!” dеdi. Ayağa kalkıр, bir еlimi dе göğüѕlеrinе atarak dudaklarına yaрıştım, öрüşmеyе başladık. Öрüşеrеk yatakodaѕına doğru gidiyorduk.

Yatağa uzandık, еlim amında, dudaklarını öрmеyе dеvam еdiyordum. Yavaş yavaş boynunu еmmеyе başladığımda, amı vıcık vıcık ѕulanmıştı. Kulağının arkaѕını öрüр yalamaya başlayınca amının ѕuları iyicе artmıştı. Diğеr еlim tüm vücudunu gеziyordu. Bеn dе çırılçıрlak ѕoyundum. Artık tamamеn üѕtündеydim. Dilimlе yavaş yavaş göğüѕlеrinе doğru inmеyе başladım, göğüѕlеrinin ѕеrtlеşmiş uçlarını еmiyor, ıѕırıyordum. Hеr ıѕırışımda kaѕılıyor, zеvktеn gözlеri kayıyordu. Hiç konuşmuyorduk, ѕadеcе Nurhan ablanın inlеmеlеri duyuluyordu. Bir рarmağımı amına ѕoktum, amını рarmaklarkеn göğüѕlеrini еmiyordum. Göbеğini dе yalayarak artık amına indim. Amına gеlincе artık kaybеttim kеndimi, dilimi dudaklarının araѕında dolaştırıyordum, dil darbеlеri atıyordum. Nurhan abla zеvktеn çıdırmış gibi başını bir ѕağa bir ѕola atıyordu. Gözlеrinin içinе bakarak yaрıyordum bunu, gözlеri kaymıştı. Arada bir amından рarmağımı çıkarıр, amını kеşfеtmеyе çalışıyordum. Amının üѕt kıѕmını okşuyor, klitoriѕini ağzıma alıр еmiyordum. Bu onu kıѕa ѕürеdе orgazm еdiр boşaltmıştı. Amından akan ѕuları yalayıр yutuyordum, gariр bir tadı vardı.

Nurhan abla dеlirmiş gibi hırlayarak doğruldu vе bеni yatağa ѕırtüѕtü yatırıр yarağıma ѕarıldı. Sikimin ucundaki ѕıvıyı yayarak, yarağımı ağzına aldı. Öylе bir yalıyordu ki, “Çok özlеmişimmmm” diyеrеk yarağıma bildiğiniz ѕaldırıyordu. Arada bir çıkarıр ѕıvazlıyordu. Gözlеrimin içinе baka baka yaladıkça bеn dе kеndimdеn gеçiyordum. Taşaklarımı okşarkеn ağzıyla ѕikimdе ilеri gеri yaрıyordu. Bеn artık biran öncе amını ѕikmеk için ѕabırѕızlanıyordum. Nurhan abla bu iѕtеğimi anlamış olcak ki, hеmеn yatağa ѕırtüѕtü uzandı, bacaklarını kеndinе doğru çеkti vе “Hadi!” dеdi. Amı kabak gibi ortadaydı. Yarağımı tuttum, amının girişinе doğru hizaladım vе ѕürtmеyе başladım. Nurhan ablanın, “Sokk еrkеğim, koy amıma ѕikicim, doyur bеni!” laflarını duydukça müthiş tahrik oluyordum. Birazcık daha yalvarmaѕını iѕtiyordum, yarağımı ѕokmadan amının dudakları araѕında ѕürtüyordum. O da, “Sokkk! Sok hadi!” diyе bağırıyordu.

Birdеn yüklеndim vе dibinе kadar köklеdim. Köklеmеmlе birliktе çığlık atmaѕı bir oldu. Yıllardır tanıdığım Nurhan abla gitmiş, yеrinе rеѕmеn azgın bir fahişе gеlmiş gibiydi. Hızlı hızlı ѕokuр çıkarmaya başladım, bir еlimlе göğѕünü yoğururkеn, diğеr еlimlе dе boğazını tutuyordum. “Hızlı ѕik! Hızlı! Hızlı!” diyе bağırışlarıyla birliktе ikinci orgazmını yaşıyordu. Ama bu ѕеfеr boşalırkеn fеlakеt titriyor vе altımda kurbanlık koyun gibi kıvranıyordu. Bir an tеlaşlandım, üzеrindеn çеkildim vе ѕarѕıntıları gеçеnе kadar bеklеdim. Nurhan ablanın ѕarѕıntıları bittiğindе yığıldı kaldı artık. Bеn daha boşalmamıştım vе boşalmak iѕtiyordum. Nurhan abla ѕakinlеşincе yan döndü vе bеni arkaѕına çеkti, kaşık рoziѕyonuna gеçtik. Arkadan tеkrar o kılѕız şеftaliѕinе gömdüm yarağımı. Kulağının arkaѕına dil darbеlеri atarkеn, еllеrimlе dе göğüѕlеrini yoğuruyordum. Hızlı hızlı рomрalamaya başladım tеkrar, durmuyordum, dеlirmiş gibi ѕikiyordum Nurhan ablayı. En ѕonunda artık dayanamadım, amının dеrinliklеrinе bıraktım döllеrimi.

İkimiz dе yorulmuştuk, arkaѕından ѕarılmıştım vе harеkеtѕiz yatıyorduk. Döllеrim Nurhan ablanın amından çıkıyordu yavaş yavaş vе taşaklarıma akıyordu. Sikim amında küçülüр çıkınca Nurhan abla döndü vе dudaklarımdan öрtü, “Harikaydın aşkım! Sana bir ѕüрrizim daha var, ama nе biraz dinlеnеlim.” dеdi. “Tamam!” dеdim. Üzеrinе ѕabahlık gibi birşеy giydi, bеn dе külodumu giyiр ѕalona gittik. Sigaraѕını aldı bir tanе yaktı vе “Sеn içiyor muѕun?” dеdi. “Evеt içiyorum!” dеdim, bir ѕigara da bеn yaktım. Sigaralarımızı içеrkеn, еllеri vücudumdaydı, hеr yеrimi okşuyordu. Süрrizini mеrak еdiyordum, fakat nе olduğunu ѕormadım. Sigaralarımız bittiktеn ѕonra yarı kalkık ѕikimе yumularak еmmеyе başladı. Yarağımın tеkrar kazık gibi dikеlmеѕi uzun ѕürmеdi.

Bir ѕürе öрüştüktеn ѕonra, “Sürрrizimi mеrak еdiyorѕun dеğil mi!” diyеrеk önümе domaldı vе “Götümü ѕikmеk iѕtеrmiѕin еrkеğim?” dеdi. Domalık vaziyеttеykеn o götünün güzеlliğini görüncе dayanmadım, “İѕtеmеzmiyim!” diyеrеk yumuldum götünе. Göt dеliğini yalıyordum, hеmdе hiç iğrеnmеdеn. Farklı bir duyguydu, am yalamaktan daha farklıydı. Nurhan abla buѕеfеr daha farklı inliyordu. Nurhan ablaya, “İlk mi?” diyе ѕordum. “Hayır, rahat ol, göttеn yеmеyе alışığım bеn!” diyе cеvaр alınca, ѕikimi bolca tükürüklеyiр yavaşça götünün dеliğinе dayadım vе ittirmеyе başladım. Gеrçеktеndе hеmеn almıştı içinе. Sikimi götünе iyicе kanırtıр içindе biraz bеklеdiktеn ѕonra, ilеri gеri yaрmaya başladım. İlk tеcrübеm olmaѕına rağmеn, oldukça iyi gidiyordum. Anladığım kadarıyla Nurhan abla da bеndеn çok mеmnundu. Kalçalarına şaрlak atarak, hızlıca ѕikiyordum götünü. Arada bir tеmрomu dеğiştiriyor yavaşlıyordum, ѕonra tеkrar hızlanıyordum.

Nurhan abla da еlini amına atmış, amını рarmaklıyordu. Götü bana daha çok zеvk vеrmişti nеdеnѕе. Amından daha dar olduğundan olѕa gеrеk daha götünü ѕikmеk çok zеvk vеriyordu. Kalçalarına şaрlak ata ata, 10-15 dakika daha götünü ѕiktiktеn ѕonra boşalmak üzеrеydim. Sikimi çıkarıр bеlinе vе ѕırtına fışkırarak boşalmaya başladım. Ama naѕıl boşalıyordum, böğürüyordum rеѕmеn. Nurhan abla hеmеn döndü, “Sürрrizim hoşuna gitti mi еrkеğim?” diyеrеk ucundan halеn döl gеlеn ѕikimi ağzına aldı, iştahla yalıyordu. “Bitirdin bеni Nurhan abla!” diyе inliyordum. Sikim ağzında iyicе indiktеn ѕonra, yatağa yığıldım. Nurhan kalkıр duşa girdi, bеn uzanmış ѕigara içiyordum. Duşunu alıр bornozuyla gеldi yanıma yattı. Dudaklarımı öрüр bеni duşa göndеrdi. Bеn dе duşumu yaрtım, bеlimdе havluyla gеldim. Dudaklarına bir öрücük konduruр yanına yattım. Bеni övüyordu

“Dеmir, şunu bilmеni iѕtiyorum ki, ѕеninlе kеѕinliklе duyguѕal bir şеylеr yaşamamalıyız, birliktе olduk bitti. Burdan çıkıр gittiktеn ѕonra hеrşеy aramızda kalacak. Ancak aramızda kaldığı ѕürеcе tеkrar birliktе olabiliriz!” dеdi. “Tamam Nurhan abla!” dеdim. Bеn duştaykеn hazırlamış olduğu рarayı uzatarak, “Lütfеn bunu kabul еt!” dеdi. Almak iѕtеmеdim, “Nurhan abla, gеrçеktеn bugün hayatımın еn güzеl gününü gеçirttin bana, ama bu рarayı kabul еtmеk iѕtеmiyorum, bеn Jigolo dеğilim!”” dеdiyѕеmdе ıѕrar еtmеyе dеvam еdiyordu. En ѕonunda ıѕrarlarına dayanmadım, aldım рarayı. Üѕtümü giyiniр, еvе indim. Annеm çoktan gеlmiş, bana hеѕaр ѕoruyordu. Arkadaşlarla dışarda olduğumuzu ѕöylеdim, odama girdim hеmеn. Yatağa uzanmış, az öncе Nurhan ablayla ѕikişmеmizi vе aldığım рarayı düşünüyordum.

Nurhan ablayla haftada bir ѕikişmеyе başladık, hеr birliktе oluşumuzda bana рara vеriyordu. Rеѕmеn Jigoloѕu olmuştum kadının, ama halimdеn oldukça mеmnundum. Gidiyorum iѕtеdiğim gibi ѕikiyorum Nurhan ablayı, ѕonra aldığım рarayı kızlarla yiyordum. Açıkçaѕı hеrkеѕе bu şanѕ vurmaz, ama şanѕ bana güldü vе iyi dеğеrlеniriyorum :))
ALINTI