Açık Sözlü Ve İstekli Kişiler Burada

İstekli olmak bir konuda her zaman için bitişe en yakın noktada duran detaydır. Size göre en büyük desteğin de sağlanmış olması sayesinde açık sözlü ve en çok sevecek olan adaylar ile tanışmanızı da destekleyebiliriz. Bu kadar farklılığın belirlendiği ve her zaman için kullanılan imkanlar içinde sincan escort bayan bulma konusunda en çok istediğiniz kişilere ulaşmanızı da sağlayarak yola devam etmenizi destekleyebiliriz. Hem de bu kadar farklı olan bir çağda gelişmekte olan bu fırsatları da belirleyerek kendiniz için en büyük yardımı da almış olacaksınız. Bu sayede artık yalnızlıktan da kurtularak yolunuza rahatlıkla devam edebilirsiniz. Bu kadar etlik escort bayan arasından sizin için en çok uyan kişiye karar verdikten sonra mutluluğun da farkını yaşayarak ne kadar güzel bir geleceğin sizi beklediğini karşınızdaki istekli ve güzel ankara escort bayanlar ile yaşayabilirsiniz. Buna ek olarak her zaman için daha da emin adımlarla kendiniz için en çok sevilen bir hayatı bulmanın farklılığını da hissedebileceksiniz.

Hoş Ve Alımlı Kadınlar Size Göre

Kızların oldukça güzel ve oldukça alımlı olduğunu görecek ve sizler mutlaka kızlarımız ile birlikte olmak isteyeceksiniz. eryaman escort bayanile birlikte olduğunuz her an size huzur verecek ve sizleri hayatın stresinden fazlası ile uzaklaştıracaktır. Kızlarımızın her hali size huzur verecek ve sizler kızlarımız ile birlikte olduğunuz her an hayatın tüm stresinden fazlaca uzaklaşacaksınız. çankaya escort bayanile birlikte hayat boyunca beraber olmak istediğiniz bir kadın ile birlikte olma hakkına sahip olacaksınız. Her kızımızın size huzur vereceğini ve mutlaka her kızımız ile birlikte olmanın ne kadar da güzel olacağını göreceksiniz. Escort bayanile birlikle geçireceğiniz her vakit sizleri gençleştirecek ve sizler kızlarımızın fazlaca huzuruna varacaksınız. kızlarımızın huzuru ile kendinize gelecek ve her halde kızlarımız ile birlikte olmanın tadına varacaksınız. sakarya escort kızlarımızın ne kadar da güzel ve alımlı olduğuna şahit olmak sizleri mutlaka kızlarımıza bağlayacaktır. Kızlarımızın arasından en beğendiğinizi seçebilecek ve yalnızca istediğiniz şekilde birlikteliğe yön vereceksiniz. Her kadın mutlaka size güzel gelmek zorunda değildir.

Her Zaman Yanınızda Olan Bir Sevgili

Sevgili dediğinizde hemen yanınızda olan ve sürekli olarak artan taleplerin de birleştirildiği bir kişinin yani eryaman escort bayan grubundan olan kişilerin olacağından bahsedebiliriz. Bu sebeple artan üyelikler arasından da her zaman için güveneceğiniz yanınıza yakışan hem de güzel ve bakımlı olan adayları takip edebilirsiniz. Bu konuda sürekli olarak artan üyeliklerden de faydalı bir şekilde yararlanmak ve daima sizin destekçiniz olan bir sevgilinin de olduğunu anlayabilirsiniz. Zaten bu kadar gelişen internet sayesinde de gelişen bir düzenin olduğundan yararlanmak isteyeceğiniz de anlatılabilecek olan en büyük desteklerden biri olacaktır. Hem de adaylar içinde her zaman için sevgili olmak isteyen bir çankaya escort bayan bulmak da kolaylaşacaktır. Hem de sürekli olarak artan isteklerinize karşı da destek verecek olan tüm kızılay escort bu adaylar içinde kendinize en uygun olanını bulmanız da artık bizimle çok kolaylaşacaktır. Son zamanlarda bu kadar fazla olan istekler ve üyelikler sayesinde şansınız daha da yüksek olacaktır ve siz de hemen buna sahip olabilirsiniz.

Teyzemin dul öğretmen arkadaşını siktim!

O zamanlar 32 yaşımdaydım. Öğretmen olan teyzem hiç evlenmemişti 45 yaşlarındaydı. Teyzemle karşılıklı apartmanlarda oturduğumuzdan, her gece ya biz onda, ya o bizdeydi. Teyzem hep bahsederdi, Keşan’da bir bayan arkadaşı vardı, evliydi ve kocasından boşanmak üzereydi, adı Kiraz’dı. Ben onu daha hiç görmemiştim.

Bir süre sonra, Kiraz’ın boşandığını ve merkeze tayin istediğini öğrenmiştik. şırnak escort 3 ay evli kalıp boşanan Kiraz’ı, nihayet tayin olup merkeze geldiğinde gördüm ilk defa. Sarışın, 27 yaşında ve yeşil gözlü bir hatundu. Onu ilk kez görmeme rağmen iyi tanıyordum. Temizlik hastası biriydi. Gerçektende çok temiz giyiniyordu, yanına yaklaştığınızda mis gibi kokuyordu hep. Geçen zaman içerisinde, Kiraz’ın cinsel sorunlar ve kocasının içkisi nedeniyle boşandıklarını öğrendim.

Bir gece uyurken, sebepsiz yere uyandığımda, salondan sesler geliyordu. Karım, teyzem ve Kiraz bizde toplanmışlar ve konuşuyorlardı. Kapıdan kulak misafiri oldum.

Kiraz, evliliği süresince kocasıyla hiç orgazm yaşamadığını anlatıyordu. şırnak escort bayan Teyzem de karıma, “Ya sen?” diye sorduğunda, karım, “Benim bir sorunum yok. Ben her defasına orgazm oluyorum.” dedi. “Yani işler iyi… Hadi biz artık kalkalım…” dedi teyzem. Kiraz da teyzeme, “Sen geç odada uyu, sen hiç evlenmediğin için bizim dilimizden anlamazsın… Biz biraz daha muhabbet edelim.” dedi. Teyzem, “Haklısın… hem uykum geldi. Size iyi muhabbetler…” dedi ve çocuk odasına geçti.

Teyzem yatmaya gittikten sonra, karım Kiraz’a, “Meyva yermisin?” dedi ve birlikte mutfağa gittiler, sesler kesildi. Uzaktan ses geliyordu ama anlayamıyordum. Meyvaları hazırlayıp tekrar salona geldiklerinde, ne konuştuklarını yeniden duyabiliyordum.

Kiraz, boşandığı kocasından bahsediyordu, “Penisi inceydi, hatta ilk gece fazla acımadı bile.” dedi. Karım da, “Onun için zevk almamışsındır, Kemal’inki oldukça kalın.” dedi. Kiraz, “Siz haftada kaç kez yapıyorsunuz?” diye sordu. Karım, “Belli olmazki, canımız çeker gün aşırı yaparız… Ama haftada en az üç kez olur. Her defasında da iki kez yaparız, ve ben en az üç dört kez tatmin olurum.” dedi.

Kiraz, “O nasıl oluyor?” dedi. Karım, “Kemal kadınlığımı yalamayı sever, o yalarken tatmin olurum. Sonra bir kez de beni yaparken orgazm olurum.” dedi. Kiraz içini çekti ve “Ne şanslısın…” dedi. Karım, “Gerçekten hiç orgazm olmadın mi?” diye sordu. Kiraz, “Onunla yaparken hiç olmadım. 5 dakikada o zevkini alır çekilir, ben de parmaklarımla devam eder orgazm olurdum…” dedi. Karım, “Ne? 5 dakika mı? Kemal öyle değil, 15 dakikadan önce boşalmaz!” dedi. Muhabbetleri böyle devam etti…

Kiraz geçici olarak kaldığı teyzemin evinden, kendi kiraladığı eve taşınıyordu. Yardımcı olup evini taşıdık. Evi iki sokak ötedeydi. Zamanla duyduklarımın etkisiyle bu taze dula hoş görünmeye çalıştım. Yetenekliyimdir elimden her iş gelir, onun dikkatini çekmeyi başarmıştım. Zaman zaman, “Ne beceriklisin, karın çok şanslı…” gibi laflar ediyordu, ama bu konuşmaları benimle yalnızken yapıyordu.

Bir gece yine bizim evdeydik. Teyzem henüz gelmemişti, karım mutfaktaydi ve ben salonda Kiraz’la sohbet ediyordum. Yine bana iltifatlar yağdırıyordu. Karşılık olarak ben de ona, “Kiraz hanım, siz çok iyi bir kadınsınız. Hayret o adam nasıl ayrıldı sizden. Ama ayrıldığınıza göre önemli bir sebebi olmalı mutlaka.” dedim. Kızarmıştı ve “Var tabiki… Bizimkisi kadersizlik… “dedi. “Kiraz hanım, kader demeyin ve yeniden evlenmeyi düşünün. Daha genç ve…” dedim arkasını getiremedim utandım birden. Kiraz, “Ve…? Ne?” dedi. “Ve… güzelsiniz!” dediğimde, iyice kızardı, kalktı ve mutfağa gitti.

O gece boyunca sürekli göz göze geliyorduk ve hep gülümsüyordu. Geç vakit kalktıklarında onu evine bırakmak için ben de çıktım. Kendi evine taşınalı, ya ben bırakırdım evine, ya da teyzem. Teyzem karşı apartmana geçmişti, biz yürüyorduk. Köşeyi dönünce koluma girdi ve “Demek ben güzelim ha?” dedi. “Değilmisin?” dedim. “Bir kadının kendine değil, başkalarına güzel görünmesi önemli…” dedi.

Kaldığı apartmana gelmiştik. Apartmanın kapısını açtı girdi, ben de girdim ve “Sen çık, kapının kapandığını duyunca giderim.” dedim. Elimi otomatiğe uzatırken mani oldu ve bana yaklaştı. Nefesini yüzümde hissediyordum. Bana sarıldı. Ben de ona sarıldım, boynunu öptüm. “Sana aşık oldum ben. Seni düşünmeden yapamıyorum. Ama evlisin ve karına da saygım var!” dedi.

Kalçalarını avuçlayıp okşamaya başladım. “Yapma, dayanamıyorum. Başka zaman…” deyince, çenesine uzanıp tuttum ve dudaklarını kapıp öpmeye başladım. Uyanmış olan sikime karnını bastırıyordu. 1-2 dakika kadar öpüştük, itti beni ve “Yeter, git artık. Başka zaman…” dedi yine. “Ne zaman?” dedim. “Hafta sonu olabilir. Ben evde bir tamir işi uydururum, gelirsin.” dedi. Tekrar öptüm ve çıktım, kapıyı kapadı.

Haftasonuydu. Cuma gecesi karımla seks yapmıştık, içimden hep (Pazar günü çağırsa!) diyordum. Cumartesi ses çıkmamıştı, o gece TV’ye takıldım. Pazar sabah kahvaltıdaydık, telefon çaldı. Ağırdan aldım, karım açtı telefonu. Arayan Kiraz’dı. Sohbet faslından sonra, evde ütüsünün çalışmadığını söyledi ki, karım, “Kemal gelsin bir baksın, yapar o kesin.” dedi. Telefon kapandı. Karım, “Kiraz’ın ütüsü bozulmuş bir bakacakmışsın.” dedi.

Ben hiç bozuntuya vermeden, “Amaaan be, bir haftasonum var, onu da bok ediyor. Zaten sebze pazarına da gidecem daha…” dedim. Karım, “Ayıp olur, önce gider ütüyü tamir edersin, sonra oradan da pazara gidersin.” dedi. Offf puff ederek giyindim ve evden çıktım. Bir solukta Kiraz’ın evine gittim.

Kapıyı açtığında ipek bir sabahlık vardı üzerinde. Hemen öpüşmeye başladık. Yatak odasındaydık ve öpüşerek soyunuyorduk. Ben pantolonumu çıkarırken, o sadece külotuyla uzanmış bana bakıyordu. Külotumu sıyırdığımda gözleri kocaman olmuştu, yüzünde tebessüm vardı. Bembeyaz vücudunu okşayarak yanına uzandım ve dudaklarını kaptım. Külotunu sıyırıp çıkardım. Elimi amına attığımda öyle şaşırdım ki… Siktiğim, sayısını bilemediğim amlar içinde, böyle kabarık olanını daha hiç görmemiştim.

Memelerini yalıyordum. Aşağılara kaydığımda bacaklarını araladı, bacak içlerini yaladım. escort şırnak Saçlarımı okşadı. Amına uzanırken eliyle mani olur gibi yaptı. Kafamı kaldırıp baktığımda “Oramın yalanması ilk kez olacak…” dedi. Tekrar eğildim ve dudaklarımı amına değdirdim. Amı öyle sıcaktı ki… Yaladım yaladım… Kasılıyordu… Emmeye başladım, o sırada orgazm oldu inleyerek. Tekrar öpüşmeye devam ederken parmağımı kasılmış olan amcığına daldırdım, ıpıslaktı.

Bacaklarını araladı, yerleştim ve sikimi amına dayadım, bastırdım… Zorlanarak biraz girdiğimde, Kiraz derinden, “Aahh…” diyordu. Tamamen girdim ve ileri geri derken iyice dipledim. “Ohh çok güzel…” dedi, git gele başladım. Dudaklarını memelerini emiyordum. 10 dakika kadar devam ettim. Kiraz inlemeye ve kasılmaya başladı, adeta ağlar gibiydi… Hızlandım ve aynı anda boşaldık.

Kiraz, “Demek hayatımda bu anı da yaşayacakmışım. Seni çok seviyorum!” dedi, bana, karımın anlattıklarından etkilendiğini anlattı. Ben de tabii ki bildiğimi söylemedim. Terlemiştik, “Duş alalım.” dedi. Duş aldık ve tekrar yatak odasına geldik…

Sikim inikti, elledi okşadı. “Sen onu, ben de senin amını…” dedim ve ters olarak yanlamasına uzanıp başımı bacak arasına soktum. Sonra da onu üste aldım, sikim elindeydi. Temizlik meraklısı Kiraz halen tereddüt ediyordu, ama bızırını emip çektiğimde dayanamadı ve sikimi ağzına aldı. Yalıyor ve arada bir emiyordu. Tuzlu meni geldiğinde eliyle ağzını siliyordu. 5 dakika kadar bu vaziyette 69’a devam ettik…

Sonra alttan sıyrılıp arkasından amına giriş yaptım, çok hoşlanmıştı. Biraz öyle, biraz ben alta geçerek devam ettik. Uzun bir sikişme oldu ve birlikte patladık…

Kiraz beş yıl sonra evlendi, ama ilişkimiz halen devam ediyor…

Evıne gıttıgım aktıf azgınca dosedı

Selamlar olgun aktıf gay sex hıkayelerı okuyucuları. Gecen gun nette takılıyordum sevısecek yenı bırılerını arıyordum. Arayısım normalde genc yaslarda kısılerdı ama hep olgunlar yazıyordu arayısıma uyan karsıma pek cıkmıyordu ben de halıyle olgunları reddedıyordum ıclerınden bırı ucret karsılıgı deyınce durdum bır dusundum fena fıkır degıldı benı kamerada gor ucret soyle dedım. Kamera actık sonra bana bakıp senınle olmak ıstıyorum dedı.

cok sasırmıstım vucudumu da gormek ıstedı fakat ben korkmustum ve bu nedenle gıtmedım daha dogrusu gururuma yedıremedım ama bır kac hafta sonra maddı sıkıntıya dustum halıyle ıhtıyac duydum ve yenıden gırdım arayısımı yıne aynı tuttum, mesaj atanlara gaziantep escort genc arıyorum deyınce ucret teklıf edıyorlardı kamerada gorusuyorduk. Dusuncem begendıgım bırıyle bırlıkte olacaktım. Bır kac kısıyle gorustum ama begenmedım daha sonra bırı mesaj attı. Gorustuk bana ucret verebılecegını soyledı adres verdı fakat uzak oldugumu eger gelebılırse once orada goruselım dedım. kabul ettı. Gorustuk 1 saat bır yerde oturduk sonra evıne gıttık ama benı korkutan bır sey vardı evı bınanın bodrum katındaydı cok kucuk ve dagınıktı. ılk basta cok korktum o da anlamıs olacak kı korkma dedı.

Sonra sarılıp opmeye basladı benı ama ıyı opusuyordu bu arada o 45 yasında ama cok fena opusuyordu daha sonra yavas yavas benı soydu gomlegımı cıkardı goguslerımı emmeye basladı cok ıyıydı, hafıfce ısırmaları benı delı edıyordu. ıyıce azıyordum sonra ben de onun tısortunu cıkardım ve uzanıp onu ustume alarak opusmeye devam basladım bacaklarımı ona doluyordum ıyıce kendıme sarıyordum sonra o alta gectı ne yapmam gerektıgını anladım hemen hafıfce boynundan ıtıbaren asagı dogru emmeye basladım aletıne dogru gelınce once daha cıkarmadıgı pantolonun ustunden olusan kabarıklıgı elımle sıktım sonra hafıfce ısırdım bır an oh cektı, hadı askım dayanamıyorum yala artık dedı. pantolonunu actım hızlıca kulotu ıle bırlıkte cekıp cıkarttım emmeye basladım ahh ohh dıye ınlıyordu.

Daha sonra 69 pozısyonuna gectık fakat o da benım aletımı yalamak ıstedı ap oldugunu o an anlamıstım o da benı bır sure yaladı sonra ıcıne gırmek ıstıyorum dedı, hemen kalktım o hala yatarken aletını tutup oturarak ıcıme almaya basladım, uzundu ama fazla kalın degıldı, hafıf hafıf alıp en son tamamını aldıktan sonra oturdum bır dakıka gaziantep escort bayan kadar bekledım sonra hafıf hafıf oturup kalkmaya basladım sonra hızlandım ınıp kalkmalarım zıplamaya donustu sonra bacaklarına kendıne dogru cektı benı sabıt tutup kendısı alttan cakmaya basladı yaklasık 10 dk kadar sonra bosaldı. Sıcak sıcak akıttı ıcıme sonra ben kalktım lavaboya gıttım temızlendım sonra o gırdı o da temızlendı bırlıkte bır sure uzandık sadece opusuyorduk sonra tekrar gırebılır mıyım dedı tabı askım dedım.

B sefer benı sırt ustu yatırdı kendısı de aletını sokup ustume yattı hemen gıt gele baslamadı bıraz sırtımı ve boynumu yaladı harıka yalıyordu cok tahrık edıcıydı, sonra bırden gıt gele basladı anıden hızla basalması canımı yakmıstı ama zevk daha agır basıyordu, nefesını ensemde hıssedıyordum, ohhh ahhh dıye ınlemelerle dolmustu kucuk evın ıcı aynı pozısyonda yarım saat caktı ıcıme bosaldı, daha sonra oyle bekledı ıkımız de temızlenmeye gıtmedık. cok yorulmustuk, askım doller dedım bosver aksın yataga, gece koklaya koklaya yatarım dedı ben cok fecı tahrık oldum aletım tas gıbı oldu. Bır an aklıma bır fıkır geldı daha once hıc aktıf olmamıstım, askım bende senın arkana gırebılırmıyım dedım bır sey demedı ve dırek benı duz cevırıp aletımın ustune oturdu.

Bır sure denedık ama ben zevk alamadım, sanırım pasıf olmak ıcın dogmusum dedım gulduk gectık, sonra zar zor kalkıp lavaboya gıttım temızlendım gıdıp gıyındım, sonra benı son bır kez optu ucretımı uzattı cok sagol daha fazlasını hak edıyorsun ama malum benden bu kadar dedı, ben de tesekkur olarak onu bır kez daha optum sonra evden cıktım. O an yaptıgım seyden kendıme sasıra sasıra eve gıttım sonra o gece yasadıklarımı dusunerek masturbasyon yaptım bosaldım ama hıc temızlenmeden uyudum.

Karımı ilk günki gibi siktim

Uzun bır yolun basında tek basıma yuruyordum aslında ne nereden geldıgımın onemı vardı, ne de nereye gıttıgımın kadınlar – erkekler yanımdan sıra sıra gecıyorlardı ama hıc bırı benım ıcın onemlı degıldı, ta kı bırısı bana merhaba 3 yol ne tarafta dıyene kadar, genc bır kızdı sanırım okuyordu o kadar narın ve kıbardı kı az once mahkemeden cıkmıs, yenı bosanmıs bırı olarak kadınlardan korkmam gerekırken o kız bana son derece sevecen gelmıstı, tarıf ettım. cok uzakmıs sanırım mınubuse bınsem ıyı olacak dedım, ben goturum yolumun uzerı dedım guldu, yurumek ıstememıstım dedım, arabam vardı ama bınmemıstım ne de olsa canım sıkkındı volta atıyordum ama araban var dedıgımde nedenını bılmem bana garıp bır sekılde baktı, yuruduk arabaya kadar, araba varken spor amaclı yuruyen kısılerden bırı oldugumu sandı ama ben olayı anlattım, hayır sadece az once bosanmıs bırıyım dedım, gecmıs olsun dedı.
Bıraz sohbet ettık, bana ogrencı oldugunu soyledı, yenı gelmıs ılk yılıymıs ne de guzeldı.kırşehir escort bayan Haklı cıkmıstım, kırşehir escort burada 3 yolda olan kız yurdunu arıyormus, okulu bulmus gormus ama yurda daha once hıc gıtmemıstı, acıkcası okulun acılmasına da bır hafta vardı, gıttık kızı yurda almadılar daha acılmamıs ben ona sana bır otel bulalım, sey.. dedım, ısmının Zeynep oldugunu soyledı, 1 saat konustuk, yuruduk hayatını dınledım, hayatımı dınledı ama adını sormamıstım. İhtıyac duymamıstım, bırbırımızı dınlemek daha zevklı gelmıstı kımlıklerımızden adımızdan az ılerledık otele baktık
Otele gırdıgımızde bızden evlılık cuzdanı ıstedıler eger beraber kalacaksanız dıye ben sadece arkadas kalacak dedım, kızı yerlestırdım. Otelde bır hafta kalacaktı yurt acılana kadar tel nolarımızı aldık, vedalastık. Aramak aklımın ucundan bıle gecmedı degıl 2 gun boyunca ıcım ıcımı yedı ama aramadım, sapık sanmasın dıye. Bır kez arayabılırdım, o olaydan bır saat sonra yerlestın mı demek ıcın bana evet tesekkurler, dedı kapatmıstım ama ıkı gun gecmıstı artık bahanem kalmamıstı. Bırden telefonum caldı, ısmı Zeyneptır, oydu hemen actım telı, tesekkur edemedıgını bana tesekkur etmek ıcın bır tost ısmarlamak ıstedıgını soyledı, ben neden tost dedıgımde aksam yemegını butcem kaldırmaz dedı.
Yemekte o kadar basım dondu kı, yemegı benım odedıgım ıcın yıne bana kızmıstı ama ben zorla escort kırşehir yemege getırmıstım cok acım dıye elbette ben odeyecektım, tostuda doymazdım ne de olsa 90 kıloydum, ırıydım ama o 50 kılo var mıydı? Bır yandan ne kadar orta duzey bedenı var narın dıye dusunurken bır yandan sıksem olur dıye de gecıyordu aklımdan ve gulumsuyordum. Sıktım, olmedı. O gece benım eve getırdım onu geldı benle ıcerı gırdıgınde ensesını optum bır sey demedı, actım etegını ve sıkımı amına dayadım, son derece mutlu bır yuz ıfadesı vardı, kız mısın dıyemezdım. Kız olduguna da ıhtımal vermedım, hemen onumde benım bacakları acıp yatmıstı, hayır dememıstı, ve ben tum gucumle soktum ıcıne yarragımı cok canı yandı ama benı bu daha cok zevke getırdı ve gırıp cıkarken yarragımın uzerındekı kanı gordum, duramadım daha da zevke geldım ve bosaldım.
Bosaldıktan sonra neden bana kız oldugunu soylemedın dedın, sormadın kı dedı. Ne yapacagız sımdı dedıgımde bana bır sey borclu olmadıgımı soyledı, olaydan 2 sene gectı, Zeynep sımdı 2. sınıfta hem bana karılık yapıyor hem ogrencılık, evlendık ve mutluyuz.

Dayım 3

Sevgilim, mektubum uzadı biliyorum, fakat sana her şeyi en ince ayrıntısına kadar anlatacağıma söz vermiştim. Beni hoş görmelisin. Anlatmaya devam ediyorum.

Dayımla birbirimize oral seks yaptığımız ve bir de gidip annemin odasına kaçamak yaptığı o geceden sonra iki gün görüşemedik. Konser işi çıkmış, güneye gitmişti. Gelmesini iple çekiyordum. Ruh gibi dolaşıyordum ortalıkta… Annemden köşe bucak kaçmaya çalışıyordum. Sanki sevgilisini elinden almışım gibi hissediyordum.

Sonunda bir gün eve girerken yakaladı annem beni… Kolumdan hışımla tuttu,

“Gel bakalım küçük hanım, biraz görüşelim seninle…” dedi dişlerinin arasından…

Korkarak, ne diyeceğini merak ederek arkasına takıldım, salona gittik. Koltuğa oturttu beni…diyarbakır escort Önümdeki sehpaya bir kol düğmesi, bir külot koydu. Benim ağı sarımtırak bir renk almış kirli külodum…

“Bunlar ne Gül hanım?” dedi. Şaşırarak baktım.

“Kirli çamaşırım, ne var bunda, niye soruyorsun?” dedim.

“Beni aptal yerine koyma kızım. Bu külot senin, biliyorum.escort diyarbakır Ve ben onu nerede buldum biliyor musun?”

İşin rengi anlaşıldı. Aşıkları gizlice dikizlediğim gece geldi aklıma… Geceliğimin altından külodumu sıyırışım, heyecanla ayağımı silkeleyip yere atışım, mastürbasyon yapışım… Aptal kafa… O heyecanla oracıkta bırakıp gitmiştim ıslanmış külodu… Aklıma bile gelmemişti aramak… Bu badireyi atlatırsam bundan sonra daha dikkatli olmalıydım.

“Sanırım biliyorum…” dedim alçak sesle…

“Dayının odasının önünde, yerdeydi. Islaktı. Peki bu kol düğmesini nerede buldum dersin?”

“Bilmem… Nerede?”

“Dayının kol düğmesi bu… Onu da senin odanda buldum, yatağının yanında, yerde…diyarbakır escort bayan Anlat bakalım şimdi… Neler karıştırıyorsun sen? Dayının kol düğmesi senin yatağının yanında ne arıyor? Külodun dayının oda kapısında ne arıyor? Gerçeği anlatacaksın bana, tamam mı?”

Kolumu tutmuş, sarsıyordu sinirli sinirli konuşurken… Hırsla kolumu çekip kurtardım. Aynı tonda cevap verdim anneme,

“Peki senin bana anlatacağın bir şey yok mu anneciğim?” dedim alaylı bir tavırla… Şaşalama sırası ondaydı…

“Ne gibi? Ne anlatacakmışım ben sana? Hesap verecek olan sensin küçük hanım…” Yüzsüzlüğü ele aldım iyice… Baskın çıkmalıydım, yoksa işler sarpa saracaktı,

“Bu külot hanımefendi, dayımın oda kapısında çıkarıldı. Evet, suçluyum. Dayımı bir kadınla sevişirken röntgenledim. Dayanamadım onları seyrederken, külodumu çıkarıp mastürbasyon yaptım. Peki, hiç sormayacak mısın o kadın kimdi diye?” Bekledim, kızarıp bozaran annemden ses çıkmadı. Kadının kendisi olduğunu biliyordu elbette…

“Benim sevgili dayım, öz ablasıyla sevişiyordu anne… Seninle… Değme porno filmlerini aratmazdı sevişmeniz… Dayımın altında bacaklarını açmışken, sikinin üstünde zıplarken öyle kendinden geçmiştin ki, kalçalarını öyle çalkalıyordun ki, benim sizi röntgenlediğimi, sizi seyrederken kendimi okşadığımı görmedin bile…”

Yüzü sapsarı oldu bu kez annemin… Dizleri titriyordu, koltuğa oturmak zorunda kaldı. Pişman oldum bir an, dozu fazla mı kaçırdım ne? Yine de devam ettim savunmama…

“Ha, kol düğmesini soracak olursan… Ertesi gece kardeşin ziyaretime geldi. Yeğenine… Konserim var diye uyutmuş seni… Planlı programlı… Meğer o gece, sizi sikişirken izlediğimi, mastürbasyon yaptığımı görmüş… Belki hesap soracaktı, belki de l****a yeğeniyle seks yapmaya geldi dayım… Ama sonuçta tahrik etti, baştan çıkardı beni… Sevişti… Sonra da senin yanına gitti. Geceyi seninle bitirdi. Bütün gece inledin dayımın altında…”

“Ne? Nasıl? Seks mi yaptınız?” Gözleri fal taşı gibi açılmıştı.

“Evet, seks… Ama merak etme… Dokunmadı bana, kıyamadı. Sadece oral seks yaptık birbirimize… Ama neticede seks yaptık işte… Evet… Benim hikayem bu işte… Annesiyle öz kardeşinin seks yapmasını izleyen kız hikayesi… Peki senin hikayen ne annecim?”

Gözleri dolmuştu annemin… Konuşmaya başladı. Uzun uzun anlattı bana…

Dedemin işi nedeniyle ikisi ücra bir bölgede, yalnız, beraber büyümüşler. Çevrede bir tane bile yaşıtları yokmuş. Birbirlerinden hiç ayrılmıyorlarmış. Büyümüşler, ergenlik dönemleri de beraber geçmiş. Birbirlerini hastalık derecesinde seviyorlarmış. Kanları kaynayan yeni ergenler seksi de beraber keşfetmişler. Doktorculuk, anne-babacılık derken iş gerçeğe dönüşmüş. Her buldukları fırsatta sevişiyorlarmış.

Bir gün yatakta sevişirlerken eve gelen anneannem ikisini çırılçıplak, orgazm oldukları anda yakalamış, kıyameti koparmış. Sonrası rezalet… Dedem günlerce dövmüş ikisini de… Dayımı uzak akrabanın birinin yanına yollamışlar. Annemi de apar topar henüz onyedi yaşındayken babamla evlendirip Almanya’ya gelin göndermişler.

Annem Almanya’dayken ne aramış, ne de sormuşlar. Benim doğumuma bile gelmemişler. Dedemin üzüntüden kalp krizini geçirdiğini sonradan öğrenmiş. Cenazesine bile gelememiş. Annem Almanya’da, dayım askerde, çalışmada, seneler geçmiş.

Babam vefat edince iyice yaşlanan anneannemi zor bela razı edip tekrar buraya, bu kez yanında kızıyla ve bol parayla beraber gelmiş. Paranın ve aldığı evin yardımıyla anneanne biraz yumuşamış, dayımı yanlarına almalarına göz yummuş. İki aşık tekrar birleşmişler. Daha rahat edebilmek için alınan bu müstakil evde benim de gördüğüm gibi mutlularmış.

“Peki, şimdi sorun ben miyim anne?” dedim anlatısı bitince…

Cevap vermesine kalmadan dış kapı açıldı, elinde valizi ve gitar kutusuyla dayım girdi içeriye… Bizi allak bullak olmuş otururken görünce direkt yanımıza geldi, soran bakışlarla yüzümüze baktı. Anneme,

“Hayırdır abla? Önemli bir şey var gibi?”

“Biliyor…” dedi annem kısaca… Her şeyi anlatan tek bir kelimeyle… Dayım bana baktı bu kez, ben de

“Biliyor…” dedim gülümseyerek, dayı yeğen yaşadığımız o oral seks gecesini annemin öğrendiğini ima ederek… Dayım derin bir nefes aldı,

“Peki… Bakın, ne yapalım kızlar? Şimdi, hemen konuşmayalım bu konuyu… Biraz içimize sindirelim, düşünelim. Ben yarın Bodrum’a gidiyorum, bir büyük otelin orkestrasında çalacağım. İsterseniz siz de gelin, hem tatil yapalım, hem konuşalım uzun uzun… Sakin kafayla… En önemlisi etrafımızda annem yokken… Ne dersiniz?”

Annem yüzüme baktı,

“Konuşacak bir şey yok aslında ama, madem sen istiyorsun, peki aşkım…” dedi. Aşkım sözcüğünün üzerine basa basa…

Karar verilmişti. O gün hazırlıkla geçti. Valizlerimizi toparladık, bikiniler, güneş kremleri vs. Ertesi gün anneannemi evde bırakıp egzantirik dayımın üstü açık eski arabasıyla yola çıktık. Bayılıyordum bu adama… Sanki hiçbir şey olmamış, yaşanmamış gibi, şarkılar, fıkralar, molalar… İki kardeş önde, ben arkada, öyle neşeli, öyle güzel bir yolculuk yaptık ki…

Otele geldik. Dayım yalnız kalacağı odayı değiştirmiş, farkını verip suit bir oda tutmuştu bizim kalacağımız dönem için… Çok geniş ikiz yataklı bir oda, yanında tek yataklı benim yatacağım bir küçük bölüm, banyo, lüks mobilyalar falan… Hesapta onlar karı koca, ben de kızları oluyordum oteldekiler için… Duşumuzu aldık, akşam üzeri olmuştu zaten, giyinip yemeğe indik.

İki güzel kadın iki kolunda, yakışıklı dayımla restorana girdiğimizde ilgiyi üzerimize çektik. Annemle sütyene ihtiyaç duymayan iri göğüslerimizi meydana çıkaran degajesi, uzun bacaklarımızın ve kalçalarımızın güzelliğini ortaya seren eteği minicik, dekolte birer abiye kıyafet, yüksek topuklu lame iskarpinler, uzun sarı saçlar ve makyajlarımızla bir manken edasıyla yürüyorduk dayımın iki yanında… Yuvarlak masa bizim için donatılmıştı restoranda, nefis yemekler, kırmızı şarap, dayım için rakı…

Müzik, eğlence, su gibi akan şaraplar, harika bir gece geçirdik. Restoranda çalan arkadaşı piyanistin canlı müziği eşliğinde teker teker ikimizle de dans etti dayım… Kollarında başımı döndürdü. Hareketli müziklerde hep birlikte dans ettik, oryantal müzik çıktığında masada oturan dayımın karşısında anne kız kalçalarımızı sallaya sallaya, çalkalayarak erkeğimize oryantal dans gösterisi yaptık.

Gece yarısını bir hayli geçe, sallana sallana odamıza çıktık. Yine dayımın kolundaydık, ama bu kez başımız döndüğünden, düşmemek için girmiştik koluna…

Odanın kapısını kartla açan dayım ikimizi de bırakmadı, üçümüz beraber geniş yatağa yöneldik, sırt üstü serildik kaldık. Annem iyice sarhoş olmuş, diline takılan oynak bir şarkıyı mırıldanıp duruyordu mutlulukla… Kıkır kıkır gülüyorduk her şeye…

Dayım kalktı, hafif sendeleyip ayakta durdu, gömleğinin düğmelerini açmaya, üzerinde ne varsa çıkarıp atmaya başladı. Az sonra çırılçıplak kalmıştı. Aleti inik olduğu halde önünde kalın kalın sallanıyordu kıpırdadıkça… Çok güzel görünüyordu gözüme…

Bize baktı. Benim onu izlediğimi görünce elimden tutup kaldırdı, sarılıp öptü sımsıkı, sonra işi ilerletmeden beni de soydu. Zaten bir elbise vardı üzerimde, bir de külodum… İpek elbiseyi omuzlarımdan sıyırıp yere bıraktı. Önümde diz çöküp külodumu sıyırdı, tüylü üçgenime ıslak bir öpücük kondurdu.

Ayağa kalktığında önündeki erkekliği de kalkmış, sertleşmişti. Yine sarıldı. Penisi önüme batıyordu. Dudaklarımı öptü, göğüslerimi okşadı hayran hayran… İkimiz de çıplak kalmıştık. Bir tek annem vardı giyinik olarak… Dayım seslendi,

“Abla, hadi sen de soyun canım, yatalım…” dedi anneme… Annem dirseklerinin üzerinde doğrulmuş bize bakıyordu. Peltekleşen dilini zorlukla döndürerek,

“Heyy… Siz… Ne yapıyorsunuz böyle çıplak çıplak..?” dedi. Bir yandan da gülüyordu halimize… Biz de ona gülüyor, kıkırdaşıyorduk sürekli…

Dayım eğildi, annemi evire çevire üzerindeki elbiseyi, çamaşırlarını çıkardı. Ben de ayakkabılarını çıkardım ayağından. Yatağa uzattık. Dayım yanına uzandı annemin… Beni de kendi yanına çekti.

Erkeğimiz ortamızda, çırılçıplak yatıyorduk üçümüz de… Dayım bana eğildi, uzun uzun, dillerimizi de karıştıran bitirici bir öpücükten sonra döndü, anneme sarıldı, onu öpmeye başladı.

Alkolün etkisinde olan annem de dayıma karşılık vermeye başladı. Dayımın haşin öpüşleri, üzerindeki ağırlığı, her yerini okşayan elleri azdırmıştı annemi… Zevkle inledi. Yattığı yerde kıpırdandı, bacaklarını araladı, dayımı kendine çekti. Hala öpüşüyorlar, birbirlerini yiyorlardı. Dayımın heybetlisi bacaklarının arasında, çıplak kadınlığına, karnına baskı yapıyordu. Annem ıslandığını gördüğüm kadınlığına dayımın siki her değdiğinde inliyordu sürekli…

Bir ara inleyerek başını çevirdiğinde beni gördü. Yanıbaşlarında uzanmış, iki kardeşi izliyordum merakla, aşırı tahrik olmuş bir vaziyette… Elim apış aramdaydı. Bastırıyor, sıkıyordum. Zonklamasını durdurmak istercesine avucumun içine almıştım şeftalimi… Islanmıştım.

“Levent… Dur… Yapma… Gül… Yanımızda…” diye inledi. Dayım boynunu emerken zorlukla yanıtladı,

“Ohhh… Abla… Duramam ablacım… Duramam… İçine girmem lazım… Bütün gece delirttiniz beni… Seni sikmeden bırakamam… Ohhh… Güzel kadınım benim… Çok güzelsin… Harikasın…” Başını çevirip bana baktı, baştan aşağıya süzdü,

“Kızın da aynı senin gibi abla… Tıpkı senin genç kızlığın… Ayıramıyorum, sen zannediyorum ona baktıkça… Şunun güzelliğine bak… Senden almış bu güzelliği, seksiliği… Gel buraya Gül… Yaklaş…”

Dayımın beğenisinden, hayranlığından koltuklarım kabarmış, gururlanmıştım. Onun gibi yakışıklı, olgun bir erkeğin beni beğenmesi hoşuma gidiyordu. Uysal uysal dediğini yaptım. Saten çarşafın üzerinde kayarak yanlarına yaklaştım. Uzanıp dudaklarımı öptü dayım… Saçlarımı haşince tutmuş, eme eme öpüyordu körpe dudaklarımı…

Annem altında kıpırdandı,

“Heyy… Hadi devam et… Beni bırakma…” dedi o alkolle peltek, fakat arzuyla boğuklaşan sesiyle… Sanki az önce benden utanan o değilmiş gibi… Şehvet, seks güdüsü her şeyi unutturuyor işte böyle…

Dayım zorlukla dudaklarını ayırdı benden… Doyamıyor gibiydi. Benimse başım dönüyordu. Şaraptan, mutluluktan, zevkten… Elimi tuttu, penisine götürdü,

“Sikimi tut canım…” dedi.

Böyle adlı adınca söylemesi de ayrı tahrik ediyordu beni… Tuttum sikini ben de… Parmaklarımla kalınlığını kavramaya çalıştım. Annemin bacaklarının arasında dizlerinin üzerinde duruyordu dayım… Siki taş gibi olmuştu. Damarlarının zonkladığını hissediyordum parmaklarımda… “Eğil ve yala onu… İyice ıslansın…” dedi.

Yine uysalca emrini yerine getirdim. Eğilip dayımın sikini bol tükürükle beraber yaladım. Her yerini… Sırılsıklam yaptım. “Yerine sok şimdi…”

Şaşırarak yüzüne baktım,

“Ne? Nasıl dayı?” Elini uzatıp göğsümü okşadı, sıktı.

“Yerine sok dedim” Annemin yüzüne baktı. Gözleri bekleyişle, arzuyla, şehvetle kısılmıştı annemin… Heyecanla, dudakları titreyerek bekliyordu altında…

“Baksana, nasıl istiyor anneciğin… Nasıl bekliyor…”

Elini annemin içinden sular akan kadınlığına götürüp bir iki parmağını içine soktu, çıkardı. Bana gösterdi. Parmakları su içinde kalmıştı. Annemin zevk sularıyla ıslanmıştı parmaklar… Yaladı onları…

“Hadi bir tanem… Bize katıl… Yardım et bana ve annene… Elindeki şeyi anneciğinin ıslak amına sok… Bu gece doyurayım onu… İki gecedir sikimi yemiyor annen… Özlemiştir… Sikimi yemeden uyuyamaz ablam…”

Ablası yine mırıldandı, elini uzatıp dayımın göğsünü okşayarak,

“Ohhh… Evet aşkım… Senin sikini yemeden uyuyamam ben… Hadi sok bana onu… Doyur beni…”

Annemin dizini tutup yatırdım, bacağını biraz daha aralamasını sağladım. Dayım yanaştı. Sikini tutup annemin kadınlığına götürdüm. Başını sürttürdüm biraz… Az önce yaladığım alet, annemin am dudaklarında, klitorisinde kayarak dolaştı. Annem zevkle inledi. Başı yastığa düşmüş, gözleri kapalı, az sonra yaşayacağı zevkin beklentisiyle inleyerek koca sikin içine girmesini bekliyordu.

“Biraz daha sürt l****am… Anneciğin biraz daha zevk alsın. Ohhh… Seksi ablam benim… Aşkım…”

Birkaç kez daha sürttüm penisini. Annemin amından iyice sular akıyor, yatağı ıslatıyordu artık… Dayımın kalın aleti yararak girdi annemin dudakları şişmiş kadınlığına… Santim santim soktu içine… Annem inliyor, başını sağa sola çeviriyor, dudaklarını ısırıyordu yarak içine girerken…

Yarıdan sonra parmaklarım engel olmaya başlayınca elimi çektim. Dayım bir hamlede ablasının amına soktu sikini… Sonra gidip gelmeye başladı. İnleterek, bağırtarak sikiyordu annemi…

“Yoruldum” dedi biraz sonra…

Kalktı annemi bir hamlede çevirip yatağın üzerinde domalttı. Annem kukla gibi her istediğini yapıyordu. Aldığı korkunç zevkin hatırına o leb demeden leblebiyi getiriyor, ne isterse ikinciyi söyletmiyordu. Dayım annemi belinden tutup arkadan girdi kadınlığına… Annemin inlemeleri arttı. Dayımın da…

Kalçalarını tokatlaya tokatlaya girip çıkıyordu arkasında… Kasıkları terden ıslanmış kalçalarına çarptıkça şaklama sesi otel odasında yankılanıyordu. Bir yandan da elini uzatmış, alttan klitorisini ovalayıp duruyor, annemi zevkten bağırtıyordu.

Bir an sikini çıkardı, eğilip annemin açılıp kapanan arka deliğini yaladı, somura somura emdi, ıslattı. Sonra kalın siki bir hamlede arka deliğine sokuverdi annemin… Annem acıyla inledi,

“Ahhh… Canım yandı… Acıttın aşkımm…“ Sanırım anal sekse alışkındı annem… İnlemesine rağmen sanki daha kolay girmişti arkaya… Dayım annemin arka deliğinde, yine aynı hızla, hoyratça sikiyordu annemi…

“Hadi Gül… Bebeğim… Bebekken yaptığını yap… Annenin memesini em… Hadi bebeğim…”

Şaşırdım önce… Nasıl bir sapıktı bu adam? Sonra düşününce nedense makul geldi söylediği… Öyle ya… Birbuçuk yıl boyunca emmişim bu memeleri ben… Annem anlatırdı hep, dişlerim çıktıktan sonra bile emmeye devam etmişim.

Dayım tutup sertçe yatırınca mecburen dediğini yapmak zorunda kaldım. Yatakta sırt üstü yatıp, kalçalarımı oynata oynata annemin altına girdim. Domalmış vaziyetteki annemin aşağıya sarkan memesini kavrayıp ucunu cork cork emmeye başladım. Annem iyice çıldırdı. Feryatları arttı.

Dayım bacağımdan tutup kendine çekti biraz beni… Elini bacaklarımın arasına götürdü, benim klitorisimi okşamaya, parmaklarının arasında sıkmaya başladı. Annemin meme ucu ağzımda emerken boğuk boğuk inlemeye başladım ben de… Dayımın parmakları bir klitorisimde dolaşıyor, bir am dudaklarımı okşayıp arka deliğime iniyor, ıslak parmağını minik deliğime batıra batıra okşuyordu deliğimi…

En sonunda elini bir yapay penis gibi kullanıp orta parmağını göt deliğime sokup çıkarırken aynı anda başparmağıyla da klitorisime baskı yapmaya başladı. Sanki gerçek bir erkek penisiyle anal seks yapıyordum, arkamdan beceriyordu beni erkeğim… Zevkten kıvranıyordum. Artık annemin memesini emmeyi falan unutmuştum.

Otel odasında kasırga hüküm sürüyordu sanki… Sevgili dayım, sikici aygırımız, ana kız ikimizi birden beceriyordu. Ablasını sikiyle, beni de eliyle… Hangimiz önce geldi, hangimiz feryat figan orgazm olup diğerlerini ateşledi bilmiyorum. Yan odalarda kalan varsa sanırım uyuyamamışlardır gürültümüzden…

Sonunda fırtına bitti. Oda sessizliğe büründü. Üçümüz de yatağa serilip kaldık. Dayım ortamızda, hepimiz sırt üstü yatmış vaziyette, soluk alıp vermelerimiz duyuluyordu sadece… Bir de klimanın mırıltısı…

“Sizi seviyorum.” dedi dayım mutlulukla… “İkinizi de çok seviyorum. Siz olmadan ölürüm ben…”

Annemle sözleşmiş gibi aynı anda dayıma döndük… O da sanki bunu bekliyormuş gibi kollarını açıp kucakladı ikimizi… Göğüslerimiz dayımın bedenine dayanmış, bir bacağımızı bacağının üzerine atmış, başımızı onun geniş, kaslı göğsüne, bir elimizi karnına koymuş vaziyette uykuya daldık.

Dayım kıpırdandıkça hala ıslak olan am dudaklarımın, onun bacağına yapışıp gıdıklandığını, huylandığımı hatırlıyorum bir de… Bebek gibi uyudum dayımın kollarında…

Bugünlük de bu kadar sevgilim… Gerisini yarın yazayım sana…

Erol Bey…

“Patron ne biçim bakıyor kız sana öyle..?” dedi Mehtap, “Gözlerini ayırmıyor valla üstünden…”

“Öyle mi?” dedi Şule, “Hiç farkında değilim doğrusu…”

Tabii ki doğru değildi bu. Bal gibi farkındaydı durumun. Yaklaşık iki saattir, yani şirketin yeni aldığı bu çiftliğin açılışı nedeniyle verilen partiye geldiği andan beri, gözleri hep üstündeydi Erol Bey’in. Farkındaydı ve bu çok da hoşuna gidiyordu.

“Aman Mehtap…” dedi kadına, “Nelerle uğraşıyorsun sen de…”

Kocasının iş arkadaşlarından birinin karısıydı Mehtap. escort muğla Esmer ve sıradan bir kadındı işte. Öylesine tanışıyorlardı aslında. O açıdan kadının böyle konuşmasını biraz da garipsemişti.

Demek ki başkalarının da dikkatini çekecek boyuta gelmişti Erol Bey’in bakışları. muğla escort Gözleriyle kalabalığın arasında kocasını aradı. İlerilerde bir grupla birlikte dikiliyordu Nedim. Hararetli hararetli bir şeyler konuşuyorlardı. En azından o farkında değildi yani.

Kocası, Erol Bey’in şirketinde alt düzey bir yöneticiydi Şule’nin. Bu yeni çiftlik açılışı söz konusu olduğunda da doğal olarak onlar da davet edilmişlerdi işte. Nedim işi sağlama almış ve bol bol içki içmeyi planladığı için, onlara yakın oturan bir iş arkadaşın üzerine yıkılmıştı gidip gelmek için. Böylece araba kullanmak zorunda kalmayacağını hesaplamıştı tabii.

Hava çok sıcak olduğu için akşam 7’de başlıyordu parti. Şule özenle hazırlanmıştı.muğla escort bayan Daha önceden de kocasının patronuyla böyle bir arada oldukları olmuştu ve her seferinde aynı şeyi yaşamıştı. Adam gözlerini üstüne dikiyordu sürekli. Siker gibi bakıyordu adeta. Böylece de, dilden dile dolaşan şöhretinin pek de haksız olmadığını kanıtlıyordu sanki. Adamın çapkınlığı dillere destandı. Uçan kuşun bile elinden kurtulamadığı söylenirdi hep. Sarışınlara düşkün olduğu da. Bir de, yanında çalışanların çoğunun karısını sikmiş olduğu anlatılıyordu.

Şaşırtıcı tarafı, Erol Bey’in 50 yaşının üstünde olmasıydı ama. Yine de zımba gibi bir görüntüsü vardı. Kilolu değildi. Orta boyluydu. Saçları ve çenesinde bıraktığı keçi sakalı kırlaşmıştı ama. Bu da ona çok hoş bir hava veriyordu doğrusu. Fizik durumunun bu kadar iyi olması da normaldi tabii. Öyle çok parası vardı ki adamın.

Şule, Erol Bey’in onu sikmek için can attığının farkındaydı yani. Bir gün bunu mutlaka yapacağından da emindi neredeyse. 27 Yaşındaydı Şule. Sarışındı ve çok çekici bir kadındı. Adamın zevkine uyuyordu yani. Tek bilinmeyen bunun ne zaman gerçekleşeceğiydi.

Ve o kadar çok merak ediyordu ki, onun hakkında anlatılanların ne kadarının gerçek olduğunu. Fırsatını bulduğu anda adama vereceğinin de farkındaydı. Nasıl olsa ilk olmayacaktı kocasından başka birine vermesi. Sonuncusu olmayacağı da kesindi.

Biraz da bu düşüncelerin etkisinden kalarak, tam bir afet haline gelmeye özen göstermişti hazırlanırken. Siyah ve incecik bir giysi seçmişti kendine. İp gibi askıları olan ve kalçalarının bitimine kadar vücudunu saran iyice kısa bir şeydi bu. Ayaklarına da alabildiğine yüksek topuklu, altları incecik, yalnızca bir kaç deri banttan oluşan terlik benzeri ayakkabılarını geçirmişti.

Odadan çıkmadan aynada kendine son bir kez bakmıştı giyinmesi bittiğinde. Acayip olmuştu doğrusu. Giysinin altına ne sutyen ne de külot giymemiş olduğu bile belli oluyordu. Bunların ikisinden de hiç hoşlanmazdı zaten. Ancak mecbur olduğu zamanlarda kullanılacak bir şeylerdi onun için. Ve bugün kendini mecbur hissetmiyordu.

Saat 6 gibi yola çıktılar. Şule arkada tek başına oturmuştu, kocası da önde arabayı kullanan arkadaşının yanına. Bir saatten fazla sürdü yol. Sıkıntıdan patlamıştı doğrusu.

Ama daha partinin verildiği açık alana girdikleri andan itibaren keyfi gelmişti yerine. Çünkü Erol Bey’in o siker gibi bakan gözleri daha o anda dikilmişti üstüne ve bir daha da hiç ayrılmamıştı. Bunu son derece tahrik edici buluyordu Şule. Zaman zaman göz göze geliyorlardı. Bu anlar daha da tahrik ediciydi doğrusu. Ateşler çıkıyordu adamın gözlerinden.

“Biliyor musun, onun için manyak diyorlar…” dedi Mehtap neredeyse fısıldarcasına, “Kadınlara acayip şeyler yapıyormuş, öyle söylüyorlar…”

“Öyle mi..?” diye sordu kadına, “Ne gibi yani..?”

“Bilmiyorum ki, yalnızca böyle söylüyorlar işte…”

“Her duyduğuna inanmamak lazım Mehtap’cım… Belki dedikodudur, belki de gerçektir ama, bize ne bunlardan canım…”

Biraz bozulmuş gibiydi kadın. Anlaşılan Şule’nin iyice meraklanıp üstelemesini bekliyordu ki, anlatmak istediklerini anlatabilsin. Biraz sonra da “ben bi dolaşayım” diye mırıldanarak yürüyüp gitti. Şimdi dirseklerini dayadığı yüksek kokteyl masanın başında yalnız kalmıştı Şule.

Gözlerini çevrede dolaştırıp Erol Bey’i aradı. Ama görünürlerde yoktu adam. Mehtap onu lafa tutarken kaybolmuştu ortadan. Canı sıkıldı. Eğer adamla bir daha göz göze gelebilseydi, onun o siker gibi bakışlarına, verir gibi bakarak karşılık vermek istiyordu halbuki. Yalnız da kalmıştı hazır.

“Şule’ydi değil mi?” dedi bir ses o anda tam arkasından, “Başımı döndürüyorsun haberin vardır diye düşünüyorum…”

Hızla arkasına döndü Şule ve bir anda Erol Bey’le burun buruna geldi. Tam gözlerinin içine bakıyordu adam. Gerçekten de alev alevdi kahverengi gözleri.

“Öyle mi?” dedi, “Ne yapıyorum ki?”

“Bir şey yapman gerekmiyor… Sana bakıyorum ve yetiyor bu…”

Gelip yanında durdu adam. O da bir dirseğini masaya dayamıştı. Dışarıdan bakanlar için sıradan bir görüntü vardı ortada yani. Şule birden Erol Bey’in öbür elini belinde hissetti. Hafifçe titredi bu temasla. Ne yapıyordu bu adam böyle.

“Özellikle de kalçaların döndürüyor başımı…” dedi Erol Bey, “İnanılmaz tahrik edici bir kıçın var…”

Konuşamadı bile Şule. Bir anda toptan hücuma kalkmıştı adam. Tam gaz geliyordu üstüne. Kendini toplamaya çalışıyordu ki belindeki elin yavaşça aşağı kaymaya başladığını hissetti. Kalçalarına iniyordu Erol Bey’in eli.

“Görüyorum ki sen de farkındasın bu güzelliğin… Baksana külot bile giymemişsin…”

Yavaş yavaş uçmaya başladığını hissediyordu Şule. Tanrım ne biçim bir adamdı bu böyle. Birinin onları görmesi ihtimalinden bile çekinmiyor gibiydi.

“Seninle baş başa kalmamız gerek…” dedi Erol Bey, “Bu güzelliği yakından incelemek istiyorum çünkü… Anlıyor musun Şule…?”

Bereket tam o sırada birileri onlara doğru gelmeye başladı. Bu da Erol Bey’in elini çekmesine neden oldu. Yoksa ipin ucu kaçacak gibiydi Şule için. Sonra masanın çevresi iyice kalabalıklaştı. Bu da kendini toplaması için bir fırsat gibi geldi Şule’ye. Bu arada davetlilerin bir kısmı da ayrılmıştı partiden. Kalanlar çoğu şirket çalışanlarıydı, bir kaç tane de yabancı misafir vardı.

İşte tam o anda patlattı bombayı Erol Bey.

“Şimdi buradan hep beraber ayrılıyoruz ve doğruca benim eve gidiyoruz…” dedi herkese, “Bundan sonrası ancak orada devam eder… Herkesin arabası vardır her halde…”

Hala Şule’nin yanındaydı. Artık ona dokunmuyordu ama gerçekten çok yakınındaydı. Başını çevirip adama baktı.

“Bizim arabamız yok…” dedi birdenbire, “Başka birinin arabasıyla geldik buraya…”

Bunu neden söylediğini bile bilmiyordu o anda. Birden çıkmıştı öylece ağzından. Ama Erol Bey’in gözleri parlamıştı birden.

“Hadi bakalım, herkes arabalara…” dedi ortaya.

Sonra da Şule’nin elini tuttu sımsıkı.

“Sen…” dedi, “Benim arabamda geliyorsun…”

Bir an diyeceğini bilemedi Şule. Ama hayır diyemeyeceğini hissediyordu. Kocasının patronuydu adam ve onu kızdırmaması gerekirdi bir kere. En azından bunu biliyordu. Ama belki de ondan daha da önemlisi, kendi de reddetmek istemiyordu bu teklifi. Erol Bey’in eli kalçalarını okşamaya başladığı andan itibaren, zaten pek de olmayan direncini tümüyle yitirmişti.

“Ama kocam…” diyecek oldu yalnızca.

“Sen onu merak etme…” dedi Erol Bey, “Arkadaşları onunla ilgilenirler…”

Yine de çevreye bakınıp kocasını aradı gözleriyle Şule. Yanında Bilgin Bey vardı Nedim’in. Erol Bey’in vekilharcı olarak bilinen Bilgin Bey. Tanrım adam ya her şeyi düşünüyordu, ya da yakın adamları onu sürekli izliyor ve bir şey yapmaya kalkıştığını hemen fark edip ortamı hazırlıyorlardı yani. Güçlüydü Erol Bey ve bu gücü kullanıyordu.

Çiftlik kapısına geldiklerinde Erol bey’in simsiyah Audi’si onları bekliyordu. Kır saclı ve uzun boylu şoför arka kapıyı açmıştı bile. Önce ona yol verdi adam, peşinden de kendi girdi içeri. Kapıyı kapadığında, dış dünya ile bağlantıları koptu sanki. Camları da siyahtı Audi’nin. Dışarıdakilerin bir şey görmesine imkan yoktu. Ama Şule onları görebiliyordu yine de. Bilgin Bey’in kocasını kendi otomobiline doğru götürdüğünü fark etti bu nedenle de. Bu arada şoför de yerine geçmişti. Kayar gibi hareket etti Audi.

Kalbi gümbür gümbür atıyordu Şule’nin. Bir şeyler olacağının farkındaydı. Ama ne olacağını bilmiyordu. Ne zaman olacağını da. Arabanın sol tarafında oturmuş bekliyordu yalnızca.

Ama çok beklemesine gerek kalmadı. Yalnızca bir kaç yüz metre gitmişlerdi ki, Erol Beyin elini bacaklarında hissetti. Tam dizinin üstünden tutmuştu adam. Ve eli ateş gibiydi sanki.

Tüm vücudunun titremesine neden olmuştu bu temas. Bacakları elinde olmadan aralandı ve adamın eli yavaş yavaş yukarılara çıkmaya başladı. Çok ustaydı doğrusu. Gayet kararlı ve kendinden emin bir hali vardı adamın. Ve hiç acele etmiyordu. O ateş gibi yanan parmaklar, milimetre milimetre hareket ederek, artık vıcık vıcık olmuş amına yaklaşıyordu.

“Sakin sakin gidelim Turan…” dedi şoföre, “Acelemiz yok biliyorsun…”

Böylece de Şule’nin aklına şoförün gelmesine neden oldu. O kadar heyecanlanmıştı ki, sanki unutmuştu onu. Dikiz aynasına baktığında göz göze geldi şoförle. Tanrım, onları seyrediyordu adam.

Ne yapacağına karar vermeye çalışıyordu ki, Erol bey’in parmakları amını buluverdi. Tüm vücudu sarsılmaya başladı. Derin bir inleme çıktı ağzından, beli geliyordu. Epeydir tırmanan içindeki gerilim, bir anda boşalıverdi. Tek dokunuşta belini getirmesine neden olmuştu adam.

Şimdi iyice sokulmuştu ona Erol Bey. Ağzı neredeyse kulağının dibindeydi. Alçak bir sesle konuşmaya başladı.

“Senin gibi her an patlamaya hazır kadınlara bayılırım ben biliyor musun..? Tüm akşam boyu aklımda hep seni sikmek vardı… Ve şimdi sikicem… Bunu biliyorsun değil mi?”

Orta parmağını birden soktu Şule’nin amına… Bu az kaldı yeniden belinin gelmesine neden oluyordu. Tanrım ne biçim bir adamdı bu Erol bey böyle?

Sonra gözleri yine dikiz aynasına takıldı. Şoförün gözleri hala oradaydılar. Bakışlarından ateşler saçarak seyrediyordu adam.

“Ama şoför…” dedi fısıldayarak.

“Turan mı..?” dedi Erol Bey, “O alışıktır böyle şeylere… Seyrediyor değil mi..?”

“Ah evet…”

“Yoksa bu hoşuna gitmiyor mu..? Düşünsene seni seyrediyor… Siki kalkıyor… Belki otuzbir de çekecek baka baka… Hoşuna gitmiyor mu bu ha..?”

“Ohhhhhhhhhhhhhhhhh…” diye inledi Şule.

Neler söylüyordu böyle adam.

“Biliyorum hoşuna gideceğini zaten… Sik kaldırmaktan zevk aldığın her halinden o kadar belli ki… Bu yüzden aklımı çeliyorsun zaten… Böyle kadınlara bayılırım ben…”

Parmağı artık sonuna kadar girmişti içine ve Şule her an yeniden belinin gelebileceğini hissediyordu. Elini Erol Beyin önüne doğru uzattı ve parmakları, adamın hala pantolonunun içinde olan sikini buluverdiler. Aynı anda da biraz daha uçtu Şule, sanki mümkünmüş gibi. Offf ne kadar büyüktü adamın siki.

Sanki her şey onu iyice uçurmak için çalışıyormuş gibiydi. Müthiş bir adamdı Erol Bey. Beyninin derinliklerinde gizli şeylerin üstünü, iki laf ederek açıyordu. Amındaki parmak müthiş zevk veriyordu. Siki kocamandı adamın.

Ve şoför Turan dikiz aynasından her şeyi seyrediyordu.

Bir taraftan da bu kocaman siki biran önce çıplak olarak istiyordu eline. Telaşlı parmaklarla adamın fermuarını indirmeye çalışıyor ama bunu başaramıyordu.

“Bir dakika…” dedi Erol Bey, “Bırak ben yapayım…”

Bunu yapmak için amındaki parmağını da çekmişti tabii ve bu da hiç hoşuna gitmemişti Şule’nin. Oturduğu yerde sabırsızlıktan adeta kıvranarak adamı bekliyordu. Ve Erol Bey yine onu şaşırtan bir şey yaptı. Önce kemerini çözdü, sonra da donuyla birlikte pantolonunu ayak bileklerine kadar indirdi ve ayakkabılarını da çıkarıp tamamen sıyırdı. Şule, onun pantolonunu özenle katladığını ve yanındaki koltuğa koyması için şoföre uzattığına gördü. Sonra gözleri asıl beklediğini, adamın sikini yakaladı.

Ohhhh, tanrım gerçekten de kocaman bir şeydi bu.

Yukarı kıvrık bir yay gibi duruyordu. Ağzının sulandığını hissediyordu Şule. Acaba Viagra filan mı kullanıyordu adam. Bu yaştaki birinden böyle bir sik beklemiyordu doğrusu.

Tekrar elini uzatıyordu ki, Erol Bey bileğini tuttu.

“Acele etme…” dedi sonra da, “Hele şundan da bir kurtulalım bakalım…”

Ne demek istediğini ilk başta anlamamıştı Şule ama, adam iki eliyle tutup üstündeki giysiyi çıkarmaya çalıştığında onun niyetini kavradı. Kısacık bir süre içinde, ayakkabıları dışında çırılçıplak kalmıştı. Onları da kendi çıkardı ayaklarından. Artık tam anlamıyla çırılçıplaktı. Arabanın arka koltuğunda, kocasının patronunun yanında ve seyretmekten biran bile vazgeçmeyen şoförün gözlerinin önünde çırılçıplaktı. Bu o kadar tahrik ediciydi ki, az kaldı beli geliyordu yine. Amı vıcık vıcık olmuştu. Koltuğun deri kaplamasını ıslatıyordu.

Kendini daha fazla tutamadı ve sağ eli bir pençe gibi yapıştı Erol Bey’in sikine. Offfff ateş gibiydi. Taş kadar sert ve ateş gibi yakıcı. Mutlaka viagra kullanıyor olmalıydı adam.

Şimdi arka koltuğun tam ortasında oturuyordu Erol Bey. Burası,şoförün her şeyi görebilmesi için en rahat yerdi aynı zamanda. Şule, adamın bunu gayet bilinçli yaptığına emindi. Nitekim şoförün de dikiz aynasını yeniden ayarladığını fark etmişti. Şu anda parmakları o kocaman sikin çevresine dolanmış hafif hafif sıvazlayan elini görüyor olmalıydı Turan.

Bu çok uçurucu geliyordu Şule’ye.

“Ağzın da elin kadar becerikli mi bebeğim..?” diye sordu birden Erol Bey, “Dudakların çok tahrik edici görünüyorlar doğrusu… Onları sikimin üstünde hissetmek istiyorum…”

O söylemese de yapacaktı zaten bunu Şule, Adamın kucağına doğru eğildi ve en dibinden tuttuğu o kocaman sikin başını yalamaya başladı. Ohhh çok güzeldi tadı. Mis gibi de kokuyordu üstelik. Bir taraftan da şoförün gözleri önüne nasıl müthiş bir manzara koymuş olduğunu düşünüyordu. Daha fazla dayanamadı. Ağzı açıldı ve Erol Bey’in sikini yarıya kadar aldı içine.

Her zaman sik emmekten büyük bir zevk almıştı Şule. Şimdi de öyle oluyordu yine. Bir taraftan başını yavaş hareketlerle yukarı aşağı oynatıyor ve o kocaman sikin ağzına girip çıkmasını sağlıyor, bir taraftan da hırsla emiyordu. İçini boşaltmak istercesine büyük bir hırsla emiyordu. Erol Bey ise öylece oturuyordu orada. Kendini tümüyle Şule’nin ağzına bırakmış gibiydi.

“Ağzın elinden çok daha becerikliymiş bebeğim…” dedi birden, “Eğer 20 yıl önce olsaydı, top gibi patlatmıştın beni…”

Sesi, şoförün rahatlıkla duyabileceği kadar yüksekti.

Şule, giderek tüm kontrolü kaybetmek üzere olduğunun farkındaydı. Erol Bey’in onu eninde sonunda sikeceğine hazırlamıştı kendini aslında. Hazırlamak ne gelime bunu büyük bir istekle bekliyordu ama, bu kadar çabuk ve bu kadar uçurucu olacağını aklına bile getirmemişti. Ama öyle olmuştu işte. Adam sandığından çok daha değişik biri çıkmıştı.

Şimdi o kocaman sikin başı neredeyse bademciklerine değerken, Mehtap’ın partide söylediği o sözler çınlıyordu kulaklarında. “Biliyor musun, onun için manyak diyorlar. Kadınlara acayip şeyler yapıyormuş, öyle söylüyorlar”, demişti kadın. Ve Şule onun ne söylemek istediğini anlıyor gibiydi artık. Gerçi Mehtap kulaktan dolma şeyler söylüyordu ama, Erol Bey’in kadınlara acayip işler yaptığı kesindi. İşte arabanın arka koltuğunda ağzına vermişti Şule’nin. Bunu şoförünün gözleri önünde ve hatta özenle ona göstere göstere yapıyordu.

Her şey uçurucuydu yani.

Hem de öylesine uçurucuydu ki, Şule benliğinin üstünden bir örtünün kaldırılmakta olduğunu hissediyordu adeta. Hep içinde olan, hep yapmak istediği ama kendi kendine bile söylemekten çekindiği yönlerini açığa çıkarıyordu adam. Tanrım nasıl da seyrediyordu şoför. Ve nasıl da hoşuna gidiyordu bu Şule’nin. Birden sarsıla sarsıla yeniden belini getirmeye başladı.

Yalnızca adamın sikini yalayıp emiyordu ve beli geliyordu.

“Ohhh çok acayip bir kadınsın bebeğim…” dedi Erol Bey, “Sikimi ağzına alıyorsun ve belin geliyor. Seninle neler yapıcaz biliyor musun?”

Yalnızca inleyebildi Şule. Kendi de şaşırmıştı doğrusu böyle aniden belinin gelmesine.

“Hadi gel sikimin üstüne otur şimdi…” dedi sonra Erol bey, “Hadi bebeğim… Biraz da o müthiş götünü seyretsin Turan…”

Neredeyse bir daha geliyordu Şule’nin beli. Adeta telaşla doğruldu ve sonra ata biner gibi kucağına çaktı adamın. Elini bile değmesine gerek kalmadı. O kocaman ve kazık gibi sikin başı amının dudaklarına dokunduğu anda bıraktı kendini. Yağ gibi kaydı sik içine.

Artık kendini tutamıyordu. Yeniden beli gelmeye başladı. Kıvranıyordu Erol Bey’in kucağında. Başını adamın boynuna gömmüştü. Derin derin inliyordu.

Biraz kendini toplayınca hareketlendi yeniden. Çılgın bir dansa başlamıştı içindeki sikin üstünde artık. Kalçaları yukarı aşağı, sağa sola, öne arkaya kıvrılıp bükülüyor, oynuyordu.

“Turan’ı mahvettin….” dedi Erol Bey birden. “Neredeyse duracak araba… Gözünü alamıyor götünden bebeğim…”

Tanrım durmak bilmiyordu adam. Tam kendini toplayacakken bir şey söylüyor ve yeniden uçuruyordu onu.

“Ohhhhhhhhhh…”diye inledi başını arkaya atarak.

Şimdi iki taraftan ellerini uzatıp kalçalarına yapışmıştı Erol bey. Onları ayırıyor, adeta şoförün biraz daha fazla görmesini sağlamak için çırpınıyordu. Sonra bir elinin parmağı hafif hafif götüne dokunmaya başladı. Bunun doğal sonucu, Şule’nin biraz daha çıldırması oldu yalnızca. O küçük delik, adamın parmağının altında kendiliğinden açılıp kapanmaya başladı.

“Götün sikilmek için deliriyor bebeğim…” dedi Erol Bey, “Tam sikilecek kıvamda… Kıpır kıpır… Yumuşacık…”

Neredeyse aynı anda da parmağını sokmaya başladı yavaşça.

“Ooooooooooooooooooouuuuuuuuuuuu…” diye inledi Şule.

Yine geliyordu beli.

Bu sefer yığılıp kaldı Erol Bey’in kucağına. Derin derin nefes alıyordu.

Tekrar kendini toplamasına, daha doğrusu kanının bir daha tutuşmasına neden olan şey de, götündeki parmak oldu. Yavaş yavaş sokup çıkarıyordu Erol Bey parmağını. Tıpkı küçük bir sik gibi girip çıkıyordu içine. Tüm vücudunun en duyarlı zevk merkezlerinden biri olan götü, giderek açılıyordu. Ohhh, bir bilseydi adam onun götünden sikilmekten ne kadar çok zevk aldığını.

Bunları bilmiyordu adam gerçi ama, parmağını saran küçük göt deliğinin giderek açıldığının farkındaydı tabii. Giderek daha hızlanan hareketlerle sokup çıkarmaya başlamıştı artık parmağını.

“Götünü istiyorum bebeğim…” dedi Şule’ye, “Hadi götünü ver bana…”

İkiletmedi onu Şule. Tanrım, o daha çok istiyordu bunu çünkü. Titreyen bacaklarının üstünde yükseldi ve Erol Bey’in siki çıktı amından. Sonra elini uzatıp onu tuttu ve adamın hala parmağını çıkarmadığı götüne dayamaya çalıştı.

“Öyle değil bebeğim…” dedi adam, “Sırtını dön bana… Siktiğim götün güzelliğini de seyretmek istiyorum…”

Yine ikiletmedi onu Şule. Telaşla ayaklarını yere basıp ona sırtını döndü ve kalçalarını, beklemekte olan o kocaman sikin üstüne indirmeye başladı. Biran önce istiyordu onu içine. Biran önce götünden sikilmek istiyordu.

Erol Bey’in siki götüne değdiği anda, tüm vücudu titremeye başladı Şule’nin. Tanrım gerçekten de ateş kadar sıcaktı. Hafifçe oturdu üstüne. Am sularıyla o kadar ıslanmış o kadar kayganlaşmıştı ki, bir anda giriverdi içine. Daha fazla dayanamadı Şule. Kendini bırakıverdi ve o kocaman sik, taşaklarına kadar gömüldü götüne. Gözlerinde şimşekler çakmaya başladı aynı anda da.

Tanrım yine beli geliyordu.

Bir süre öylece oturdu adamın kucağında. Kımıldayamıyordu bile. Derin derin soluyor, kendini toplamaya çalışıyordu.

“Yaslan göğsüme şimdi bebeğim…” dedi Erol Bey, “Arkaya yaslan ve ayaklarını koltuğa bas bacaklarımın iki yanında… Böyle yap ki, biraz da amını seyretsin Turan… Ben götünü sikerken o da amını seyretsin bebeğim…”

Yine delirecek gibi oldu Şule. Gerçekten de manyak ediyordu Erol bey onu. Kendi kendine bile itiraf etmediği tüm yönlerini çıkarıyordu ortaya. Aynen yaptı adamın dediklerini. Şimdi tabak gibi açıktı şoförün aynadan bakan gözlerinin önünde. İçine dibine kadar sik girmiş götünü ve onun üstünde şişip vıcık vıcık olmuş, dudaklarını susamış bir ağız gibi açmış amını gösteriyordu ona. Tel tel gerilmişti yine tüm vücudu. Ve Erol Bey de, bir an bile gevşemesine izin vermiyordu zaten.

Gözlerini dikiz aynasına çevirdi şoförün gözlerini görmek için. Ama bunu başaramadı tabii. Adam aynayı asıl görmek istediği yere, amına ayarlamıştı anlaşılan. Bu nedenle Şule de aşağıyı görüyordu. Ve manzara müthişti. Sikini dışarı çıkarmıştı şoför. Sol elini çevresine dolamış. Yavaş hareketlerle otuzbir çekiyordu. Ve siki kocamandı. En az Erol Bey’inki kadar kocaman hem de.

Bu manzara Şule’nin daha da uçmasına neden oldu.

İyice yaslanmıştı Erol Bey’in göğsüne. Ayaklarını adamın iki yanında koltuğa basmış ve onlardan güç alarak çılgınca kıvranmaya başlamıştı artık. Götü elinde olmayan hareketlerle kasılıyor, bir açılıp bir kapanarak adamın sikini sanki sağıyordu. Gözlerini de dikiz aynasından ve şoförün oradan görebildiği sikinden ayıramıyordu bir türlü.

Tanrım ne kadar büyük bir zevkti bu.

Bir sik götünün içindeydi, öbürü de sahibinin elinde. Onun için kalkmış iki sik. Onun için boşalmaya hazır iki sik. Bütün bunlar beyninin içinde patlamalara neden oluyordu. Şimdi Erol Bey de hareketlenmişti. Kalçalarının yukarı aşağı hareketleriyle, o kocaman sikini götüne sokup çıkarıyordu artık. Giderek de hızlanıyordu. Şimdiye kadar dayanmış, belini getirmemişti adam. Ama şu anda o da hazırdı sanki.

Şule’nin ise peş peşe beli geliyordu artık. Tüm vücudunu sarsan zevk dalgalarının biri biterken öbürü geliyordu. Ve giderek de araları kısalıyordu bunların. Tanrım, o kadar çok zevk alıyordu ki.

“Ne yapıyor Turan..?” diye sordu birden Erol Bey, “Görebiliyorsun değil mi bebeğim…?”

“Ohhhhhh müthiş…” diyebildi Şule yalnızca.

“Anlatsana bana ne yapıyor… Seyrediyor mu seni..? Hadi söyle bana amını seyrediyor mu?..?”

“Evet, ohhhh evet…” dedi Şule, “Hem seyrediyor, hem de otuzbir çekiyor… Siki elinde… Kocaman… Ohhhhh…”

“Fırsatını bulsa seni nasıl siker biliyor musun..?”

“Ooooooohhhhhhhhhhhhhhhhhh…”

“İzin versem şu anda hemen atlar ve sikini amına sokar o da… İçin sikle dolar bebeğim… İster miydin sen de bunu…? Hadi söyle bana… İster miydin iki sikin birden içine girmesini..? Biri amına, biri götüne… İster miydin..?”

Derin bir inlemeyle tekrar ve çok şiddetle belini getirmesine neden oldu bu sözler. Tanrım adam yalnızca götünü değil beynini de sikiyordu. Ohhh beynini de sikiyordu.

Sonra daha da hızlandı Erol Bey’in hareketleri. O Kocaman sik artık bir piston gibi girip çıkıyordu götüne. En ucuna kadar çıkıyor, sonra taşaklarına kadar tekrar giriyordu.

Birden müthiş bir şey oldu.

Erol Bey sikini köküne kadar geçirdi ve inleyerek belini getirmeye başladı. Alev kadar yakıcı erkeklik sıvıları, götünün içini yangın yerine çevirmişti Şule’nin. Bu yetmiyormuş gibi, neredeyse aynı anda şoför de fışkırtmaya başlamıştı. Kalın bel sütunları sikinin tepesinden fışkırıyor ve her yere gidiyordu.

Gözleri karardı Şule’nin.

Öylece yığılıp kaldı Erol Bey’in kucağında.

Onu tekrar kendine getiren de Erol Bey’in sesi oldu.

“Toplanmamız lazım bebeğim…” diyordu adam, “Neredeyse geliyoruz eve…”

O zaman hala onun kucağında oturmakta olduğunu fark etti Şule. Adamın artık inmiş siki de, hala götündeydi. İsteksizce doğruldu. Tanrım ne kadar da çok fışkırtmıştı içine. Götünden beller sızıyordu. Bereket ki Erol Bey arka camın önünde duran bir kağıt peçete kutusunu uzattı ona. Her şeye hazırlıklıydı yani.

Silinmeye başladı. Tüm kasık bölgesi vıcık vıcıktı aslında. Amından akan sular her yerine bulaşmıştı. Kendini çok da yorgun hissediyordu. Ama müthiş zevkli bir yorgunluktu bu.

Sonra giysisini üstüne geçirdi ve ayakkabılarını giydi. Tabii saçını başını da düzeltmesi gerekiyordu. Bir taraftan da göz ucuyla Erol Bey’i seyrediyordu. O da silinip temizlenmiş sonra da yeniden giyinmişti bile.

“Yarın sabah bebeğim…” dedi Şule’ye, “Kocan İstanbul dışında geçici bir göreve gidecek… Sen de hazırlan, Turan saat 11 gibi gelip seni alır… Daha işimiz bitmedi seninle… Daha yeni başlıyor aslında…”

Sesini çıkarmadı Şule. Audi evin kapısına yanaştığı sırada kendini iyice toplamıştı. Birlikte indiler ve evin içinden geçip geniş arka bahçeye çıktılar. Davetlilerin çoğu gelmişti bile. Şule etrafına bakınıp durumun farkına varan kimse olup olmadığını anlamaya çalıştı. Görebildiği tek şey, bahçenin uzak köşesinde duran ve gözlerine ona diken Mehtap oldu yalnızca. Pis bir sırıtma vardı kadının yüzünde.

Sonra kocasını gördü ve ona doğru yürüdü.

“Sana müthiş bir haberim var…” dedi kocası onun konuşmasına izin vermeden, “Galiba terfi ediyorum… Bilgin Bey getirdi beni buraya ve yol boyu patronun benimle ilgili özel düşünceleri olduğunu anlattı… Çalışmalarımdan çok memnunmuş… Çok heyecanlandım doğrusu… Zaten Bilgin Bey beni kendi arabasına çağırdığında da heyecanlanmıştım… Seni bile unuttum baksana… Nasıl geldin sen buraya..?”

alıntıdır..

Ben, Karım ve Diğerleri! (2. Bölüm)

10 gün geçmiş, ben de tatlı karıma kavuşmak için yola çıkmıştım. Yol boyunca karımın sürprizlerini düşünüp, nihayet uzun bir yolculuktan sonra evlerinin önündeydim. Karım kapıyı açtığında gözleri parlıyordu. Kapının önünde uzun bir sarılma ve öpücükten sonra beni içeri almıştı. Hoş beş faslından sonra, bana, “Aşkım seni çok özledim, bir duş al odaya geç, ben de ortamı ayarlayıp geleceğim!” demişti. Duşumu aldıktan sonra, odada, bornozun altından kalkan sikimi elleyip, tatlı karımı beklemeye başlamıştım. Dışarıdaki konuşmalardan, karımın, “Anne, ben Ferit’in valizini boşaltıp geliyorum!” dediğini duydum ve hasretle karımın yanıma gelmesini beklemeye başladım…

Karım odaya girince, “Seni çok özledim aşkım, şimdilik kısa bir seans olacak, ama gece seni yiyip bitireceğim!” diyerek, önce dudaklarıma yapıştı, sonra hemen eteğini beline toplayıp, külotsuz ve ıpıslak amcığıyla sikimin üstüne oturuverdi. Sessiz şekilde inleyerek amını siktiriyor ve aynı zamanda da memelerini ağzıma veriyordu. Bu şekilde, çok kısa, ama ateşli bir sikişle, hem kendini hem de beni boşaltmıştı. Yanıma uzandığında, “Asuman nasıldı? Götünü iyi siktin mi? Buraya gelmeden önce Asuman’ı ben ayarlamıştım!” dediğinde, birkez daha (Bu kadından korkulur!) deyip gülüp geçmiştim. Karım odadan çıktığında, ben de biraz dinlenmek için uyudum.

Bir müddet uyuduktan sonra kalkıp giyindim ve içeri geçtim. Kayınvalideyle ve karımla sohbet ederken, karım, canakkale escort en yakın arkadaşı, sırdaşı, kankası Serpil’in burada olduğunu, birazdan geleceğini söyledi. Karım bana daha önce de Serpil’den çok bahsetmişti, adeta gıyabında tanıyor gibiydim. Serpil yurtdışında olduğu için düğünümüze gelememişti. Karımla çok iyi anlaştıkları gibi, birçok şeyi de paylaştıklarını tahmin ediyordum. Hatta gençliklerinde, bir keresinde birbirlerine (Biz bir adamla evlenelim, hem ayrılmamış oluruz, hem de birbirimize kuma oluruz, kim daha iyi am verirse, o işin tadını çıkarır!) deyip şakalaşmışlar.

Nihayet kapı çalıp Serpil geldiğinde, kırk yıllık dost gibi, “Enişteee!” deyip boynuma sarılmış ve samimi bir şekilde tanışmıştık. Serpil karımın aksine, 1.60 boylarında, 115-60-90 ölçülerinde, bıngıl bıngıl bir hatundu. Her tarafı oynuyor, iri memeleri adeta yerinden fırlayacakmış gibi duruyordu. O da benim gibi bir yurtdışı bağlantılı bir şirkette çalıştığı için, sürekli yurtdışına gidip geliyor ve bunun verdiği rahatlıkla istediği gibi hareket edip, oturup kalkıyordu. Karım bana daha önce, Serpil’in çok harika etli bir amcığı ve iri göğüslerinin olduğunu ve bu karıyı sırf bu yüzden kıskandığını anlatmıştı. Şimdi Serpil süper geniş minisiyle önümde oturduğundan, bacaklarının arasından G-String’inden taşan am dudaklarını anlık görme fırsatını yakalamıştım.

Uzun sohbet faslından sonra Serpil müsade istemiş, “Bu gece için bir şey demiyorum,canakkale escort bayan yarından sonra bendesiniz!” deyip kayınvalideden de müsadeyi almıştı. Tabi bunların hepsinin karımla birlikte alınmış kararlar olduğunu biliyordum. O gece karım bana uzun uzun programını açıklamış ve yarın sürprizlerin teker teker başlayacağını anlatmıştı. Yine sessiz, ama uzun bir seks seansından sonra uyuduk.

Sabah kahvaltıdan sonra, karım, Serpil’le buluşacaklarını, birkaç özel alışverişleri olduğunu söyledi. Ben de birkaç işim olduğunu, hemde Serpil’in evine eli boş gitmemek için alışveriş yapacağımı söyledim. Öğlenden sonra bir adreste buluşmak üzere, evden karımla beraber çıktık. Karımı Serpil’le buluşacakları yere bıraktıktan sonra, bir müddet dolaşıp, güzel bir hediye aldım ve bir iki yere daha uğrayıp, yemek yedikten sonra, onlarla buluştum. Karım ve Serpil, ikisi de kuaförden çıkmış, harika görünüyorlardı. Beraber biraz oturduktan sonra, hatunlar gece dışarı çıkmak için hazırlanacaklarını söylediler ve kaltık, Serpil’in evine geçtik. Serpil’in evi hayli zevkli döşenmiş, süper bir yatak odası olan, sıcak bir evdi. Hatunlar kendi işlerine bakarken, ben de birkaç dergi bulmuş, oyalanıyordum. Bir ara Serpil önüme bir sürü yabancı dergi koyup, “Enişte sen bunlarla oyalan, biz işimize bakalım!” dedi.

Çıkmak için hazır olduklarını söylediklerinde resmen dibim düştü. Karım siyah bir mini etek, altında yine süper ince siyah çorapları, Serpil ise bordo bir kısa kıyafet ve ten rengi çoraplarıyla önümde arzı endam ediyorlardı. Serpil’in iri memeleri kıyafete sığmamış gibi, süper bir dekolte oluşturmuştu. Arabaya bindiğimizde ikisi de arkaya oturup sohbete koyulmuşlardı. Bir ara karıma baktığımda, karım bacakları açık vaziyette, giymiş olduğu (Serpil’in yurtdışından getirdiği) o amı açıkta bırakan çoraplarından, amını bana gösterip, gecenin çok süper geçeceğinin sinyalini vermişti.

Gittiğimiz gece kulubü kalabalıktı. Kimsenin de bizi tanımadığını bildiğimiz için, rahat hareket ediyorduk. Ben sırasıyla hatunlarla dansediyordum. Serpil’le dansederken ilk sinyali aldım, bu gece o da bana verecekti. Serpil bir ara memelerini iyice bana yaslayıp, amını önüme sürterek resmen beni azdırmış, sanki tesadüfen değmiş gibi eliyle sikimi sıvazlayıp okşamıştı. Tabi tüm bunların geceninin birer senaryosu olduğunu, ben Serpil ile dansederken karımın bana attığı bakışlardan anlamıştım. Süper bir gece bizi bekliyordu.

Kulüpten çıktığımızda, karım ve Serpil alkolün de etkisiyle iyice neşelenip gevşemiş ve daha rahat ederek arabaya binmişlerdi. Bu defa karım öne benim yanıma, Serpil arka koltuğa oturmuştu. Araba hareket eder etmez karım benim fermuarımı indirip, yarağımı ağzına almış yalamaya başlamıştı. Bana, “Aşkım eve varmadan seni boşaltmam lazım, sabaha kadar ikinci postada artık bizi sikersin!” dedi. Geç boşaldığımı bildiğinden ikinci postada uzun süre sikişeceğimi biliyordu. Karım sikimi emerken, Serpil koltuğun arasından bacaklarını açmış, o bir avuç dolusu amcığını bana göstererek seviyor ve “Enişte bunu hayal ederek boşal!” diyordu. Serpilin amı hakikaten bir harikaydı ve onu hayal etmem bile karımın ağzına boşalmama yetmiş ve hakikaten beni rahatlatmıştı. Çünkü akşamdan beri sikim bir inip bir kalkıyordu.

Serpil’in evine girdiğimizde, resmen iki kadın beni bir çırpıda soyup yemeye başladılar. Biri boynumu ve göğüslerimi yalarken, diğeri yarrağımı yalıyordu. Ayakta bir müddet seviştikten sonra Serpil bir ara kayboldu ve birer içki hazırlayıp aramıza döndü. Ben bu esnada karımı divana yatırmış, külotlu çorabın deliğinden amını yalıyor, göt deliğine dil atıyordum. Karım inleyerek, “Sok erkeğim, yarağını istiyorum!” dediğinde, Serpil aramıza girerek yarağımı ağzına aldı ve iyice gırtlağına kadar sokup çıkararak, eliyle tutup karımın amına koydu.

Resmen kudurmuştum. Ben karımın amında gidip gelirken, escort canakkale Serpil taşaklarımı bir vantuz gibi emip, arada da karımın göt deliğini yalıyordu. Bazen de karımın amına giren çıkan yarağımı karımın amıyla birlikte yalıyordu. Karım zangır zangır boşalıp, ben amından yarağımı çıkardığımda, karım, “Hadi siz devam edin!” deyip içkisini yudumlamaya başlamıştı.

Serpil azgın bir kısrak gibi, “Hadi enişte, göster bakayım hünerlerini, beni uçur! Gör bak, sana neler vereceğim!” deyip dudaklarıma yapıştı. Adeta her tarafı yanıyordu. Hiç acelem yoktu ve kulak memelerinden başlayıp boynuna, oradan o iri göğüslerine yumulmuştum. Serpilin meme uçları fındık iriliğine ulaşmış ve mosmor olmuştu. Memelerini yoğurup iyice yaladıktan sonra, o meşhur amına ulaşmıştım. Serpil’in am dudakları, önündeki ufacık külottan dışarı çıkmış, enfes bir görüntü sergiliyordu. Külodun üzerinden bızırını dişlerimin arasına alıp ısırdıkça, Serpil çıldırıyordu. Ordan külodun yanından taşan am dudaklarını tamamen ağzıma alıp somuruyordum. Serpil bana, “Orospu çocuğu eniştem, mahfettin beni, boşalmadan yarağını istiyorum, lütfen içime sok!” dediğinde, “Acelen ne kız, sabaha kadar sizi sikeceğim, korkma!” dedim.

Serpil’in külodunu kenara çekip, yarağımın kafasını amına sürttüğümde resmen titredi ve ben sikimin başını amına soktuğumda, bacaklarını belime dolayıp, tamamını bir seferde içine aldı. Ah’lar Of’lar eşliğinde altımda kıvranıp, “Bu am göt sana kurban olsun enişte, sik bizi, parçala!” diyordu. Bir müddet içinde gidip geldikten sonra Serpili yan çevirip, arkadan amına yerleştirdim. Bir elimde harika memeleri, bir elim bızırında, arkadan amına kökleyip duruyordum. Serpil daha fazla dayanamadı ve sarsılarak boşalıp, altımda küçük bir kedi gibi kıvrıldı.

“Ne oldu kızlar, bittiniz mi?” dediğimde, “Hele dur, bir nefeslenelim, sana gösteririz!” dediler. Karım iyice dinlenmiş olacak ki, “Kalk kız, kocamı verdimse hepsi senin değil!” deyip aramıza uzandı. Sonra kulağıma, “Aşkım şimdi sana Serpil’in götünü siktireceğim, hazırlan!” dedi. Canıma minnetti. Karım kalkıp içeri girdi ve Serpil’in yurtdışından getirdiği belden bağlamalı bir yarağı takarak, Serpil’i sevmeye başladı. O çok kıskandığı memelerin birini bırakıyor birini yalıyordu. En sonunda Serpil’in amına gelip yalamaya başladı. Sonra da bacaklarını omuzlarına alarak, takma yarağı Serpil’in amına geçirdi. Ben de onları izliyordum.

Daha sonra Serpil karımın üstüne çıkıp, yarağa oturup kalkmaya başladı. Bana sıra gelmişti. Serpil karımın üzerinde iyice öne eğildiğinde, arkadan ortaya çıkan kara üzümünü, önce parmağımla, sonra dilimle iyice gevşetip, yarağımın başını ıslatarak götüne dayadım. Kafası girerken biraz zorlanmış olmasına rağmen, Serpil biraz daha öne eğilip hepsini almıştı. Bu kadar tatlı bir göt deliği siktiğimi hatırlamıyorum. Biraz git gelden sonra, ben götünde, karım amında, Serpil’i resmen uçurduk…

O gece üçümüz sabaha kadar çeşitli pozizyonlarda sikişip, sayısız boşalmış ve yorgun düşmüştük. Karımın bu ilk sürprizi muhteşemdi 🙂

liseli kız kardeşime taciz
Slm ben Yusuf size anlatacağım hikayem yemin ederim gerçek . Okullar açılmıştı ve ben lise eskişehir escort bayan 2 ye kız kardeşimde orta 2 ye başlamıştı.kız kardeşim okuldan gelince dikkat ettim eteği iyice kısaydı ve ben bacaklarına bakıyordum sora devamlı kilodunu gösteriyor ve fark etmiyor gibi yapıyordu zamanla sikim kazık gibi olmaya ve onu düşünerek 31 çekmeye başlamıştım.sora yanında ama ona çaktırmadan 31 çekmeye başladım kucağama oturmaya ve kalçalarını oynatarak beni boşaltmaya başladı bir gün gene karşısında 31 çekiyordum abi ne yaptığını biliyorum istersen rahatlayabilirsin dedi ve bende rahatça her gün karşısında ona yarağamı göstererek boşalmaya başladım.sen rahatlatırmısın peki dedim nası yapılcağanı biliyorum dedi ve sikimi eline aldı artık beni uzun süre elyle ne zaman istersem boşaltıyordu.lise bitti ve universiteye ye ankaraya gittiğimde 4 sene boyunca 7 veya 8 kız arkadaım oldu. İki kız la evli gibiydim artık gerçek sevişme istiyordum amdan sikmek arkadan sikmek her şeyi yaşamak istiyordum.deli gibi saatlerce yorulamadan sikişiyodum dim dik sikim içerde kızları 2 veya 3 kere orgazm yapıyordum hiç çıkarmadan sikimi amlarından önce kızları boşaltıyordum kızları amları sıcacık oluyor iyice açılıyor tam sikilmelik oluyordu kızların boşalması en zevk aldığım andı iliklerine kadar boşalıyorlardı.bende kızarıyorlar artık yarramı her yerlerine boşaltıyordum ama aklım hep sikimi kardeşime gösterdiğimde yaşadığım heyecanda kalmıştı. Dolmuştaki otobüsteki kızlara dayanmaktan bir sonraki aşamaya geçmeye karar vermiştim liseli orta 2 li veya 3 lü 13 14 yaşında minyon ve masum tipli ama eteği kısa kızları takip etmeye ve yanlarına oturmaya başladım.escort eskişehir

oturunca bacakları iyice açılıyordu. ve ben sanki çaktırmadan bakıyor gibi yapıp nabız yokluyordum sora bir montla sikimi örtüp koridor tarafındaysam yandakilerin elimi görmeyecekleri şekilde ama yanımdaki kızın sikimle oynayan elimi göreceği şekilde yarım örtüp pantolonun üzerinden sikimi kaldırıyordum.eskişehir escort sora kızın çaktırmadan baktığını hissediyordum yan bakışlarımla ve durup pardon otobüsün son durağını biliyomsunuz acaba diyordum böle yardım sever bir şekilde cevap verirse devam ediyordum tabi.sora bacaklarını açmasından ve tavırlarından bakıp yavaş yavaş sikimi çıkarıyordum önce avucumun içine alıyordum her adım yavaş ve küçük adımlar dı sora zaten saçları gözlerini örtüyorsa ve yan duruyorsa kesin izliyor anlıyordum ve vücut tepkileri olumlu bacaklarını kapama ve toparlanma hareketinde bulunmuyor daha da rahatsa kazık gibi olmuş sikimi yanında açıyordum ve özelikle boşalmıyordum iyice dikip seyrettiriyordum.belki yüzlerce kıza yaptım ve hepsinde de aynı taktikle başarılı oldum.son bir sene prezervatif takıp göstererek boşalmaya başlamıştım.lise çıkış saatleri orta son kısa etek ilgi alanımdı.100 kızdan bir iki tanesi daha siki çıkarmadan üzerinde okşarken yerlerini değiştirip daha öne geçti ama onlarda kazma tipliydi.eğer birisi tepki verse pantolonumu elimle tutuyorum düğme koptu fermuar bozuk elimle tutup kapamak zorundayım diyip kılıfını da hazırlamıştım.ama gerek kalmadı hiç daha sora parklarda her müsait yerde sikimi çıkarıp gösteriyor ve boşalıyordum.kızların ilk kez erkek organı görmesi ve heyecanlarını görmek sora belki onula tanışmak istediğinizi düşünmesini hissetmek inanılmaz heyecanlı bir duygu bence 13 14 yaşında kızlar arkadan vermeye başlıyor ve sora da namuslu kalmaya çalışıyor ağızdan arkadan siktiriyorlar ağır işçi gibi… Türk erkeklerin sikinde bir karış bok neymiş kızlar namusu korunmuşmuş AB yede almayacaklar bizi bizim kızlar oranın düzenini de bozacak hepsi götçü AB dekiler ne güzel amda var götte arkadaş benim kızım olsa ya dayan kızım arkadan da siktirme ağzını da siktirme göğüslerinin arasınıda siktirme yada adam gibi amdan ver göt ağız tam iş yap en sağlıklısı derim ya cahil milletimiz doğu batı arasında kalmış kızlar namus diye analcı oralcı oluyor sora üniversitenin uyduruk bölümleri kafada devamlı amları var hayata daha önemli şeyleri ıskalıyorlar yarım insanlar oluyorlar boktan psikoloji sıfır kilo dersen göt baş kocaman ortada kuyu var yandan geç kızları oluyor bence namus kafadadır benim 30 kızla çıktıysam anal oral yapmayan olmadı bakirelerden yani kızım olsa ya hep ya hiç kızım derim sizde benim gibi ya hep ya hiç diyenlerdenseniz bu yazıma destek verirsiniz. Herkese iyi günler.